Türkiye'nin Milli Parkları - Herşeyde biraz 2de1


Herşeyde biraz 2de1 » Eğitim » Ödev Paylaşımı » Coğrafya » Türkiye'nin Milli Parkları

Coğrafya Coğrafya dersi bilgi bankası, paylaşımları.

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1 (permalink) Alt 05-01-2008, 14:21
KüRRe-i Arz
 
FeYeZaN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

Tevekkeltü Alallah..!
 
Kayıt: 03.08.2007
Yaş: 23
Mesajlar: 2.883
Rep gücü: 19
Rep derecesi: FeYeZaN Bir Hareketlilik Söz Konusu SanırımFeYeZaN Bir Hareketlilik Söz Konusu SanırımFeYeZaN Bir Hareketlilik Söz Konusu SanırımFeYeZaN Bir Hareketlilik Söz Konusu SanırımFeYeZaN Bir Hareketlilik Söz Konusu SanırımFeYeZaN Bir Hareketlilik Söz Konusu SanırımFeYeZaN Bir Hareketlilik Söz Konusu Sanırım

Post Türkiye'nin Milli Parkları

 
İli : ADANA
Adı : ALADAĞLAR MİLLİ PARKI
Kuruluşu : 1995
Alanı : 54.524 ha.
Konumu : Niğde, Kayseri ve Adana illeri sınırları içerisindedir.
Ulaşım : Niğde ili Çamardı ilçesine yaklaşık 15 km., Kayseri ili Yahyalı ilçesine ise 30 km. uzaklıktadır.
Kaynak Değerleri :
Aladağlar Milli Parkı jeolojik yapı açısından değişik zamanlara ait formasyonlarla temsil edilmekle birlikte, en yaygın formasyon Mesozoik yaşlı kireç taşlarıdır. Bunun yanında sahada derinlik volkanizmanın ürünü olan gabro, piroksenit gibi kayaçlarla, subofiolitik metamorfitlere ve daha genç dönemleri karakterize eden Tersiyer ve Kuvaterner yaşlı oluşumlara da rastlanılmaktadır.
Aladağlar Milli Parkı gerçek anlamda bir jeomorfolojik açık hava müzesidir. Yörenin şekillenmesinde yapı ile birlikte flüvial koşullar ve Pleistosen buzullaşması önemli bir rol oynamıştır. Yörede bu üç unsura ait değişik morfolojik birimlere rastlamak çok olağandır. Yörenin belli başlı jeomorfolojik karakteri derin vadilerle parçalanmış olmasıdır. Buzul morfolojisine ait birçok ize rastlanmakta, özellikle yöredeki birçok sirk gölleri ve morenler bu morfolojinin kılavuz şekilleri olarak göze çarpmaktadır.
Yöre klimatik açıdan kendine has özelliklere sahiptir. Yazları sıcak, kışları soğuk ve kar yağışlı olarak tanımlanabilecek bu klimatik yapı yörenin yüksek kesimlerinde kalıcı karların barınmasına imkan sağlamaktadır. Yörede gece ile gündüz sıcaklık farkı (günlük amplitüd) oldukça fazla olup, geceleri göllerin donmasına neden olan düşük sıcaklık, gündüzleri 30 dereceye kadar çıkmaktadır.
Aladağlar Milli Parkı vejetasyon açısından çok zengin olup, ormanı oluşturan hakim türler karaçam ve kızılçamdır. Karaçamdan kızılçama geçiş zonunda yer yer bu iki türün oluşturduğu karışık meşcerelere de rastlanmaktadır. Karaçamın yayılış alanındaki güney bakılı kesimlerde ise meşcere oluşturmayan sedir ve kuzey bakılı nem bakımından daha elverişli yerlerde de göknarlara rastlanılmaktadır.
Ormanın üst sınırından itibaren Alpin Zonu başlar. Bu zonda Alpin çayırları yer almaktadır. Alpin Zonu ve daha yüksek kesimlerde yükseklik ve eğim koşullarından kaynaklanan çıplak kayalık mostralara ulaşılmaktadır. Yaban hayatı sakinleri yaban keçisi, ayı, tilki, kurt, vaşak, sansar ve su samurudur.
Görünecek Yerler : Milli parkın peyzaj güzelliği ile Kapuzbaşı Şelaleleri ile buzul gölleri görülmeye değer niteliktedir.
Mevcut Hizmetler : Milli parkta Yaban Hayatı Koruma Bölgesi ayrılmış olup, üretme istasyonu mevcuttur.
Kamp alanı, günübirlik alanlar, mola alanları, yürüyüş parkurları, doğa yürüyüş patikaları, bazı noktalarda yayla gelişimleri mevcuttur.
Akarsularında alabalık üretimi ve spesifik olta balıkçılığı yapma olanağı bulunan Aladağlar, ülkemiz turizmine alternatif seçenekler yaratacak potansiyele sahiptir.



İli : ADIYAMAN
Adı : NEMRUT DAĞI MİLLİ PARKI
Kuruluşu : 1988
Alanı : 13.850 ha.
Konumu : Adıyaman ili, Kahta ilçesindedir.
Ulaşım : Adıyaman-Kahta karayolu ile ulaşım sağlanmakta olup, Milli Park alanı Kahta’ya 9 km, Adıyaman’a 43 km uzaklıktadır.
Kaynak Değerleri :
Milli parkın ana kaynak değerini, Nemrut Dağı’ndaki kültürel ve arkeolojik kalıntılar oluşturmaktadır.
Antiochos Tümülüs’ü ve dev heykelleri, Eskikale (Arsameia), Yenikale, Karakuş Tepe ve Cendere Köprüsü milli park içerisinde kalan kültürel değerlerdir. Eski çağlarda “Kommagene” olarak anılan bu bölgede, 1.Mithradates tarafından bağımsız bir krallık kurulmuş, krallık onun oğlu 1.Antiochos’un (M.Ö. 62-32) egemen olduğu yıllarda önem kazanmıştır. M.S. 72 yılında da Roma’ya karşı yapılan ve kaybedilen savaş ile krallığın bağımsızlığı sona ermiştir.
Nemrut Dağı doruğundaki kalıntılar yerleşme yeri olmayıp Antiochos’un tümülüsü ve kutsal alanlardır. Tümülüs, deniz seviyesinden 2150m. yüksekliğinde, Fırat Nehri geçitlerine ve ovalarına hakim tepe üzerinde bulunmaktadır. Kralın kemiklerinin ya da küllerinin anakayaya oyulmuş odaya konulduğu ve 50m. yüksekliğinde ve 150m. çapındaki tümülüs ile örtüldüğü düşünülmektedir. Girişi kuzeyden olup, doğuda ve batıda dini törenlerin yapıldığı teras şeklindeki avlular yer almaktadır.Her iki terasta da aslan ve kartal heykelleri arasında, yüksekliği 7 m’ye ulaşan oturur vaziyette dev heykeller sıralanır. Bunlar yazıtları ve kabartmaları olan ortostadla (dik olarak konulan büyük taş blokları) çevrilmiştir.
Eski Kahta köyü yakınında Kommagene’nin başşehri Arsameia yer alır. Burada, Mithradates’in kutsal alanı bulunmaktadır.
Yine eski Kahta yakınında Kocahisar köyü civarında sarp kayalar üzerine kurulmuş Yenikale yer alır. Kale, ortaçağ etkileri taşırsa da daha geç devre aittir. İçinde su depoları, hamam, cami ve Kahta Çayı’na inen gizli su yolu bulunmaktadır.
Kahta Çayı’nın bir kolu olan Çendere Çayı’nın daraldığı yerde iki ana kaya üzerinde tek kemerli olarak yapılan Cendere Köprüsü yer almaktadır. Köprü sütunları üzerindeki kitabeye göre Kommagene şehirleri tarafından Roma İmparatoru Septimus Severius (M.S.193-211) ile karısı ve oğulları onuruna yaptırılmıştır.
Arsameia’nın 10 km güneybatısında, 21 m yüksekliğinde krallık kadınlarının gömüldüğü Karakuş Tepe Tümülüsü bulunmaktadır.
Orman formasyonu içerisinde meşe türleri ve ağaçcıklar bulunur. Yaban hayatı bakımından ayı, kurt, çakal, tilki, porsuk türlerine rastlanır.
Görünecek Yerler : Nemrut Dağı ve Kommagene Kralı Antiochos’un tümülüsü ile kutsal alanlar, dev heykeller, Eski Kale (Arsameia), Yeni Kale, Karakuş Tepe ve Cendere Köprüsü ziyaretçilerce görülmesi gerekli yerlerdir.
Mevcut Hizmetler : Nemrut Dağı Milli Parkı’nda kırgazinosu mevcut olup, günübirlik ziyaretçilere hizmet vermektedir. Konaklama Karadut ve Kahta’da pansiyonlardan sağlanabilmektedir.




İli : AFYON
Adı : BAŞKOMUTAN TARİHİ MİLLİ PARKI
Kuruluşu : 1981
Alanı : 40.742 ha.
Konumu İli : AFYON
Adı : BAŞKOMUTAN TARİHİ MİLLİ PARKI
Kuruluşu : 1981
Alanı : 40.742 ha.
Konumu : İç-Batı Anadolu’da Afyon, Kütahya ve Uşak illeri sınırları içerisinde yer almaktadır.
parka, Ankara - İzmir karayolu , Antalya-Afyon karayolu ve İstanbul-Bursa-Eskişehir karayolu ile ulaşılmaktadır.
: İç-Batı Anadolu’da Afyon, Kütahya ve Uşak illeri sınırları içerisinde yer almaktadır.
Ulaşım : Milli parka, Ankara - İzmir karayolu , Antalya-Afyon karayolu ve İstanbul-Bursa-Eskişehir karayolu ile ulaşılmaktadır.
Kaynak Değerleri :
26 Ağustos’ta Kocatepe’de başlayan Büyük Taarruz’da, 27-28 Ağustos’taki kanlı muharebelerle Kocatepe Bölgesi’ndeki düşman kuvvetleri sürülmüş ve 29 Ağustos’ta Afyon’a ulaşılmıştır. Beş gün geceli gündüzlü aralıksız süren meydan savaşının, Ulu Önder Atatürk’ün 26-30 Ağustos 1922 tarihinde bütün dünyayı şaşırtan bir başarı ile sonuçlandırdığı Kurtuluş Savaşı’nın geçtiği yörelerdeki tarihi olgular Başkomutan Tarihi Milli Parkı’nın ana kaynak değerini oluşturur.
Milli parkın en önemli kaynak değeri olan harp tarihi, arazinin jeolojik yapısı ve bitki örtüsüyle de desteklenmektedir.
Kocatepe ve Dumlupınar bölümlerinde yer alan ormanlık alanlar içerisinde bütün yıl su bulunan vadi boyları, pek çok endemik türleri kapsayan bitki örtüsü ve yaban hayatı zenginlikleri milli parkın diğer kaynak değerlerini oluşturur.
Görünecek Yerler : Milli park sahası içerisindeki iki ana bölüm içinde yer alan Kocatepe ve Dumlupınar savaş alanları, şehitlikler ve anıtlar görülmesi gereken yerlerdir. Ayrıca ormanlık alanlardaki vadi boylarındaki bitki zenginliği ziyaretçileri etkileyici niteliktedir. Saha içerisinde ve Afyon şehir merkezi ile Dumlupınar'da bulunan Başkomutanlık Meydan Muharebesi’nin anılarını ve eşyalarını sergileyen müzeler de görülebilecek yerlerdir.
Mevcut Hizmetler : Akören mevkiindeki günübirlik kullanım alanı, ziyaretçilere piknik yapma imkanı sunmaktadır.
Konaklama : Ayrıca çadırlı ve karavanlı kamping mümkündür. Basit kamping için Çalköy Göleti ve çevresi rekreaktif amaçlı kullanıma uygundur.




