EYYÛB SULTAN (ra) - Herşeyde biraz 2de1



Hayat-üs Sahabe İslam Alimleri Evliyalar, Sahabeler ve Alimlerin hayat hikayeleri örnek davranışları hakkında tüm bilgiler..

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1 (permalink) Alt 04-09-2007, 06:00
Hırslı 2de1'ci
 
fatihk - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

((SELÂMETLE))
 
Kayıt: 27.07.2007
Yaş: 30
Mesajlar: 728
Rep gücü: 7
Rep derecesi: fatihk Biraz daha dikkatli olaması gereken bir üye

EYYÛB SULTAN (ra)

 
Eyyüp Sultan

Reşit HAYLAMAZ

'Yetişmez mi bu şehrin halkına bu nimeti Bârî
Habîb-i Ekrem'in yârî, Ebâ Eyyûbi'l-Ensârî'

Gönüller Sultanın'ın misafir olduğu bir gönle misafir olabilme iştiyakıyla bugün, bir nice Hak aşığı, gece-gündüz demeden, yakın-uzak bahanesine takılmadan ve kar-yağmur-çamur dinlemeden hemen her dem feyze koşuyor Eyüp açıklarında... Karanlığın koyuluğunda ışığa koşan kelebekler misali geceye sultanlık yapan daha başka gönüllerle senin huzurunda buluşup ayrı bir bayram yaşıyorlar. Mıknatıs misali bir caziben var ki, ruhlar bir kere etrafında tavafa başlayınca bedenler onların arkasına takılıp geliyor ve Kutlu Misafirin'le yaşadığın târifi imkansız vuslata benzer bir başka huzur yaşanıyor etrafında..!

Hani ya, mukaddes bir göçle Allah Rasûlü (sas) Medine'ye gelince, bir sevk-i ilâhiyle senin hâneni şereflendirmiş ve sende misafir kalmıştı. Heyecandan o gün kalbin yerinden çıkacak gibi olmuş, sevinçten kabın kabına sığmıyordu, sığamazdı. Nasıl sığabilirdi ki gelen, kevn ü mekânın sultanı, Allah'ın da Rasûlü'ydü. Evine geliyordu..! Hem bu geliş, bir anlık da değil, Mescid-i Nebevî yapılacağı ana kadar devam edecek bir misafirliğin başlangıcıydı. O'nun geldiği yerde yürekler, ayaklarının altına serilip gönüllerde bayramlar yaşanmaz mıydı hiç!? Arada bir gecelerimize misafir olduğunda çocuklar gibi sevinip kuşlar gibi uçuyor, yıllarca tadını unutamayıp en tatlı hatıralarımız olarak yâd etmiyor muyuz bugün!?

İlk defa adını, Medine'nin ilk muallimi Mus'ab İbn Umeyr'den dinlemiş ve evinin gülü Ümmü Eyyûb'la birlikte gönlünü O'na iki yıl önce açmıştın. Bu öyle bir açıştı ki, kavuşabilmek için yüreğinde tufanlar kopuyor, yanardağlar gibi sinen kabarıp iniyordu. Gönlündeki bu aşk ateşini, ikinci Akabe gecesinde yaşadığın bir vuslatla kısmen serinletebilmiştin. O gece, mübarek elini tutup, O'nu Medine'ye davet eden yetmiş kişinin arasında sen de vardın. Ve işte bugün O, buraya gelmiş ve ne lütuf ki, senin evini şenlendiriyordu. Artık bulmuştun ya, bir daha asla ayrılmayacaktın.

Rasûlullah (sas)'in alt kata yerleşmesine gönlün, hiç mi hiç razı olmadı, olamazdı. Defalarca yukarı davet ettin; kabul buyurmadı. Olacak ya, bir gece elin takılmış, su dolu testiyi kırmıştın. Etrafa su yayılmıştı. Alt kata, en üsttekinin üstüne dökülecek diye öyle titremiştin ki, damla damla takip ediyor ve dökülen suyu emsin diye üzerine yorgan-yastık ne buldunsa atıyordun.

Kararlıydın. Bunu vesile bilerek eşyalarını toparlayıp boşalttın hâneni ve yukarı davet ettin Kutlu Misafirin'i. Fiilî bir durum vardı ya, kabul buyurdu.

