-Ohh dünya varmış. - Herşeyde biraz 2de1


Herşeyde biraz 2de1 » Genel » Hikayeler ve Efsaneler » -Ohh dünya varmış.

Hikayeler ve Efsaneler Bildiğiniz, gerçek veya değil, güzel hikayeleri burdan bizimle paylaşabilirsiniz.

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1 (permalink) Alt 17-07-2006, 03:39
Kendini aşan 2de1'ci
 
**Zerd@** - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 7.698
Rep gücü: 25
Rep derecesi: **Zerd@** Biraz daha dikkatli olaması gereken bir üye

-Ohh dünya varmış.

 
Aşkısı


-Üff bee ne zor bir oyunmuş bu yahu. Vur vur bitmiyor şu düşmanlar. Bunlar düşman değil tam bir vahşet. Gel bakayım adi yaratık gel de seni de en beleşinden eşek cennetine yollayayım. Direnme adi yaratık nasılsa gideceksin. HaHa işte en sonunda sen de gittin. Heyt be bir bölüm daha atladım 23. bölüme geçmişim hem de. Amma da zorlandım hani .Sabahtan beri bitmedi şu meret oyun ama ben bittim. Ben onu sanal alemde yenemeden o beni gerçek alemde yendi.

Kendi kendine konuşmayı bilgisayarda oyun oynarken huy edinen Ahmet bu huyunu aralıksız devam ettirmekteydi. 14 saat aralıksız oyun oynamış (yemek yemeden su içmeden) en sonunda da iflas etmişti. Bilgisayarı kapatıp uyumalıydı. Bazıları 14 saat aralıksız oyundan ne olur diyebilir ama Ahmet en fazla 2 saat bilgisayar başında kalan biri olduğundan umarım ne demek istediğimi anlamışsınızdır. Neyse bilgisayarı kapayan Ahmet yatmak için önce ışığı kapattı sonra da yatağına doğru giderken dağınık odasından dolayı eşyalardan birisine takıldı.”Lanet olasıca” diyemeden yatağa düştü. Bir düşüş bu kadar güzel olurdu yani. Tam istediği gibi. Bu yüzden bu düşüşe sinirlenmedi.

-Ohh dünya varmış.

Tabi ki yatağının bu yumuşaklığı onu rahatlatmış ve tüm sinirlerini almıştı. Uykuya dalacakken telefonun sesiyle irkildi. Önce telefona susar diye bakmadı.10. çalıştan sonra telefona bakmaya karar verdi. Arayan oldukça inatçı olmalıydı. Gecenin 2 sinde bu inatla telefonu çaldırdığına göre de çok önemli bir şey olmalıydı.

-Hay Allah kim bu yahu? Aloo kimsiniz?
-Aşkısı naber ben Sibel.
-Merhaba Sibel ne oldu da bu saatte aradın. Bir şey mi oldu yoksa? Merdivenden mi düştün? Yoksa araba mı çarptı? Plakasını aldın mı? Hangi hastanedesin? Yoksa abin gene seni dövdü mü?
-Dur Ahmet ne arabası ne merdiveni? Araba falan çarptığı yok abimde dövmedi. Hele merdivenden hiç düşmedim. Teessüf ederim yani o kadar kötümü yürüyorum ?
-Yok aşkım sen birden telefonla şey edince ben de böyle şey oldum yani şaşırdım.
-Sakinsin di mi?
-Sakinim şimdi. Peki niye aradın a zaman? Buldum , sesimi özledin di mi?
-Evet sesini de özledim de esas konu başka.
-Ne başka mı yoksa benden ayrılamaya mı karar verdin?
-Ahmet saçmalama sesini özlediysem ve seni aradıysam senden niye ayrılmak isteyeyim ki?
-O da doğru ya? Kusura bakma 14 saattir bilgisayar başındayım da. Çok önemli bir proje üzerinde çalışıyordum.
-Ne projesi?

Burada yalan uyduramayan Ahmet ( Sevgilisinin kendisin bilgisayar oynadığını bilmesini istemiyordu nedense) konuyu değiştirir.