İli : AĞRI
Adı : AĞRI DAĞI MİLLİ PARKI
Kuruluşu : 2004
Alanı : 87.380 ha.
Konumu : Ağrı ve Iğdır ili sınırları içerisinde yer almaktadır.
Ulaşım : Doğubeyazıt – Gürbulak ilçesi devlet karayolu ve Iğdır İli Nahçıvan sınır kapısı arasındaki devlet karayolu ile Milli Parka ulaşılabilir.
Kaynak Değerleri :
2002 yılının uluslararası düzeyde “Dağlar Yılı” olarak kutlanması ve Türkiye’nin kutlama etkinlikleri çerçevesinde önemli bir dağı milli park statüsüne kavuşturma taahhüdü bulunması nedeniyle Ağrı Dağının öncelikle milli park ilan edilmesine yönelik çalışmalar 2002 yılı aralık ayında başlatılmıştır. 2003 yılı itibariyle 2873 sayılı Milli Parklar Kanunu gereği ilgili Bakanlıkların görüşüne sunulan öneri alana başlangıçta Milli Savunma Bakanlığı ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı olumsuz görüş vermişlerdir. Ancak adı geçen Bakanlık yetkilileri ile 2003 ve 2004 yıllarında karşılıklı görüşülerek mutabakata varılmış ve 2004 yılı Ekim ayında Milli Park teklifi Bakanlar Kurulu’na sunulmuş ve 17 Kasım 2004 tarih ve 25643 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak Milli Park ilan edilmiştir.
Ağrı Dağı Milli Parkı Büyük ve Küçük Ağrı Dağları, Meteor Çukuru ve Nuh’un gemisinin bulunduğu alanlar olmak üzere üç bölümden oluşmaktadır. Ağrı ve Iğdır illeri sınırları içerisinde kalan Milli Parkın toplam alanı 87380 ha’dır.
Ağrı Dağı, 5137 m yüksekliği ile ülkemizin ve Avrupa’nın en yüksek noktası olması yanında zirvesinde de ülkemizin en büyük buzulu bulunmaktadır. Ağrı Dağının bulunduğu coğrafyada paleolitik çağdan günümüze dek birçok medeniyet yaşamıştır. Hurriler, Urartular, Kutlar, Hun’lar, Araplar, Selçuklu’lar, İlhanlı’lar, Harzemşahlar, Timuroğulları, Safaviler, Çıldıroğulları, Akkoyunlular, Karakoyunlular ve sonrasında 1514’de Çaldıran zaferi ile Osmanlılar yerleşmiştir.
Ayrıca insanlık tarihinde Ağrı Dağı, Nuh’un gemisinin tufandan sonra indiği yer olarak bilinmektedir. Dünyada Alaska’daki meteor çukurundan sonra ikinci büyük göktaşı çukuru da milli park sınırları içerisindedir. Flora ve fauna bakımından da oldukça zengin olan alandaki önemli türler şu şekildedir.
Flora : Ardıç, Andıç, Gürgen, Huş, Kafkas Üçgülü, Kırmızı Üçgül, Aküçgül, Yabani Fiğ, Yabani Yonca, Kılçıksız Brom, Tilki Kuyruğu, Koyun yumağı, Yabani Arpa, Yabani Buğday, Yabani Çavdar.
Fauna : Ur Keklik, Kaya Kekliği, Çil Keklik, Yaban Koyunu, Çengel boynuzlu Dağ Keçisi, Tilki, Kurt, Tavşan, Vaşak, Yaban Domuzu, Akbaba, Kartal, Şahin, Doğan, Engerek Yılanı, Alabalık, Sazan bulunmaktadır. Ayrıca yakın bir zamanda Anadolu Parsı’nın görüldüğü söylenmektedir.




İli : ANKARA
Adı : SOĞUKSU MİLLİ PARKI
Kuruluşu : 1959
Alanı : 1195 ha.
Konumu : Ankara ili, Kızılcahamam ilçesi merkezindedir.
Ulaşım : Ankara iline 80 km, kaplıcaları ile ünlü Kızılcahamam ilçesine ise 2 km mesafede bulunan Milli Parka, Ankara-İstanbul karayolu ile ulaşılmaktadır.
Kaynak Değerleri :
İç Anadolu stebinden Kuzey Anadolu’nun gür ve yeşil ormanlık bölgelerine geçiş kuşağında yer alan saha, iki ana vadiye açılan pek çok yandere ve vadiler arası düzlüklerden meydana gelen jeomorfolojik bir yapıya sahiptir. Jeolojik yapı ise; andezit, bazalt, tüf ve anglomera türü kayaçlardan oluşmaktadır.
Bu arazi yapısı üzerinde; tabii görünüşünü koruyan karaçam, sarıçam, meşe ve kavak ağaçlarından oluşan ve alt flora yönünden zengin türlere sahip bir orman dokusu bulunmaktadır. Yaban domuzu, ayı, kurt, tilki, geyik, sansar ve kuşlardan kara akbaba ve kartal sık görülen yaban hayvanlarıdır.
Milli park; doğal kaynak değerlerinin yanında, günübirlik rekreasyonel ve sportif aktivitelerin gerçekleştirilmesine de oldukça uygundur. Bunlardan piknik, doğa yürüyüşleri, tırmanma gibi faaliyetler ziyaretçiler tarafından saha içerisinde gerçekleştirilebilir.
Görünecek Yerler : Milli parkın peyzaj görünümlerinin zengin çeşitlilik göstermesi, günün her saatinde peyzajın çekicilik özelliğini artırmaktadır. Ziyaretçiler saha içerisinde sıkılmadan bu zengin peyzaj çeşitliliğini seyretme imkanı bulmaktadır.
Mevcut Hizmetler : Milli park günübirlik rekreasyonel faaliyetlerden piknik, doğa yürüyüşleri gibi aktivitelere uygun olup, bu faaliyetler için gerekli tesisleri (büfe, WC, çeşme gibi) içermektedir. Milli park içinde idare binası, misafirhane, gazino, memba suyu işletmesi, büfe, müze, açık hava tiyatrosu vardır.
Konaklama : Çadır ile konaklama mümkün olduğu gibi, bungalowlarda da kalınabilir. Ayrıca park içinde otel vardır.





İli : ARTVİN
Adı : HATİLA VADİSİ MİLLİ PARKI
Kuruluşu : 1994
Alanı : 16.988 ha.
Konumu : Artvin ili, Merkez ilçe sınırları içerisinde, Çoruh Nehri’nin ana kollarından biri üzerinde bulunmaktadır. Vadi yaklaşık 25 km. uzunluğunda olup, birçok yan dereyle beslenmektedir.
Ulaşım : Artvin il merkezinden 10 km’lik stabilize bir yol ile ulaşılır.
Kaynak Değerleri :
Vadi boyunca değişik kayaç türleri görülmekle birlikte, bu kayaçların hemen hepsi derinlik volkanizmasının ürünüdür. Hatila Vadisi’nin genel karakteri; V tipi, dar tabanlı, genç vadi özelliğindedir.
Vadi boyunca litolojik farklılıklardan kaynaklanan eğim kırıkları ortaya çıkmıştır. Bu eğim kırıkları, akarsuda şelalelerin oluşumunu sağlamıştır.
Vadi yatağının derine doğru aşınmasının daha kuvvetli olması sebebiyle vadi yamaçlarının eğimi %80, hatta bazı kesimlerde %100’ e ulaşmıştır. Yamaçların gerek fiziksel parçalanma ve kütle hareketleri, gerekse yan dere ve seyelanlarla işlenmesi sonucu vadide çok haşin bir topoğrafya ortaya çıkmıştır. Bu topoğrafya, vadinin orta kesimlerinde kanyon ve boğaz tipi vadi oluşumunu sağlamıştır.
Vadinin orta ve yukarı ağzında çok zengin ve yoğun olan vejetatif örtü, bünyesinde çok çeşitli bitki türlerini barındırmaktadır. Bu türler içerisinde dikkati çeken belirgin özellik bitki örtüsünün genel olarak Akdeniz iklim karakterini yansıtmasıdır. Dolayısıyla buradaki bitki örtüsü relikt bir özellik gösterir. Ayrıca bitki türleri içerisinde endemik karakterde olanlar da vardır. Bu türlerin sayısı 500’ ü geçmektedir.
Hatila Vadisi zengin bir fauna da içermektedir. Bu fauna içerisinde en çok rastlanan yaban türleri; ayı, domuz, tilki, porsuk, yaban keçisi, sansar, çakal, atmaca, kartal, dağ horozu, Hopa engereği ile akarsularda alabalıktır.
Hatila Vadisi’nin gerek ilginç jeolojik ve jeomorfolojik yapısı ve gerekse özgün bitki toplulukları yöreye ülkemizde nadir rastlanan bir alan özelliğini vermektedir. Ayrıca bu doğal öğelerin birleşimi sonucu eşsiz peyzaj güzellikleri ortaya çıkmakta ve bu durum da zengin rekreasyonel potansiyel arz etmektedir.
Görünecek Yerler : Milli parka ismini veren Hatila Vadisi ile yan kollarındaki küçük vadiler, zengin bitki çeşitliliği ve yaban hayatı ile ziyaretçileri etkileyecek niteliktedir.
Mevcut Hizmetler : Milli park sahası içerisinde ziyaretçilerin günübirlik ve kamp kullanımı için belirlenmiş yerler bulunmaktadır.
Konaklama : Milli park, Artvin il merkezine 10 km. uzaklıkta olup, Artvin’de konaklamak mümkündür





İli : ARTVİN
Adı : KARAGÖL-SAHARA MİLLİ PARKI
Kuruluşu : 1994
Alanı : 3.766 ha.
Konumu : Artvin ili, Şavşat ilçesi sınırları içerisinde bulunan Karagöl-Sahara Milli Parkı iki ayrı sahadan oluşmaktadır. Bunlar Karagöl ve Sahara Yaylaları’dır.
Ulaşım : Karagöl, Savşat ilçesine 45 km., Sahara ise 17 km. uzaklıkta bulunmaktadır.
Kaynak Değerleri :
Karagöl : Genel olarak sahada Paleojen ve Neojen araziler yer alır. Kayaçlar genellikle sedimanter kökenlidir.
Karagöl ve çevresi yer yer vadilerle yarılmıştır. Bu yarılmalar yörede heyelan ve kütle hareketlerinin aktif olmasına neden olmuştur. Karagöl, rotasyonel olarak kayan kütlenin gerisindeki çanakta biriken suların meydana getirdiği bir heyelan gölüdür.
Göl çevresi ladin ve çamların meydana getirdiği yoğun ormanlarla kaplıdır. Bu doğal öğelerin ördüğü Karagöl, ender manzara güzelliklerine sahiptir. Ayrıca gölün kuzeydoğusundaki Bagat mevkii ve çevresinde çim kayağı pisti niteliğine sahip alanlar mevcuttur.
Sahara Yaylası : Yörenin genel olarak örtü bazaltlarından meydana gelen bir jeolojik yapısı vardır. Örtü bazaltlarının sıyrıldığı yerlerde Tersiyer arazisi ortaya çıkar.
Yer yer derin vadilerle parçalanan yörede eğim değerleri oldukça yüksektir. Sahara, bu eğimli arazide 1700-1800 m’lerde yer alan sınırlı düzlüklerden biridir.
Orman örtüsü ladin ve göknarlardan meydana gelmiştir. Alt zonlarda sarıçam da bulunmaktadır. Ayrıca Antropojen step karakterideki alanlar da bu kesimde geniş yer kaplamaktadır.
Kocabey Yaylası ve çevresinde Alpin Zonu’na ait bitki türleri yer almaktadır. Reşat Deresi kenarında 1700-1800 m’lerde kademeli olarak yer alan düzlüklerde aynı zamanda “Sahara Pancar Şenlikleri” yapılmaktadır. Bu şenliklere bölge dışında oturan yöre insanları katılarak bölgeye iç turizm açısından oldukça büyük ekonomik katkı sağlamaktadır.
Görünecek Yerler :
Mevcut Hizmetler : Karagöl kesiminde, Milli Parklar ve Av Yaban Hayatı Genel Müdürlüğü’ne ait kırgazinosu mevcut olup, aynı zamanda konaklama imkanı da bulunmaktadır.
Karagöl’ün doğu ve batısında bulunan ormanlık alanlar günübirlik ve kamping tesislerinin geliştirilmesine uygun nitelikte olmakla birlikte, düzenli bir günübirlik ve kamp sahaları değildir. Ancak kullanımı mümkündür.
Sahara kesiminde ise; yayla özelliği gösteren yörede bulunan Kocabey Yaylası, kışları konaklama merkezi olarak sabit tesisli hizmet sunacak potansiyel arz etmektedir.
Milli Parklar ve Av Yaban Hayatı Genel Müdürlüğü’ne ait kırgazinosu, basit kamp olanakları, Sahara Kocabey Yaylası’ndaki yayla evleri konaklama için uygundur.



