Ask Hikayeleri - Sayfa 5 - Herşeyde biraz 2de1



Hikayeler ve Efsaneler Bildiğiniz, gerçek veya değil, güzel hikayeleri burdan bizimle paylaşabilirsiniz.

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #41 (permalink) Alt 13-06-2006, 19:58
Hırslı 2de1'ci
 
__ülkübra__ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Kayıt: 21.04.2006
Yaş: 18
Mesajlar: 563
Rep gücü: 12
Rep derecesi: __ülkübra__ Biraz daha dikkatli olaması gereken bir üye

Ynt: ...:::A$K HIKAYELERI:::...

 
Kan rengi, kırmızı güllere bayılırdı. Zaten onlarla adaştı da. Rose, Gül...

Kocasının sevgili Rose'u.

Her yıl Sevgililer Günü'nü kapının önünde bulunduğu enfes fiyonklarla süslü kucak dolusu kıkrmızı güllerle kutlardı. Hiç aksatmadan.

Hatta eşini kaybettiği yıl dahi kapısı çalınmış, gülleri kucağına bırakılmıştı. Tıpkı geçmişte olduğu gibi, küçük bir kartla birlikte. Her yıl güllere iliştirdiği karta aynı cümleleri yazardı:



"Seni geçen sene bugünkünden daha çok seviyorum..."



Birden bunların son gülleri olduğunu düşündü. Önceden ısmarlamış olmalyıdı. Öleceğini nasıl bilebilirdi? Zaten her şeyi önceden planlamayı ve yapmayı severdi. Yumurta kapıya gelmeden. Gülleri özenle içeri taşıdı. Saplarını kesti, vazoya yerleştirdi. Vazoyu da konsolun üzerine, eşinin kendisine gülümseyen fotoğrafının yanına koydu. Orada kocasının koltuğunda oturup saatlerce gülleri seyretti.

Sessizce...

Bitmek bilmeyen bir yıl geçti. Yapayalnız ve hüzün dolu bir yıl.

Sonra bir sabah kapı çalındı. Tıpkı eski günlerde olduğu gibi. Kırmızı gülleri, üzerinde küçük kartıyla birlikte eşikteydi. Sevgililer Günü'nü kutluyordu. Gülleri içeri aldı. Şaşkınlık içinde doğru telefona gitti. Çiçekçi dükkanını aradı. Onu bu kadar üzmeye kimin hakkı vardı?



"Biliyorum" dedi çiçekçi. "Eşinizi geçen yıl kaybettiniz. Telefon edeceğinizi de biliyordum. Bugün size yolladığım gülleri çok önceden ısmarlamış, parasını da ödemişti. Hep öyle yapardı zaten. Hiç şansa bırakmazdı. Dosyamda talimat var. Bu çiçekleri size her yıl yollayacağım. Bir de özel kart vardı, kendi el yazısıyla. Bilmeniz gerekir diye düşünüyorum. Ölümünden sonra çiçeklere iliştirmemi istediği kart."



Rose hıçkırıklar arasında teşekkür ederek telefonu kapadı. Parmakları titreyerek zarfı açtı.



"Merhaba sevgilim" diye başlıyordu kart.

"Bir yıldır ayrıyız. Umarım senin için zor olmamıştır. Yalnızlığını ve acılarını hissedebiliyorum. Giden sen, kalan ben olsaydım neler çekerdim kim bilir? Sevgi paylaşıldığında yaşamın tadına doyum olmuyor. Seni kelimelerle anlatılamayacak kadar çok sevdim. Harika bir eştin. Dostum, sevgilim benim. Sadece bir yıldır ayrıyız. Kendini bırakma. Ağlarken bile mutlu olmanı istiyorum. Onun için bundan sonraki yıllarda güller hep kapımızda olacak. Onları kucağına aldığında paylaştığımız mutluluğu ve sevgimizi düşün. Seni hep sevdim. Her zaman da seveceğim. Ama sen yaşamalısın. Devam etmelisin. Lütfen... Mutluluğu yeniden yakalamaya çalış. Kolay değil, biliyorum ama bir yolunu bulacağına eminim. Güller, senin kapıyı açmadığın güne dek gelmeye devam edecek. O gün çiçekçi beş ayrı zamanda gelip kapıyı çalacak, eve dönüp dönmediğini kontrol edecek. Beşinciden sonra emin olarak gülleri ona verdiğim yeni adrese getirip, seninle yeniden ve ebediyen kavuştuğumuz yere bırakacak..."









