Tasavvuf Yolu - Herşeyde biraz 2de1



Dini Konular İnanca dair herşey bu forumda konuşuluyor.

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1 (permalink) Alt 22-12-2006, 00:20
Kendini aşan 2de1'ci
 
Raid_IRON - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

Strangers
 
Kayıt: 21.04.2006
Yaş: 23
Mesajlar: 2.963
Rep gücü: 15
Rep derecesi: Raid_IRON Daha Yolun Başında

Tasavvuf Yolu

 
KALPLERİN GIDASI VE YOLCUNUN AZIĞI

Her mü’mine her hal-u karda üç şey lazımdır: Tutacağı emirler, kaçınacağı yasaklar ve razı olacağı kaderidir. Hemen hemen hiçbir mü’min bu üç halin dışında kalamaz. Bunlar, onun kalbinden çıkmamalı, içinde hep bunlar fısıldamalı. Aza ve cevarihleri (organları) ile bunları yerine getirmelidir.


ÖZENECEK ŞEYLER AMELLE ELDE EDİLİR

Şeyh Abdülkadir-i Geylani (r.a.) Hazretleri buyurdu ki: ALLAH’ın yoluna tabi olun, bid’at işlemeyin. ALLAH’a tabi olun, emrinin dışına çıkmayın. ALLAH’ı bir bilin, O’na şirk koşmayın. Hakk’ı sübhan (kusursuz) bilin, O’nu itham etmeyin. O’ndan isteyin, usanmayın. Rahmetini bekleyin, umun, şüphe etmeyin. Sabredin, telaş etmeyin. Ayağınızı sağlam basın kaçmayın. Kardeş olun, düşman olmayın. ALLAH’a itaatte birleşin, ayrılmayın. Birbirinize muhabbet besleyin, nefret etmeyin. Günahlardan arının, kirlenmeyin, bulaşmayın. Rabbinize itaatle süslenin. Mevlanızın kapısından ayrılmayın. Hep O’na yönelin, O’na arkanızı dönmeyin. Tövbe edin, geciktirmeyin. Gece gündüz Rabbinize özür dileyin, usanmayın.

O zaman umulur ki ALLAH’ın merhametine nail olur, mutlu olursunuz. Cehennemden uzaklaştırılır, cennete girdirilirsiniz. ALLAH’a vasıl olur, selamet yurdu olan cennete girer, nimet ve hurileriyle zevk sürersiniz. Orada ebedi kalırsınız. Nimetlere gark olursunuz. Hurilerle, türlü türlü nimetlerle, ilahi nağmelerle haz alırsınız. Enbiyaların, sıddıkların, şehitlerin ve salihlerin derecelerine yükselirsiniz.



İBTİLA (MUSİBETLER) İLE RUHLAR AYRILIR, BASİRET GÖZLERİ AÇILIR

Şeyh Abdülkadir-i Geylani (r.a.) Hazretleri buyurdu ki: Bir mü’min bir beleya mübtela olursa, onu kendisi haletmek için içinden düşünür. Eğer ondan kurtulamazsa, sultan gibi, mevki sahipleri gibi, doktorlar gibi başkalarından yardım arar. Bundan da çare bulamazsa, o zaman döner ALLAH Teala’ya tazarru ve niyaz eder, ağlar sızlar. Kendisi hallettiği sürece başka insanlara gitmez. İnsanlardan yardım görmediği sürece ALLAH Teala’ya baş vurur. ALLAH’tan yardım görmediği zaman kendini ALLAH’ın önüne atar; devamlı ister, tazarru ve dua eder, ağlar, fakirliğini dile getirir. O’ndan korkar, O’na umut bağlar.

ALLAH duasını kabul etmez de cevap vermezse, bütün imkanları tükenir. İşte o zaman kader devreye girer, yapacağını yapar. Kulun, bütün sebep ve ve imkanları yok olur, sırf ruh halini alır (ruh kesilir). Artık ALLAH’ın fiilinden başka bir şey görmez. Yakini artar, ister istemez mü’min-i muvahhid olur. Hakikatte ALLAH’tan başka bir şey yapan olmadığına kesin kanaat getirir. Yapanın, çatanın ALLAH olduğunu, hayr ve şerrin O’ndan geldiğini görür. Zarar ve ziyan O’ndan olduğunu bilir. Artık vermek, vermemek, rızk kapılarını açmak, açmamak, ölüm ve hayat, izzet ve zıllet, zenginlik ve fakirliğin ALLAH’ın elinde olduğuna inanır.