İli : AYDIN
Adı : DİLEK YARIMADASI-BÜYÜK MENDERES DELTASI MİLLİ PARKI
Kuruluşu : 1966
Alanı : 27.675 ha.
Konumu : Ege Bölgesi’nde, Aydın ili, Kuşadası ve Söke ilçeleri içerisinde yer alır.
Ulaşım : Kuşadası-Söke karayolu ile ulaşılır. Kuşadası’na 28 km, Söke’ye 34 km uzaklıktadır.
Kaynak Değerleri :
Samsun Dağı’nın Ege Denizi’ne doğru uzantısıyla şekillenen Dilek Yarımadası’nın jeolojik yapısı, Palezoik şistler, Mezozoik kalkerler ve mermerler ile Neojen tortul kütlelerden meydana gelmiştir.Yarımada kumlu, killi, yatık ve yüksek kıyı şekillerini içeren plajlarıyla ilgi çekici kıyı özelliklerine sahiptir.
Yarımadanın hemen güneyinde bulunan Büyük Menderes Deltası, morfolojik gelişimin hızlı olduğu ağız kısmında, bu gelişim sürecinin ürünü olan birçok lagün ve bataklıkları bünyesinde barındıran uluslararası niteliklere haiz bir sulak alan karakterindedir. Tatlı ve tuzlu suyun birbirine karıştığı bu lagüner sistem, bünyesinde zengin bir biyolojik çeşitliliği barındırmaktadır. Bu zengin ekosistemde 209 kuş türü görülmektedir. Bölge aynı zamanda nesli tehlike altında olan Tepeli Pelikan'ın en önemli kuluçkalama alanlarından biridir. Bunun yanı sıra yine dünya çapında nesli tehlike altında olan Cüce Karabatak da burada barınmaktadır.
Milli parkın özellikle kuzey kesimi, Akdeniz Bölgesi’nde ender görülen potansiyelde bitki örtüsüne sahiptir. Özellikle defne ve kestane bitki kuşakları ile Akdeniz maki florasının hemen bütün bitki türleri yarımadada en canlı ve sağlıklı örnekleriyle yer almaktadır. Milli park, Kuzey Anadolu ormanlık yörelerine has kestanenin en güneye indiği, ülkemizde birkaç yerde bulunan kartopunun ve Finike ardıcının küçük bir topluluk meydana getirdiği, pırnal meşesi ve dallı servilerin yetiştiği tek yerdir.
Milli park, nesli tükenmeye yüz tutmuş bitki ve hayvan türlerinin yaşadığı son noktadır. Ayrıca Akdeniz ülkelerinde korunan türler arasında bulunan Akdeniz Foku ve deniz kaplumbağaları milli parkın kıyılarında yaşama ve üreme olanağı bulmuştur.
Milli parkın hemen kuzeydoğu sınırında Dilek Tepesi eteğinde Güzelçamlı köyü yöresinde M.Ö. 9-8. yüzyıllarda İyonya’nın politik amaçlı birliği olan Panionion, konfederasyonun toplantı yeri olarak kullanılmıştır.
Görünecek Yerler : Bünyesinde çeşitli doğal ve kültürel güzellikleri barındıran milli parkta, deniz ve ormanın iç içe bulunduğu koylar ile Menderes Deltası görülmeye değer ender güzelliklerden sadece birkaçıdır.
Mevcut Hizmetler : Parkın sahip olduğu koylarda günübirlik kullanım alanları mevcut olup, ziyaretçilerin ihtiyaçlarını karşılamaktadır. Ayrıca kır gazinosu ve büfeler de mevcuttur.
Konaklama : Milli parkta kamp ve günübirlik kullanım alanları mevcut olup, çadır ve karavanla konaklamak mümkündür



İli : BALIKESİR
Adı : KUŞCENNETİ MİLLİ PARKI
Kuruluşu : 1959
Alanı : 24.047 ha.
Konumu : Milli park; Marmara Bölgesi’nde, Balıkesir ili, Bandırma ilçesi içerisindeki Kuş Gölü’nün (Manyas Gölü) kuzeydoğusunda yer alır.
Ulaşım : Bandırma’ya 19 km uzaklıkta bulunan milli parka, Balıkesir-Bandırma karayolu ile ulaşılır.
Kaynak Değerleri :
Kış mevsiminin sonlarına doğru Kuş Gölü’nün suları yükselmeye başlar ve kuzeybatı kıyısındaki , küçük söğüt korusunu ve etrafındaki sazlıkları kaplar. Kışın bahara döndüğü günlerde soğuk devreleri güney ülkelerinde geçiren göçmen kuşlar, yuva kuracak yer olarak sessizlik içindeki Kuşcenneti Milli Parkı’nı seçerler. Yuvalarında yumurtlar, kuluçkaya yatarlar. Yavrular gözlerini burada açar, beslenir, büyür, serpilir ve gelecek yıl yine gelmek üzere uzaklara uçarlar.
Göl suları, söğüt korusu ve sazlıkların sağladığı beslenme, güvenlik ve ba-rınma olanakları ile elverişli iklim şartları, Avrupa-Asya kıtaları arasında büyük kuş göçlerini bu küçük yurt köşesine yönelterek, yörenin milletlerarası seviyede ün kazanmasına neden olmuştur.
Kaşıkçıdan balıkçıllara, çeltikçiden karabataklara, saz bülbülünden pelikan-lara, kuğudan kazlara, ördeklere kadar kuluçka yapan, kışlayan ve göç sırasında uğrayan 239 kuş türünden 2-3 milyon kuş her yıl buraya uğramaktadır.
Kuşcenneti Milli Parkı’nın, ülkemizdeki diğer milli parklardan farklı özel bir yeri vardır. Milletlerarası düzeyde önem taşıyan milli parktaki kuş zenginliği ve milli park tanımı içindeki başarılı koruma uygulaması nedeniyle, 1975 yılında Avrupa Konseyi’nce A sınıfı Avrupa Diploması verilmiştir. 1981-1986-1991 ve 1996 yıllarında bu diploma yenilenmiştir.
2003 ve 2004 yıllarında yapılan arazi çalışmaları ile Kuşcenneti Milli Parkının sınır genişletme çalışmalarına başlanmış ve 06.06.2005 tarihli ve 2005/8955 sayılı yayınlanan Resmi Gazete ile sınırları genişletilerek 24047 ha ulaşmıştır.
Görünecek Yerler : Milli Parkta, kuş yaşamının ilgi çekici dönemlerini izleme imkanı, Mart-Temmuz ve Eylül-Ekim ayları arasındadır. Gözetleme kulesinden geniş bir çevre gözetlenebilir.
Mevcut Hizmetler : Müze ve idare merkezinde kuşlar hakkında geniş bilgi verilmektedir. Milli parkta bilimsel araştırmalar yapmak, park yönetiminin iznine bağlıdır.
Konaklama : Konaklama ve yiyecek hizmetleri yoktur. 1 km uzaklıktaki Sığırcıatik köyündeki pansiyonlar kullanılabilir





İli : BALIKESİR
Adı : KAZDAĞI MİLLİ PARKI
Kuruluşu : 1993
Alanı : 21.463 ha.
Konumu : Balıkesir ili, Edremit ilçesi sınırları içerisinde yer almaktadır.
Ulaşım : Milli parka; Balıkesir’den E230, Çanakkale’den E24 karayolu ile ulaşılmaktadır. Çanakkale’ye 123 km, Balıkesir’e 92 km mesafededir.
Kaynak Değerleri :
Ege Bölgesi ile Marmara Bölgesi’ni birbirinden ayıran, antik çağlarda “İda Dağı” olarak anılan Kaz Dağı, Biga Yarımadası’nın en yüksek dağıdır.
Kaz Dağı’nın üzerine yerleşmiş, kuzey-güney istikametinde uzanan derin vadi ve kanyonlar, flora ve fauna açısından zengin bir potansiyel oluşturmaktadır. Özellikle de bitki örtüsünün taşıdığı biyolojik çeşitlilik milli parkın ana kaynak değerini oluşturmaktadır.
Milli parkın temel öğelerini teşkil eden doğal değerlerden ormanlar, sahilden kızılçamlarla başlayıp 800 m yükseklikte karaçamlara, daha sonra karaçam-meşe karışık ormanlarına erişmekte, daha yüksek kesimlerde ise dünyada yalnız Kazdağı’nda yetişen Kazdağı göknarına ulaşmaktadır. Yöre, ormanaltı ağaçcık ve endemik türleri de kapsayan otsu formdaki bitkiler bakımından da çok zengindir. Bu özellikler, eko-turizm açısından büyük önem taşımaktadır. Bitki örtüsünün bu biyolojik çeşitliliği karaca, ayı, yaban kedisi, domuz, çakal, tilki, ağaç sansarı ve yaban tavşanına uygun yaşama ortamı oluşturmuştur. Kuşlardan ise kartal, doğan, şahin, çulluk, keklik en başta gelen türlerdir.
Görünecek Yerler : Zengin bitki örtüsüne sahip ve peyzaj güzellikleri ile etkileyici nitelikte ve bol suların bulunabileceği vadiler, Kaz Dağı’nın bütünü ve Sarıkız efsanesinin geçtiği belirtilen Sarıkız mevkii mutlak görülmesi gereken yerlerdendir.
Mevcut Hizmetler : Milli park; düzenlenen Pınarbaşı ve Hasan Boğuldu günübirlik kullanım alanlarında bulunan kırgazinosu ve piknik alanı ile rekreasyonel hizmetler sunmaktadır.
Konaklama : Milli park yetkilerinin göstereceği kontrollü noktalarda çadırla konaklama yapılabilir.



İli : BARTIN
Adı : KÜRE DAĞLARI MİLLİ PARKI
Kuruluşu : 2000
Alanı : 37.000 ha.
Konumu : Batı Karadeniz Bölgesinin Kastamonu ve Bartın İli Sınırlarında kalmaktadır.
Ulaşım : Kastamonu Pınarbaşı İlçesine 10 Km. mesafede Ilıca Köyü ve Şelalesi ile 22 Km. ise Valla Kanyonuna ulaşmak mümkündür. Pınarbaşı İlçesinden Kapanca ve Kayadibi köyü istikametine gidildiğinde Kayadibi köyünden 2-3 saat yaya yürüyerek Ilgaz İni mağarasına ulaşabilir.
Kaynak Değerleri :
Küre Dağları Milli Parkı Batı Karadeniz Bölgesinin Küre Dağları üzerinde zengin ağaç çeşitliliği, Flora ve Fauna ile yaban hayatına sahiptir. Kullanıma açılmamış hakir yerlerden biridir. İdare olarak Milli Park çevresinde Azdavay-Pınarbaşı,Ulus,Bartın. Kurcaşile, Amasra ve Cide bulunmaktadır. Geyik, karaca,Ayı,Kurt, Tilki,Çakal,Tavşan,Yaban Domuzu,Ötücü Kuşlar ve yırtıcı kuşlar ile birlikte sürüngenlerde vardır.
Küre Dğları Milli Parkı, bünyesinde bulundurduğu kanyonlar, vadiler , mağaralar ve karstik şekiller açısından jeolojik ve jeomorfolojik kaynak değerlerine sahip bir alandır.
Görünecek Yerler : Ilıca köyünde Ilıca Şelalesi, Valla Kanyonu, Aydos Kanyonu ve Ilgarini Mağarası görülmeye değer yerlerdir.
Mevcut Hizmetler : Milli Park Müdürlüğü Kuruluşu olmadığından hiçbir hizmet verilememektedir.
Konaklama : Konaklama yeri yoktur. Ancak yakındır.




