| | İli : ADANA Adı : ALADAĞLAR MİLLİ PARKI Kuruluşu : 1995 Alanı : 54.524 ha. Konumu : Niğde, Kayseri ve Adana illeri sınırları içerisindedir. Ulaşım : Niğde ili Çamardı ilçesine yaklaşık 15 km., Kayseri ili Yahyalı ilçesine ise 30 km. uzaklıktadır. Kaynak Değerleri : Aladağlar Milli Parkı jeolojik yapı açısından değişik zamanlara ait formasyonlarla temsil edilmekle birlikte, en yaygın formasyon Mesozoik yaşlı kireç taşlarıdır. Bunun yanında sahada derinlik volkanizmanın ürünü olan gabro, piroksenit gibi kayaçlarla, subofiolitik metamorfitlere ve daha genç dönemleri karakterize eden Tersiyer ve Kuvaterner yaşlı oluşumlara da rastlanılmaktadır. Aladağlar Milli Parkı gerçek anlamda bir jeomorfolojik açık hava müzesidir. Yörenin şekillenmesinde yapı ile birlikte flüvial koşullar ve Pleistosen buzullaşması önemli bir rol oynamıştır. Yörede bu üç unsura ait değişik morfolojik birimlere rastlamak çok olağandır. Yörenin belli başlı jeomorfolojik karakteri derin vadilerle parçalanmış olmasıdır. Buzul morfolojisine ait birçok ize rastlanmakta, özellikle yöredeki birçok sirk gölleri ve morenler bu morfolojinin kılavuz şekilleri olarak göze çarpmaktadır. Yöre klimatik açıdan kendine has özelliklere sahiptir. Yazları sıcak, kışları soğuk ve kar yağışlı olarak tanımlanabilecek bu klimatik yapı yörenin yüksek kesimlerinde kalıcı karların barınmasına imkan sağlamaktadır. Yörede gece ile gündüz sıcaklık farkı (günlük amplitüd) oldukça fazla olup, geceleri göllerin donmasına neden olan düşük sıcaklık, gündüzleri 30 dereceye kadar çıkmaktadır. Aladağlar Milli Parkı vejetasyon açısından çok zengin olup, ormanı oluşturan hakim türler karaçam ve kızılçamdır. Karaçamdan kızılçama geçiş zonunda yer yer bu iki türün oluşturduğu karışık meşcerelere de rastlanmaktadır. Karaçamın yayılış alanındaki güney bakılı kesimlerde ise meşcere oluşturmayan sedir ve kuzey bakılı nem bakımından daha elverişli yerlerde de göknarlara rastlanılmaktadır. Ormanın üst sınırından itibaren Alpin Zonu başlar. Bu zonda Alpin çayırları yer almaktadır. Alpin Zonu ve daha yüksek kesimlerde yükseklik ve eğim koşullarından kaynaklanan çıplak kayalık mostralara ulaşılmaktadır. Yaban hayatı sakinleri yaban keçisi, ayı, tilki, kurt, vaşak, sansar ve su samurudur. Görünecek Yerler : Milli parkın peyzaj güzelliği ile Kapuzbaşı Şelaleleri ile buzul gölleri görülmeye değer niteliktedir. Mevcut Hizmetler : Milli parkta Yaban Hayatı Koruma Bölgesi ayrılmış olup, üretme istasyonu mevcuttur. Kamp alanı, günübirlik alanlar, mola alanları, yürüyüş parkurları, doğa yürüyüş patikaları, bazı noktalarda yayla gelişimleri mevcuttur. Akarsularında alabalık üretimi ve spesifik olta balıkçılığı yapma olanağı bulunan Aladağlar, ülkemiz turizmine alternatif seçenekler yaratacak potansiyele sahiptir. İli : ADIYAMAN Adı : NEMRUT DAĞI MİLLİ PARKI Kuruluşu : 1988 Alanı : 13.850 ha. Konumu : Adıyaman ili, Kahta ilçesindedir. Ulaşım : Adıyaman-Kahta karayolu ile ulaşım sağlanmakta olup, Milli Park alanı Kahta’ya 9 km, Adıyaman’a 43 km uzaklıktadır. Kaynak Değerleri : Milli parkın ana kaynak değerini, Nemrut Dağı’ndaki kültürel ve arkeolojik kalıntılar oluşturmaktadır. Antiochos Tümülüs’ü ve dev heykelleri, Eskikale (Arsameia), Yenikale, Karakuş Tepe ve Cendere Köprüsü milli park içerisinde kalan kültürel değerlerdir. Eski çağlarda “Kommagene” olarak anılan bu bölgede, 1.Mithradates tarafından bağımsız bir krallık kurulmuş, krallık onun oğlu 1.Antiochos’un (M.