O zaman sütannenin kucağındaki bir çocuk, ölü yıkayıcısının elinde ölü ve polo oyuncusunun elindeki top gibi olur. Evirenin çevirenin, var ve yok edenin ALLAH olduğunu; O’ndan başka ne kendisinde ne başkasında güç olmadığını görür. Kendisinden geçer, kendisini Mevlasına teslim eder. Mevlasından başkasını ve fiilini görmez. O’ndan başkasından istemez, başkasını düşünüp anlamaz.

Eğer görürse ALLAH’ın işini görür, işitir ve bilirse, ALLAH’ın kelamını işitir ve ilmini bilir. ALLAH’ın nimetiyle haz duyar ve O’na yaklaştığı için mutlu olur. O’nun yaklaştırması ile zinetlenir ve şeref duyar. O’nun va’di ile rahatlar ve sükunete erer. O’nunla huzur bulur. O’nun sözüne alışır, diğerlerinkinden kaçar ve ürker. O’nun zikrine sığınır, O’na (celle celalüh) güvenir, O’na tevekkül eder. O’nun marifet nuru ile yolunu bulur, kalbi hikmetle aydınlanır. O’nun gizli ilimlerine muttali olur, kudret sırlarından haberdar olur. Duyduğunu O’ndan duyar ve kavrar. Sonra da bunlara hamd-ü sena eder, şükür ve dua eder.



ŞEHVETİNİ SÖNDÜR; YOKSA YANARSIN

Şeyh Abdülkadir-i Geylani (r.a.) Hazretleri buyurdu ki: Fakir olduğun halde içine evlilik isteği düşer de masrafını karşılayamadığın için sabredersen, ALLAH’tan içinden bu duyguyu atmasını beklersen sana yardım eder, seni masraf külfetinden kurtarır, yahutta sana seni dünyada bu ağır yükün altından kurtaracak ve ahirette de sormayacağı imkanlar verir.

Bunlara sabrettiğin ve taksimine razı olduğun için ALLAH sana şükredici sıfatını verir. Korunmanı ve gücünü artırır. Eğer bu senin kısmetin ise onu sana bolluk ve rahatlıkla gönderir, sabır da şükre dönüşür. Çünki Cenab-ı ALLAH şükredenlere bol vereceğini vadetmiş ve: “Eğer şükrederseniz nimetimi artırırım.” demiştir. (İbrahim Suresi 14/7) Eğer o şey kısmetin değilse, nefsin istese de istemese de onu gönlünden söker atar.

Öyle ise sabra sarıl, hevana muhalefet et. Emrine itaat et, kazaya razı ol. Böylelikle ALLAH’ın lütfunu ve sevgisini ümid et. ALLAH Teala: ”Sabradenlere mükafatları hesapsız verilir.” buyurmuştur. (Zümer Suresi, 39/10)



NİMETLE MEŞGUL OLUP SAHİBİNİ UNUTMA

Şeyh Abdülkadir-i Geylani (r.a.) Hazretleri buyurdu ki: ALLAH sana mal verir de onunla meşgul olarak Ona itaati unutursan, onu dünya ve ahirette kendisine perde yapar, çoğu zaman da onu elinden çeker alır, seni tökezletir, fakir kılar. Nimetle meşgul olup nimeti vereni unuttuğun için seni cezalandırır. Eğer mala takılmaz da ALLAH’ itaatle meşgul olursan onu sana bağışlar; bir habbesini dahi eksiltmez. Mal senin hizmetçin, sen de Mevla’nın hizmetçisi olursun. Dünya nazlı, ahirette ikramlı ve hoş yaşarsın. Sıddıklar, şehidler ve salihlerle beraber me’va cennetine dahil olursun.


HAYIR ALLAH’IN DİLEDİĞİ ŞEYDİR

Şeyh Abdülkadir-i Geylani (r.a.) Hazretleri buyurdu ki: Ne nimeti celbetmeyi ne de belayı defetmeyi düşün. Eğer nimet kısmetin ise, hoşlansan da hoşlanmasan da eline ulaşır. Bela da başına gelecek ise hoşlansan da def’i için dua etsen de, yehut ALLAH’ın rızası için sabretsen de mutlaka başına gelir. Bunları bırak herşeyde ALLAH’a teslim ol; o zaman senin adına kendi yapar.