İli : BOLU
Adı : YEDİGÖLLER MİLLİ PARKI
Kuruluşu : 1965
Alanı : 2.019 ha.
Konumu : Batı Karadeniz Bölgesi’nde, Bolu ilinin kuzeyinde ve Zonguldak ilinin güneyinde yer almaktadır.
Ulaşım : Ankara-İstanbul karayolunun 152. km’sinden Yeniçağa ve 190. km’sindeki Bolu il merkezinden kuzeye ayrılan yollarla ulaşılır. Bolu İline 42 km uzaklıktadır.
Kaynak Değerleri :
Batı Karadeniz Bölgesi’nin oldukça engebeli bir yöresinde bulunan milli parkta irili ufaklı göller, orman denizini andıran zengin bitki örtüsü, göllerde yaşayan alabalıklar ve bu değerlerin yarattığı rekreasyonel kullanım potansiyeli ana kaynak değerleri oluştururlar. Genellikle sahanın jeolojik yapısı serpantinlerden ve volkanik kayaçlardan oluşmuştur. Bölgedeki göller; yer hareketleri sonucu kayan kitlelerin vadilerin önlerini kapaması sonucu suların arkada birikmesi ile oluşmuş heyelan gölleridir. Bunlardan bazıları dip kaçakları ile birbirine bağlantılıdır.
Milli parkta hakim bitki örtüsü kayın ağaçlarıdır. Ayrıca meşe, gürgen, kızılağaç, karaçam, sarıçam, göknar, karaağaç, ıhlamur ve porsuk gibi değişik tür ağaçlar da görülmektedir.
Etkili koruma ile milli parkın içerisinde ve yakın çevresindeki sahalarda sayıları artan geyik, karaca, ayı, domuz, kurt, tilki ve sincap gibi yaban hayvanı türleri bulunmaktadır.
Ülkemizde ilk kültür alabalığı üretme istasyonu 1969 yılında bu milli parkta kurulmuş olup, ülkemizde yayılmasında örnek teşkil etmiştir. Dolayısıyla rekreasyonel açıdan olta balıkçılığına kaynak olmuştur. Ayrıca kampçılık, günübirlik piknik, tracking gibi uğraşların yanında, fotoğrafçılık için de ziyaretçilerine zengin peyzaj güzellikleri sunar.
Görünecek Yerler : Milli park içerisindeki farklı büyüklük ve normlardaki saf kayın veya karışık (kayın-karaçam-meşe) ormanlarıyla çerçevelenmiş üst üste dizilmiş göller, Kapankaya manzara seyir terasından farklı renk-doku-tek tür çeşitliliği içerisindeki eşsiz peyzaj güzellikleri, irili ufaklı şelaleler, Karaçam Anıt Ağacı, çok sayıdaki doğal su kaynakları, geyik üretme sahası, Köyyeri tepesindeki halen kalıntıları görülen tarihi dinlenme yeri, özellikle sonbahardaki flora çeşitliliğinin sergilediği farklı renklerdeki peyzaj görüntüleri görülmeye değer özellik ve yerlerdir.
Kapankaya manzara seyir yerine çıkıldığında gölleri ve eşsiz peyzaj güzellikleri görmek mümkün olduğu gibi, yol kenarındaki levhanın bulunduğu yerden patika takip edildiğinde Karaçam Anıt Ağacı görülebilir. Geyik üretim alanı da ziyaret edilebilecek yerlerdendir.
Mevcut Hizmetler : Milli park günübirlik rekreasyonel faaliyetlerden piknik, doğa yürüyüşleri, sportif olta balıkçılığı gibi aktivitelerin gerçekleştirilmesine oldukça uygun olup, bu faaliyetler düzenli bir şekilde gerçekleştirilmekte ve kontrol edilmektedir. Amatör ve profesyonel fotoğrafçılık yapanlara da geniş kullanım imkanları sunulmaktadır.
Konaklama : Çevre ve Orman Bakanlığı’na ait misafirhane ve bungalowlarda konaklama imkanı olduğu gibi, ziyaretçiler çadır ve karavanlarda da konaklayabilirler.




İli : BURSA
Adı : ULUDAĞ MİLLİ PARKI
Kuruluşu : 1961
Alanı : 12.372 ha.
Konumu : Marmara Bölgesi’nde, Bursa ili sınırları içerisinde yer almaktadır.
Ulaşım : Bursa’dan 34 km’lik yaz-kış açık kara yolu ile veya teleferikle 20 dakikada Sarıalan’a çıkılarak, oradan da minibüslerle oteller bölgesine ulaşılır. Özel helikopter servisi ile İstanbul’dan 25 dakikada milli parka varılabilir.
Kaynak Değerleri :
Yer kürenin derinliklerinden gelen mağmanın kırıklar ve çatlaklar boyunca yeryüzüne doğru yükselmesi ve katılaşması sonunda meydana gelen Uludağ’ın jeolojik yapısını genellikle iç püskürük granit kayaçları oluşturmaktadır. Dağın bugünkü şeklini kazanması, tektonik hareketler ve farklı aşınma etkisiyle oluşmuş-tur. Bursa ovasına kısa mesafede ve 2543 metre yükseklikte olan Uludağ, Marmara Bölgesi’nin en yüksek noktasıdır. Aras Çağlayanı ve doruklarda görülen buzul izleri Uludağ’ın jeomorfolojik yapısının ilgi çekici özellikleridir.
Milli parkın bir başka özelliği de, Bursa Ovası’ndan Uludağ’ın doruklarına doğru değişen bitki topluluklarının meydana getirdiği orman kuşaklarıdır. Botanik bilimci Mayer’ın bitki kuşaklarını muhtelif yüksekliklerde karakterize etmesi bakımından dünya ormancılık literatüründe özel bir önemi vardır.
Milli parkın elverişli tabiat şartları ayı, kurt, çakal, tilki, karaca, geyik, tavşan, domuz, keklik, yabani güvercin, akbaba, kartal, çaylak, bülbül ve çalıkuşu gibi hayvanların yaşamasına ve çoğalmasına imkan vermektedir.
Aralık-Mayıs ayları boyunca Uludağ karla örtülüdür. 3.95 cm.’ye varan kar kalınlığı, kar kalitesi ile Uludağ kayak yapmaya son derece elverişli olup, Türkiye’nin en önemli kış sporları merkezidir.
Görünecek Yerler : Çobankaya, Sarıalan ve Kirazlıyayla günü-birlik kullanım alanları milli parkın farklı peyzaj değerlerini, Çobankaya mevkiindeki “Bakacak Manzara Seyir Terası” ise daha geniş bir perspektifte peyzaj değerlerini , Bursa Ovası’nı ve kent gelişimini ziyaretçilere sunar.
Mevcut Hizmetler : Milli park sahası içerisinde “oteller bölgesi” diye adlandırılan mevki ziyaretçilere kış aktivitelerinden kayak imkanı sunarken, Sarıalan, Çobankaya ve Kirazlıyayla mevkileri kamp ve günübirlik kullanımlar için düzenlenmiş sahalardır.
Konaklama : Sarıalan mevkiinde baraka, bungalow ve çadır ile kamp yapma imkanı sağlanmakta, oteller bölgesinde ise gerek kamu, gerekse özel işletmelere ait oteller ve misafirhanelerde konaklama imkanı bulunmaktadır. Ayrıca Çobankaya mevkiinde yalnızca çadırla kamp yapılabilmektedir.

FeYeZaN Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
  #2 (permalink) Alt 05-01-2008, 14:23
KüRRe-i Arz
 
FeYeZaN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

Tevekkeltü Alallah..!
 
Kayıt: 03.08.2007
Yaş: 23
Mesajlar: 2.883
Rep gücü: 19
Rep derecesi: FeYeZaN Bir Hareketlilik Söz Konusu SanırımFeYeZaN Bir Hareketlilik Söz Konusu SanırımFeYeZaN Bir Hareketlilik Söz Konusu SanırımFeYeZaN Bir Hareketlilik Söz Konusu SanırımFeYeZaN Bir Hareketlilik Söz Konusu SanırımFeYeZaN Bir Hareketlilik Söz Konusu SanırımFeYeZaN Bir Hareketlilik Söz Konusu Sanırım

 
İli : ÇANAKKALE
Adı : GELİBOLU YARIMADASI TARİHİ MİLLİ PARKI
Kuruluşu : 1973
Alanı : 33.000 ha.
Konumu : Marmara Bölgesi’nin batısında, Çanakkale ili Eceabat ilçesindedir.
Ulaşım : Çanakkale’den feribot ve motorla ulaşılır.
Kaynak Değerleri :
Osmanlı İmparatorluğu’nu saf dışı etmek ve Rusya’ya yardım amacı ile İstanbul’a ulaşmak isteyen İtilaf Devletleri, güçlü donanmalarına güvenerek Gelibolu Yarımadası üzerinden saldırıya geçmişlerdi. Burada Kurmay Yarbay Mustafa Kemal’in önderliğinde Türk Milleti’nin güçlü, insanüstü direnmesi ile karşılaştılar. 250.000’i aşan Türk şehidinin kanları üzerinde yükselen anıtlar ve yine 250.000’i aşkın İngiliz, Fransız, Avustralya ve Yeni Zelanda askerlerinin kemiklerinin gömülü olduğu alanları içine alan milli park, bütün dünyaya barışın değerini anlatmaktadır.
Görünecek Yerler : Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı, Kabatepe Tanıtma Merkezi ve Müzesi, Kanlı Sırt, Conkbayırı’ndaki yazıtlar, anıtlar ve Atatürk’ün saatinin parçalandığı yer, Conkbayırı’nda İngiliz ve Yeni Zelanda anıt ve mezarlıkları, Mehmet Çavuş Anıtı, tamamı şehit olan 57. Alay Şehitliği, Anzak Koyu Anıtı ve mezarlıkları, Seddülbahirdeki Çanakkale Şehitleri Anıtı ve müzesi, Yahya Çavuş Anıtı, İngiliz Helles Anıtı, Alçıtepe köyündeki özel müze, Kilitbahir Kalesi ve müzesi, siperler, savaş kalıntıları, Seyit Onbaşı Anıtı ve Bigalı köyündeki Atatürk Evi görülebilir.
Mevcut Hizmetler : Saha içerisindeki Kabatepe mevkiinde günübirlik piknik yapmak mümkündür. Çadırlı kamp ve denizden faydalanma imkanı da bulunmaktadır. Ziyaretçilere günübirlik kullanım alanı olarak planlanmış sahada kır gazinosu, büfe gibi hizmetler de sunulmaktadır.
Konaklama : Kabatepe kamp ve günübirlik kullanım alanında çadır ve karavanla konaklama imkanı mevcuttur. Eceabat ilçe merkezinde oteller, Seddülbahir köyünde motel ve pansiyon bulunur.



İli : ÇANAKKALE
Adı : TRUVA TARİHİ MİLLİ PARKI
Kuruluşu : 1996
Alanı : 13.350 ha.
Konumu : Çanakkale ili, Ezine ilçesi sınırları içerisinde Çanakkale Boğazı’nın girişinde yer almaktadır.
Ulaşım : Çanakkale-İzmir devlet karayolunun 28 km.’sinden sapıldıktan sonra 5 km içeridedir.
Kaynak Değerleri :
Sahanın ana kaynak değerlerini; Troya’lılar ile Aka’ların (Yunanlılar) 10 yıl süren harplerindeki kahraman savaşçıların, efsanevi hikayeleri ile asırlar boyunca uluslararası bir üne sahip olan büyük ozan Homeros’un epik eserleri İliada ve Odysseia ile ölümsüzleşen Troya kenti oluşturmaktadır.
Arkeologlar, İliada’da hikaye edilen Troya’nın üç bin yıllık tarihi süresince yayılım gösteren dokuz antik medeniyet katından sadece birinin kapsamından geçtiğini tanımlamışlardır. Bu kat Homeros’un dünyaca bilinen ve tanınan Troya’sıdır.
Troya tarihi ve onunla ilgili özellikler, Troas Bölgesi’nin, yani Edremit Körfezi’nin kuzeyinden Marmara Denizi’nin güney kıyılarına kadar olan bölgeyi kaplamaktadır.
Milli parkın ve çevresinin tabiat tarihi ile ilgili en önemli özelliği, jeolojik özelliğidir. Troya ve çevresinde genel olarak jeolojik yapıyı, geniş alanlar kaplayan neojen formasyonlar meydana getirir.
Çanakkale Boğazı ve Ege kıyıları uygun plaj olanakları ile rekreasyonel değer taşımaktadır.
Görünecek Yerler : Öncelikli olarak görülmesi gereken yerlerin başında Troya antik şehri (ören yeri) gelmektedir. Ayrıca Çanakkale Boğazı, kıyılarında sunduğu görsel peyzaj değerleri ile ziyaretçilerin rekreatif ihtiyaçlarını karşılayacak düzeydedir.
Mevcut Hizmetler :
Konaklama : Milli park sahası içerisinde konaklama imkanı olmayıp, milli parkın yakınında yer alan Çanakkale ili, Ezine ilçesinde ziyaretçiler konaklama yapabilirler.