Ö. 62-32) egemen olduğu yıllarda önem kazanmıştır. M.S. 72 yılında da Roma’ya karşı yapılan ve kaybedilen savaş ile krallığın bağımsızlığı sona ermiştir. Nemrut Dağı doruğundaki kalıntılar yerleşme yeri olmayıp Antiochos’un tümülüsü ve kutsal alanlardır. Tümülüs, deniz seviyesinden 2150m. yüksekliğinde, Fırat Nehri geçitlerine ve ovalarına hakim tepe üzerinde bulunmaktadır. Kralın kemiklerinin ya da küllerinin anakayaya oyulmuş odaya konulduğu ve 50m. yüksekliğinde ve 150m. çapındaki tümülüs ile örtüldüğü düşünülmektedir. Girişi kuzeyden olup, doğuda ve batıda dini törenlerin yapıldığı teras şeklindeki avlular yer almaktadır.Her iki terasta da aslan ve kartal heykelleri arasında, yüksekliği 7 m’ye ulaşan oturur vaziyette dev heykeller sıralanır. Bunlar yazıtları ve kabartmaları olan ortostadla (dik olarak konulan büyük taş blokları) çevrilmiştir. Eski Kahta köyü yakınında Kommagene’nin başşehri Arsameia yer alır. Burada, Mithradates’in kutsal alanı bulunmaktadır. Yine eski Kahta yakınında Kocahisar köyü civarında sarp kayalar üzerine kurulmuş Yenikale yer alır. Kale, ortaçağ etkileri taşırsa da daha geç devre aittir. İçinde su depoları, hamam, cami ve Kahta Çayı’na inen gizli su yolu bulunmaktadır. Kahta Çayı’nın bir kolu olan Çendere Çayı’nın daraldığı yerde iki ana kaya üzerinde tek kemerli olarak yapılan Cendere Köprüsü yer almaktadır. Köprü sütunları üzerindeki kitabeye göre Kommagene şehirleri tarafından Roma İmparatoru Septimus Severius (M.S.193-211) ile karısı ve oğulları onuruna yaptırılmıştır. Arsameia’nın 10 km güneybatısında, 21 m yüksekliğinde krallık kadınlarının gömüldüğü Karakuş Tepe Tümülüsü bulunmaktadır. Orman formasyonu içerisinde meşe türleri ve ağaçcıklar bulunur. Yaban hayatı bakımından ayı, kurt, çakal, tilki, porsuk türlerine rastlanır. Görünecek Yerler : Nemrut Dağı ve Kommagene Kralı Antiochos’un tümülüsü ile kutsal alanlar, dev heykeller, Eski Kale (Arsameia), Yeni Kale, Karakuş Tepe ve Cendere Köprüsü ziyaretçilerce görülmesi gerekli yerlerdir. Mevcut Hizmetler : Nemrut Dağı Milli Parkı’nda kırgazinosu mevcut olup, günübirlik ziyaretçilere hizmet vermektedir. Konaklama Karadut ve Kahta’da pansiyonlardan sağlanabilmektedir. İli : AFYON Adı : BAŞKOMUTAN TARİHİ MİLLİ PARKI Kuruluşu : 1981 Alanı : 40.742 ha. Konumu İli : AFYON Adı : BAŞKOMUTAN TARİHİ MİLLİ PARKI Kuruluşu : 1981 Alanı : 40.742 ha. Konumu : İç-Batı Anadolu’da Afyon, Kütahya ve Uşak illeri sınırları içerisinde yer almaktadır. parka, Ankara - İzmir karayolu , Antalya-Afyon karayolu ve İstanbul-Bursa-Eskişehir karayolu ile ulaşılmaktadır. : İç-Batı Anadolu’da Afyon, Kütahya ve Uşak illeri sınırları içerisinde yer almaktadır. Ulaşım : Milli parka, Ankara - İzmir karayolu , Antalya-Afyon karayolu ve İstanbul-Bursa-Eskişehir karayolu ile ulaşılmaktadır. Kaynak Değerleri : 26 Ağustos’ta Kocatepe’de başlayan Büyük Taarruz’da, 27-28 Ağustos’taki kanlı muharebelerle Kocatepe Bölgesi’ndeki düşman kuvvetleri sürülmüş ve 29 Ağustos’ta Afyon’a ulaşılmıştır. Beş gün geceli gündüzlü aralıksız süren meydan savaşının, Ulu Önder Atatürk’ün 26-30 Ağustos 1922 tarihinde bütün dünyayı şaşırtan bir başarı ile sonuçlandırdığı Kurtuluş Savaşı’nın geçtiği yörelerdeki tarihi olgular Başkomutan Tarihi Milli Parkı’nın ana kaynak değerini oluşturur. Milli parkın en önemli kaynak değeri olan harp tarihi, arazinin jeolojik yapısı ve bitki örtüsüyle de desteklenmektedir. Kocatepe ve Dumlupınar bölümlerinde yer alan ormanlık alanlar içerisinde bütün yıl su bulunan vadi boyları, pek çok endemik türleri kapsayan bitki örtüsü ve yaban hayatı zenginlikleri milli parkın diğer kaynak değerlerini oluşturur. Görünecek Yerler : Milli park sahası içerisindeki iki ana bölüm içinde yer alan Kocatepe ve Dumlupınar savaş alanları, şehitlikler ve anıtlar görülmesi gereken yerlerdir. Ayrıca ormanlık alanlardaki vadi boylarındaki bitki zenginliği ziyaretçileri etkileyici niteliktedir. Saha içerisinde ve Afyon şehir merkezi ile Dumlupınar'da bulunan Başkomutanlık Meydan Muharebesi’nin anılarını ve eşyalarını sergileyen müzeler de görülebilecek yerlerdir. Mevcut Hizmetler : Akören mevkiindeki günübirlik kullanım alanı, ziyaretçilere piknik yapma imkanı sunmaktadır. Konaklama : Ayrıca çadırlı ve karavanlı kamping mümkündür. Basit kamping için Çalköy Göleti ve çevresi rekreaktif amaçlı kullanıma