-Anlatırım sonra. Sen neden beni aradın?
-Heh işte bırakmıyorsun ki anlatayım aşkısı. Bugün ki gazetede okudum yarın yeni bir alışveriş merkezi açılıyormuş ve pek çok orada dükkan açacakmış. Ayrıca hepsi de % 50 indirim yapacaklarmış ilk gün şerefine.
-İnanmıyorum ya beni gecenin köründe bunun için mi aradın?
-Ama aşkısı ne yapayım çok önemliydi benim için. Ne yani yoksa beni sevmiyor musun?
-Yok be ne alakası var. Sabah niye aramadın , gazeteyi okuyunca yani?
-Gazete yeni elime geçti de ondan. Zaten bırak bunları da söyle , yarın benimle gelecek misin?
-Tamam kaçta geleyim.
-Yihhu yaşa aşkısı. Sen bir tanesin. Muck muck muck.
-Kız bırak sululuğu kaçta alayım seni?
-Sabah 8’de alsan yeter.
-Yuh be sabahın köründe gidilir mi?
-Olur mu aşkısı orası 9’da açılıyor zaten. Açılmadan kuyruğa gireriz. İndirim var ya mal falan kalmaz neme lazım. O yüzden erken gidelim. Böylece fırsatları kaçırmayalım olur mu? Hem sana da bir şeyler alırız.
-Ben bir şey istemiyorum. Bilmiyor musun o giysi değiştirme kabinlerine uyuz olduğumu. Daracık yer zaten Adama daral getirtiyor. Bu arada sabah saat 8 de alırım seni ama sen de bir daha gecenin kör bir vaktinde beni böyle gereksiz şeylerle meşgul edipte arama.
-Gereksiz değil aşkısı hem böylece yeni giysilerimle daha da bir hoş olacağım. Nasıl olur hoş olmaz mı?
-Olur başımın ağrısı olur. Hadi iyi geceler.
-İyi geceler aşkısı.

“Ne kız be” diye düşündü Ahmet.

-Ulan uyku muyku bırakmadı adamda. Saati de 7’ye kurayım ancak yetişirim. Hay Allah nasıl uyuyacağım ben be? Hava da deli gibi sıcak zaten. Şu bilgisayarı açıp oyunuma kaldığım yerden devam edeyim belki uykum yerine gelir.

Bilgisayar açıldıktan sonra oyunun simgesine çift tıklayarak oyunu açtı.

-Merhaba eski dost

Sonra ne mi oldu? Saat çalmasaydı eğer , tüm gün o oyunu oynardı herhalde. Oyun uykusunu getirteceğine iyice uykusunu kaçırtmıştı. Bölümlerde gittikçe zorlaştığından 7’ye kadar 5 saatte 2 bölüm zor bitirmişti. Çalar saatle kendine geldi.

-Hay anasını saat 7 olmuş. Uyuyamadım da lanet olsun. Neden ararsın ki Sibel o saatte. Ne yapacağım şimdi ben. Birde araba kullanacağım. Uyumasam bari sürerken.

Hazırlığını yapıp dışarı çıktı. Arabasına binerken günlük rutin kontrolleri yani lastik , yağ , su vs. gibi kontrolleri yaptı. Arabasına atlayıp doğru Sibel’in evine yollandı. Arabayı oluğunca dikkatli kullanmaya çalışıyordu çünkü uyku bastırmaya başlamıştı. Bu da yetmezmiş gibi oyundaki karakterlerde hayal meyal gözüne gözükmeye başlamıştı. Ne olduysa 24. Bölümdeki en güçlü canavarı görünce oldu. O dehşet canavarı gören Ahmet korkunun verdiği cesaretle arabayı canavarın üzerine sürdü. Tabi canavar niyetine vurduğu başka bir arabaydı. Arabadan kısa boylu sıska biri indi. Direk Ahmet’in yanına geldi.

-Ulan manyak mıın be adam. Kırmızı ışıkta geçmeye utanmıyor musun?

Kısa boylu adam kabadayı çıkmıştı. Aslında tek yumrukluk bir işi vardı. Hatta vurulan yumruğun yarısı boşa giderdi ya bu ayrı konuydu. Zaten Ahmet arabasının ve adamın arabasının hasarını düşünmüyordu. Acele Sibel’in yanına yetişmesi gerekiyordu.
-Bakın beyefendi hasar neyse ödeyeceğim söz veriyorum.
-Bana söz vermeyeceksin. Şu arabamın haline bak. Daha dün aldım bu 2004 model arabayı.
-Tamam sakin olun. Cana gelen mala gelsin canavar bey aman pardon beyefendi.
-Bana canavar mı dedin sen? Şimdi sana canavarı göstereceğim. Al bakalım şunu.
-Ahh gözüm. Ne vuruyorsunuz beyefendi durun bir yanlış anlama oldu. Durun paranızı vereceğim.
-Nee verecek misin?
-Evet ne kadar masraf var sizce?
-5milyar kadar.
-Yuhh be beyefendi amma salladınız.
-Sallarım iyi sallarım hem de istersen bir de öbür gözüne sallayayım.
-Tamam tamam alın şu çeki tam 5 milyar.
-Hah şöyle yola gel aslanım.