İli : ÇORUM
Adı : BOĞAZKÖY-ALACAHÖYÜK MİLLİ PARKI
Kuruluşu : 1988
Alanı : 2.634 ha.
Konumu : İç Anadolu Bölgesi’nde, Çorum ili Boğazkale ilçesindedir.
Ulaşım : Milli parka, Ankara-Samsun karayolu ve Sungurlu’dan 26 km’lik karayolu ile ulaşılır.
Kaynak Değerleri :
Milli parkın ana kaynak değeri, kültürel (arkeolojik) değerlerdir. Anadolu’nun en önemli medeniyetlerinden Hititler’e başkentlik yapmış olan Boğazköy (Hattuşaş) kentine ait kalıntılar bulunmaktadır. Boğazköy’de (Hattuşaş) bulunan başlıca tarihi eserleri; şehir surları, aslanlı kapı, yer kapı, 33 metre uzunluğunda kiklopien taş işçiliği tarzında yapılmış olan potern, Boğazkale’de bulunan arşiv binası ve mabetler oluşturmaktadır. Boğazköy’de (Hattuşaş) Hitit İmparatorluğu çağına ait çok sayıda kil tablet (çivi yazılı) bulunmuştur.
Hititler’in başkenti Hattuşaş’ın (Boğazköy) 2 km kuzeydoğusunda Yazılıkaya adı ile bilinen bir açık hava mabedi bulunmaktadır. Burada kaya üzerinde on iki tanrı tasviri yer almaktadır.
Saha, doğal değer açısından; insan eliyle Anadolu Platosu’nun flora ve faunasına yapılan tahribatı göstermesi sebebiyle örnek bir görünüm sunar. Orman örtüsünün, yerini antropojen step araziye bırakması sonucu fauna değişmiştir. Genel olarak saha, çiftlik ve otlatma için kullanılan hemen hemen ağaçsız bir step görüntüsü kazanmıştır.
Görünecek Yerler : Hitit uygarlığının merkezi Boğazköy’ün (Hattuşaş) kalıntıları, surlar, kapılar ve tünel , Boğazkale’deki saray arşivi binası ve mabetleri ile Anadolu’da bilinen ilk Panteon olan Yazılıkaya’daki Hititler’in kralı, kraliçe, tanrı ve tanrıça rölyefleri milli park alanında ziyaretçilerin görmesi gerekli yerlerdir.
Mevcut Hizmetler : Milli parkın yoğun ziyaretçi dönemi Mayıs-Ekim ayları arasındadır.
Konaklama : Konaklama ihtiyacı Boğazkale ve Sungurlu’dan karşılanabilir





İli : DENİZLİ
Adı : HONAZ DAĞI MİLLİ PARKI
Kuruluşu : 1995
Alanı : 9.616 ha.
Konumu : Denizli ili, Honaz ilçesi sınırları içerisinde yer almaktadır.
Ulaşım : Afyon-Denizli ve Afyon-İzmir devlet karayolu ile ulaşılmaktadır.
Kaynak Değerleri :
Milli parkın ana kaynak değerlerini, Ege Bölgesi’nin en yüksek dağı olan (2528 m) Honaz Dağı bünyesindeki kaynaklar oluşturmaktadır.
Ege Bölgesi’nde Pleistosen döneminde Periglasiyal ortam şartlarının hüküm sürdüğü az sayıdaki yerlerden birisi de Honaz Dağı’dır. Dağ üzerinde birçok Periglasiyal koşulları karakterize eden jeomorfolojik şekil bulunmaktadır. Ana şekil grubu olarak ise; yöre horst biçiminde uzanmaktadır. Düşey yönleri tektonik ve faylanmalar sonucu Honaz Dağı oldukça dik bir görünüm kazanmıştır. Yörenin genel litolojik yapısı gnays ve mikaşistlerden meydana gelir. Ayrıca yer yer kristalize kireçtaşlarına da rastlanılmaktadır.
Yoğun bitki örtüsüne sahip Honaz Dağı üzerinde alt floraya ait endemik türler bulunmaktadır. Alpin floraya ait türler ise dağın üst zonlarında yer almaktadır. Orman formasyonu içerisinde kızılçam (Pinus brutia), karaçam (Pinus nigra) ve ardıç hakim türlerdir.
Yaban hayatı açısından da zenginlik içeren sahada özellikle dağ keçisi yoğun olarak bulunmaktadır. Ayrıca yaban domuzu, tavşan, tilki, porsuk, sansar vb. türler de görülmektedir.
Honaz Dağı, gerek topoğrafik özellikleri ve uygun eğim koşulları, gerekse kar yağışının yeterli düzeyde olması nedeniyle ülkemizin kayak potansiyeli yüksek alanlarından birisidir.
Yöre; arkeolojik kaynak değerleri açısından da zenginliğe sahiptir. Özellikle Colossea antik kentinde birçok kaya mezarı bulunmaktadır. Sahada yapılacak arkeolojik araştırmalarla bu zenginliğin daha da artacağı beklenmektedir.
Görünecek Yerler : Honaz Dağı, bitki zenginliği ve peyzaj güzelliklerini ziyaretçileri ile paylaşır. Colossea antik kent sahası da arkeolojik zenginliğini ziyaretçilere sunmaktadır.
Mevcut Hizmetler : Honaz ilçesi yakınlarında İzmir yolundaki Cankurtaran günübirlik kullanım alanı ziyaretçilere hizmet vermektedir.
Konaklama : Honaz ile Denizli konaklama için uygun yerleşimlerdir.





İli : EDİRNE
Adı : GALA GÖLÜ MİLLİ PARKI
Kuruluşu : 2005
Alanı : 6.090 ha.
Konumu : Marmara bölgesinde, Edirne ili, Enez ve İpsala ilçesi sınırları içerisindedir.
Ulaşım : Milli park Edirne İli, Enez ve İpsala ilçeleri sınırları içerisinde yer almakta olup Enez’e 10 km, İpsala’ya 22 km mesafededir.
Kaynak Değerleri :
Marmara bölgesinde, Edirne İli, Enez ve İpsala ilçeleri sınırları içerisinde yer almaktadır. Meriç deltasının önemli bir kısmını oluşturan küçük Gala Gölü ve Pamuklu Gölünü kapsayan 2369 ha lık alan 1991 tarihinde TKA olarak ilan edilmiştir.
Tabiatı Koruma Alanı içerisinde 2873 sayılı Milli Parklar Kanunu ile çelişen bazı uygulamaları önlemek ve alanın sağlıklı biçimde yönetilmesini sağlamak amacıyla sınır genişletme ve statü değişikliği çalışmalarına başlanmış olup alan 05.03.2005 tarihinde MP ilan edilmiştir.
Sulak Saha, göl ve orman ekosistemlerini ve bu ekosistemlerde barınan çeşitli canlı türlerini ihtiva etmesi, 130 kuş türünün varlığı, nesli tehlikeye düşmüş veya nadir türleri, özellikle tepeli pelikan ( Pelecanus crispus) çeltikçi (Plegads falcinellus) ve küçük karabatak (( Phalac rocorox pygmeus) gibi nesli son derece azalmış türleri barındırması kaynak değerlerini oluşturmaktadır.



İli : ERZURUM
Adı : SARIKAMIŞ-ALLAHUEKBER DAĞLARI MİLLİ PARKI
Kuruluşu : 2004
Alanı : 22.980 ha
Konumu : Kars ve Erzurum illeri sınırları arasında yer almaktadır.
Ulaşım : Kars İli, Sarıkamış ilçesi karayolu ile Milli Parka ulaşılabilir.
Kaynak Değerleri :
Sarıkamış’taki Tarihi Milli Park alanının iki kaynak değeri bulunmaktadır. Bunlardan birincisi; Sarıçam ağaç türünün bu bölgede en yüksek rakımda yayılış göstererek optimal kuruluşta saf sarıçam meşcereleri oluşturması, ikincisi ise Allahuekber Dağlarında 1914 – 1915 yıllarında Sarıkamış Harekatı olarak bilinen harekatta yaklaşık 90 bin Türk Askerinin donarak öldüğü Şehitlik abidelerinin bulunmasıdır.
İkinci kaynak değeri de alanın doğal kaynak değerleridir. Ülkemizde 2100 – 2200 metre yüksekliklerden sonra başlayan doğal olarak ağaç bulunmayan yüksek dağ basamağında (alpin zon) çayır otları ve bazı ardıç türlerinden oluşan kısa boylu bitki türleri yetişmektedir. Milli Park olması teklif edilen Sarıkamış Ormanlarını oluşturan Sarıçam bu bölgede optimum yayılıştadır yani Alpin zonda en iyi gelişime sahiptir. Kaynak değerlerinden birini oluşturan ormanlık alanlar saf sarıçam meşceresi ve çam türlerinin arasında çok az miktarda titrek kavak ve adi ardıç türlerinden oluşmaktadır. Alanın yaban hayatı da oldukça zengindir.
Sarıkamış Ormanları ile Allahuekber Dağlarını kapsayan 22980 hektar büyüklüğündeki alan 19/11/2004 tarih ve 25618 sayılı resmi gazete de yayınlanarak Sarıkamış Allahuekber Dağları Milli Parkı olarak ilan edilmiştir.
Görünecek Yerler :
Mevcut Hizmetler :
Konaklama : Sarıkamış İlçesinde yer alan tesisler kullanılabilir.



İli : IĞDIR
Adı : AĞRI DAĞI MİLLİ PARKI
Kuruluşu : 2004
Alanı : 87.380 ha.
Konumu : Ağrı ve Iğdır ili sınırları içerisinde yer almaktadır.
Ulaşım : Doğubeyazıt – Gürbulak ilçesi devlet karayolu ve Iğdır İli Nahçıvan sınır kapısı arasındaki devlet karayolu ile Milli Parka ulaşılabilir.
Kaynak Değerleri :
2002 yılının uluslararası düzeyde “Dağlar Yılı” olarak kutlanması ve Türkiye’nin kutlama etkinlikleri çerçevesinde önemli bir dağı milli park statüsüne kavuşturma taahhüdü bulunması nedeniyle Ağrı Dağının öncelikle milli park ilan edilmesine yönelik çalışmalar 2002 yılı aralık ayında başlatılmıştır. 2003 yılı itibariyle 2873 sayılı Milli Parklar Kanunu gereği ilgili Bakanlıkların görüşüne sunulan öneri alana başlangıçta Milli Savunma Bakanlığı ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı olumsuz görüş vermişlerdir. Ancak adı geçen Bakanlık yetkilileri ile 2003 ve 2004 yıllarında karşılıklı görüşülerek mutabakata varılmış ve 2004 yılı Ekim ayında Milli Park teklifi Bakanlar Kurulu’na sunulmuş ve 17 Kasım 2004 tarih ve 25643 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak Milli Park ilan edilmiştir.
Ağrı Dağı Milli Parkı Büyük ve Küçük Ağrı Dağları, Meteor Çukuru ve Nuh’un gemisinin bulunduğu alanlar olmak üzere üç bölümden oluşmaktadır. Ağrı ve Iğdır illeri sınırları içerisinde kalan Milli Parkın toplam alanı 87380 ha’dır.
Ağrı Dağı, 5137 m yüksekliği ile ülkemizin ve Avrupa’nın en yüksek noktası olması yanında zirvesinde de ülkemizin en büyük buzulu bulunmaktadır. Ağrı Dağının bulunduğu coğrafyada paleolitik çağdan günümüze dek birçok medeniyet yaşamıştır. Hurriler, Urartular, Kutlar, Hun’lar, Araplar, Selçuklu’lar, İlhanlı’lar, Harzemşahlar, Timuroğulları, Safaviler, Çıldıroğulları, Akkoyunlular, Karakoyunlular ve sonrasında 1514’de Çaldıran zaferi ile Osmanlılar yerleşmiştir.
Ayrıca insanlık tarihinde Ağrı Dağı, Nuh’un gemisinin tufandan sonra indiği yer olarak bilinmektedir. Dünyada Alaska’daki meteor çukurundan sonra ikinci büyük göktaşı çukuru da milli park sınırları içerisindedir. Flora ve fauna bakımından da oldukça zengin olan alandaki önemli türler şu şekildedir.
Flora : Ardıç, Andıç, Gürgen, Huş, Kafkas Üçgülü, Kırmızı Üçgül, Aküçgül, Yabani Fiğ, Yabani Yonca, Kılçıksız Brom, Tilki Kuyruğu, Koyun yumağı, Yabani Arpa, Yabani Buğday, Yabani Çavdar.
Fauna : Ur Keklik, Kaya Kekliği, Çil Keklik, Yaban Koyunu, Çengel boynuzlu Dağ Keçisi, Tilki, Kurt, Tavşan, Vaşak, Yaban Domuzu, Akbaba, Kartal, Şahin, Doğan, Engerek Yılanı, Alabalık, Sazan bulunmaktadır. Ayrıca yakın bir zamanda Anadolu Parsı’nın görüldüğü söylenmektedir.