Eğer nimete kavuşursan şükürle meşgul ol; eğer belaya düçar olursan sabret, yahut sabretmeye çalış. ALLAH’ın takdirine uymaya, ona razı olmaya gayret et. Nimet yahut mahrumiyetten hangisi olursa ona razı ol. Sana hangi hali layık görmüşse onu kabul et. Sen o hallerden intikal edecek, ALLAH’ın yolunda menziller katedeceksin. ALLAH sana kendisine itaat etmeni, O’nun tarafını tutmanı emretmiştir. Çölleri ve yabanı O’nunla geçip makamata varacaksın. Refik-i A’laya (en yüce dosta) vasıl olacaksın. O zaman önden giden ve ileri geçen sıddıklar, şehitler ve salihler makamına konacaksın. Bu makam ise Yüceler Yücesine yakın bir makamdır. Orada oraya senden önce varanlar, O’na yaklaşanların makamlarını müşahade edeceksin. O’nun yanında büyük zerafeti, neşeyi, emniyeti, ikramı ve nimetleri bol bol göreceksin.

Bırak bela kapını çalsın, onu serbest bırak. Dua ederek yüzüne durma. Gelmesinden, yaklaşmasından endişelenme. Onun ateşi cehennem ateşinden daha sıcak değildir. Yaratıkların en hayırlısı, yerlerin taşıdığı ve göklerin gölgelendirdiği en hayırlı insan Muhammed Mustafa (s.a.v.) buyurmuştur ki: “Cehennemin ateşi mü’mine, geç ya mü’min, senin nurun benim ateşimi söndürüyor, diyecek.” Mü’minin cehennem ateşini söndüren o nuru dünyadaki yüzünün nuru değil midir? O nur idi ki ALLAH’a itaat edenle isyan eden ayrılır.

Bırak bu nur bela ateşini söndürsün; sabrın ve Mevla’ya itaatin soğukluğu başına gelen va sana yaklaşan o belanın yalın ateşini dindirsin.

Bela sana seni helak etmek için gelmemiş, fakat seni denemek; imanının sağlamlığını test etmek, yakinin temelini sağlamlaştırmak, ALLAH’tan korkarak içine müjde sevinci vermek için gelmiştir. ALLAH Teala şöyle buyurmuştur:
“Andolsun ki içinizden cihad edenlerle sabredenleri belirleyince ve haberlerini açıklayıncaya kadar sizi deneyeceğiz.” ( Muhammed Suresi 47/31)

Hak Tela’ya olan imanın sabitleşip de O’nun yaptıklarına tereddütsüz muvafakat edince, ki bunların hepsi ALLAH’ın tevfiki, lutfu ve ihsanı iledir, O’na sonsuza dek sabret, O’na uy ve O’na teslim ol. O’nun emrinin dışında, hiç bir hadiseden ne kendine, ne de başkasına bahsetme. Aziz ve celil olan ALLAH’ın emri gelince ona uy ve ona koş, yiğitleş, güçlen, hareket et; durma. Kadere ve ALLAH’ın işine bahane etme. Tam aksi emrini yerine getirmek için var gücünü harca. Eğer yapamazsan aziz ve celil olan Mevla’ya sığın, O’na yalvar. O’ndan özür dile. O’nun emrini yerine getiremediğinin sebebini araştır.

Taatiyle teşerrüf etmediğinin sebebi nedir? Belki de güzel dua edememen ve itaatinde su-i edep etmendir. Kendi güç ve kuvvetine güvenmen, ilmine mağrur olman, nefsini ve mahlukları araya sokmandır. O nedenle seni kapısından çevirmiş, seni itaat ve ibadetinden azletmiştir. O, neden muvaffakiyet imdadını senden kesmiş, güzel yüzünü senden çevirmiştir. Sana buğz etmiş ve sana darılmıştır. Bela, dünya, heva, istek ve temennilerinle seni oyalamıştır.

Bilmezmisin ki bunlar seni Mevla’dan alıkor, seni yaratanın ve terbiye edenin sana bunca nimet verip besleyenin gözünden düşürür.

ALLAH’tan gayrileri seni ALLAH’tan çevirmesin, ALLAH’tan başka her şey O’nun gayridir; gayrileri O’na tercih etme. Çünki seni kendisi için yaratmıştır. Nefsine yazık edip de başkalarıyla oyalanarak O’nun emrinden geri durma. Yoksa seni yakıtı insanlar ve taşlar olan cehennem ateşine atar da pişman olursun. Pişmanlık da fayda vermez. Özür dilersin, özrün kabul edilmez. Medet dilersin; medet etmez. Rızasını talep edersin; talebin kabul olunmaz. Geçmişi telafi etmek ve durumunu düzeltmek için dünyaya dönmek istersin; dönemezsin.