__ülkübra__ Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
  #42 (permalink) Alt 29-06-2006, 17:06
Sevimli 2de1'ci
 
hırçın_61 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Kayıt: 27.06.2006
Yaş: 24
Mesajlar: 71
Rep gücü: 10
Rep derecesi: hırçın_61 Biraz daha dikkatli olaması gereken bir üye

Ynt: ...:::A$K HIKAYELERI:::...

 
son kez sans ver sevenine


Seni kaybedisimin 6 nci ayi bugun 6ay once sen beni silmeye karar almissin benim haberim olmadan.Ama ben hala seni kaybettigime inanamiyorum hep geleceksin diye bekliyorum.Baba olucak olman bile sana olan sevgimi bir nebze azaltmadi.6ay icinde hayatim allak bullak oldu bana 24 nisanda deselerdiki yarindan itibaren hayatin degisek askin gidecek evlenecek hatta baba adayi olacak inanmazdim hatta gulerdim ben buna cunku benim askim beni terk etmezdi beni cok seviyordu bensiz nefes alamazdiki olmazdi boyle birsey senin bende olduguna okadar emindimki senin sevgine kendi sevgimden cok guveniyordum...fakat sen 25 nisanda cektin gittin ben ne oldugunu anlayamadan.
25 nisan ve 25 ekim yani tam 6 ayy koskoca 6 ay 180 gun gecti ve ben hala sendeyim seni bekliyor haldeyim o gunden beri neler cektim neler yasadim allah birde ben biliyorum ama yinede senden vazgecmedim ben vazgecmeyecegimde. Sen benden nefret ettin ben seni kendimden nefret ettirebildimde kendim bunca olana karsi senden nefret edemedim gozyasimla buyuttum sevgimi icimde.Hep donersin umudunla hep bekledim affettim seni askim son sans veriyorum sana demeni bekledim.Ama nafile senden hic ses soluk cikmiyor.
Ve ben hala buyuk bir direncle seni seviyorum bekliyorum ve severek olecegim.
Simdi sen dogacak evladinin sevinciyle cok mutlusun
ya beni bian olsun ufacik bian olsun hatirliyormusun yoksa hatirlamak mi istemiyorsun 5 yil buyuk bir ask yasadik gozyasimizla sevgimizle gun gun buyuttuk bu aski bianda yok edip bitirmis olmani bu hale gelmis olmasini aklim hala almiyor.
Birgun demistimki sana:
Gun gelecek direnemeyeceksin ailene evleneceksin sen baba olucan bizi unutacaksin ozaman bende Dilaydama sarilip aglayip onunla avunurum derdim Sense bana :bu okadar kolaymi kavgamin cicegi sen saniyorsunki ben sizi unutucam sizden vazgececegim sizi bana hicbirsey unutturamaz sen benim herseyimsin derdin
Ama bak askim yoksun iste ben kaldim Dilaydamla agliyoruz sen yoksun iste unuttun bizi soyle bebegim Dilaydamin ve benim hicmi sansimiz yok bize bir sans verirmisin ?
Biz sana defalarca sans verdik Dilaydam ve ben seni cok ozledik bekliyoruz lutfen bir sans daha
5 yilda insa ettigimiz o buyuk aski defalarca yikilmaktan kurtardigimiz askimiz icin son bir sans istiyoruz.Bunu en cok dilayda icin yaparmisin?....
Seni sevene son sans verirmisin?....
Cunku artik bu yurek dayanamiyor seni cok seviyor
Olumle yasam arasindaki cizgide durmus seni bekliyor bunu sen belirleyeceksin.Nolur oldurme Dilaydami son kez yureginin sesini dinle ve sans ver
son bir sanssss verrr
hırçın_61 Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
  #43 (permalink) Alt 29-06-2006, 18:39
Hırslı 2de1'ci
 
tweety - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Kayıt: 23.06.2006
Mesajlar: 349
Rep gücü: 10
Rep derecesi: tweety Daha Yolun Başında

Ynt: ...:::A$K HIKAYELERI:::...