İli : ISPARTA
Adı : KIZILDAĞ MİLLİ PARKI
Kuruluşu : 1969
Alanı : 59.400 ha.
Konumu : Akdeniz Bölgesi’nde Isparta ili, Şarkikaraağaç ilçesi sınırları içerisinde yer almaktadır.
Ulaşım : Şarkikaraağaç’ a 5 km, Isparta’ya 120 km mesafededir.
Kaynak Değerleri :
Akdeniz Bölgesi orman kuşağından, İç Anadolu step bölgesine geçiş zonunda yer alan milli park, ilgi çekici morfolojik özelliklere sahiptir.
Milli parkın üzerinde yer aldığı Kızıldağ ile Beyşehir Gölü’nün kuzey kıyıları arasında uzanan dalgalı arazi üzerinde genellikle erozyonla aşınmış yer şekilleri görülmektedir. Alanın jeolojik yapısını, kalker kayaçlarından oluşan formasyonlar meydana getirir. Yenişarbademli'de bulunan Pınargözü Mağarası dünya literatürüne girmiş ender mağaralardan birisidir.
Milli parkın bitki örtüsünü kızılçam, karaçam, ardıç, sedir ormanları ve bozuk maki toplulukları meydana getirir. Bu ormanlar botanik özellikleri kadar, Şarkikaraağaç ve yakın çevresinin rekreasyonel ihtiyaçlarının karşılanması ile de önem taşımaktadır. Kızıldağ ormanlarının bol oksijen üretmesi nedeniyle milli parkın temiz havası solunum yolları rahatsızlığı bulunanlar için bir sağlık kaynağı olmaktadır. Ayrıca amatör dağcılar, 1840 m yükseklikteki Büyüksivri Tepe’ye tırmanarak dağ sporu yapabilirler.
Görünecek Yerler : Kızıldağ Milli Parkı; sedir ormanları ve maki topluluklarının oluşturduğu flora çeşitliliğinin sergilendiği, Beyşehir Gölü’nün kuşbakışı gözlenebildiği doğal peyzaj çeşitliliğine sahip bir sahadır.
Mevcut Hizmetler : Milli park içerisinde günübirlik rekreasyonel aktivitelerden piknik, tracking, doğa yürüyüşleri, uzun süreli rekreasyonel aktivitelerden de çadırlı ve karavanlı kamping yapılabilir.
Konaklama : Çadır ile konaklama yapılabilir. Ayrıca sahada Milli Parklar ve Av-Yaban Hayatı Genel Müdürlüğü’ne ait bungalowlardan faydalanmak mümkündür.



İli : ISPARTA
Adı : KOVADA GÖLÜ MİLLİ PARKI
Kuruluşu : 1970
Alanı : 6.534 ha.
Konumu : Akdeniz Bölgesi’nde, Isparta ili Eğirdir ilçesinde yer almaktadır.
Ulaşım : Isparta-Eğirdir-Konya devlet karayolundan ayrılıp güneye dönen 23 km’lik bir yol ile ulaşılmaktadır.
Kaynak Değerleri :
Kovada Gölü’nün meydana gelişi, Batı Toroslar’da görülen karstik göllere benzer. Havzaya düşen yağmur sularının fiziksel ve kimyasal aşınmasına eklenen tektonik yer hareketleriyle şekillenen göl, karstik tektonik bir polyedir. Eğirdir Gölü’nün güneye doğru uzantısı olan Kovada Gölü, sonradan aradaki dar vadinin alüvyonlarla dolması sonucunda bugünkü şeklini almıştır.
Tatlısu levreği (sudak), tatlısu istakozu ve sazandan meydana gelen göl faunası sayı olarak oldukça iyi durumdadır. Milli Parkın ana kaynak değeri olan kızılçam, meşe, çınar ağaçlarından meydana gelen bitki örtüsü ve parkın tabii güzellikleri, açıkhava da dinlenme ve kullanma potansiyeline katkıda bulunmaktadır.
Sahanın meydana gelişini hazırlayan karst morfolojisi; bakir doğanın araştırılması, yürüyüş, manzara seyretme, tırmanma ve basit kampçılık imkanı sağlamaktadır.
Görünecek Yerler : Milli parka adını veren Kovada Gölü, çevresindeki zengin flora gibi doğal peyzajın pek çok çeşidini sunan bir sahadır.
Mevcut Hizmetler : Saha; günübirlik rekreasyonel faaliyetlerden doğa yürüyüşü uygun olup, primitif kamping de yapılmaktadır. Sahadaki kır gazinosu ziyaretçilere hizmet vermektedir.
Konaklama : Çadır ve karavanla konaklama mümkündür. Sahada konaklama tesisi bulunmadığı için ziyaretçiler Eğirdir ilçesinde bulunan otellerden faydalanabilirler.




İli : KASTAMONU
Adı : KÜRE DAĞLARI MİLLİ PARKI
Kuruluşu : 2000
Alanı : 37.000 ha.
Konumu : Batı Karadeniz Bölgesinin Kastamonu ve Bartın İli Sınırlarında kalmaktadır.
Ulaşım : Kastamonu Pınarbaşı İlçesine 10 Km. mesafede Ilıca Köyü ve Şelalesi ile 22 Km. ise Valla Kanyonuna ulaşmak mümkündür. Pınarbaşı İlçesinden Kapanca ve Kayadibi köyü istikametine gidildiğinde Kayadibi köyünden 2-3 saat yaya yürüyerek Ilgaz İni mağarasına ulaşabilir.
Kaynak Değerleri :
Küre Dağları Milli Parkı Batı Karadeniz Bölgesinin Küre Dağları üzerinde zengin ağaç çeşitliliği, Flora ve Fauna ile yaban hayatına sahiptir. Kullanıma açılmamış hakir yerlerden biridir. İdare olarak Milli Park çevresinde Azdavay-Pınarbaşı,Ulus,Bartın. Kurcaşile, Amasra ve Cide bulunmaktadır. Geyik, karaca,Ayı,Kurt, Tilki,Çakal,Tavşan,Yaban Domuzu,Ötücü Kuşlar ve yırtıcı kuşlar ile birlikte sürüngenlerde vardır.
Küre Dğları Milli Parkı, bünyesinde bulundurduğu kanyonlar, vadiler , mağaralar ve karstik şekiller açısından jeolojik ve jeomorfolojik kaynak değerlerine sahip bir alandır.
Görünecek Yerler : Ilıca köyünde Ilıca Şelalesi, Valla Kanyonu, Aydos Kanyonu ve Ilgarini Mağarası görülmeye değer yerlerdir.
Mevcut Hizmetler : Milli Park Müdürlüğü Kuruluşu olmadığından hiçbir hizmet verilememektedir.
Konaklama : Konaklama yeri yoktur. Ancak yakındır.



İli : KASTAMONU
Adı : ILGAZ DAĞI MİLLİ PARKI
Kuruluşu : 1976
Alanı : 1.088 ha.
Konumu : Batı Karadeniz Bölgesi’nde, Çankırı ve Kastamonu il sınırları içerisinde yer almaktadır.
Ulaşım : Milli parka, park içerisinden geçen Çankırı-Kastamonu devlet karayolu ile ulaşılır. Milli park Kastamonu’ya 45 km, Çankırı'ya 80 km, Ankara’ya ise 200 km uzaklıktadır.
Kaynak Değerleri :
Orta Anadolu’dan Kuzey Anadolu’ya geçiş kuşağında yükselen Ilgaz dağlık yöresinin arazi yapısı genellikle serpantinler, şistler ve volkanik kayaçlardan meydana gelir. Sahada yer yapısı kadar, dağ oluşum hareketleri yönünden de ilgi çekici örnekler bulunmaktadır. Ülkemizin en uzun ve en hareketli kırık hattı olan Kuzey Anadolu Fayı, Ilgaz Dağı’nın güney eteklerinden geçer. Saha değişik karakterde vadiler, sırtlar ve doruklardan meydana gelir. Ayrıca üstün değerde peyzaj güzellikleri sunan jeomorfolojik bir yapıya sahiptir.
Ilgaz Dağı’nın eteklerinden doruklarına doğru gelişen karaçam, sarıçam, göknar hakim ağaç türlerinden meydana gelen bitki örtüsü, zengin orman altı topluluğu ile desteklenmektedir. Özellikle park alanında yer alan göknar ormanı, Türkiye'deki yayılış alanında optimal özellik göstermektedir. Bol ve bütün yıl akışlı akarsuları ile zengin bitki örtüsünün oluşturduğu şartlar, karaca, geyik, yaban domuzu, kurt, ayı, tilki gibi yaban hayatı türlerine uygun yaşama ortamı sağlamaktadır.
Milli parkın diğer önemli bir kaynağı da kış sporları imkanıdır. Ilgaz Dağı’nın bu doğal ve rekreasyonel kaynakları milli parkın ana kaynak değerlerini oluşturur.
Görünecek Yerler : Jeolojik ve jeomorfolojik oluşumlar ve heybetli orman dokusunun oluşturduğu peyzajın çeşitlerini görmek mümkündür. Kayak sporu yapmayı ve izlemeyi sevenler için de Ankara Konağı olarak adlandırılan saha cazibe noktasıdır.
Mevcut Hizmetler : Sahada ziyaretçilerin doğa yürüyüşü, çadırla ve karavanla kamp yapma olanağı ile günübirlik aktiviteler için uygun olanaklar mevcuttur.
Milli park sınırları içindeki Baldıran Vadisi’nde alabalık üretme istasyonu ve avlanma göletleri hizmete açıktır. Ziyaretçiler 15 Haziran- 15 Eylül tarihleri arasında sahada sportif olta balıkçılığı yapabilecekleri gibi, üretim istasyonundan balık alma imkanına da sahiptirler.
Konaklama : Milli parka gelen ziyaretçilerin yeme-içme ve konaklama ihtiyaçlarını karşılamak üzere park içinde üç adet otel, Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü’ne ait tesis bulunmaktadır. Ayrıca milli parkta kış sporları için özel sektörce işletilen 2 adet kayak pisti ve tele-syej hattı mevcuttur.




İli : KARS
Adı : SARIKAMIŞ-ALLAHUEKBER DAĞLARI MİLLİ PARKI
Kuruluşu : 2004
Alanı : 22.980 ha
Konumu : Kars ve Erzurum illeri sınırları arasında yer almaktadır.
Ulaşım : Kars İli, Sarıkamış ilçesi karayolu ile Milli Parka ulaşılabilir.
Kaynak Değerleri :
Sarıkamış’taki Tarihi Milli Park alanının iki kaynak değeri bulunmaktadır. Bunlardan birincisi; Sarıçam ağaç türünün bu bölgede en yüksek rakımda yayılış göstererek optimal kuruluşta saf sarıçam meşcereleri oluşturması, ikincisi ise Allahuekber Dağlarında 1914 – 1915 yıllarında Sarıkamış Harekatı olarak bilinen harekatta yaklaşık 90 bin Türk Askerinin donarak öldüğü Şehitlik abidelerinin bulunmasıdır.
İkinci kaynak değeri de alanın doğal kaynak değerleridir. Ülkemizde 2100 – 2200 metre yüksekliklerden sonra başlayan doğal olarak ağaç bulunmayan yüksek dağ basamağında (alpin zon) çayır otları ve bazı ardıç türlerinden oluşan kısa boylu bitki türleri yetişmektedir. Milli Park olması teklif edilen Sarıkamış Ormanlarını oluşturan Sarıçam bu bölgede optimum yayılıştadır yani Alpin zonda en iyi gelişime sahiptir. Kaynak değerlerinden birini oluşturan ormanlık alanlar saf sarıçam meşceresi ve çam türlerinin arasında çok az miktarda titrek kavak ve adi ardıç türlerinden oluşmaktadır. Alanın yaban hayatı da oldukça zengindir.
Sarıkamış Ormanları ile Allahuekber Dağlarını kapsayan 22980 hektar büyüklüğündeki alan 19/11/2004 tarih ve 25618 sayılı resmi gazete de yayınlanarak Sarıkamış Allahuekber Dağları Milli Parkı olarak ilan edilmiştir.
Görünecek Yerler :
Mevcut Hizmetler :
Konaklama : Sarıkamış İlçesinde yer alan tesisler kullanılabilir