uygundur. İli : AĞRI Adı : AĞRI DAĞI MİLLİ PARKI Kuruluşu : 2004 Alanı : 87.380 ha. Konumu : Ağrı ve Iğdır ili sınırları içerisinde yer almaktadır. Ulaşım : Doğubeyazıt – Gürbulak ilçesi devlet karayolu ve Iğdır İli Nahçıvan sınır kapısı arasındaki devlet karayolu ile Milli Parka ulaşılabilir. Kaynak Değerleri : 2002 yılının uluslararası düzeyde “Dağlar Yılı” olarak kutlanması ve Türkiye’nin kutlama etkinlikleri çerçevesinde önemli bir dağı milli park statüsüne kavuşturma taahhüdü bulunması nedeniyle Ağrı Dağının öncelikle milli park ilan edilmesine yönelik çalışmalar 2002 yılı aralık ayında başlatılmıştır. 2003 yılı itibariyle 2873 sayılı Milli Parklar Kanunu gereği ilgili Bakanlıkların görüşüne sunulan öneri alana başlangıçta Milli Savunma Bakanlığı ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı olumsuz görüş vermişlerdir. Ancak adı geçen Bakanlık yetkilileri ile 2003 ve 2004 yıllarında karşılıklı görüşülerek mutabakata varılmış ve 2004 yılı Ekim ayında Milli Park teklifi Bakanlar Kurulu’na sunulmuş ve 17 Kasım 2004 tarih ve 25643 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak Milli Park ilan edilmiştir. Ağrı Dağı Milli Parkı Büyük ve Küçük Ağrı Dağları, Meteor Çukuru ve Nuh’un gemisinin bulunduğu alanlar olmak üzere üç bölümden oluşmaktadır. Ağrı ve Iğdır illeri sınırları içerisinde kalan Milli Parkın toplam alanı 87380 ha’dır. Ağrı Dağı, 5137 m yüksekliği ile ülkemizin ve Avrupa’nın en yüksek noktası olması yanında zirvesinde de ülkemizin en büyük buzulu bulunmaktadır. Ağrı Dağının bulunduğu coğrafyada paleolitik çağdan günümüze dek birçok medeniyet yaşamıştır. Hurriler, Urartular, Kutlar, Hun’lar, Araplar, Selçuklu’lar, İlhanlı’lar, Harzemşahlar, Timuroğulları, Safaviler, Çıldıroğulları, Akkoyunlular, Karakoyunlular ve sonrasında 1514’de Çaldıran zaferi ile Osmanlılar yerleşmiştir. Ayrıca insanlık tarihinde Ağrı Dağı, Nuh’un gemisinin tufandan sonra indiği yer olarak bilinmektedir. Dünyada Alaska’daki meteor çukurundan sonra ikinci büyük göktaşı çukuru da milli park sınırları içerisindedir. Flora ve fauna bakımından da oldukça zengin olan alandaki önemli türler şu şekildedir. Flora : Ardıç, Andıç, Gürgen, Huş, Kafkas Üçgülü, Kırmızı Üçgül, Aküçgül, Yabani Fiğ, Yabani Yonca, Kılçıksız Brom, Tilki Kuyruğu, Koyun yumağı, Yabani Arpa, Yabani Buğday, Yabani Çavdar. Fauna : Ur Keklik, Kaya Kekliği, Çil Keklik, Yaban Koyunu, Çengel boynuzlu Dağ Keçisi, Tilki, Kurt, Tavşan, Vaşak, Yaban Domuzu, Akbaba, Kartal, Şahin, Doğan, Engerek Yılanı, Alabalık, Sazan bulunmaktadır. Ayrıca yakın bir zamanda Anadolu Parsı’nın görüldüğü söylenmektedir. İli : ANKARA Adı : SOĞUKSU MİLLİ PARKI Kuruluşu : 1959 Alanı : 1195 ha. Konumu : Ankara ili, Kızılcahamam ilçesi merkezindedir. Ulaşım : Ankara iline 80 km, kaplıcaları ile ünlü Kızılcahamam ilçesine ise 2 km mesafede bulunan Milli Parka, Ankara-İstanbul karayolu ile ulaşılmaktadır. Kaynak Değerleri : İç Anadolu stebinden Kuzey Anadolu’nun gür ve yeşil ormanlık bölgelerine geçiş kuşağında yer alan saha, iki ana vadiye açılan pek çok yandere ve vadiler arası düzlüklerden meydana gelen jeomorfolojik bir yapıya sahiptir. Jeolojik yapı ise; andezit, bazalt, tüf ve anglomera türü kayaçlardan oluşmaktadır. Bu arazi yapısı üzerinde; tabii görünüşünü koruyan karaçam, sarıçam, meşe ve kavak ağaçlarından oluşan ve alt flora yönünden zengin türlere sahip bir orman dokusu bulunmaktadır. Yaban domuzu, ayı, kurt, tilki, geyik, sansar ve kuşlardan kara akbaba ve kartal sık görülen yaban hayvanlarıdır. Milli park; doğal kaynak değerlerinin yanında, günübirlik rekreasyonel ve sportif aktivitelerin gerçekleştirilmesine de oldukça uygundur. Bunlardan piknik, doğa yürüyüşleri, tırmanma gibi faaliyetler ziyaretçiler tarafından saha içerisinde gerçekleştirilebilir. Görünecek Yerler : Milli parkın peyzaj görünümlerinin zengin çeşitlilik göstermesi, günün her saatinde peyzajın çekicilik