Az değil, yedi ay nefesini tuttun nefeslerini dinlemek, uykuyu unuttun gecelerindeki derinliği sezebilmek için..! Ne sırlar vardı kim bilir aranızda, giderken beraberinde götürdüğün..!

Medine'ye gelince, Muhâcirlerle Ensârı kaynaştırmak için bir kardeşlik tesis etmişti. Her Medine'li Ensâr, Mekke'den kopup gelen bir Muhâciri bağrına basıyor ve öz kardeşten öte, arada kopmaz bir bağ örülüyordu. Ne tevafuk ki, bu kardeşlikte sana düşen, Medine'nin ilk muallimi, senin de ilk rehber ve üstadın genç Mus'ab idi.

Evin öylesine şenlenmişti ki, bir tatlı su kaynağı gibi gelip gidenin, gidemeyip tekrar gelenin haddi hesabı yoktu. Artık orası sadece bir ev değil, aynı zamanda bir mekteb olmuştu. Allah Rasûlü (sas), fakirlerin karnını burada doyuruyor, ihtiyaç sahiplerinin derdine burada çare buluyordu. Hakka matıyye olmuştunuz ya, kimbilir O'nun duasında kaç defa adınız geçmiş, karıncalanmış ellerini nur yüzüyle buluşturduğu aydın gecelerinde kim bilir kaç defa yâd edilmiştiniz!?

Nihayet Mescid-i Nebevî ve hâne-i saadetlerinin inşası tamamlanmış ve artık ayrılma vakti gelmişti. Senin için, yedi aylık bir beraberlik yedi dakika gibi gelip geçivermiş ve sanki bitmesini asla arzu etmediğin tatlı bir rüyadan uyanıyor gibiydin. Gerçi bu, sadece bir mekân değiştirmeydi. Bir defa çekim alanına girmiştiniz ya, ayrılmanız da mümkün değildi. Ayrıca O, bir vefa insanıydı. Sonraki günlerde zaman zaman hânenize gelecek ve unutmadığını fiilen gösterip sizi evinizde ziyaret edecekti.

O'nunla birlikte Bedir'e katıldın, Uhud'da bulundun, Hendek'te Medine'yi müdafaa ettin. Hayber'den Huneyn'e, oradan da Mekke'nin fethine kadar, Kutlu Misafirin neredeyse sen de hep oradaydın.

Gün geldi vahye şahitlik ettin, kalemle onu ebedileştirmede ulvî bir vazife aldın. Yeri geldi, bir kalkan olup Rasûlullah (sas)'i korumayı kendine vazife bildin; sabahlara kadar çadırının önünden hiç ayrılmayıp nöbetler tuttun.

Devran dönüp, evinden ayrıldığı gibi bir gün aranızdan da ayrılınca, herkes gibi sen de yıkılmıştın. Gönlünün sahibiyle hemhâl olup dünya gözüyle endamını süzerek lâl ü güher sözlerine muhatap olmak, artık bir başka aleme kalmıştı. Kim bilir, ardından ne kadar ağladın ve nice ağıtlar yaktın!?

Ancak bu, köşene çekilmeni gerektirmiyordu. Bir defa bu yola baş koymuştun ya, köşene çekilmek şöyle dursun, bunu düşünmeyi bile döneklik kabul ediyor, yerinde duramıyordun, duramazdın. Şartlar ne olursa olsun, Allah için nerede bir hareket varsa, mutlaka sen de oradaydın. 'Ey mü'minler! ... hep birlikte seferber olunuz' şeklindeki ilâhî emir, dilinde sürekli tekrarlanan bir virdi zebândı.

Fırsat buldukça kabrinin başına gidiyor, içten içe gözyaşı döküyordun. Bir gün seni bu halde gören bir başka dostun, ikaz etmek istemiş ve Rasûlullah'ın sünnetinde böyle bir ağıtın yeri olmadığını söylemişti. Zaten, yüreğini yakan hasreti iliklerine kadar işlemiş ve kederden kıvrım kıvrımdın. Senin maksadın neydi ve ne ile itham ediliyordun? Mahzun bir eda ile ancak; 'Ben, bu mezar taşına değil, Rasûlullah'a geldim' diyebildin.