İli : KAYSERİ
Adı : SULTANSAZLIĞI MİLLİ PARKI
Kuruluşu : 2006
Alanı : 24.523 ha.
Konumu : İç Anadolu bölgesinde, Kayseri İli, Yeşilhisar, Develi ve Yahyalı ilçeleri arasında ayrıca üç önemli turizm merkezinin ortasında yer almaktadır. Birincisi Kapadokya, ikincisi Erciyes Dağı ve üçüncüsü de Aladağlar Milli Parkıdır.
Ulaşım : Milli park Kayseri İli, Develi ve Yahyalı ilçelerisınırları içerisinde yer almaktadır.
Kaynak Değerleri :
İç Anadolu bölgesinde, Kayseri İli, Yeşilhisar, Develi ve Yahyalı ilçeleri arasında ayrıca üç önemli turizm merkezinin ortasında yer almaktadır. Birincisi Kapadokya, ikincisi Erciyes Dağı ve üçüncüsü de Aladağlar Milli Parkıdır.
Tatlı ve tuzlu su ekosistemlerinin bir arada bulunduğu nadir bir ekosistem oluşu, nesli tehlikeye düşmüş veya düşebilir türlerinde yer aldığı 301 kuş türünün beslenme, barınma ve kuluçka alanı oluşu, Avrupa’da turna, flamingo, akbalıkçıl, kaşıkçı kuşlarının bir arada kuluçkaya yattığı tek alan oluşu kaynak değerlerini oluşturmaktadır.
Alan kuş göç yolları üzerinde bulunmaktadır.
Ağustos 2000 tarihinde, Sultansazlığı’nda uygulanmaya başlanan GEF II Biyolojik Çeşitlilik ve Doğal Kaynak Yönetimi Projesi kapsamında, Tabiatı Koruma Alanı sınırlarını ve koordinatları belli olan ayrıca yönetim faaliyetlerinin daha sağlıklı yapılabilmesi amacıyla sınır ve statü değişikliği çalışmalarına başlanmış ve 17/03/2006 tarihinde sınırları genişletilerek Milli Park olarak ilan edilmiştir.
Görünecek Yerler :
Mevcut Hizmetler :
Konaklama : Sultansazlığı Milli Parkı içerisinde yer alan idare binası ve yakınında gözetleme kuleleri yer almaktadır



İli : KAYSERİ
Adı : ALADAĞLAR MİLLİ PARKI
Kuruluşu : 1995
Alanı : 54.524 ha.
Konumu : Niğde, Kayseri ve Adana illeri sınırları içerisindedir.
Ulaşım : Niğde ili Çamardı ilçesine yaklaşık 15 km., Kayseri ili Yahyalı ilçesine ise 30 km. uzaklıktadır.
Kaynak Değerleri :
Aladağlar Milli Parkı jeolojik yapı açısından değişik zamanlara ait formasyonlarla temsil edilmekle birlikte, en yaygın formasyon Mesozoik yaşlı kireç taşlarıdır. Bunun yanında sahada derinlik volkanizmanın ürünü olan gabro, piroksenit gibi kayaçlarla, subofiolitik metamorfitlere ve daha genç dönemleri karakterize eden Tersiyer ve Kuvaterner yaşlı oluşumlara da rastlanılmaktadır.
Aladağlar yöresi ülkemizin tektonik açıdan en faal bölgelerinden birisidir. Yöre özellikle Alp orojenezi sırasında şaryaj ve bindirmelere sahne olmuştur. Tektonik literatürüne “Ecemiş Kasidosu” olarak da giren bu sahada düşey ve yatay atımlı birçok fay bulunmaktadır. Aladağlar çeşitli jeolojik süreçler ve tektonizma sonucu oluşan naplar, klipler, tektonik pencereler gibi ilginç yapısal unsurlarıyla da dikkat çekmektedir.
Aladağlar Milli Parkı gerçek anlamda bir jeomorfolojik açık hava müzesidir. Yörenin şekillenmesinde yapı ile birlikte flüvial koşullar ve Pleistosen buzullaşması önemli bir rol oynamıştır. Yörede bu üç unsura ait değişik morfolojik birimlere rastlamak çok olağandır. Yörenin belli başlı jeomorfolojik karakteri derin vadilerle parçalanmış olmasıdır. Buzul morfolojisine ait birçok ize rastlanmakta, özellikle yöredeki birçok sirk gölleri ve morenler bu morfolojinin kılavuz şekilleri olarak göze çarpmaktadır.
Yöre klimatik açıdan kendine has özelliklere sahiptir. Yazları sıcak, kışları soğuk ve kar yağışlı olarak tanımlanabilecek bu klimatik yapı yörenin yüksek kesimlerinde kalıcı karların barınmasına imkan sağlamaktadır. Yörede gece ile gündüz sıcaklık farkı (günlük amplitüd) oldukça fazla olup, geceleri göllerin donmasına neden olan düşük sıcaklık, gündüzleri 30 dereceye kadar çıkmaktadır.
Aladağlar Milli Parkı vejetasyon açısından çok zengin olup, ormanı oluşturan hakim türler karaçam ve kızılçamdır. Karaçamdan kızılçama geçiş zonunda yer yer bu iki türün oluşturduğu karışık meşcerelere de rastlanmaktadır. Karaçamın yayılış alanındaki güney bakılı kesimlerde ise meşcere oluşturmayan sedir ve kuzey bakılı nem bakımından daha elverişli yerlerde de göknarlara rastlanılmaktadır.
Ormanın üst sınırından itibaren Alpin Zonu başlar. Bu zonda Alpin çayırları yer almaktadır. Alpin Zonu ve daha yüksek kesimlerde yükseklik ve eğim koşullarından kaynaklanan çıplak kayalık mostralara ulaşılmaktadır. Yaban hayatı sakinleri yaban keçisi, ayı, tilki, kurt, vaşak, sansar ve su samurudur.




İli : KONYA
Adı : BEYŞEHİR GÖLÜ MİLLİ PARKI
Kuruluşu : 1993
Alanı : 88.750 ha.
Konumu : Konya ili Beyşehir ilçesindedir.
Ulaşım : Milli parka, E238 Konya-Beyşehir devlet karayolu ile ulaşılmaktadır. Konya’ya 94 km, Isparta’ya 105 km mesafededir.
Kaynak Değerleri :
Ülkemizin üçüncü büyük gölü olan Beyşehir Gölü’nün jeomorfolojik yapısı; karstik arazi şekillerinden, çok sayıda düden ve dolinlerin birleşmesi sonucu oluşan polye karakterindedir. Gölün karstik arazi yapısı, yörenin genel jeolojik yapısını teşkil eden kireçtaşlarının, suların kimyasal reaksiyonu ile erimesi sonucu meydana gelmiştir. Göl içerisinde karstik yer şekillerinin kalıntıları olan, yükseltileri 20-50 m. Arasında değişen çok sayıda ada bulunmaktadır.
Göl suyu alkalin özelliktedir. Sazan, alabalık, çiçek balığı, gövce, sarıbalık ve tatlısu levreği gibi türler, su kaplumbağası ve yılanlar gölün faunasını oluşturmaktadır. Göl içerisindeki irili ufaklı adalar, su kuşlarının yuvalanmaları ve kuluçkalanmaları açısından önem teşkil ederler. Adalar, dalgıç türleri, kuğular, karabataklar, bazı balıkçıl türleri ve ördekler için kışlama ve kuluçka alanlarıdır.
Milli parkın orman formasyonunu ardıç, karaçam, göknar, sedir ve meşe türleri oluşturmaktadır. Ağaçlar yer yer göl kenarına kadar uzanarak Beyşehir Gölü’nün koylarını ve körfezlerini görsel açıdan eşsiz manzara güzelliklerine kavuştururlar.
Kilikya Bölgesi içerisinde yer alan ve kültürel kaynak değerleri bakımından da zengin olan yöre eski çağlarda Hitit, Pers egemenliğinde kalmış, Helenistik dönemde Bergama Krallığına bağlanmış; Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı İmparatorlukları döneminde iskan görmüş, en parlak çağını da Selçuklu döneminde yaşamıştır.
Üstün değerdeki peyzaj güzellikleri, göçmen kuşlar için iyi bir barınak olması, potansiyel göl sularına dayalı su sporlarına elverişli göl kıyılarının bulunması ile Selçuklu dönemine ait kültürel kaynaklar, milli parkın kaynak değerlerini oluşturmaktadır.
Görünecek Yerler : Yenişarbademli yakınlarında, göl kenarında ve 3 km. kadar açıktaki Kızkalesi adacığı üzerindeki kalıntılar, Kubadabad Sarayı harabeleri Selçuklu döneminin eserleridir.
Mevcut Hizmetler : Milli parkın yoğun ziyaret dönemi Mayıs-Ekim aylarıdır. Park, ziyaretçiler için günübirlik ve kamp yapma imkanlarını sunmaktadır.
Konaklama : Milli park yetkilerinin kontrolünde ve göstereceği yerlerde çadırla ve karavanla kamp yapılabilir. Ayrıca Beyşehir ilçesi de konaklama için uygundur.
FeYeZaN Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
  #3 (permalink) Alt 05-01-2008, 14:24
KüRRe-i Arz
 
FeYeZaN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

Tevekkeltü Alallah..!
 
Kayıt: 03.08.2007
Yaş: 23
Mesajlar: 2.883
Rep gücü: 19
Rep derecesi: FeYeZaN Bir Hareketlilik Söz Konusu SanırımFeYeZaN Bir Hareketlilik Söz Konusu SanırımFeYeZaN Bir Hareketlilik Söz Konusu SanırımFeYeZaN Bir Hareketlilik Söz Konusu SanırımFeYeZaN Bir Hareketlilik Söz Konusu SanırımFeYeZaN Bir Hareketlilik Söz Konusu SanırımFeYeZaN Bir Hareketlilik Söz Konusu Sanırım

 
İli : MANİSA
Adı : SPİL DAĞI MİLLİ PARKI
Kuruluşu : 1968
Alanı : 5.505 ha.
Konumu : Ege Bölgesi’nde, Manisa ili içindeki Spil Dağı üzerinde yer almaktadır.
Ulaşım : Manisa’dan 24 km’ lik bir karayolu ile ulaşılmaktadır.
Kaynak Değerleri :
Spil Dağı, Ege Bölgesi'nin doğu-batı uzantılı masiflerinden birisi olan Bozdağlar horstunun kuzey batı parçasını oluşturan önemli bir tektonik ve jeomorfolojik birimdir.
Kanyonlar, vadiler, inler, mağaralar, dolinler ve lapyalar gibi karstik oluşumlar yörenin jeolojik yapısından kaynaklanan ilgi çekici yer şekilleridir.
Çam, ardıç, kavak, ceviz, kızılağaç, karaağaç ve meşe ağaçlarından meydana gelen bölgenin zengin bitki türleri yanında, milli parkta bilimsel araştırmalarla belirlenen 20’den fazla endemik bitki türü bulunmaktadır. Osmanlı İmparator-luğu’nun bir devrine adını veren ve Avrupa ülkelerine de götürülen Manisa laleleri de milli parkta doğal olarak yetişmektedir.
Ayı, karaca, kurt, çakal, domuz, tilki, sansar, porsuk, dağ keçisi, akbaba, kartal ve sülün yörede yaşayan yaban hayvanlarıdır. Milli parkta sülün üretme istasyonu kurulmuştur.
Milli parkın tarihi ve mitolojik yönü de zengindir. Mitolojiye göre Spil Dağı’na adını veren, Zaman Tanrısı Kronos’un karısı Kybele’dir (Sipylene). Kybele bütün tanrıların, tanrıçaların olduğu gibi bitkilerin, hayvanların ve insanların bereket tanrıçasıdır. Bir diğer kaynağa göre de Frigya Kralı Menos’un kızı Sibel’in bu dağa atılarak vahşi hayvanlar tarafından büyütülmesinden dolayı dağa Spilos adı verilmiştir. Sonraları Kral, Tantal Kalesi’ni yaptırmış, kalenin bitmesi şerefine verdiği ziyafette oğlunu kurban ettiği için tanrılar tarafından cezalandırılmıştır. “Ağlayan Kaya” olarak bilinen yer ise, mitolojiye göre 14 çocuğunun Leto tarafından öldürülmesi sonucu çocuklarının ardından ağlayan Niobe’ye aittir.
Arazinin jeomorfolojik yapısı dağcılık, tracking ve atıcılık sporlarına uygundur. Atalanı mevkiinde halkın kamp ve günübirlik rekreasyon ihtiyaçları karşılanmaktadır.
Görünecek Yerler : Spil Dağı Milli Parkı değişik jeolojik oluşumlar, zengin flora ile tarihi ve mitolojik özelliklerin bir arada, doğal ve kültürel peyzajın en güzel örneklerinin sergilendiği bir sahadır. Ağlayan Kaya, Dulkadın mevkiindeki eskiden yerleşim yeri olarak kullanılan mağaralar ilgi çekici ve görülmesi gereken diğer özelliklerdir.