Kendine merhamet et, acı. Mevla’na itaat etmek için sana verilen akıl, iman, marifet ve ilim gibi bütün imkanları kullan. Ta ki bunların nuru ile aydınlanasın, kader karanlıklarını yarasın. ALLAH’ın emir ve yasaklarına sarıl. ALLAH’ın yolunda bunlarla yürü. Bunlardan başka ne varsa seni yaratan ve inşa eden Mevla’na teslim et. Seni topraktan yaratıp besleyen, sonra yeniden yaratan, en sonunda da seni eliyüzü düzgün bir adam yapan Mevla’na nankörlük etme. O’nun emrinden başka bir şey isteme, O’nun yasağından başka bir şeyden ikrah etme.

Dünya ve ahiretten bu kadar muratla yetin. Dünya ve ahirette bu mekruhları kerih gör. Ne kadar istenen şey varsa bu murattan dolayı istenmiş, ne kadar kerih görülen şey varsa o mekruhtan ötürü kerih görülmüştür.
Sen O’nun emrinde olursan, kainat da senin emrinde olur. O’nun mekruh gördüğü şeyleri sen de kerih görürsen, nerede olursan ol ve nerede konaklarsan konakla bütün kötülükler senden kaçar.

ALLAH Teala eski kitapların birinde şöyle demiştir: “Ey Ademoğlu, ben ALLAH’ım, Ben’den başka ilah yoktur. Bir şeye ol derim, oluverir. Bana itaat et ki, sana da bir şeye ol dediğin zaman oldurma gücü vereyim.” Aziz ve Celil olan ALLAH hadis-i kudside şöyle buyurmuştur: Ey dünya, kim bana hizmet ederse, sen de ona hizmet et. Kim de sana hizmet ederse onu yor! Bana hizmet edene hizmet et; sana hizmet edeni hizmetlerinde kullan.

ALLAH’ın emirlerinde kulağını aç ve hızlan, yasaklarda hep geri dur, kaderde ölü ve fani gibi ol.
Bu şurupları iç, bu ilaçlarla tedavi ol, bu gıdalarla beslen. Perhiz yap şifa bulursun. Günah hastalıklarından ve heva illetlerinden sağlığına kavuşursun; ALLAH’ın izniyle, inşaALLAH-u teala.



ALLAH’A TESLİM OL!

Şeyh Abdülkadir Geylanî -ks- hz.leri buyurdu ki:
Ne nimeti celp etmeyi ne de belayı defetmeyi düşün. Eğer nimet kısmetin ise, hoşlansan da hoşlanmasan da eline ulaşır. Bela da başına gelecek ise hoşlansan da defi için dua etsen de veya ALLAH’ın rızası için sabretsen de mutlaka başına gelir. Bunları bırak, her şeyde ALLAH’a teslim ol; o zaman senin adına kendi yapar.

Eğer nimete kavuşursan, şükürle meşgul ol; eğer belaya düçar olursan, sabret veya sabretmeye çalış. ALLAH’ın takdirine uymaya, ona razı olmaya gayret et. Nimet veya mahrumiyetten hangisi olursa, ona razı ol. Sana hangi hali layık görmüşse onu kabul et.

Sen o hallerden geçecek, ALLAH’ın yolunda menziller kat edeceksin. ALLAH sana kendisine itaat etmeni, O’nun tarafını tutmanı emretmiştir. Çölleri ve yabanı O’nunla geçip makamata varacaksın. Refik-i a’laya -en yüce dosta- vasıl olacaksın. O zaman önden giden ve ileri geçen sıddıklar, şehitler ve salihler makamına konacaksın.

Bu makam ise Yüceler Yücesine yakın bir makamdır. Orada oraya senden önce varanların, O’na yaklaşanların makamlarını müşahade edeceksin. O’nun yanında büyük zerafeti, neşeyi, emniyeti, ikramı ve nimetleri bol bol göreceksin.



BIRAK BELA KAPINI ÇALSIN!