Ufkun o kadar engindi ki, günü birlik harekete hiç mi hiç prim vermedin. İlk hareketi almıştın ya, yerinde duramıyor, cepheden cepheye koşuyordun. Ebu Bekir'le beraber koştun hilafeti süresince; Ömer'den hiç ayrılmadın; Osman nereye gitmişse sen de oradaydın; Ali, fitnenin kaynadığı yerde Hakk'ı temsilin timsaliydi senin için ve O'nun yanında kalmayı yeğledin. Suriye'den Filistin'e, Mısır'dan Kıbrıs'a kadar gitmediğin yer kalmamıştı, doğru bildiğin Hak adına.

Cevâhir kadrini cevher fürûşân olan bilir derler ya, vefanın ne anlama geldiğini bilenler de yok değildi. Basra'ya geldiğinde, bir başka Peygamber âşığı İbn Abbas, halini anlamış ve evini de tahsis ederek seni içeri davet etmişti. 'Evde ne varsa hepsi senindir' diyor ve yemin vererek; 'Sen Rasûlullah'a nasıl davranıp cömertliğini ortaya koymuşsan o gün, bugün de ben sana öyle davranacağım' diye ahdini yeniliyordu. Yirmi binlik borcuna kırk binlik bir mukabeleyle karşılık verdi. İlâve olarak yirmi de köle vermişti emrine, hizmetini görsünler diye..!

Artık yaşlanmıştın. Ama yaşını öne sürerek arkada kalmayı hiç mi hiç düşünmüyordun. Yine bir hazırlık vardı ve Kutlu Misafiri'nin müjdesiyle düşecek bir kaleye, Kostantıniyye'ye gidilecekti. Yerinde durman mümkün müydü? Allah için bir hareket olur da sen geri durur muydun? Hem Allah Rasûlü (sas), orayı fetheden askeri tebcil edip kumandanına yahşi çekmemiş miydi? Duramazdın. Kılıncını kuşandın, torunlarının yardımıyla ve şehadete son bir iştiyakla yeniden yollara koyuldun.

Hâlin belîğ bir lisan, kırkında kırk bahane arayan bizlere ne veciz mesajlar sunuyor! Seksen küsurluk bir ömrü geride bırakmıştın ama baş-diş ağrısı demeden, yorgunluk nedir bilmeden hep O'nun yolunda ve sürekli yollardaydın.

Muhasara günlerce devam etmiş ve bir türlü neticeye gidilemiyordu. Surlardan kızgın yağlar dökülmesine, ok ve mancınıklarla mukabeleye rağmen Nebevî müjdeye ulaşabilme iştiyakıyla düşman saflarına delicesine dalanlar vardı.

Bu tablo karşısında cemaatten değişik seslerin yükseldiğini duydun. Bu şartlarda düşman saflarına hücum edenlerin yanlış yaptıklarını îma ile, 'Sübhanallah! Kendi eliyle kendini tehlikeye atıyor, olacak şey değil..!' gibi sözlerle İlâhî Beyan'daki bir âyete işaret edip sözde istişhâd ediyorlardı.


Duydukların karşısında tüylerin diken diken olmuştu. Ortada düzeltmen gereken bir yanlışlık vardı. Bekleyemezdin, hemen kalktın ve bir yanlışı, yanlışımızı düzeltme adına en gür sesinle haykırarak burada da üzerine düşen vazifeyi yerine getirdin:

'Ey insanlar! Sizler bu âyeti ne hakla böyle tevil ediyorsunuz? Bir defa bu âyet, Ensâr topluluğu olarak bizim hakkımızda indi. Zira, dine omuz veren insanların adedi artıp işler yoluna girdiği yerde bizler, aramızda oturarak, 'Biraz da mal ve mülkümüzle meşgül olup çoluk çocuğumuzla ilgilensek' diye düşünmeye başlamıştık ki, gelen bu ayetle adeta Allah (cc), kulağımızdan tuttu ve, 'Allah yolunda malınızı harcayın da, (kenara çekilmek suretiyle) kendi ellerinizle kendinizi tehlikeye atmayın.' diye bizi ikaz etti. Zira esas tehlike, dünyanın cazibesine kapılarak mal ve mülkün arasına dalıp kenarda kalmayı yeğlemek ve netice itibariyle mal ve canımızla Allah yolunda koşturmaktan geri durmamızdı.'

