#1 (permalink)
21-01-2008, 06:15
|
Hırslı 2de1'ci ((SELÂMETLE))
Kayıt: 27.07.2007 Yaş: 29 Mesajlar: 726 Rep gücü: 6 Rep derecesi:  | Muştu  | |  | | | MUŞTU Köyün meydanında küçük bir sebil vardı ne zamandır aktığı bilinmeyen. Öyle gelirdi ki insana sanki dünya kurulalıberi orada akar dururdu şırıl şırıl. Adı yoktu bir yıl öncesine kadar. Yoldan geçtiğini, geçerken yolunun bu köye düştüğünü söyleyen bir adam, sebilde susuzluğunu giderirken aksi suya düşünce, ‘kim su isterse ver, istemeyene verme’ diye mırıldanmıştı. O günden sonra sebil herdaim akmaktan vazgeçmiş her kim yanına yanaşıp su içmek için eğilirse akmaya başlamıştı. Köyde adsız sebilin adı ‘dileyenesu’ kaldı böylece. Çocuklar oyunlarına kattılar onu. Yaşlılar ağrılarına derman olarak gördüler. Gençkızlar murad yaptılar. Kadınlar evlerinin huzuru saydılar. Velhasıl herkes nasıl bilmek istediyse öyle bildi Dileyenesu’yu. Günler geçti. Günlerin sonunda bir ihtiyar uğradı köye. Dileyenesu’ya baktı uzaktan. Akmıyordu. Yanaştı bir ucuna. Bir fısıltı duydu: ‘Yaklaş’... Usulca yaklaştı. Şırıl şırıl aktı su. ‘Hayret’ dedi ihtiyar. Eğildi kana kana içti suyundan. ‘Dileyene muştu dağıt’ dedi. ‘Dileyene muştu...’ Yoluna devam etti ihtiyar. O günden sonra Dileyenesu kim istediyse verdi muştuyu. Birgün bir delikanlı eğildi içmek için suyundan. Dedi, ‘Varımı yoğumu vereyim sana. Yık pembe badanalı evi!’ Dileyenesu gürledi. Delikanlı ürktü. ‘Ben’ dedi Dileyenesu, ‘ben muştuyum.’ Bir daha aktığını gören olmadı. Naz FERNİBA | |  | |  |
Konu fatihk tarafından (21-01-2008 Saat 06:26 ) değiştirilmiştir..
|
| |