| | Ahzâb:59:"Ey Peygamber! Hanimlarina, kizlarina ve mü'minlerin hanimlarina söyle, evlerinden çiktiklarinda üzerlerine cilbaplarini alsinlar. " BU ASRA KADAR KADINLAR ÇARŞAFLIYDI:
Hem bin seneden beri çarşaf altında bulunan muhadderat-ı İslâmiye şimdi de ÇARŞAFLARINI muhafaza ediyorlar. Avrupa gibi ekseriyeti açık-saçık olmadıklarını gösteriyorlar. Bu risale, hükûmetin kanunuyla muaraza etmiyor.
Hem, "tesettür aleyhinde olanların yüzüne şamar vurmak" fıkrası ise, o zaman payitaht olan İstanbul'da bana haber verilen bir vukuat münasebetiyle, Abdullah Cevdet gibilerin yüzüne havaledir. (Tarihçe-i Hayat, E.Şehir Hayatı)
GÖrüyoruz ki bu asra kadar müminelerimiz çarşaf altındaydı. Ne varki bu asrın başında başgösteren kılık kıyafetlerdeki değişiklik ve kadınlarımızdaki moda tutkusu hakikati arka plana atmayı başarmıştır.
Elhasıl: Nasıl ki kadınlar kahramanlıkta, ihlâsta, şefkat itibarıyla erkeklere benzemedikleri gibi, erkekler de o kahramanlıkta onlara yetişemiyorlar. Öyle de, o mâsum hanımlar dahi, sefahette hiçbir vecihle erkeklere yetişemezler. Onun için, fıtratlarıyla ve zayıf hilkatleriyle nâmahremlerden şiddetli korkarlar ve ÇARŞAF altında saklanmaya kendilerini mecbur bilirler. (24.Lema, 2.Nükte)
KADININ KALESİ:
Hem kadınlarda ecnebî erkeklere karşı, fıtraten korkaklık, tahavvüf var. Tahavvüf ise, fıtraten, tesettürü iktiza ediyor. Çünkü, sekiz dokuz dakika bir zevki cidden acılaştıracak sekiz dokuz ay ağır bir veled yükünü zahmetle çekmekle beraber, hâmisiz bir veledin terbiyesiyle, sekiz dokuz sene, o sekiz dokuz dakika gayr-ı meşru zevkin belâsını çekmek ihtimali var. Ve kesretle vâki olduğundan, cidden şiddetle nâmahremlerden fıtratı korkar ve cibilliyeti sakınmak ister. Ve tesettürle, nâmahremin iştahını açmamak ve tecavüzüne meydan vermemek, zayıf hilkati emreder ve kuvvetli ihtar eder. VE SİPERİ VE KALESİ, ÇARŞAFI OLDUĞU GÖSTERİYOR. Mesmûâtıma göre, merkez ve payitaht-ı hükûmette, çarşı içinde, gündüzde, ahalinin gözleri önünde, gayet âdi bir kundura boyacısı, dünyaca rütbeten büyük bir adamın açık bacaklı karısına bilfiil sarkıntılık etmesi, tesettür aleyhinde olanların hayâsız yüzlerine bir şamar vuruyor! (24.LEMA, 1.HİKMET)
KADININ SİPERİ VE KALESİ, ÇARŞAFI OLDUĞU GÖSTERİYOR kelamıyla kadınlar AHzap suresinde beyan edilen çarşafı giymek zorundadır ki hem kendini hemde ümmetin erkeklerinin hissiyatına zarar vermesin
Tesettür, kadinlar için fitrîdir ve fitratlari iktiza ediyor. Çünkü kadinlar hilkaten zayif ve nazik olduklarindan, kendilerini ve hayatindan ziyade sevdigi yavrularini himaye edecek bir erkegin himaye ve yardimina muhtaç bulundugundan, kendini sevdirmek ve nefret ettirmemek ve istiskale mâruz kalmamak için fitrî bir meyli var.Hem kadinlarin on adetten alti yedisi, ya ihtiyardir, ya çirkindir ki, ihtiyarligini ve çirkinligini herkese göstermek istemezler. Ya kiskançtir, kendinden daha güzellere nisbeten çirkin düsmemek veya tecavüzden ve ittihamdan korkar; taarruza mâruz kalmamak ve kocasi nazarinda hiyanetle müttehem olmamak için, fitraten tesettür isterler. Hattâ dikkat edilse, en ziyade kendini saklayan, ihtiyarlardir. Ve on adetten ancak iki üç tanesi bulunabilir ki, hem genç olsun, hem güzel olsun, hem kendini göstermekten sikilmasin.Malûmdur ki, insan sevmedigi ve istiskal ettigi adamlarin nazarindan sikilir, müteessir olur. Elbette açik saçiklik kiyafetine giren güzel bir kadin, bakmasina hoslandigi nâmahrem erkeklerden onda iki üçü varsa, yedi sekizinden istiskal eder. Hem tefahhus ve tefessüh etmeyen bir güzel kadin, nazik ve serîütteessür oldugundan, maddeten tesiri tecrübe edilen, belki semlendiren pis nazarlardan elbette sikilir. Hattâ isitiyoruz, açik saçiklik yeri olan Avrupa'da çok kadinlar, bu dikkat-i nazardan sikilarak, "Bu alçaklar bizi göz hapsine alip sikiyorlar" diye polislere sekvâ ediyorlar. Demek, medeniyetin ref-i tesettürü hilâf-i fitrattir. Kur'ân'in tesettür emri fitrî olmakla beraber, o maden-i sefkat ve kiymettar birer refika-i ebediye olabilen kadinlari, tesettür ile sukuttan, zilletten ve mânevî esaretten ve sefaletten kurtariyor.
(24.LEMA, 1.HİKMET)
Daha fazlası için Lemalar adlı eserinde 24. Lemada olması lazım...
Hadis kısmına gelince bu hadisler dikkatle okunursa kafalarını sadece bağlayan ve çeşitli bağlama tarzlarıyla kendilerince tesettürü ifa edenlerle alakalıdır.. ben o hadisleri inşallah yazıyorum:
Peygamberimiz buyurdu ki:
" CEHENNEMDEN 2 SINIF İNSAN VARDIR Kİ, YÜZLERİNİ GÖRMEYECEĞİM:
1- Zalim hüküm sahiplerine işaret ederek ellerindeki sığır kuyruğu gibi kamçılarla insanları döverler.
2- Bir kısım insanlardır ki, ONLAR GİYİNİK FAKAT ÇIPLAKTIRLAR. SALLANARAK YÜRÜRLER VE BAŞLARI DEVE HÖRGÜCÜ GİBİDİR. ONLAR CENNETE GİREMEYECEKLERİ GİBİ KOKUSUNUDA ALAMAYACAKLAR.(Müslim, Cennet 53, (2857), 52, (2128).)
Peygamberimiz buyurdu ki:
" Ümmetimin son zamanlarında açık ve çıplak kadınlar olacaktır. Onlar cehennem ehlindendirler.Onların başlarındaki saçlarının kıvrımları deve hörgücü gibi olacaktır. Onları lanetleyin, zira onlar lanetlenmiştir.(HADİS-İ ŞERİF)
İnsanlara bir zaman gelir ki Kuran-ı Kerim bir vadide, insanlar başka bir vadide olurlar.
Son Zamanlarla İlgili Hadisler, s. 23
alıntılar..... | |