 
Aşk çılgınlıktır
Uzun zaman önce dünya yaratilmadan, insanlar dünyaya ayak basmadan önce, iyi huylar ve kötü huylar ne yapacaklarini bilmez vaziyette dolaniyorlarmis. Bir gün toplanmislar ve her zamanki gibi oturuyorlarken saflik ortaya fikir atmis.
- Neden, saklambaç oynamiyoruz.?
Ve hepsi bu fikri begenmisve hemen çilginlik bagirmis;
- Ben ebe olmak istiyorum, Ben ebe olmak istiyorum..
Ve baska hiç kimse çilginligi arayacak kadar çildirmadigi için, çilginlik bir agaca yaslanmis ve saymaya baslamis.
-1,2,3....
ve çilginlik saydikça, iyi huylularla kotu huylular saklanacak yer aramislar."SEFKAT", ayin boynuzuna asilmis,"IHANET",çöp yiginin içine girmis, "SEVGI", bulutlarin arasina kivrilmis, "YALAN",bir tasin altina saklanacagini söylemis, ama yalan söylemis, çünkü gölün dibine saklanmis,"TUTKU", dünyanin merkezine gitmis,"PARA HIRSI",bir çuvalin içine girerken çuvali yirtmis.Ve çilginlik saymaya devam etmis,
-79,80,81,82......
Askin disinda bütün iyi huylar o ana kadar zaten saklanmis. Ask kararsiz oldugu gibi, nereye saklanacagini da bilmiyormus. Bu bizi sasirtmamali çünkü hepimiz aski saklamanin ne kadar zor oldugunu biliriz.
Ve çilginlik;
-95,96,97,.....100
100'e vardigianda "ASK" siçrayip güllerin arasina girmis ve saklanmis, ve çilginlik bagirmis;
- Sagim solum sobedir, geliyorum!!.
Ve arkasina döndügünde ilk önce tembelligi görmüs, o ayaktaymis çünkü saklanacak enerjisi yokmus.Sonra sefkati ayin boynuzunda görmüs ve ihaneti çöplerin arasinda.... Sevgiyi bulutlarin arasinda,yalani gölün dibinde ve tutkuyu dünyanin merkezinde, hepsi birer birer bulunmus sadece biri hariç.Ve çilginlik umutsuzluga kapilmis.En son saklanan kisiyi bulamamis.Derken haset, bulunmadigi için haset duyarak, çilginin kulagina fisildamis
- "ASKI BULAMIYORSUN. GÜLLERIN ARASINDA SAKLANIYOR.". Ve çilginlik çatal seklinde tahta bir sopa almisve güllerin arasina çilginca saplamis, saplamis, saplamis taki yürek buradan bir haykirma onu durdurana kadar.Ve haykiristan sonra, ask elleriyle yüzünü kapayarak ortaya çikmis ve parmaklari arasinda iki sicim gibi kan akiyormus gözlerinden.Çilginlik aski bulmak için heyecandan askin gözlerini çatal sopayla kör etmis.
- Ne yaptim ben, ne yaptim ben
diye bagirmis
- Seni kör ettim, nasil onarabilirim
Ve ask cevap vermis
- Gözlerimi geri veremezsin.Ama benim için bir sey yapmak istersen,benim kilavuzum olabilirmisin
Ve o günden beri askin gözü kördür ve her zaman çilginlik yanindadir......

tweety Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
  #44 (permalink) Alt 05-07-2006, 22:38
Kendini aşan 2de1'ci
 
Deli_Sibz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Kayıt: 04.05.2006
Yaş: 19
Mesajlar: 3.182
Rep gücü: 0
Rep derecesi: Deli_Sibz Daha Yolun Başında

Ynt: ...:::Aynadaki kırık yüzüm...:::...

 
Kırıldı ayna.. sırlı camdan döküldü yüzüm.. gözlerim düştü.. parçalandı bakışlarımdaki anlam.. bu ürperti.. bu üşüme duygusu.. aynalardaydı gizemi kirlenmiş ruhumun.. geriye kırılmış yüreğim kaldı.. bir de o boşvermişliğim.. ayaklarıma battı önce cam kırıkları..sonra içime doldu daha gece olmadan.. bir çığlık gibi savurdum acısını gözbebeklerimden..kan doldu boşluğa.. içine hapsetti bütün korkularımı.. korkular lanetli toprağa.. toprak geceye ağlamaklı.. anlamlar yıkılmış Balıkesir kaybolmuş, boğulmuş caddelerinde duvarlara vurmuş gölgelerini.. aynada kırık yüzüm.. camlar gitgide derine batıyor.. kanıyor içimde öldürdüğüm düşlerim.. ve şimdi... şimdi düşlerimdende düşüyorum...
Deli_Sibz Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
  #45 (permalink) Alt 05-07-2006, 22:39
Kendini aşan 2de1'ci
 
Deli_Sibz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Kayıt: 04.05.2006
Yaş: 19
Mesajlar: 3.182
Rep gücü: 0
Rep derecesi: Deli_Sibz Daha Yolun Başında

Ynt: ...:::Karşılıksız aşk üzerine mektup... :::...