Bırak bela kapını çalsın, onu serbest bırak. Dua ederek yüzüne karşı durma. Gelmesinden, yaklaşmasından endişelenme. Onun ateşi cehennem ateşinden daha sıcak değildir. Yaratıkların en hayırlısı, yerlerin taşıdığı ve göklerin gölgelendirdiği en hayırlı insan, Muhammed Mustafa -sav- buyurmuştur ki:

“Cehennemin ateşi mümine, geç ya mümin, senin nurun benim ateşimi söndürüyor, diyecek.” Müminin cehennem ateşini söndüren o nuru, dünyadaki yüzünün nuru değil midir? O nur idi ki, ALLAH’a itaat edenle isyan eden ayrılır.

Bırak bu nur bela ateşini söndürsün; sabrın ve Mevla’ya itaatin soğukluğu, başına gelen ve sana yaklaşan o belanın yalın ateşini dindirsin.

Bela sana, seni helak etmek için gelmemiş, fakat seni denemek; imanının sağlamlığını test etmek, yakinin temelini sağlamlaştırmak, ALLAH’tan korkarak içine müjde sevinci vermek için gelmiştir. ALLAH Teala şöyle buyurmuştur:
“And olsun ki, içinizden cihad edenlerle, sabredenleri belirleyince ve haberlerini açıklayıncaya kadar sizi deneyeceğiz.” (Muhammed Suresi, 31)

Hak Tela’ya olan imanın sabitleşip de O’nun yaptıklarına tereddütsüz muvafakat edince -ki bunların hepsi ALLAH’ın tevfiki, lütfu ve ihsanı iledir- O’na sonsuza dek sabret, O’na uy ve O’na teslim ol. O’nun emrinin dışında, hiç bir hadiseden ne kendine, ne de başkasına bahsetme. Aziz ve Celil olan ALLAH’ın emri gelince, ona uy ve ona koş, yiğitleş, güçlen, hareket et; durma!

Kadere ve ALLAH’ın işine bahane arama. Tam aksine, emrini yerine getirmek için var gücünü harca! Eğer yapamazsan, Aziz ve Celil olan Mevla’ya sığın, O’na yalvar. O’ndan özür dile. O’nun emrini yerine getiremediğinin sebebini araştır.



ALLAH SANA NİÇİN YARDIM ETMİYOR?

Taatiyle şereflenemeyişinin sebebi nedir? Belki de güzel dua edememen ve itaatinde su-i edep etmendir, adaba riayetsizliğindir. Kendi güç ve kuvvetine güvenmen, ilmine mağrur olman, nefsini ve mahlukları araya sokmandır.
O nedenle seni kapısından çevirmiş, seni itaat ve ibadetinden azletmiştir. O, neden muvaffakiyet imdadını senden kesmiş, güzel yüzünü senden çevirmiştir. Sana buğz etmiş ve sana darılmıştır. Bela, dünya, heva, istek ve temennilerinle seni oyalamıştır.

Bilmez misin ki bunlar seni Mevla’dan alı kor, seni yaratanın ve terbiye edenin sana bunca nimet verip besleyenin gözünden düşürür.

ALLAH’tan gayrileri seni ALLAH’tan çevirmesin, ALLAH’tan başka her şey O’nun gayridir; gayrileri O’na tercih etme. Çünkü seni kendisi için yaratmıştır. Nefsine yazık edip de başkalarıyla oyalanarak O’nun emrinden geri durma. Yoksa seni yakıtı insanlar ve taşlar olan cehennem ateşine atar da pişman olursun!

Pişmanlık da fayda vermez. Özür dilersin, özrün kabul edilmez. Medet dilersin; medet etmez. Rızasını talep edersin; talebin kabul olunmaz. Geçmişi telafi etmek ve durumunu düzeltmek için dünyaya dönmek istersin, dönemezsin!

Kendine merhamet et, acı. Mevla’na itaat etmek için sana verilen akıl, iman, marifet ve ilim gibi bütün imkanları kullan. Ta ki, bunların nuru ile aydınlanasın, kader karanlıklarını yarasın. ALLAH’ın emir ve yasaklarına sarıl. ALLAH’ın yolunda bunlarla yürü. Bunlardan başka ne varsa, seni yaratan ve inşa eden Mevla’na teslim et.



NANKÖRLÜK ETME!

Seni topraktan yaratıp besleyen, sonra yeniden yaratan, en sonunda da seni eli yüzü düzgün bir adam yapan Mevla’na nankörlük etme! O’nun emrinden başka bir şey isteme, O’nun yasağından başka bir şeyden ikrah etme.

Dünya ve ahiretten bu kadar muratla yetin. Dünya ve ahirette bu mekruhları kerih, çirkin gör. Ne kadar istenen şey varsa, bu murattan dolayı istenmiş, ne kadar kerih görülen şey varsa o mekruhtan ötürü kerih görülmüştür.