özelliğini artırmaktadır. Ziyaretçiler saha içerisinde sıkılmadan bu zengin peyzaj çeşitliliğini seyretme imkanı bulmaktadır. Mevcut Hizmetler : Milli park günübirlik rekreasyonel faaliyetlerden piknik, doğa yürüyüşleri gibi aktivitelere uygun olup, bu faaliyetler için gerekli tesisleri (büfe, WC, çeşme gibi) içermektedir. Milli park içinde idare binası, misafirhane, gazino, memba suyu işletmesi, büfe, müze, açık hava tiyatrosu vardır. Konaklama : Çadır ile konaklama mümkün olduğu gibi, bungalowlarda da kalınabilir. Ayrıca park içinde otel vardır. İli : ARTVİN Adı : HATİLA VADİSİ MİLLİ PARKI Kuruluşu : 1994 Alanı : 16.988 ha. Konumu : Artvin ili, Merkez ilçe sınırları içerisinde, Çoruh Nehri’nin ana kollarından biri üzerinde bulunmaktadır. Vadi yaklaşık 25 km. uzunluğunda olup, birçok yan dereyle beslenmektedir. Ulaşım : Artvin il merkezinden 10 km’lik stabilize bir yol ile ulaşılır. Kaynak Değerleri : Vadi boyunca değişik kayaç türleri görülmekle birlikte, bu kayaçların hemen hepsi derinlik volkanizmasının ürünüdür. Hatila Vadisi’nin genel karakteri; V tipi, dar tabanlı, genç vadi özelliğindedir. Vadi boyunca litolojik farklılıklardan kaynaklanan eğim kırıkları ortaya çıkmıştır. Bu eğim kırıkları, akarsuda şelalelerin oluşumunu sağlamıştır. Vadi yatağının derine doğru aşınmasının daha kuvvetli olması sebebiyle vadi yamaçlarının eğimi %80, hatta bazı kesimlerde %100’ e ulaşmıştır. Yamaçların gerek fiziksel parçalanma ve kütle hareketleri, gerekse yan dere ve seyelanlarla işlenmesi sonucu vadide çok haşin bir topoğrafya ortaya çıkmıştır. Bu topoğrafya, vadinin orta kesimlerinde kanyon ve boğaz tipi vadi oluşumunu sağlamıştır. Vadinin orta ve yukarı ağzında çok zengin ve yoğun olan vejetatif örtü, bünyesinde çok çeşitli bitki türlerini barındırmaktadır. Bu türler içerisinde dikkati çeken belirgin özellik bitki örtüsünün genel olarak Akdeniz iklim karakterini yansıtmasıdır. Dolayısıyla buradaki bitki örtüsü relikt bir özellik gösterir. Ayrıca bitki türleri içerisinde endemik karakterde olanlar da vardır. Bu türlerin sayısı 500’ ü geçmektedir. Hatila Vadisi zengin bir fauna da içermektedir. Bu fauna içerisinde en çok rastlanan yaban türleri; ayı, domuz, tilki, porsuk, yaban keçisi, sansar, çakal, atmaca, kartal, dağ horozu, Hopa engereği ile akarsularda alabalıktır. Hatila Vadisi’nin gerek ilginç jeolojik ve jeomorfolojik yapısı ve gerekse özgün bitki toplulukları yöreye ülkemizde nadir rastlanan bir alan özelliğini vermektedir. Ayrıca bu doğal öğelerin birleşimi sonucu eşsiz peyzaj güzellikleri ortaya çıkmakta ve bu durum da zengin rekreasyonel potansiyel arz etmektedir. Görünecek Yerler : Milli parka ismini veren Hatila Vadisi ile yan kollarındaki küçük vadiler, zengin bitki çeşitliliği ve yaban hayatı ile ziyaretçileri etkileyecek niteliktedir. Mevcut Hizmetler : Milli park sahası içerisinde ziyaretçilerin günübirlik ve kamp kullanımı için belirlenmiş yerler bulunmaktadır. Konaklama : Milli park, Artvin il merkezine 10 km. uzaklıkta olup, Artvin’de konaklamak mümkündür İli : ARTVİN Adı : KARAGÖL-SAHARA MİLLİ PARKI Kuruluşu : 1994 Alanı : 3.766 ha. Konumu : Artvin ili, Şavşat ilçesi sınırları içerisinde bulunan Karagöl-Sahara Milli Parkı iki ayrı sahadan oluşmaktadır. Bunlar Karagöl ve Sahara Yaylaları’dır. Ulaşım : Karagöl, Savşat ilçesine 45 km., Sahara ise 17 km. uzaklıkta bulunmaktadır. Kaynak Değerleri : Karagöl : Genel olarak sahada Paleojen ve Neojen araziler yer alır. Kayaçlar genellikle sedimanter kökenlidir. Karagöl ve çevresi yer yer vadilerle yarılmıştır. Bu yarılmalar yörede heyelan ve kütle hareketlerinin aktif olmasına neden olmuştur. Karagöl, rotasyonel olarak kayan kütlenin gerisindeki çanakta biriken suların meydana getirdiği bir heyelan gölüdür. Göl çevresi ladin ve çamların meydana getirdiği yoğun ormanlarla kaplıdır. Bu doğal öğelerin ördüğü Karagöl, ender manzara güzelliklerine sahiptir. Ayrıca