 
Seni ne çok sevdim ben. Ne çok gözyaşı döktüm senin için. Geceleri sen yatağında meleklerin kanatlarıyla uçarken ben penceremin önünde senin rüyana girmek için dua ederdim. Bir bakışına, bir dudak kıvrımında titreşen gülüşüne ulaşmak için dünyanın bütün çiçeklerini önüne sererdim.

Şiirler, şarkılar, sevgiler içimde tutuşan bir ateş, onun yangınında senin için kül kesildim. Ağır hastalar geceyi zor geçirir. Sabahı bekler kırgın yürekler, hasta umutlar, yalnız ruhlar. Yalnızdı gecelerim. Hastaydı gecelerim. Kan kaybından giden bir yaralı gibi umarsızdı gecelerim. Bir uçurumun kenarına beni taşıyan karabasandı gecelerim. Adına yalnızlık dedim. Sensizlik dedim.. Sen beni bilmedin, beni tanımadın, beni sevmedin.. Bu bir ölümdü, bu bir fermandı .. Bıçak kesmez artık beni, ip asmaz, çeküller yüreğimi taşımaz. Yaşamak mümkün değil, yalnızlık karanlık kapılarıyla üstüme kapandı. Amansız acılar içindeyim.

Ey Sevdiğim.. Ben seni ne çok sevdim. Dünya bildi, bir sen bilmedin. Yalnızlığın diğer adı aşka karşılık almamaktır. Kaçılamayacak kadar yakın, tutulamayacak kadar uzak bir yerdesin.. Benim aşkıma yalnızlık kucak açtı. Senin yokluğuna dokundum, içim yandı. Odamın çıldırtan sessizliğinde sana seslendim. Yankısı döndü dolaştı, senin kapıların bana kapalı. Kendi sesim yine bana ulaştı. Anladım ki beni hiç duymayacaksın.

Sana sitem edemem. Sana kırılamam. Bir tek dileğim var senden, son bir tek isteğim. O da MUTLU OLMAN.

MUTLU OL SEVDİĞİM.. BİRİCİĞİM.. AŞKIM. NEREYE, KİME GİDERSEN GİT YETER Kİ SEN MUTLU OL...
Deli_Sibz Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
  #46 (permalink) Alt 05-07-2006, 22:40
Kendini aşan 2de1'ci
 
Deli_Sibz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Kayıt: 04.05.2006
Yaş: 19
Mesajlar: 3.182
Rep gücü: 0
Rep derecesi: Deli_Sibz Daha Yolun Başında

Ynt: ...:::Ağla Gözlerim Ağla :::...

 
O gidince yikilmamaya karar vermistim.Biri gider biri gelir demistim.Bir kac gun ickiye kendimi verip.Zamanla unuturum sanmistim Unutamadim.Hani aglamayacaktin gozlerim.Onu dusunupde goz yasi dokmeyecektin
Neden ilgit ilgit aglar oldun.Bugulu bir cam misali.Islanmis bir cam misali etrafa bakar oldun...
Yuregim Coskun yuregim.Hani yanip kahrolmayacaktin.Hani gezip eglenecektin
Artik hür'dün.Artik istedigin yerlere gidip arzuladigin seyleri yapacaktin
Neden icin icin yaniyorsun. Yuregim Suskun yuregim.Hani denizler misali cosacaktin.Gocmen kuslar gibi bir baska gonule ucacaktin.Bir baska gonulde yuva yapacaktin.Neden Yanardag misali yaniyorsun Yuregim..
Ellerim O gidince resmini yirtip atacaktin.Yirtmaya gucun yetmezse.Cakmagi cakip yakacaktin.Neden titriyorsun.O gitti.Yirt su resimleri.Bin bir parca edip at su resimleri.Yirtamazsan.Cakmagi cakip Yak su resimleri.Titreme boyle
Ikide bir uzanma resimlere.Laik degilmis anlasana, titremeyi artik biraksana..
Kalbim Hep aciya kedere dayanmayi ogrenen kalbim.Gidenin ardindan yikilan
Bir gun gelir diye hayel kuran kalbim.Yine yuvasindan dusen bir kusa benzedi halin.Limana bir metre kalmadan batan bir gemi gibisin.Guzel hayeller kurarken, kabuslarla uyandin.Artik yanlizliga son derken, yine tek basina kaldin.
Agla Gozlerim Agla.
Baska Ne Yapabilirsin.
Deli_Sibz Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
  #47 (permalink) Alt 05-07-2006, 22:42
Kendini aşan 2de1'ci
 
Deli_Sibz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Kayıt: 04.05.2006
Yaş: 19
Mesajlar: 3.182
Rep gücü: 0
Rep derecesi: Deli_Sibz Daha Yolun Başında

Ynt: ...:::Aşk Adamı:::...