Bugün, işimize gelmediği veya nefsimize hoş gelen yerde nice tevil ve yorumla ortalığı sulandırıp, kenara çekilme adına onca bahane arayışımıza mukabil, Mesih nefesli benzeri ikazlara ne kadar ihtiyacımız var, bir bilsen..!

Savaştı ya, sen de yaralanmıştın. Uzanıp yatırıldığın yerde artık ebedî yolculuk vaktinin geldiğini düşlüyordun. Evet, sevgiline, O'nun ebedi sevgisine kavuşacaktın.. hem de O'nun için çıktığın bir yolculukta bir vuslattı bu... Akabe'ye giderken hissettiğin heyecanın birkaç mislini duyuyor ve ayrı bir iştiyakla o anı bekliyordun. Elbette senin için bundan daha büyük bahtiyarlık olamazdı. Ancak kalbin biraz buruktu. Zira, nihayetinde bir vuslat olsa da, anlaşılan o ki, müjdeyi yaşayamadan gidecektin ve kalbini, tatlı bir hüzün halinde bunun üzüntüsü sarmıştı..!

Bir ara, torunun yaşındaki komutanın Muaviye'nin oğlu Yezid yanına geldi ve bir ihtiyacın olup olmadığını sordu.

Evet, senin de bir ihtiyacın vardı. Dünya gözüyle surları geçip o kutlu müjdenin tahakkukunu görememiştin ya, en azından, gün gelip surlar ardına kadar kapılarını imana açtığında o huzuru toprağın altından seyredip yaşamak istiyordun. Zira, üstünde tekbir ve tehlil seslerine karışmış kılıç şakırtılarını, at kişnemelerini ve bir nice yiğidin bülendi âvâz gür sesini duyduğunda bu fethin gerçekleştiğini anlayacak ve Rabbine ayrı bir hamd ile kabrinde huzur soluklayacaktın. Dudaklarından, etrafındakileri şaşkına çeviren şu cümleler sıralanmaya başladı:

'Şayet burada ölürsem' diyordun. 'Bedenimi bir bineğin üstüne bağlayın ve uzağa, götürebildiğiniz kadar düşmanın içine, surların dibine götürün ve oraya, ayaklarınızın altına gömüp geri dönün.'

Zira biliyordun ki, bugün olmasa da yarın mutlaka Kostantıniyye fethedilecekti. Müjdelenen sadece Kostantıniyye miydi? Elbette hayır. Gün gelecek, Kostantıniyye'ye kadar taşıdığın bayrak, üzerine güneşin doğup battığı her yere ulaşacak ve Muhammedî sadâ dalga dalga dünyanın dört bir yanında yankılanacaktı. Muştusunu vermemiş miydi Son Nebi, boynuna sarılıp ağlayan kızı Fâtıma'nın gözyaşlarını silerken? 'Yeryüzünde kerpiç ve tuğladan yapılmış hiçbir ev; deve tüyünden, keçi kılından ve koyun yününden örülmüş hiçbir çadır kalmayacak ki, temelinde çile ve ıstırap yüklü bu dava oraya ulaşmış olmasın..!' Ne mutlu onlara ki ruhu, ruh dünyanla özdeş binlerce 'mefkûre muhaciri' bugün, işte bu duygu ve düşünceyle dolu, dünyanın dört bir yanında senin düşüncelerini temsil için yarışıyor..!

Gün gelecek, o huzuru da yaşayacaktın. Kostantıniyye'yi İstanbul yapan bir başka kumandan, asırlar sonra o müjdeyi bizzat yaşayıp sana bu hazzı da tattıracaktı. Karanlık bir çağın mumunu söndürüp aydınlığa yeni bir kapı aralayan bu genç serdar, böylelikle arzunu, her mü'minin arzusunu zamanın bir behresinde gerçekleştirmiş oluyordu.