Yanıyordu Ahmet. Zaten neye yanmasındı ki , giden 5 milyara mı yoksa ufak tefek biri tarafından gözünün şişirilmesine mi? Acele etmesi gerekmese adamı haşat ederdi para da vermez hatta para da alırdı ama ah şu Sibel ahh. Tekrar yola koyuldu. Vardığında Sibel kapıda sinirlice bekliyordu.

-Neredesin aşkısı?

Sinirliyken de aşkısı diyordu ne biçim yaratıktı bu. Esas bunu koymak lazımdı oyunlara aşkısı canavarı diye. Başından sonuna aşkısı diyerek millete gına getirten bir canavar.

-Görmüyor musun kaza geçirdim.
-10 dakika geciktin.
-Kaza geçirdim.
-Yetişemezsek sorumlusu sensin.
-Ölse miydim yani.
-Mazaret kabul etmiyorum. Hemen gidelim aşkısı yoksa hiç bir ürün kalmayacak.

Doğruca mağazaya gittiler. Sibel’in dediği gibi erkenden gelen vardı ama 5–10 kişi kadardı. Zaten alış veriş merkezi açıldığında da herhangi bir kuyruk olmamıştı. Alışveriş merkezinin duvarlarında falanda resmi açılış olarak 3 gösteriliyordu. Yani esas kalabalığın olacağı vakit. Ah şu kız yok mu diye içinden geçirdi Ahmet.

Dükkan dükkan dolaştılar. Her mağazada en azından 20 dakika geçiriyorlardı. Mağazaların birinde Sibel’in yanlışlıkla bir giysiyi yırtması sonucu Ahmet erkekliğe laf ettirmemek için masrafı ödemişti. Sabah sabah iyi dellenmişti. Önce kaza sonra geç kalmak şimdi de bu. Daha neler olacaktı kim bilir.

-Ay aşkısı görüyor musun şu çizmelerine güzeeeel.
-Hangisi?
-İşte şu bıyıklının yanındaki
-!?
-Şaka yaptım aşkısı şu kırmızı çizmenin yanındaki.
-Evet gerçekten de güzel.
-Onu almak istiyorum.
-Yaz günü mü?
-Kışa hazırlık aşkısı.
-Seni tebrik ederim yani. Ne yapacaksın çizmeyi kışa 5 ay var daha.
-Kışa hazırlık dedim ya.
-Ben de duydum! Sonra alırsın mesela 5 ay kadar sonra.
-Ama o zaman çok pahalı olur alamam. Ne olur aşkısı bırak şimdi alayım. Şunlara bak albeni diyor resmen. Aaayy yerim sizi.
-Tamam alalım ama önce bir dene. Ayağına olmazsa bir daha geri gelmeyelim.
-Sen bir tanesin aşkısı. Dayanamayacağım öpeceğim.
-Kız dur milletin içinde öpme. Rezil olacağız.
-Sevgilim değil misin , niye rezil olacak mışız?
-Tamam öp başımın belası. Gel bakalım şu çizmelere.
-Hay Allah kimse yok mu burada aşkısı. Kapı açık olmasına rağmen kimse yok burada. Nerede acaba sahibi.
-Tühh şanssızlığa bak hadi geri gidelim.
-Olur mu aşkısı. Ben o çizmeyi almadan şuradan şuraya gitmem. Deneyelim şu çizmeyi belki biz deneyene kadar sahibi gelir.
-Tamam dene bakalım.

İkisi de içeri girdi. Dükkan küçüktü ama hoştu. Genelde ayakkabı özellikle de bayan ayakkabısı ağırlıklı olduğu belli olan dükkanda çok az sayıda çizme vardı. Az tanınmış bir firma olmalı diye düşündü Ahmet.