Sen O’nun emrinde olursan, kainat da senin emrinde olur. O’nun mekruh gördüğü şeyleri sen de kerih görürsen, nerede olursan ol ve nerede konaklarsan konakla, bütün kötülükler senden kaçar.

ALLAH Teala eski kitapların birinde şöyle demiştir: “Ey Ademoğlu, ben ALLAH’ım, Ben’den başka ilah yoktur. Bir şeye ol derim, oluverir. Bana itaat et ki, sana da bir şeye ol dediğin zaman oldurma gücü vereyim.” Aziz ve Celil olan ALLAH hadis-i kudside şöyle buyurmuştur:
“Ey dünya, kim bana hizmet ederse, sen de ona hizmet et. Kim de sana hizmet ederse, onu yor! Bana hizmet edene hizmet et; sana hizmet edeni hizmetlerinde kullan.”

ALLAH’ın emirlerinde kulağını aç ve hızlan, yasaklarda hep geri dur, kader konusunda ölü ve fani gibi ol!
Bu şurupları iç, bu ilaçlarla tedavi ol, bu gıdalarla beslen. Perhiz yap, şifa bulursun. Günah hastalıklarından ve heva illetlerinden sağlığına kavuşursun; ALLAH’ın izniyle, inşALLAH-u teala.


SEYYİD ABDÜLKADİR GEYLANİ
Raid_IRON Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Raid_IRON için teşekkür edenler 4 kişi.
**Zerd@** (22-12-2006), ahSenTi (22-12-2006), mavi (28-12-2006), _P!nK_ (22-12-2006)
  #2 (permalink) Alt 22-12-2006, 01:17
Bölüm Moderatörü
 
ahSenTi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

Firari Endişeler..
 
Kayıt: 27.10.2006
Yaş: 19
Mesajlar: 5.453
Rep gücü: 18
Rep derecesi: ahSenTi Biraz daha dikkatli olaması gereken bir üye

 
HAYIR ALLAH’IN DİLEDİĞİ ŞEYDİR

sizin hayır gördüklerinizde şer şer gördüklerinizde ise hayır olabilir.. bunu diyen Rabbim.. Allah razı olsun..
ahSenTi Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
  #3 (permalink) Alt 22-12-2006, 01:19
Dest!na
 
_P!nK_ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

...HüzünLer GüzeLi...
 
Kayıt: 12.10.2006
Mesajlar: 3.123
Rep gücü: 15
Rep derecesi: _P!nK_ Yavaş Yavaş İlerliyor_P!nK_ Yavaş Yavaş İlerliyor

 
allah razı olsun arkadaşım...
_P!nK_ Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Kategori Cevaplar Son Mesaj
Cikis Yolu: Vesvesenin Çaresi Nedir? Vesveseden Çıkış Yolu Var mıdır? Vesvese? Philip İslami Download 6 23-09-2007 16:26
ölüm yolu DiLrUbA Fotoğrafçılık ve Resimler 8 30-10-2006 10:00
Tasavvuf Nedir ? Raid_IRON Dini Konular 2 28-09-2006 23:39
Tasavvuf edebiyatında ask !NC!PéR!S! Dini Konular 1 26-08-2006 02:26
Tasavvuf Edebiyatında Aşk @izci@ Dini Konular 0 24-07-2006 11:33


Bütün Zaman Ayarları WEZ +4 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 15:04 .

Powered by vBulletin Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO

Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
Herhangi bir konuda (şikayet, eleştiri, öneri, vb.) bizimle iletişime geçmek için tıklayın.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557 558 559 560 561 562 563 564 565 566 567 568 569 570 571 572 573 574 575 576 577 578 579 580 581 582 583 584 585 586 587 588 589 590 591 592 593 594 595 596 597 598 599 600 601 602 603 604 605 606 607 608 609 610 611 612 613 614 615 616 617 618 619 620 621 622 623 624 625 626 627 628 629 630 631 632 633 634 635 636 637 638 639 640 641 642 643 644 645 646 647 648 649 650 651 652 653 654 655 656 657 658 659 660 661 662 663 664 665 666 667 668 669 670 671 672 673 674 675 676 677 678 679 680 681 682 683 684 685 686 687 688 689 690 691 692 693 694 695 696 697 698 699 700 701 702 703 704 705 706 707 708 709 710 711 712 713 714 715 716 717 718 719 720