O gün, Fatih de bir arayış içindeydi. Zira O'nun için de sen, Rasûlullah'ın yâdiğârı mukaddes bir emanettin ve mutlaka seni bulup mezarının başına gelecek, elinde derlediği gülden buketlerle ruhuna bir fatiha gönderecekti. Bir keşifle gözlere âyân oldun ve bugünkü mekânın yükseldi etrafında..!

Bir defa bulmuştuk ya seni, o günden sonra hep uğrak yerimiz oldun, yollarımız yanından kıvrılıp gitti çoğu zaman. O kadar ki, sultanların her tahta çıkış merasimi senin huzurunda yapılır oldu ve kılıçlar senin nezaretinde kuşanıldı bellere, uzaklara giderken teberrük olsun diye..!

Surların dibine gözünü diktiğinde tekbir ve tehlil seslerini uzaklara, daha da uzaklara götürememenin ıstırabını duyuyordun ya, işte bugün günde beş defa o coşkulu Muhammedî sadâ, senin mekânından yükselerek her daim ruhlarımızı okşuyor. Ve bizler, aramızdaki varlığınla sermest ve seni misafir etmekle pek hoşnutuz; zaman zaman gönlünü kıracak yanlışlıklarımız olsa da umarız sen de bu hoşnutluğa, ayrı bir hoşnutlukla mukabele ediyorsundur..!

İşte bugün, gecenin zifiri karanlığında ışığa koşan kelebekler misali dört bir yandan sana koşup gelen bu insanlar, taşıdığın ruhla metafizik gerilime geçme ve getirdiğin bayrağı uzaklara, daha da uzaklara taşıyabilme adına mekânında gönül balanslarını ayarlayıp yolda, yolunda olmanın coşkusunu yaşıyorlar. Bu coşkuyla tehliller yükseliyor Eyüp ufuklarında ve yine bu coşkuyla iman ve Kur'ân'a sadakatimizi gözden geçirip huzurunda mânevî kılınçlarımızı kuşanıyoruz bellerimize..! Umarız bu coşkuyu duydukça sen, huzur dolu meskeninde ayrı bir haz alıyor ve; 'İşte bize, Allah ve Rasûlü'nün vadettiği şey de bu' deyip, Allah ve Rasûlü'nün sözüne sadakate imanımız noktasında kimbilir bize neler fısıldıyorsundur?!..

Binler selâm sana.. mefkûrene.. yoluna ve yolunun âşıklarına!.. Kostantıniyye'ye kadar getirdiğin bayrağı, burç burç ötelere, daha da ötelere taşımaya and içmiş mefkûre muhacirlerine!..

Konu fatihk tarafından (05-09-2007 Saat 03:52 ) değiştirilmiştir..
fatihk Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
fatihk için teşekkür edenler 7 kişi.
betmen1988 (08-11-2008), hannan (03-08-2008), KaaN (05-09-2007), KaLpsiz (13-03-2008), merveli (03-08-2008), NuR-u HüdA (08-11-2008), sevdigim_1907 (25-07-2008)
  #2 (permalink) Alt 13-03-2008, 14:21
Banned
 
elmarmut - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

:::.. Gitmek Mİ Zor Kalmak MI Zor ...:::
 
Kayıt: 12.03.2008
Yaş: 20
Mesajlar: 145
Rep gücü: 0
Rep derecesi: elmarmut Biraz daha dikkatli olaması gereken bir üye

 
Allah(cc) Razı olsun saol böyle bir mübareğin ismini taşımaktan gurur duyuyorum
elmarmut Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
  #3 (permalink) Alt 20-07-2008, 05:05
Hırslı 2de1'ci
 
_sean_ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Kayıt: 10.03.2008
Yaş: 19
Mesajlar: 382
Rep gücü: 5
Rep derecesi: _sean_ Hızlanmaya Başladı Kim Tutar Seni Bea_sean_ Hızlanmaya Başladı Kim Tutar Seni Bea_sean_ Hızlanmaya Başladı Kim Tutar Seni Bea

 
güzeldi emeğine sağlık...
_sean_ Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
  #4 (permalink) Alt 25-07-2008, 14:51
İşi kavrayan 2de1'ci
 
sevdigim_1907 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

::K @ L B ! M D € $ ! N ::
 