 
Sevdanın ne olduğunu asla anlayamayacağını düşünürdü. Sevmek neydi açıklamak isterdi ama olmazdı yapamazdı. Ve her seferinde sevgiyi anlatmaya çalışıp da beceremeyince öyle bir şeyin olmadığına inanırdı.
Her aşık oluşunda şiirler yazardı sevgililerine-gerçi onlara sevgili denilmezdi çünkü o hep platonik aşklar yaşardı. Aşkın somut bir şey olmadığının farkına çocukken varamazdı. Bir insan neden illa birini istesin ki diye düşünürdü. Hele bir erkek eğer kendisin çılgınca seven bir kadın varsa neden başkasını bulmak için uğraşsındı.
Çocukken gördüğü her güzel kadına aşık olduğunu sanırdı ama sonradan acı bir şekilde öğrenecekti otla bok arasındaki farkı. Aşkı sakızlardan çıkan yazılarda tanımaya başlamıştı ve öğrendiği ilk İngilizce kelime ‘love’ olmuştu. ‘love is...’ diye başlayan bütün cümleleri okumaktı amacı. Yaşıtları gibi çıkartma veya araba resmi için değil aşkın ne olduğunu öğrenmek için sakız alırdı. Sonradan pişman olmayacaktı belki ama aşkı yanlış tanıdığını gözyaşlarını silerken anlayacaktı.
Aşk vardı elbet artık bunu anlayacak kadar büyümüştü ve artık gerçek aşklar yaşıyordu. Şiirler yazıyordu geceleri,defterlerinin her tarafına aşık olduğu kişinin adını yazıyordu. Onu görebilmek için sınıf kapısında bekliyordu ve soğuklara aldırmadan her teneffüs sevgilinin gözlerini arıyordu. Aşk neydi belki bunu açıklayamazdı ama soranlara verecek bir cevabı olurdu her zaman aklının bir yerinde. Yıllardır tanıdığı ve sadece arkadaş olarak gördüğü kişinin diğer arkadaşları arasında özel bir yer kaplamaya başlamasını hissederdi. Sadece ona şiirler yazardı,onunla ilgili hayaller kurardı geceleri bunalım şarkıları dinlerken. Söylediği her kelimeyi onun duyacağını düşünerek söylerdi ve saçma sapan yalanlar söylerdi sırf muhabbet olsun diye. Sevgilinin saçları ve gözleri süslerdi şiirlerini ve sonra yavaşlardı aşkın şiddeti. Aşkı bir dağa tırmanmaya benzetirdi her zaman. Önce hızla tırmanırsın,soluğun kesilmeye başlar,gün geçtikçe üşürsün ve gittikçe yavaşlayarak zirveye varırsın. Sonra farkına bile varmadan yuvarlanırsın oradan,yeni bir dağa tırmanmak için ayakların aşağıya kayar ve işte yeni bir dağ...
Sonra aşkı biterdi-yani o öyle hissederdi. Yazdığı şiirleri,karşılıksız mektupları okurdu ve gülerdi. O zamanlar ne kadar aptal olduğunu düşünürdü. Bir zamanlar aşk için ölmeli diyen adam o değildi sanki. Aşkı sıradan bir şey gibi görürdü. Ta ki bir başka göz büyüleyene kadar onu. O zaman unuturdu her şeyi. Hani yazdığı şiirler kara saçlı kara kaşlı sevgiliye? Yoklar ,yerini çoktan mavi gözlerin derinliğine bırakılmış yazılar alır daha sonra belki de yeşil bir göz kim bilir. Ve tekrar inanmaya başlar aşk için ölme fikrine. Ve o aşkı da biter öncekiler gibi ve o yine sevmeyi unutur ve tekrar sevdalara yelken açar bu böyle sürüp gider.
O hep platonik sever. Sever de söyleyemez yazdığı şiirleri kimi zaman okur ama asla ona yazdığını söyleyemez. Her aşık oluşunda mucizeler bekler yani hep o’nu bekler. Saatlerce fal bakar seviyor mu sevmiyor mu diye ve hep seviyor çıkar-zaten sevmiyor çıksa da inanmaz. Ama o bu düşüncelere dalıp sabahı getirince ve o’nu başka ellerde görünce içinden kağıtları yırtmak gelir. Ama bir sonraki sefere inanmak için kaldırır bir kenara. Hep şarkılar söyler;öyle sıradan şarkılar değil aşk şarkıları sevgiliye söylenmek istenen aşk şarkıları. Aşkı hep dağa benzetir ya, bir dağdan inip ötekine tırmanmaya başlayınca bazen dönüp bakar tırmanmış olduğu dağlara ve ne kadar heybetli olduklarını düşünür. Asla zirvede kalamamıştır ve hep tırmanacağı en yüksek zirveden inmeyeceğini düşünür. Hayatı boyunca belki de on kez o dağı en büyük dağ sanacak ama her seferinde yanılacak. Ve bir gün ölmeden anlayamayacak hangisi en büyük sevdası,hangisi en güzel aşkı.
Dostlarla paylaşacak acılarını, o’nu başka kollarda görmekten gocunmadığını söyleyecek ama içinde hep aynı şarkı çalacak ‘seni kimler aldı kimler öpüyor seni’ diyecek ebediyen ve o her zaman yalnız aşık rolünü üstlenecek baş rolünü oynadığı bu oyunun. Acı acı sövecek kimi zaman rüzgara kimi zamanda kendi tiyatrosunun senaristi olamayışına... Ve her seferinde aşkını başka ellerde görünce balonunu elinden kaçıran bir çocuk gibi ağlayacaktı ve her aşık oluşunda kumdan kaleler yapacaktı ve sonra insafsız aşıklarca yıkılacaktı. O’nu tanıdığındaysa çok geç olacaktı...
Deli_Sibz Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
  #48 (permalink) Alt 20-07-2006, 17:24
Banned
 