gölün kuzeydoğusundaki Bagat mevkii ve çevresinde çim kayağı pisti niteliğine sahip alanlar mevcuttur. Sahara Yaylası : Yörenin genel olarak örtü bazaltlarından meydana gelen bir jeolojik yapısı vardır. Örtü bazaltlarının sıyrıldığı yerlerde Tersiyer arazisi ortaya çıkar. Yer yer derin vadilerle parçalanan yörede eğim değerleri oldukça yüksektir. Sahara, bu eğimli arazide 1700-1800 m’lerde yer alan sınırlı düzlüklerden biridir. Orman örtüsü ladin ve göknarlardan meydana gelmiştir. Alt zonlarda sarıçam da bulunmaktadır. Ayrıca Antropojen step karakterideki alanlar da bu kesimde geniş yer kaplamaktadır. Kocabey Yaylası ve çevresinde Alpin Zonu’na ait bitki türleri yer almaktadır. Reşat Deresi kenarında 1700-1800 m’lerde kademeli olarak yer alan düzlüklerde aynı zamanda “Sahara Pancar Şenlikleri” yapılmaktadır. Bu şenliklere bölge dışında oturan yöre insanları katılarak bölgeye iç turizm açısından oldukça büyük ekonomik katkı sağlamaktadır. Görünecek Yerler : Mevcut Hizmetler : Karagöl kesiminde, Milli Parklar ve Av Yaban Hayatı Genel Müdürlüğü’ne ait kırgazinosu mevcut olup, aynı zamanda konaklama imkanı da bulunmaktadır. Karagöl’ün doğu ve batısında bulunan ormanlık alanlar günübirlik ve kamping tesislerinin geliştirilmesine uygun nitelikte olmakla birlikte, düzenli bir günübirlik ve kamp sahaları değildir. Ancak kullanımı mümkündür. Sahara kesiminde ise; yayla özelliği gösteren yörede bulunan Kocabey Yaylası, kışları konaklama merkezi olarak sabit tesisli hizmet sunacak potansiyel arz etmektedir. Milli Parklar ve Av Yaban Hayatı Genel Müdürlüğü’ne ait kırgazinosu, basit kamp olanakları, Sahara Kocabey Yaylası’ndaki yayla evleri konaklama için uygundur. İli : AYDIN Adı : DİLEK YARIMADASI-BÜYÜK MENDERES DELTASI MİLLİ PARKI Kuruluşu : 1966 Alanı : 27.675 ha. Konumu : Ege Bölgesi’nde, Aydın ili, Kuşadası ve Söke ilçeleri içerisinde yer alır. Ulaşım : Kuşadası-Söke karayolu ile ulaşılır. Kuşadası’na 28 km, Söke’ye 34 km uzaklıktadır. Kaynak Değerleri : Samsun Dağı’nın Ege Denizi’ne doğru uzantısıyla şekillenen Dilek Yarımadası’nın jeolojik yapısı, Palezoik şistler, Mezozoik kalkerler ve mermerler ile Neojen tortul kütlelerden meydana gelmiştir.Yarımada kumlu, killi, yatık ve yüksek kıyı şekillerini içeren plajlarıyla ilgi çekici kıyı özelliklerine sahiptir. Yarımadanın hemen güneyinde bulunan Büyük Menderes Deltası, morfolojik gelişimin hızlı olduğu ağız kısmında, bu gelişim sürecinin ürünü olan birçok lagün ve bataklıkları bünyesinde barındıran uluslararası niteliklere haiz bir sulak alan karakterindedir. Tatlı ve tuzlu suyun birbirine karıştığı bu lagüner sistem, bünyesinde zengin bir biyolojik çeşitliliği barındırmaktadır. Bu zengin ekosistemde 209 kuş türü görülmektedir. Bölge aynı zamanda nesli tehlike altında olan Tepeli Pelikan'ın en önemli kuluçkalama alanlarından biridir. Bunun yanı sıra yine dünya çapında nesli tehlike altında olan Cüce Karabatak da burada barınmaktadır. Milli parkın özellikle kuzey kesimi, Akdeniz Bölgesi’nde ender görülen potansiyelde bitki örtüsüne sahiptir. Özellikle defne ve kestane bitki kuşakları ile Akdeniz maki florasının hemen bütün bitki türleri yarımadada en canlı ve sağlıklı örnekleriyle yer almaktadır. Milli park, Kuzey Anadolu ormanlık yörelerine has kestanenin en güneye indiği, ülkemizde birkaç yerde bulunan kartopunun ve Finike ardıcının küçük bir topluluk meydana getirdiği, pırnal meşesi ve dallı servilerin yetiştiği tek yerdir. Milli park, nesli tükenmeye yüz tutmuş bitki ve hayvan türlerinin yaşadığı son noktadır. Ayrıca Akdeniz ülkelerinde korunan türler arasında bulunan Akdeniz Foku ve deniz kaplumbağaları milli parkın kıyılarında yaşama ve üreme olanağı bulmuştur. Milli parkın hemen kuzeydoğu sınırında Dilek Tepesi eteğinde Güzelçamlı köyü yöresinde M.