Stv'de yayınlanan "Yağmurdan Sonra" dizisinin sevilen başrol oyuncusu Işık hanımın Zaman Gazetesi ile olan röportajı
Yağmurdan Sonra ile nasıl tanıştınız, hikayeyi nasıl buluyorsunuz?
Daha önce 'Sırlar Dünyası'nda bir bölüm oynamıştım. Beni arayıp projeden bahsettiler. Senaryoyu okuduğumda çok beğendim. Salt aşk hikâyesi değildi. Işık'ın kendi içindeki yolculuğu da çok ilginç geldi.
Işık, anlaşılan sizi çok etkilemiş...
İçime öyle işlemiş ki, rüyalarıma bile giriyor. Fakat Işık daha saf. Etrafında dönen şeyleri göremiyor, babasına yalan söyleyemiyor.
Gerçekte Işık'la örtüşen yanlarınız var mı?
Çok doğru biriyimdir ve olayları kısa zamanda çözüp kendimi korurum. Işık'ın bu süreci biraz uzun sürdü. Ama artık hem babasının tarafında görünüp hem de onun işlerini sabote ediyor. Ben ise günlük hayatımda Işık kadar naif değilimdir.
Bir tarafta babanız, diğer tarafta inandığınız değerler...
'Baban da olsa kesip atacaksın' diye bir laf vardır. Yaptıklarım doğruysa beni assalar da o yoldan giderim. Ama Seçil olarak annem ve babam için de çabamı sarf ederim.
'Yağmurdan Sonra'yı neden izleyelim?
İki kişinin aşkı üzerinden giden, içi boş bir dizi değil. Önemli mesajlar verdiğini düşünüyorum. En önemlisi televizyonu kapattığınızda kendinizi sorgulayacak ve düşüneceksiniz. Bir şekilde İslamiyet'in güzelliklerini anlatıyoruz. İslamiyet denince aklıma huzur ve iyilik geliyor. Keşke hepimiz yaşantımıza İslamiyet'i doğru bir şekilde alabilsek. Bir de alt metinde insanın inandığı değerler uğruna ölümü bile göze alması anlatılıyor.
Çevrenizden nasıl tepkiler alıyorsunuz?
Annem iyi bir izleyicidir, beni rahatlatmak için 'iyi' demez. "Diğer kanallara bakıyorum, onlar durağan. Sizin dizide bir şey anlatılıyor." diyor. Bir arkadaşımın babası avukat ve tek izlediği dizi buymuş. Dünya çapında bir iş ve önemli noktalara parmak basmak istiyoruz.
Ekibin çoğu tiyatro kökenli.
Bu çok büyük bir avantaj. Attila Olgaç, Ali Sürmeli... Onları tanıdıkça çok şey öğreniyorum. Benim tek amacım, tiyatro yapıp hayatımı devam ettirmekti. Ama Türkiye şartlarında bu mümkün değil. Diziyle tiyatroyu bir arada yapmak zorundasınız.
SEÇİL MUTLU - 'Beni sokaktaki herkes tanımak zorunda değil'
"Şöhret olmak için bu yola çıkmadım. İyi şeyler yaparsanız, birileri gelir sizi bulur. Tiyatrocu olmak istedim. 1999 Best Model of Turkey güzellik yarışmasında birinci olduğumda, ikinci Ece Gürsel, üçüncü ise Petek Dinçöz'dü. En büyük hedefim huzurlu bir hayat. Bırakın beni sadece tiyatro yapanlar ve o çevre tanısın. Sokaktaki herkes tanımak zorunda değil. Her sabah kendimi magazin gazetelerinde görmeyi ne kendim kaldırabilirim ne de ailem. Ben böyle mutluyum. Ailemle, arkadaş çevremle normal bir maden işçisi gibi. Siz ne isterseniz onu yaşıyorsunuz hayatta. Ben de bunu seçtim. Düzgün insanlarla, düzgün yapımlarda çalıştım."