Argion - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Kayıt: 17.06.2006
Yaş: 24
Mesajlar: 2.062
Rep gücü: 0
Rep derecesi: Argion Biraz daha dikkatli olaması gereken bir üye

Ynt: ...:::A$K HIKAYELERI:::...

 
Sevgi Hikayesi.... Cd



Daha henüz 18 yaşındaydı,ama hayatının sonundaydı.Tedavisi mümkün olmayan ölümcül bir kansere yakalanmıştı .Kahır içerisinde eve kapatmıştı kendisini.Sokağa çıkmıyordu .Annesi bir de kendisi o kadardı bütün hayatı..Bir gün fena halde sıkıldı,dayanamadı,attı kendini sokağa.Bir yığın vitrinin önünden geçti.Tam bir CD satan dükkanı geride bırakmıştı ki ,bir an durdu .Geri döndü, kapıdan içeri, gözüne hayal meyal takılan genç kıza bir daha baktı. Kendi yaşlarında harika bir genç kızdı tezgahtar.

Hani ilk bakışta aşk derler ya işte öyle takılıp kalmıştı . İçeri girdi. Kız gülümseyerek yanına geldi.." Nasıl yardımcı olabilirim size" dedi genç delikanlıya .Nasıl bir gülümsemeydi o. Hemen oracıkta sarılıp öpmek istedi kızı.. Kekeledi geveledi ,sonra "Evet " diyebildi.Rasgele bir CD'yi işaret ederek. "Evet ..Şu CD'yi bana sarar mısınız?" Kız CD'yi aldı içeri gitti.Az sonra paketlediği CD ile geri döndü.Aldı paketi çıktı dükkandan,evine döndü, açmadan dolabına attı.

Ertesi sabah gene gitti aynı dükkana.Gene bir CD gösterdi kıza ,sardırdı,aldı eve getirdi, attı paketi dolabına yine açmadan…Günler hep alınıp sarılan CD'lerle geçti .Kıza açılmaya bir türlü cesaret edemiyordu.Annesine açıldı sonunda.

Annesi "git konuş oğlum ne var bunda" dedi.Ertesi sabah bütün cesaretini topladı.Erkenden dükkana gitti.Bir CD seçti. Kız gülerek aldı CD'yi arkaya gitti,paketlemeye.Kız içerdeyken bir kağıdın üzerine "sizinle bir gece çıkabilir miyiz?" diye yazdı.Altına telefon numarasını ekledi,notu kasanın yanına koydu gizlice.Sonra paketini alıp çıktı gene dükkandan.İki gün sonra evin telefonu çaldı.Anne açtı telefonu.CD dükkanındaki tezgahtar kızdı arayan..Delikanlıyı istedi..notunu yeni bulmuştu da..

Anne ağlıyordu."Duymadınız mı " dedi."Dün kaybettik oğlumu".