Ö. 9-8. yüzyıllarda İyonya’nın politik amaçlı birliği olan Panionion, konfederasyonun toplantı yeri olarak kullanılmıştır. Görünecek Yerler : Bünyesinde çeşitli doğal ve kültürel güzellikleri barındıran milli parkta, deniz ve ormanın iç içe bulunduğu koylar ile Menderes Deltası görülmeye değer ender güzelliklerden sadece birkaçıdır. Mevcut Hizmetler : Parkın sahip olduğu koylarda günübirlik kullanım alanları mevcut olup, ziyaretçilerin ihtiyaçlarını karşılamaktadır. Ayrıca kır gazinosu ve büfeler de mevcuttur. Konaklama : Milli parkta kamp ve günübirlik kullanım alanları mevcut olup, çadır ve karavanla konaklamak mümkündür İli : BALIKESİR Adı : KUŞCENNETİ MİLLİ PARKI Kuruluşu : 1959 Alanı : 24.047 ha. Konumu : Milli park; Marmara Bölgesi’nde, Balıkesir ili, Bandırma ilçesi içerisindeki Kuş Gölü’nün (Manyas Gölü) kuzeydoğusunda yer alır. Ulaşım : Bandırma’ya 19 km uzaklıkta bulunan milli parka, Balıkesir-Bandırma karayolu ile ulaşılır. Kaynak Değerleri : Kış mevsiminin sonlarına doğru Kuş Gölü’nün suları yükselmeye başlar ve kuzeybatı kıyısındaki , küçük söğüt korusunu ve etrafındaki sazlıkları kaplar. Kışın bahara döndüğü günlerde soğuk devreleri güney ülkelerinde geçiren göçmen kuşlar, yuva kuracak yer olarak sessizlik içindeki Kuşcenneti Milli Parkı’nı seçerler. Yuvalarında yumurtlar, kuluçkaya yatarlar. Yavrular gözlerini burada açar, beslenir, büyür, serpilir ve gelecek yıl yine gelmek üzere uzaklara uçarlar. Göl suları, söğüt korusu ve sazlıkların sağladığı beslenme, güvenlik ve ba-rınma olanakları ile elverişli iklim şartları, Avrupa-Asya kıtaları arasında büyük kuş göçlerini bu küçük yurt köşesine yönelterek, yörenin milletlerarası seviyede ün kazanmasına neden olmuştur. Kaşıkçıdan balıkçıllara, çeltikçiden karabataklara, saz bülbülünden pelikan-lara, kuğudan kazlara, ördeklere kadar kuluçka yapan, kışlayan ve göç sırasında uğrayan 239 kuş türünden 2-3 milyon kuş her yıl buraya uğramaktadır. Kuşcenneti Milli Parkı’nın, ülkemizdeki diğer milli parklardan farklı özel bir yeri vardır. Milletlerarası düzeyde önem taşıyan milli parktaki kuş zenginliği ve milli park tanımı içindeki başarılı koruma uygulaması nedeniyle, 1975 yılında Avrupa Konseyi’nce A sınıfı Avrupa Diploması verilmiştir. 1981-1986-1991 ve 1996 yıllarında bu diploma yenilenmiştir. 2003 ve 2004 yıllarında yapılan arazi çalışmaları ile Kuşcenneti Milli Parkının sınır genişletme çalışmalarına başlanmış ve 06.06.2005 tarihli ve 2005/8955 sayılı yayınlanan Resmi Gazete ile sınırları genişletilerek 24047 ha ulaşmıştır. Görünecek Yerler : Milli Parkta, kuş yaşamının ilgi çekici dönemlerini izleme imkanı, Mart-Temmuz ve Eylül-Ekim ayları arasındadır. Gözetleme kulesinden geniş bir çevre gözetlenebilir. Mevcut Hizmetler : Müze ve idare merkezinde kuşlar hakkında geniş bilgi verilmektedir. Milli parkta bilimsel araştırmalar yapmak, park yönetiminin iznine bağlıdır. Konaklama : Konaklama ve yiyecek hizmetleri yoktur. 1 km uzaklıktaki Sığırcıatik köyündeki pansiyonlar kullanılabilir İli : BALIKESİR Adı : KAZDAĞI MİLLİ PARKI Kuruluşu : 1993 Alanı : 21.463 ha. Konumu : Balıkesir ili, Edremit ilçesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Ulaşım : Milli parka; Balıkesir’den E230, Çanakkale’den E24 karayolu ile ulaşılmaktadır. Çanakkale’ye 123 km, Balıkesir’e 92 km mesafededir. Kaynak Değerleri : Ege Bölgesi ile Marmara Bölgesi’ni birbirinden ayıran, antik çağlarda “İda Dağı” olarak anılan Kaz Dağı, Biga Yarımadası’nın en yüksek dağıdır. Kaz Dağı’nın üzerine yerleşmiş, kuzey-güney istikametinde uzanan derin vadi ve kanyonlar, flora ve fauna açısından zengin bir potansiyel oluşturmaktadır. Özellikle de bitki örtüsünün taşıdığı biyolojik çeşitlilik milli parkın ana kaynak değerini oluşturmaktadır. Milli parkın temel öğelerini teşkil eden doğal değerlerden ormanlar, sahilden kızılçamlarla başlayıp 800 m yükseklikte karaçamlara, daha sonra karaçam-meşe karışık ormanlarına erişmekte, daha yüksek kesimlerde ise dünyada yalnız Kazdağı’nda yetişen Kazdağı