Kayıt: 16.11.2007
Yaş: 16
Mesajlar: 1.712
Rep gücü: 22
Rep derecesi: sevdigim_1907 Rep Yağıyor Sankisevdigim_1907 Rep Yağıyor Sankisevdigim_1907 Rep Yağıyor Sankisevdigim_1907 Rep Yağıyor Sankisevdigim_1907 Rep Yağıyor Sankisevdigim_1907 Rep Yağıyor Sankisevdigim_1907 Rep Yağıyor Sankisevdigim_1907 Rep Yağıyor Sankisevdigim_1907 Rep Yağıyor Sankisevdigim_1907 Rep Yağıyor Sanki

 
kelimeler az kalıyor bence yürek susuyor gerçekden
RABBİM(C.C)RAZI OLSUN SENDEN
ALLAH(C.C)GÖNLÜNE GÖRE VERSİN.........
sevdigim_1907 Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
  #5 (permalink) Alt 25-07-2008, 22:17
Kendini aşan 2de1'ci
 
jan_valjan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

ve gülümse şimdi..
 
Kayıt: 30.09.2007
Mesajlar: 2.645
Rep gücü: 30
Rep derecesi: jan_valjan Savunun Deli Gibi İlerliyorjan_valjan Savunun Deli Gibi İlerliyorjan_valjan Savunun Deli Gibi İlerliyorjan_valjan Savunun Deli Gibi İlerliyorjan_valjan Savunun Deli Gibi İlerliyorjan_valjan Savunun Deli Gibi İlerliyorjan_valjan Savunun Deli Gibi İlerliyorjan_valjan Savunun Deli Gibi İlerliyorjan_valjan Savunun Deli Gibi İlerliyorjan_valjan Savunun Deli Gibi İlerliyorjan_valjan Savunun Deli Gibi İlerliyor

 
ALLAH razı olsun.
jan_valjan Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
  #6 (permalink) Alt 03-08-2008, 18:33
Çalışkan 2de1'ci
 
hannan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Kayıt: 18.04.2008
Mesajlar: 230
Rep gücü: 8
Rep derecesi: hannan Bir Hareketlilik Söz Konusu Sanırımhannan Bir Hareketlilik Söz Konusu Sanırımhannan Bir Hareketlilik Söz Konusu Sanırımhannan Bir Hareketlilik Söz Konusu Sanırımhannan Bir Hareketlilik Söz Konusu Sanırımhannan Bir Hareketlilik Söz Konusu Sanırım

 
ALLAH RAZI OLSUN ARKADAŞ


Gönlümü dua etme ihtiyaç ve iştiyakıyla donatan Rabb-i Rahim’e kendisine yapılan münacâtların harfleri adedince hamd ü senâ ediyor, tazarru ve niyaz âdâbını talim buyuran Rehber-i Ekmel Efendimiz’e, mübarek hanesinin seçkin fertlerine ve Ashab-ı güzînine ağzı dualı kulların nefesleri sayısınca salât ü selam gönderiyor; Şefkat Peygamberi’nin hak nezdindeki kıymetini şefaatçi edinen bir merhamet dilencisi olarak bir kere daha Cevâd ü Kerîm’in dergahına el açıyorum: Allahım nice ümit ve emellerimi gerçekleştirdin, onca beklenti ve taleplerime cevap verdin.. beni kaç kere sevdiğin ve hoşnut olduğun işlere muvaffak eyledin.. hastalıklarıma şifa lutfettin.. ve bendeni hasımlarının ellerine ve dillerine düşürmedin. Ey bu lütf u ihsanlarda bulunmasa bile, Zatı itibarıyla bütün hamd ve senâlar hakkı olan Meşkûr u Mahmud, şükürler olsun Sana. Allahım, i’tikad, söz ve amel bakımından şanına lâyık olmayan her türlü kusurdan Zatını yüce tutma ve Sana layık olan sıfatları da isbat etme adına dile getirilen sözlerin en güzelleriyle, renk renk, desen desen tesbîh ü takdîs ifadeleriyle Seni anmak istiyorum. Sırf Senin hoşnutluğunu gözeterek ve rızana ermiş bir kul olma ümidi besleyerek Seni tesbîh ü takdîs etmeyi arzuluyorum. Bu talebimi gerçekleştirmeyi nasip eyle Allahım, beni bu devletten mahrum kılma, rahmetine açılan ellerimi boş koyma. Bendeni, hatalarını itiraf edip pişmanlıkla kıvranan, herhangi bir inhiraftan sonra yeniden toparlanıp dergahına yönelen, büyük-küçük her gaflet karşısında himmet kanatlarını açıp Senin inâyetine sığınan “tevvâbîn” unvanlı kullarının arasına kat. Bu perişan kulunu bilhassa seher vakitlerinde istiğfara sarılarak Senin mağfiretini dileyen Hak erlerinin safına dahil et; beni günahlardan, ayıplardan, isyanlardan, kusurlardan ve hakka muhalefet etme tehlikelerinden arındır.
Ey kendisinden istekte bulunulanların en cömerdi ve ey talepleri yerine getirenlerin en hayırlısı Yüce Rabbim!.. Bilerek ya da bilmeyerek işlediğim günahlardan dolayı beni yarlığamanı ve hususi himayene, ilahî riâyetine almanı diliyorum. Sana karşı her an kulluk şuuruyla yaşayabilmenin kapısını ve ihsan sırrını benim için aç; beni peygamberlerin, sıddîkların, şehitlerin ve sâir sâlih kulların yoluna hidayet eyle. Efendiler Efendisi’ne, O’nun nezih aile fertlerine ve seçkin arkadaşlarına salât ü selam ederek bunları Senden dileniyorum, Rabbim!
hannan Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
  #7 (permalink) Alt 08-11-2008, 23:15
Çalışkan 2de1'ci
 