Cenazeden birkaç gün sonra ,anne odasına girebildi sonunda oğlunun.Ortalığa çeki düzen vermeliydi.Dolabı açtı. Oraya atılmış bir yığın açılmamış paket gördü. Paketleri aldı, oğlunun yatağına oturdu ve bir tanesini açtı.İçinde bir CD vardı, bir de minik not.

"Merhaba.Sizi öyle tatlı buldum ki.Daha yakından tanımak istiyorum. Bir akşam birlikte çıkalım mı* Sevgiler …Jacelyn!." Anne bir paketi daha açtı.Onda da bir CD ve bir not vardı. Siz gerçekten çok tatlı birisiniz, hadi beni bu gece davet edin ,artık.Sevgiler.. Jacelyn!.

Yani ;her şey bir anda yarım kalmıştı..

Unutmayın. Düşündüğünüz şeyi mutlaka söyleyin.Birini seviyorsanız mutlaka söyleyin ona İçinizdekini söylemekten korkmayın.. Ve hemen söyleyin.Hemen .Çünkü; doğru zamanı bekler ve " işte tam sırası" dediğinizde bir de bakarsınız geç ve yarım kalmışsınız..

Dostlarınıza ,sevdiklerinize ,ailenize ve sevdiğinizi söyleyemediğiniz herkese bugün den sonra söylemeye başlamalısınız onları sevdiğinizi ve önemsediğinizi. . Bir gün sonrasını garantileyemediğimiz bu yaşamda en güzel şey olan sevgi sözcüklerini sevdiklerimizden esirgememeliyiz...

Argion Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
  #49 (permalink) Alt 20-07-2006, 17:26
Banned
 
Argion - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Kayıt: 17.06.2006
Yaş: 24
Mesajlar: 2.062
Rep gücü: 0
Rep derecesi: Argion Biraz daha dikkatli olaması gereken bir üye

Ynt: ...:::A$K HIKAYELERI:::...

 
Su, AteŞ Ve AŞk

Su, ateş ve aşk dost olmuşlar ve birlikte zaman geçirmeye başlamışlar. Birbirlerine öylesine alışmışlar ki, su ateşsiz bir yere gidemez olmuş, ateş suyu görmeden uyuyamaz olmuş, aşk ateşsiz yürüyemez olmuş, su aşksız akamaz olmuş. Zamanla aralarına ayrılığın girmesinden endişelenmişler, birbirlerini kaybetmekten korkar olmuşlar. Başbaşa oldukları bir gün, kaybolurlarsa birbirlerini nasıl bulabileceklerini anlatmaya karar vermişler.

Ateş ve aşk suya sormuşlar: “Kaybolursan seni nasıl bulacağız?”

“Nerede bir şırıltı duyarsanız, beni orada bulabilirsiniz” diye cevap vermiş su.

“Peki,” demiş ateş ve aşk, “seni bulduğumuzda bizi hayli özlemiş de olacağına göre güzel bir karşılama hazırlarsın değil mi?”

“Elbette!” demiş su şırıltıyla.

Serin damlalarıyla ateşin omuzuna dokunmuş:

“Dostum, ateş, sen geldiğinde içim öyle ısınır, öyle ısınır ki, sevincimden buharlaşır, uçarım, göğe yükselir, bulut olurum.”

Ateş bu cevaba çok sevinmiş, daha bir hararetle yanmaya başlamış.

Sonra küçük mavi gözlerini aşka çevirmiş:

“Sevgili dostum aşk, seni görür görmez koynuma alırım. Birlikte dere tepe gezeriz, ırmaklara katılır ve denizlere varırız. Biliyorum ki, akışım aşkla olursa şırıltılarım daha güzel olur! Aşkla aktığım ırmaklara hayat götürürüm. Aşkla vardığım denizlerin mavisi bir başka olur.”

Aşk bu cevabı çok beğenmiş.

Sonra aşk ve su ateşe sormuşlar: “Seni yitirirsek nasıl buluruz?”

“Nerede bir duman görürseniz, bilin ki ben oradayım” demiş ateş de.

“Peki, sen bizi nasıl karşılayacaksın?” demiş aşk ve su.

Ateş önce sıcacık bir gülümsemeyle suya cevap vermiş:

“Dostum su, sen geldiğinde hemen sönerim, senin dostluğunun hatırına yok olur, duman olurum.”