göknarına ulaşmaktadır. Yöre, ormanaltı ağaçcık ve endemik türleri de kapsayan otsu formdaki bitkiler bakımından da çok zengindir. Bu özellikler, eko-turizm açısından büyük önem taşımaktadır. Bitki örtüsünün bu biyolojik çeşitliliği karaca, ayı, yaban kedisi, domuz, çakal, tilki, ağaç sansarı ve yaban tavşanına uygun yaşama ortamı oluşturmuştur. Kuşlardan ise kartal, doğan, şahin, çulluk, keklik en başta gelen türlerdir. Görünecek Yerler : Zengin bitki örtüsüne sahip ve peyzaj güzellikleri ile etkileyici nitelikte ve bol suların bulunabileceği vadiler, Kaz Dağı’nın bütünü ve Sarıkız efsanesinin geçtiği belirtilen Sarıkız mevkii mutlak görülmesi gereken yerlerdendir. Mevcut Hizmetler : Milli park; düzenlenen Pınarbaşı ve Hasan Boğuldu günübirlik kullanım alanlarında bulunan kırgazinosu ve piknik alanı ile rekreasyonel hizmetler sunmaktadır. Konaklama : Milli park yetkilerinin göstereceği kontrollü noktalarda çadırla konaklama yapılabilir. İli : BARTIN Adı : KÜRE DAĞLARI MİLLİ PARKI Kuruluşu : 2000 Alanı : 37.000 ha. Konumu : Batı Karadeniz Bölgesinin Kastamonu ve Bartın İli Sınırlarında kalmaktadır. Ulaşım : Kastamonu Pınarbaşı İlçesine 10 Km. mesafede Ilıca Köyü ve Şelalesi ile 22 Km. ise Valla Kanyonuna ulaşmak mümkündür. Pınarbaşı İlçesinden Kapanca ve Kayadibi köyü istikametine gidildiğinde Kayadibi köyünden 2-3 saat yaya yürüyerek Ilgaz İni mağarasına ulaşabilir. Kaynak Değerleri : Küre Dağları Milli Parkı Batı Karadeniz Bölgesinin Küre Dağları üzerinde zengin ağaç çeşitliliği, Flora ve Fauna ile yaban hayatına sahiptir. Kullanıma açılmamış hakir yerlerden biridir. İdare olarak Milli Park çevresinde Azdavay-Pınarbaşı,Ulus,Bartın. Kurcaşile, Amasra ve Cide bulunmaktadır. Geyik, karaca,Ayı,Kurt, Tilki,Çakal,Tavşan,Yaban Domuzu,Ötücü Kuşlar ve yırtıcı kuşlar ile birlikte sürüngenlerde vardır. Küre Dğları Milli Parkı, bünyesinde bulundurduğu kanyonlar, vadiler , mağaralar ve karstik şekiller açısından jeolojik ve jeomorfolojik kaynak değerlerine sahip bir alandır. Görünecek Yerler : Ilıca köyünde Ilıca Şelalesi, Valla Kanyonu, Aydos Kanyonu ve Ilgarini Mağarası görülmeye değer yerlerdir. Mevcut Hizmetler : Milli Park Müdürlüğü Kuruluşu olmadığından hiçbir hizmet verilememektedir. Konaklama : Konaklama yeri yoktur. Ancak yakındır. İli : BOLU Adı : YEDİGÖLLER MİLLİ PARKI Kuruluşu : 1965 Alanı : 2.019 ha. Konumu : Batı Karadeniz Bölgesi’nde, Bolu ilinin kuzeyinde ve Zonguldak ilinin güneyinde yer almaktadır. Ulaşım : Ankara-İstanbul karayolunun 152. km’sinden Yeniçağa ve 190. km’sindeki Bolu il merkezinden kuzeye ayrılan yollarla ulaşılır. Bolu İline 42 km uzaklıktadır. Kaynak Değerleri : Batı Karadeniz Bölgesi’nin oldukça engebeli bir yöresinde bulunan milli parkta irili ufaklı göller, orman denizini andıran zengin bitki örtüsü, göllerde yaşayan alabalıklar ve bu değerlerin yarattığı rekreasyonel kullanım potansiyeli ana kaynak değerleri oluştururlar. Genellikle sahanın jeolojik yapısı serpantinlerden ve volkanik kayaçlardan oluşmuştur. Bölgedeki göller; yer hareketleri sonucu kayan kitlelerin vadilerin önlerini kapaması sonucu suların arkada birikmesi ile oluşmuş heyelan gölleridir. Bunlardan bazıları dip kaçakları ile birbirine bağlantılıdır. Milli parkta hakim bitki örtüsü kayın ağaçlarıdır. Ayrıca meşe, gürgen, kızılağaç, karaçam, sarıçam, göknar, karaağaç, ıhlamur ve porsuk gibi değişik tür ağaçlar da görülmektedir. Etkili koruma ile milli parkın içerisinde ve yakın çevresindeki sahalarda sayıları artan geyik, karaca, ayı, domuz, kurt, tilki ve sincap gibi yaban hayvanı türleri bulunmaktadır. Ülkemizde ilk kültür alabalığı üretme istasyonu 1969 yılında bu milli parkta kurulmuş olup, ülkemizde yayılmasında örnek teşkil etmiştir. Dolayısıyla rekreasyonel açıdan olta balıkçılığına kaynak olmuştur. Ayrıca kampçılık, günübirlik piknik, tracking gibi uğraşların yanında, fotoğrafçılık için de ziyaretçilerine