betmen1988 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Kayıt: 05.11.2008
Yaş: 20
Mesajlar: 219
Rep gücü: 7
Rep derecesi: betmen1988 Bir Hareketlilik Söz Konusu Sanırımbetmen1988 Bir Hareketlilik Söz Konusu Sanırımbetmen1988 Bir Hareketlilik Söz Konusu Sanırımbetmen1988 Bir Hareketlilik Söz Konusu Sanırımbetmen1988 Bir Hareketlilik Söz Konusu Sanırımbetmen1988 Bir Hareketlilik Söz Konusu Sanırım

 
Alıntı:
hannan isimli üyeden alıntı Mesajı göster
ALLAH RAZI OLSUN ARKADAŞ


Gönlümü dua etme ihtiyaç ve iştiyakıyla donatan Rabb-i Rahim’e kendisine yapılan münacâtların harfleri adedince hamd ü senâ ediyor, tazarru ve niyaz âdâbını talim buyuran Rehber-i Ekmel Efendimiz’e, mübarek hanesinin seçkin fertlerine ve Ashab-ı güzînine ağzı dualı kulların nefesleri sayısınca salât ü selam gönderiyor; Şefkat Peygamberi’nin hak nezdindeki kıymetini şefaatçi edinen bir merhamet dilencisi olarak bir kere daha Cevâd ü Kerîm’in dergahına el açıyorum: Allahım nice ümit ve emellerimi gerçekleştirdin, onca beklenti ve taleplerime cevap verdin.. beni kaç kere sevdiğin ve hoşnut olduğun işlere muvaffak eyledin.. hastalıklarıma şifa lutfettin.. ve bendeni hasımlarının ellerine ve dillerine düşürmedin. Ey bu lütf u ihsanlarda bulunmasa bile, Zatı itibarıyla bütün hamd ve senâlar hakkı olan Meşkûr u Mahmud, şükürler olsun Sana. Allahım, i’tikad, söz ve amel bakımından şanına lâyık olmayan her türlü kusurdan Zatını yüce tutma ve Sana layık olan sıfatları da isbat etme adına dile getirilen sözlerin en güzelleriyle, renk renk, desen desen tesbîh ü takdîs ifadeleriyle Seni anmak istiyorum. Sırf Senin hoşnutluğunu gözeterek ve rızana ermiş bir kul olma ümidi besleyerek Seni tesbîh ü takdîs etmeyi arzuluyorum. Bu talebimi gerçekleştirmeyi nasip eyle Allahım, beni bu devletten mahrum kılma, rahmetine açılan ellerimi boş koyma. Bendeni, hatalarını itiraf edip pişmanlıkla kıvranan, herhangi bir inhiraftan sonra yeniden toparlanıp dergahına yönelen, büyük-küçük her gaflet karşısında himmet kanatlarını açıp Senin inâyetine sığınan “tevvâbîn” unvanlı kullarının arasına kat. Bu perişan kulunu bilhassa seher vakitlerinde istiğfara sarılarak Senin mağfiretini dileyen Hak erlerinin safına dahil et; beni günahlardan, ayıplardan, isyanlardan, kusurlardan ve hakka muhalefet etme tehlikelerinden arındır.
Ey kendisinden istekte bulunulanların en cömerdi ve ey talepleri yerine getirenlerin en hayırlısı Yüce Rabbim!.. Bilerek ya da bilmeyerek işlediğim günahlardan dolayı beni yarlığamanı ve hususi himayene, ilahî riâyetine almanı diliyorum. Sana karşı her an kulluk şuuruyla yaşayabilmenin kapısını ve ihsan sırrını benim için aç; beni peygamberlerin, sıddîkların, şehitlerin ve sâir sâlih kulların yoluna hidayet eyle. Efendiler Efendisi’ne, O’nun nezih aile fertlerine ve seçkin arkadaşlarına salât ü selam ederek bunları Senden dileniyorum, Rabbim!
allah razi olsun senden ve senin gibilerden
betmen1988 Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
  #8 (permalink) Alt 08-11-2008, 23:18
Çalışkan 2de1'ci
 