Ateş bu bu cevabı çok sevmiş, daha bir hararetle yanmayı sürdürmüş.
Ateş sonra alev alev dudaklarıyla aşka konuşmuş:

“Sevgili dostum aşk, sen geldiğinde daha da içten tutuşurum. Elinden tutup insan kalplerine varır ve aşıkların kalbine kıvılcımlar taşırız. Çok iyi biliyorsun ki, ben sen olmaksızın yakamam. Sen yanımda olmasan, alevlerimiz kimsenin kalbine düşmezdi.”

Sonunda sıra aşka gelmiş.
Ateş ve su birlikte sormuşlar:
“Peki sevgili aşk seni kaybedersek, nasıl bulabiliriz?
Aşkın cevabı oldukça düşündürücüymüş:
“Beni kaybederseniz, bir daha asla bulamazsınız.”

Argion Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
  #50 (permalink) Alt 20-07-2006, 17:30
Banned
 
Argion - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Kayıt: 17.06.2006
Yaş: 24
Mesajlar: 2.062
Rep gücü: 0
Rep derecesi: Argion Biraz daha dikkatli olaması gereken bir üye

Ynt: ...:::A$K HIKAYELERI:::...

 
Sadece Kendini Getir Bana

--------------------------------------------------------------------------------




Gelirsen pırıl pırıl bakışlarınla gelmelisin ve mutluluğu asmalısın sol omzuna.

Bakışlarına kan dökmemelisin, kinden, nefretten, her tür tuzaktan arınarak çıkmalısın yola.

Hayatı taşıyacak kadar yürekli olmalı küçük parmakların, avuçlarının içiyse her dem ıslak olmalı.

Gelirsen gözlerini getirmelisin, içlerinde bakmaya doyamayacağım umut dolu gözbebeklerini de almalısın yanına. Bir ceylanı bile kıskandıracak o nefis yürüyüşünle gelmelisin bana. Yürek titreten gülüşlerini de almalısın yanına ve akmalısın yüreğime daha ilk merhaba demek için hazırlık yaptığım anda.

Ardında bıraktığın sözcüklerin tümünü silerek hafızandan, o öpmeye kıyamadığım dudaklarınla gelmelisin. Güneşi getirmelisin gelirken, karanlıkların üzerine çullanmalıyız seninle ve içimize gömmeliyiz karanlığı. Hayatla başa çıkabilecek kadar sert,

en küçük kırılmada parçalanacak kadar yumuşak bir yürekle gelmelisin bana gelirsen.

Minicik öykülerinle gelmelisin, bir kedi kadar sessiz, bir kaplan kadar yırtıcı olmalısın yola çıktığın andan itibaren. Seni dinleme zevkini de getirmelisin bana, dudaklarından dökülen her sözcüğü içmeliyim kana kana.

Fesleğen kokulu saçlarınla gel gelirsen ve içinden topladığın çiçeklerini ver bana.

Yüreğinden sessizce süzülen nehirlerini getir bana, utangaçlıklarını, sokulganlıklarını,çılgınlıklarını da yanına yoldaş yaparak.

Ama neyse sen bana aldırma. Unut yukarıda istediklerimin tümünü.



“Gelirsen Sadece Kendini Getir Bana …”

Argion Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Kategori Cevaplar Son Mesaj
[...KORKU HIKAYELERI...] Deli_Sibz Hikayeler ve Efsaneler 63 02-09-2008 22:56
Türkülerimizin hikayeleri Deli_Sibz Hikayeler ve Efsaneler 34 26-02-2008 21:47
Türkülerimiz ve Hikayeleri... Notheart Genel Müzik Konuları 10 06-02-2008 23:36
Şarkıların hikayeleri Haberci Magazin Haberleri 0 17-11-2006 03:00
Tek taş hikayeleri CiwCiw Magazin Haberleri 0 12-05-2006 00:03


Bütün Zaman Ayarları WEZ +4 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 13:58 .

Powered by vBulletin Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO

Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
Herhangi bir konuda (şikayet, eleştiri, öneri, vb.) bizimle iletişime geçmek için tıklayın.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557 558 559 560 561 562 563 564 565 566 567 568 569 570 571 572 573 574 575 576 577 578 579 580 581 582 583 584 585 586 587 588 589 590 591 592 593 594 595 596 597 598 599 600 601 602 603 604 605 606 607 608 609 610 611 612 613 614 615 616 617 618 619 620 621 622 623 624 625 626 627 628 629 630 631 632 633 634 635 636 637 638 639 640 641 642 643 644 645 646 647 648 649 650 651 652 653 654 655 656 657 658 659 660 661 662 663 664 665 666 667 668 669 670 671 67