Milli parkın doğusunda 600 m. yüksekliğindeki kalkerlerin erimesi ile meydana gelmiş olan dolin gölü, içerisinde bol miktarda sülük barındırmasından dolayı Sülüklügöl olarak isimlendirilmekte ve doğal peyzajın en güzel örneklerinden birini sergilemektedir. Paşaini gibi suların kalker serilerinin altını eritip oymaları ile oluşan çok sayıda in bulunmaktadır. Ayrıca parkın yakınında sıcaklığı en az 21 C’ye kadar düşen bir ılıca da mevcuttur.
Mevcut Hizmetler : Park, bölge halkının rekreasyon ihtiyacını gidermektedir. Arazinin jeomorfolojik yapısı dağcılık sporuna uygundur. Aynı zamanda tracking (doğa yürüyüşleri) ve atıcılık sporları da yapılmaktadır. Milli parkın Atalanı mevkiinde düzenlenen günübirlik ve kamp alanı bölge halkının yaz-kış rekreasyon ihtiyacını büyük ölçüde karşılamaktadır.
Konaklama : Milli park içerisinde Milli Parklar ve Av-Yaban Hayatı Genel Müdürlüğü’ne ait bungalowlarda geceleme mümkündür.



İli : MUĞLA
Adı : MARMARİS MİLLİ PARKI
Kuruluşu : 1996
Alanı : 33.350 ha.
Konumu : Milli park alanı Muğla ili, Marmaris ilçesi sınırları içerisinde yer almaktadır.
Ulaşım : Milli park Muğla iline 60 km uzaklıkta olup, E550 ve E400 devlet karayolu ile ulaşım sağlanmaktadır. Ayrıca deniz yoluyla ulaşım imkanına da sahiptir.
Kaynak Değerleri :
Alanın jeolojik yapısı, peridodit ve kireçtaşları ile alüvyon ve yamaç molozlarından oluşmuştur. Sahanın kuzey-batısında mostra veren Kretase yaşlı mağmatik kayaların (peridodit) okside olması kızıl renkli görünümlere yol açmıştır. Kireçtaşları ise sahanın doğusunda geniş bir alanda mostra verirler. Kireçtaşı mostralarının batı kısmı tabakalı, doğu kısmı ise masif durumdadır.
Milli parkın orman formasyonunu kızılçam (Pinus brutia) oluşturmaktadır. Bununla birlikte endemik bir tür olan sığla ağacı (Liguidambar orientalis) sahanın belirli bölgelerinde yayılım gösterir. Sığla ağaçları derin, nemli ve ağır topraklı taban arazilerde yetişir. Vadi içerisinde ise kızılçam, meşe, çınar ve kızılağaç farklı, karışık ve etkileyici peyzaj değerlerini sunar. Ayrıca pırnal meşesi, kermes meşesi, yabani zeytin, kocayemiş, tesbih, sumak, keçiboynuzu, menengiç, zakkum ve defne gibi ağaçcık formlu Akdeniz bitkileri de milli parkta geniş bir yayılım gösterirler.
Milli park, yaban hayatı bakımından da oldukça zengindir. Özellikle Marmaris-Köyceğiz arasında bulunan ve nesli tükenmekte olan yaban keçilerinin yanı sıra ayı, karakulak, tilki, sincap, gelincik, porsuk, yaban domuzu, tavşan vb. memeli hayvanlara da rastlanılmaktadır.
Milli park sahasında; antik Physkos şehri (Marmaris), Amos (Hisarönü) şehri yer almakta olup, antik çağda bu bölge Karia Bölgesi olarak tanımlanmaktadır. Burada Rhodos kolonisi izleri görülmektedir. Amos’da bir tiyatro, tapınak ve bazı heykel kaidelerine rastlanılmaktadır. Bir Karia kenti olan Amos’un etrafı aynı dönemden kalma bir sur duvarı ile çevrilidir. Physkos (Physeus) antik kentinde ise Hellenistik çağda inşa edilmiş sur duvarları yer alır.
Görünecek Yerler : Bakir kıyılar, bitki ve hayvan topluluğu açısından zenginliği ile başta Cennet Adası ve diğer adalar görülmeye değerdir. Arkeolojik Physkos şehri, Amos şehri kalıntıları ve doğal peyzajın en güzel örneklerini ziyaretçilerin görmesi mümkündür.
Mevcut Hizmetler : Yöreye gelen ve doğa içerisinde bulunmaktan zevk duyan ziyaretçiler için sahil boylarında günübirlik ve kamp alanları mevcuttur. Marmaris, İçmeler yerleşim alanları tatil bölgesi milli parkın ziyaretçilerine konaklama imkanı sunmaktadır.



İli : MUĞLA
Adı : SAKLIKENT MİLLİ PARKI
Kuruluşu : 1996
Alanı : 12.390 ha.
Konumu : Muğla ili, Fethiye ilçesi ile Antalya ili, Kaş ilçesi sınırları içerisinde, Eşen Çayı’nın bir kolu üzerinde yer almaktadır.
Ulaşım : Saklıkent’e , güneyden Kalkan- Yeşilova yol ayrımından Palamut köyü yolu ile kuzeyden ise Kemer yolu ile ulaşılmaktadır.
Kaynak Değerleri :
Milli parkın ana kaynak değerlerini, 1000-1100 m. yükseklikte ve oldukça dik vadi yamaçlarına sahip Saklıkent Kanyonu oluşturmaktadır. Kanyon iki havza arasında uzanan Antesedan bir özellik sunmaktadır.
Yöredeki irili ufaklı kanyonların meydana gelmesinde tektonik emarelerin yanında, karst oluşumunun da önemli rol oynadığı görülmektedir. Özellikle Saklıkent Kanyonu içerisinde, bazı kesimlerin, karstik tünellerin çökmesi sonucu, kanyonun oluşumuna katkıda bulunduğu gözlenmektedir. Bu tür yerler vadi yamaçlarının birbirine doğru hafif ters şekilde eğimlendikleri ve tabanda önemli oranda enkaz deposunun varlığı ile vadinin diğer kesimlerinden ayrılırlar.
Yöre tektonik kontrollü bir jeomorfolojik gelişime sahip olup, özellikle düşey yönlü tektonizma Saklıkent Kanyonu’nda gelişme seyrini etkilemiş ve bugünkü görünümünü almasında litolojik yapıya önemli ölçüde yardımcı olmuştur.
Milli park alanında orman formasyonu kızılçam (Pinus brutia), karaçam (Pinus nigra) ve sedirden (Cetrus libani) meydana gelmektedir. Bunlar sahadaki jeomorfolojik basamakların bulunduğu yükseltiye göre sırasıyla maki, kızılçam, karaçam ve sedir şeklinde sıralanmaktadır. Kanyon girişine yakın kesimlerde kızılçam yaygınlık gösterirken, özellikle milli parkın güneydoğu kesiminde 1000 m’ nin üzerindeki zonlarda karaçam, Dumanlıdağ ve yakın çevresinde ise anıt niteliğin deki sedirler etkileyici görüntüler oluşturur. Ayrıca Aktar Yaylası’nın güneydoğu kesimi, soğanlı bitkilerin (Sıklamenlerin) endemik olarak yerleştikleri ve yetiştikleri sahadır.
Görünecek Yerler : Milli parka adını veren ve ziyaretçileri vahşi yapısıyla dikkat çeken Saklıkent Kanyonu görülmeye değer bir yerdir. Ayrıca milli parkın yüksek rakımlı bölgelerinde yer alan yayla gelişimleri, hem sosyo-kültürel yaşam şekilleri, hem de doğal güzellikleri ile ziyaretçilere doğanın sunduğu eşsiz değerleri oluştururlar. Dumanlıdağ mevkii gerek anıt niteliğindeki sedir ağaçlarının etkisini bırakması, gerekse denize açılan etkileyici manzara seyir noktası olması sebebiyle ziyaretçilerin mutlak uğraması gerekli noktalardandır.
Mevcut Hizmetler :
Konaklama : Fethiye ile Kaş’da konaklama yapılabilir. Milli park alanında yer alan yayla yerleşimlerinde ise yetkililerle görüşmeler yapılarak konaklama sağlanabilir. Ayrıca milli park mahalli teşkilatının uygun gördüğü sahalarda geçici olarak çadır ve karavanla konaklama yapılabilir.



İli : NEVŞEHİR
Adı : GÖREME TARİHİ MİLLİ PARKI
Kuruluşu : 1986
Alanı : 9.572 ha.
Konumu : İç Anadolu Bölgesi’nde, Nevşehir ili sınırları içerisinde yer almaktadır.
Ulaşım : Milli parka; Ankara-Adana karayolu ile Aksaray’dan doğuya gidilerek ulaşılır. Kayseri’den ise Avanos ve Ürgüp yolu ile gidilir.
Kaynak Değerleri :
Milli park, Orta Anadolu’nun Aksaray’daki Hasan Dağı ile Kayseri’deki Erciyes Dağı volkanik bölgesinde yer almaktadır. Miosen devrindeki bazalt lavları ile Pliosen devrindeki lavlar ve etrafı kaplayan volkanik küller Erciyes yanardağı tarafından meydana getirilmiştir. Pliosen devri sonları ile Pleistosen devri başlarında bazaltlı lavlar, kül yataklarının bazı bölgelerine doğru akmışlardır. Koruyucu bazalt örtüsüne sahip volkanik kül formasyonları, üstlerindeki birikintilerin ağırlığı ile katılaşmışlar, meydana gelen bu formasyonlar su ve rüzgar gibi dış kuvvetlerle kolaylıkla aşınmışlardır ve bunun sonucunda da peribacaları oluşmuştur. Saha; su ve rüzgar erozyonu ile oluşan bu yer şekillerinin meydana getirdiği ilginç manzara yapısına ve birçok endemik bitki türüne sahiptir.
Alan; volkanik tüften oluşmuş ilgi çekici manzara yapısı içerisinde Bizans kilise mimarisi ve dinsel sanat tarihinden önemli bir devri sergilemektedir. Bölgenin özelliklerinden dolayı burada yaşayanlar savaşların etkilerinden, merkezi idarenin otoritesinden uzak kalmayı başarabilmişlerdir. Ana ulaşım yollarına uzaklığı ve engebeli bir alan olması, gizlenmek isteyen veya dini inzivaya çekilenler için uygun korunma yeri olmuştur. Manastır hayatı 3. yüzyıl sonları ile 4. yüzyıl başlarında başlamış ve hızla yayılmıştır. Manastırlar, kiliseler, şapeller, yemekhaneler ve keşiş hücreleri, depo ve şarap yapım yerleri bulunan mekanlar oyulmuş, duvar resimleri ile süslenmiştir.
Ayrıca saha içerisinde Ürgüp, Göreme, Çavuşini, Uçhisar, Ortahisar yerleşimleri; Göreme yöresinin geçmişteki kültürüne uygun tarım ve köy hayatını yansıtan tarihi ve doğal bütünlüğü sağlayan sahaları oluşturmaktadır.
Göreme’nin eşsiz jeomorfolojik oluşumu, estetik manzara yapısının görsel değeri ile tarihi ve etnografik yapısı milli parkın kaynak zenginliğini meydana getirmektedir.
Görünecek Yerler : Göreme Ören Yeri, Zelve Ören Yeri, Çavuşini Kilisesi, Ürgüp Müzesi, volkanik tüften oluşmuş ilgi çekici manzara yapısını oluşturan peribacaları ve peribacalarını oyarak yapılan kilise, şapel ve benzeri mekanlar başta görülmesi gereken yerlerdir.
Ayrıca Ürgüp, Göreme, Uçhisar, Çavuşini ve Ortahisar yerleşimleri, yerel şarap yapım yerleri, güvercinlikler, ilginç kaya oyma mekanları, depoları ve vadiler Göreme yöresinin geçmişteki kültürüne uygun tarım ve köy (kırsal) hayatını yansıtan yerleşimler olması nedeniyle ziyaretçilerin ilgisini çekecek niteliktedir.
Mevcut Hizmetler : Milli park içerisinde, doğal ve kültürel kaynak değerlerinin farklı bir yaklaşımla gezilebilmesi amacıyla belli yaya yürüyüş patikaları mevcuttur. Sahada içerisinde yöre insanının peri bacaları içerisinde oluşturduğu büfelerde yeme-içme, sergilerde de ziyaretçilere el sanatlarını görme imkanı sunulmaktadır. Milli Parklar Genel Müdürlüğü’ne ait idare ve ziyaretçi binası olarak “ Göreme evi” adlı bir tesis de mevcuttur.
Milli park için en uygun ziyaret dönemi 15 Mart-15 Kasım arasıdır.
Konaklama : Ziyaretçiler milli park içerisinde ve yakınındaki yerleşim yerlerindeki (Ürgüp, Göreme, Ortahisar, Uçhisar, Avanos’ta) çok sayıdaki otel ve pansiyonlarda konaklayabilir.



İli : NİĞDE
Adı : ALADAĞLAR MİLLİ PARKI
Kuruluşu : 1995
Alanı : 54.524 ha.
Konumu : Niğde, Kayseri ve Adana illeri sınırları içerisindedir.
Ulaşım :