betmen1988 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Kayıt: 05.11.2008
Yaş: 20
Mesajlar: 219
Rep gücü: 7
Rep derecesi: betmen1988 Bir Hareketlilik Söz Konusu Sanırımbetmen1988 Bir Hareketlilik Söz Konusu Sanırımbetmen1988 Bir Hareketlilik Söz Konusu Sanırımbetmen1988 Bir Hareketlilik Söz Konusu Sanırımbetmen1988 Bir Hareketlilik Söz Konusu Sanırımbetmen1988 Bir Hareketlilik Söz Konusu Sanırım

 
fatih kardeş Allah razi olsun sendende
betmen1988 Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
  #9 (permalink) Alt 08-11-2008, 23:54
İşi kavrayan 2de1'ci
 
NuR-u HüdA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

♥ AskErİM ♥
 
Kayıt: 17.07.2007
Mesajlar: 1.478
Rep gücü: 17
Rep derecesi: NuR-u HüdA Bir Hareketlilik Söz Konusu SanırımNuR-u HüdA Bir Hareketlilik Söz Konusu SanırımNuR-u HüdA Bir Hareketlilik Söz Konusu SanırımNuR-u HüdA Bir Hareketlilik Söz Konusu SanırımNuR-u HüdA Bir Hareketlilik Söz Konusu SanırımNuR-u HüdA Bir Hareketlilik Söz Konusu SanırımNuR-u HüdA Bir Hareketlilik Söz Konusu SanırımNuR-u HüdA Bir Hareketlilik Söz Konusu Sanırım

 
Allah razı olsun kardeşim.. Rabbim Eyüp sultanın Dualarına bizleride yazsın..Şefatinden mahrum eylemesin.. İstanbula her gittiğimde mutlaka ziyert ederim..
NuR-u HüdA Çevrimiçi   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Kategori Cevaplar Son Mesaj
Sultan I. İbrahim hayatı / biyografisi KãRdé£éN Devlet - Siyaset 3 23-07-2007 14:50
Sultan 3. Ahmed hayatı / biyografisi KãRdé£éN Devlet - Siyaset 0 29-06-2007 04:52
Gül Sultan ErGeNeKoN_ İslami Download 1 10-10-2006 11:30
Sultan Kim? @izci@ Dini Konular 1 17-06-2006 10:07
HZ. EYYÛB (a.s.) ErGeNeKoN_ Peygamberlerimizin Hayatları 0 19-05-2006 21:02


Bütün Zaman Ayarları WEZ +4 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 20:28 .

Powered by vBulletin Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO

Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
Herhangi bir konuda (şikayet, eleştiri, öneri, vb.) bizimle iletişime geçmek için tıklayın.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537