-Aşkısı bak nasıl olmuş.
-Güzel olmuş. Yalnız fermuarları fazla iyi değil gibi göze hoş gözükmüyor.
-Olur mu aşkısı bunlar son moda. Bak nasıl da parlıyorlar.
-Tamam tamam çok güzelmiş aslında. Birden gözüme çok hoş gözüktüler. Alalım onları.
-Yaşa be aşkısı. Sen bir tanesin. Şimdi şunu çıkarayım da sahibi gelince paketletelim.
-Olur. Bu arada fermuarlarını iyi çek çizmelerinin.
-Meraklanma iyice çektim aşkısı. Baaak.

Gerçekten de çekmişti. Ahmet Sibel çizmelerini çıkartırken gene etrafa baktı. Aslında ayakkabılar fena değildi.

-Aşkısı yardım eder misin?
-Hay senin aşkısına , diye sessizce söylendi Ahmet. Ne oldu hayatım.
-Çizmeler çıkmıyor.
-Çektin mi fermuarı?
-Evet kör müsün çektim ama çıkmıyor. Yardım et de çıkartayım.
-Dur hele otur şuraya. Çekiyorum hazır mısın?
-Evet.

Ahmet çekmişti ama bir işe yaramamıştı. Gene çekti olmadı. Biraz sert çekti gene olmadı.

-Dur Sibel hareket etme gene çekiyorum.

Bu sefer öyle bir çekmişti ki yere önce Sibel düştü. O yere düşünce dengesini kaybeden Ahmet geri geri gitmeye başladı. Dengesini bulmaya çalışsa da bir işe yaramadı ve vitrindeki ürünlere takılarak denge yerine camı buldu. Cam büyük bir gürültüyle kırılmıştı. Ahmet camdan iki metre kadar öteye düşmüştü. Herkes toplanmıştı fakat Ahmet kendisinde herhangi bir şey olmadığını onlara anlatmakta çok zorlanıyordu. Vitrin tam bir dehşetti. Camlar her tarafa yayılmış ayakkabılar etrafa saçılmıştı. Bazı ayakkabılar cam parçaları ile oldukça uyumlu bir görüntü çiziyorlardı kendileri de çizilmiş biçimde. Tabi mağaza sahibi bu manzarayı görünce hafif bir baygınlık geçirdi. Zor ayılttılar onu. Ahmet mağaza sahibine yüklü miktarda bir çek vererek adamı rahatlattı. Sibel ise hala çizmeyle uğraşıyordu.

-Aşkısı çizmenin neden ayağımdan çıkmadığını buldum. Fermuarını bir santim kadar çekmemişim ne komik dimi.
-Komik hem de çok komik bak gülüyorum. Ha Ha HA Ama sinirden

Son cümleyi gene içinden söylemişti.

-Aşkısı yanında para var mı cüzdanımı evde unutmuşumda.
-Aferin hayatım aferin bir de kendini unutsaydın süper olurdu (Tabi ki sessiz söylemişti) Var var buyrun efendim üstük kalsın. Hadi yürü eve gidelim.
-Ben evime gideceğim ama aşkısı.
-Zaten seni eve bırakmaya gidelim dedim.
-Haaa öyle desene aşkısı alemsin yani.

Arabaya bindiler. Ahmet sinirliydi ama bir şeyde diyemiyordu. Seviyordu aslında bu kızı ama bazı huyları da deli ediyordu. Takmadı fazla kafasına ve bastı gaza. Yolda giderken gene uyku bastırdı. Gene canavarları görmeye başlamıştı. Hatta canavarların kralını görüyordu şimdi yani aşkısı canavarını. “Aşkısı Aşkısı Aşkısı” diyerek en korkunç şekliyle üzerine geliyordu Ahmet’in. Sinirleri artmaya başladı ve aşkısı canavarına doğru arabayı sürdü. Aşkısı canavarını yenmişti ama kendisine geldiğinde yepyeni bir kazayla yüz yüze buldu kendisini. Bir arabaya daha çarpmıştı. Sibel’de yan koltukta şok haldeydi. Vurduğu arabanın içinden sabah kaza yaptığı arabanın sahibi yani kısa boylu sıska adam çıkmıştı. Adamın bir başka arabasına vurmuş olmalıydı. Sıska kısa boylu adam gene hışımla arabasından çıktı ve bağıra bağıra gelmeye başladı. Bu arada yanındaki Sibel’de kendine gelmişti.