zengin peyzaj güzellikleri sunar. Görünecek Yerler : Milli park içerisindeki farklı büyüklük ve normlardaki saf kayın veya karışık (kayın-karaçam-meşe) ormanlarıyla çerçevelenmiş üst üste dizilmiş göller, Kapankaya manzara seyir terasından farklı renk-doku-tek tür çeşitliliği içerisindeki eşsiz peyzaj güzellikleri, irili ufaklı şelaleler, Karaçam Anıt Ağacı, çok sayıdaki doğal su kaynakları, geyik üretme sahası, Köyyeri tepesindeki halen kalıntıları görülen tarihi dinlenme yeri, özellikle sonbahardaki flora çeşitliliğinin sergilediği farklı renklerdeki peyzaj görüntüleri görülmeye değer özellik ve yerlerdir. Kapankaya manzara seyir yerine çıkıldığında gölleri ve eşsiz peyzaj güzellikleri görmek mümkün olduğu gibi, yol kenarındaki levhanın bulunduğu yerden patika takip edildiğinde Karaçam Anıt Ağacı görülebilir. Geyik üretim alanı da ziyaret edilebilecek yerlerdendir. Mevcut Hizmetler : Milli park günübirlik rekreasyonel faaliyetlerden piknik, doğa yürüyüşleri, sportif olta balıkçılığı gibi aktivitelerin gerçekleştirilmesine oldukça uygun olup, bu faaliyetler düzenli bir şekilde gerçekleştirilmekte ve kontrol edilmektedir. Amatör ve profesyonel fotoğrafçılık yapanlara da geniş kullanım imkanları sunulmaktadır. Konaklama : Çevre ve Orman Bakanlığı’na ait misafirhane ve bungalowlarda konaklama imkanı olduğu gibi, ziyaretçiler çadır ve karavanlarda da konaklayabilirler. İli : BURSA Adı : ULUDAĞ MİLLİ PARKI Kuruluşu : 1961 Alanı : 12.372 ha. Konumu : Marmara Bölgesi’nde, Bursa ili sınırları içerisinde yer almaktadır. Ulaşım : Bursa’dan 34 km’lik yaz-kış açık kara yolu ile veya teleferikle 20 dakikada Sarıalan’a çıkılarak, oradan da minibüslerle oteller bölgesine ulaşılır. Özel helikopter servisi ile İstanbul’dan 25 dakikada milli parka varılabilir. Kaynak Değerleri : Yer kürenin derinliklerinden gelen mağmanın kırıklar ve çatlaklar boyunca yeryüzüne doğru yükselmesi ve katılaşması sonunda meydana gelen Uludağ’ın jeolojik yapısını genellikle iç püskürük granit kayaçları oluşturmaktadır. Dağın bugünkü şeklini kazanması, tektonik hareketler ve farklı aşınma etkisiyle oluşmuş-tur. Bursa ovasına kısa mesafede ve 2543 metre yükseklikte olan Uludağ, Marmara Bölgesi’nin en yüksek noktasıdır. Aras Çağlayanı ve doruklarda görülen buzul izleri Uludağ’ın jeomorfolojik yapısının ilgi çekici özellikleridir. Milli parkın bir başka özelliği de, Bursa Ovası’ndan Uludağ’ın doruklarına doğru değişen bitki topluluklarının meydana getirdiği orman kuşaklarıdır. Botanik bilimci Mayer’ın bitki kuşaklarını muhtelif yüksekliklerde karakterize etmesi bakımından dünya ormancılık literatüründe özel bir önemi vardır. Milli parkın elverişli tabiat şartları ayı, kurt, çakal, tilki, karaca, geyik, tavşan, domuz, keklik, yabani güvercin, akbaba, kartal, çaylak, bülbül ve çalıkuşu gibi hayvanların yaşamasına ve çoğalmasına imkan vermektedir. Aralık-Mayıs ayları boyunca Uludağ karla örtülüdür. 3.95 cm.’ye varan kar kalınlığı, kar kalitesi ile Uludağ kayak yapmaya son derece elverişli olup, Türkiye’nin en önemli kış sporları merkezidir. Görünecek Yerler : Çobankaya, Sarıalan ve Kirazlıyayla günü-birlik kullanım alanları milli parkın farklı peyzaj değerlerini, Çobankaya mevkiindeki “Bakacak Manzara Seyir Terası” ise daha geniş bir perspektifte peyzaj değerlerini , Bursa Ovası’nı ve kent gelişimini ziyaretçilere sunar. Mevcut Hizmetler : Milli park sahası içerisinde “oteller bölgesi” diye adlandırılan mevki ziyaretçilere kış aktivitelerinden kayak imkanı sunarken, Sarıalan, Çobankaya ve Kirazlıyayla mevkileri kamp ve günübirlik kullanımlar için düzenlenmiş sahalardır. Konaklama : Sarıalan mevkiinde baraka, bungalow ve çadır ile kamp yapma imkanı sağlanmakta, oteller bölgesinde ise gerek kamu, gerekse özel işletmelere ait oteller ve misafirhanelerde konaklama imkanı bulunmaktadır. Ayrıca Çobankaya mevkiinde yalnızca çadırla kamp yapılabilmektedir. | |