-Ne oldu aşkısı?

İşte bardağı taşıran buydu işte. Bütün gün geçirdikleri gözünün önüne geldi ve fıttırmış şekilde hışımla arabadan çıktı. Adama sabahki olayın etkisiyle bir tane çaktı ve adam küt yere yapıştı

-Aşkısı ne yapıyorsun sen öyle?
-Ne aşkısı git başımdan. Bana aşkısı diye diye beni manyak yaptın. İstemiyorum seni in arabamdan. Aşkısıymış? Peh git kendine başka bir aşkısı bul. Ben Ahmet olmak istiyorum. Sensiz mutluydum gene mutlu olurum.

ArabasındanSibel’i yaka paça atan Ahmet arabaya atlayıp gaza bastı.. Araba giderken herkes şu sözü duydu.

-Ben artık aşkısı değilim. Yaşasın ÖZGÜRLÜK.!!!

Bu sırada yere düşen Sibel’in yanına kısa boylu adam gelmişti.

-Nasılsınız bayan? Bir şeyiniz yok ya?
-Çok şükür iyiyim ama terk etti beni.
-Boş verin onu görmediniz mi hem bana arabasıyla vurdu hem de dövdü beni. Sizi de nedensiz yere arabadan attı. Bir manyak olduğu belli. Nasıl dayandınız hayret.
-Ayy gerçekten de çoğu zaman garip davranıyordu. Ben de şüphelenmiştim manyaklığından.
-Oysa ki öyle güzelsiniz ki bırakın sizi arabadan atmak size yanlışlıkla ters bir söz söylemek bile insanı mahveder.
-Ayy çok naziksiniz.
-Öyleyimdir söylemesi ayıp. Kadınlar çok hassastır. Onlara çok nazik davranmak gerekir.
-Şeyy çıktığınız biri yok di mi?
-Şu an yok.
-Uygun görürseniz beraber çıkabiliriz.
-Sizin gibi birisiyle çıkmak benim için şereftir hanımefendi. Durun ayağa kalkmanıza yardım edeyim.
-Artık sevgiliyiz di mi?
-Gibi.
-O halde ayağa kalkmamda yardımcı olduğun teşekkür ederim AŞKISI!!!



**Zerd@** Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
  #2 (permalink) Alt 17-07-2006, 07:52
Kendini aşan 2de1'ci
 
@izci@ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 17.896
Rep gücü: 45
Rep derecesi: @izci@ Biraz daha dikkatli olaması gereken bir üye

Ynt: -Ohh dünya varmış.

 
ellerine sağlık
@izci@ Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Kategori Cevaplar Son Mesaj
düğünün varmış hilebaz Fotoğrafçılık ve Resimler 12 21-06-2007 16:28
Ne fobiler varmış! defne Bilelim Öğrenelim 4 15-01-2007 21:44
Oh dünya varmış Haberci Spor haberleri 0 17-11-2006 02:20
Bir varmış bir yokmuş @izci@ Galatasaray 0 15-10-2006 11:51
Ne fobiler varmış! CiwCiw Bilelim Öğrenelim 6 13-05-2006 12:49


Bütün Zaman Ayarları WEZ +4 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 21:55 .

Powered by vBulletin Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO

Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
Herhangi bir konuda (şikayet, eleştiri, öneri, vb.) bizimle iletişime geçmek için tıklayın.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557 558 559 560 561 562 563 564 565 566 567 568 569 570 571 572 573 574 575 576 577 578 579 580 581 582 583 584 585 586 587 588 589 590 591 592 593 594 595 596 597 598 599 600 601 602 603 604 605 606 607 608 609 610 611 612 613 614 615 616 617 618 619 620 621 622 623 624 625 626 627 628 629 630 631 632 633 634 635 636 637 638 639 640 641 642 643 644 645 646 647 648 649 650 651 652 653 654 655 656 657 658 659 660 661 662 663 664 665 666 667 668 669 670 671 672 673 674 675 676 677 678 679 680 681 682 683 684 685 686 687 688 689 690 691 692 693 694 695 696 697 698 699 700 701 702 703 704 705 706 707 708 709 710 711 712 713 714 715 716 717 718 719 720 721 722 723 724 725 726 727 728 729 730 731 732 733 734 735 736 737 738 739 740 741 742 743 744 745 746 747 748 749 750