Beyaz aT.... - Herşeyde biraz 2de1



Hikayeler ve Efsaneler Bildiğiniz, gerçek veya değil, güzel hikayeleri burdan bizimle paylaşabilirsiniz.

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1 (permalink) Alt 04-07-2006, 13:42
İşi kavrayan 2de1'ci
 
PeRi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

kanatsıZ meLek (:
 
Kayıt: 05.06.2006
Yaş: 24
Mesajlar: 1.804
Rep gücü: 14
Rep derecesi: PeRi Daha Yolun BaşındaPeRi Daha Yolun Başında

Beyaz aT....

 
Onu bir caddede yatarken bulmuşlardı.

Gözlerinde yaşama tutunma canlılığı yoktu. Feri yoktu…

İnsanlar meraklı bakışlarla seyrettiler onu.

..korkuyordu…

Caddenin soğuk zemini işliyordu etine ılgıt ılgıt,ve başındaki insan kalabalığı, değişen yüzlerin dışında değişmiyordu…

Kendisini oraya getiren sahibini arıyordu hep. Aksi adamın biriydi, üstelik içkiciydi. Ama;

O gelmeliydi. Ve kendini okşamalıydı ve yelelerini ve sırtını ve yanaklarını… O gelmeliydi.

Doğduğunda, annesinden sonra ilk onun yüzüydü gördüğü ve dudaklarının kıvrımlarına ilişiveren mutluluk çizgileriydi sakalları arasındaki. Ve derin bir nefes çektiği sigarasının dumanı bir zafer meşalesi gibi tütmekteydi.

İlk dokunuşlar, okşamalar ve güzel sözler…

..ve yulaf, kepekli yem, şekerli su gibi özel yiyecekler…

Bekledi umarsız, hiç durmadan ve yavaş yavaş büyüyen acısına karşı koyamadan.

Ve biri seslendi kalabalıktan “ölüyor bu!”

ve biri daha “belediyeci çağırın!” ve biri daha… biri daha…

Artık her şey bitmişti. Ve anlamıştı ki, sahibi bir daha gelmeyecekti. Bu dünyada yapayalnız olduğunu hissetti.

Ne olurdu onu bir daha görebilseydi.

Başındaki insan kalabalığı artmıştı. Gülüşen iki genç gördü.

Bir kadın geçiverdi yanından, ağzını başörtüsünün ucu ile kapatarak ve bir yaşlı adam koşarcasınaydı; umursamayarak…

..Oysa yaşam ne güzel şeydi…


Anasının ayakları dibine, bir kartopu misali düştüğünde merhaba demişti hayata.

Meraklı, şaşkın ve ürkekti. Ve o günler görülmeye değerdi. Anasının ardına takılıp çıktığında kırlara, herkes onlara bakardı.

Sevecen, meraklı eller dolaşırdı boynunda ve genç kızlar, delikanlılar yanağını öperdi.

Mutluluk bu olsa gerek diye düşünürdü bazen. Çünkü o; dağlarda, bayırlarda özgürce uçuşan cıvıl cıvıl kuşları ile mavi gökyüzünü, yemyeşil çayırları, dereleri, tepeleri, insanlardan uzak yaşayan yılkı atlarını bilmezdi.

Zaten onu mutlu kılan şeyleri yaşıyordu. Varsın kuru otu yoncasız, suyu samanla karışık olsundu.

Yanında annesi ve kendilerine bakan bir sahibi vardı.

Huysuz bir adamdı, günü gününe uymazdı. Ama; bazen, kendini okşaması yok mu? İşte o zaman bütün gerginliğini atardı.

Bir gün sahibi ağzına bir şey taktı. Ve o şey bütün yüzünü kapladı. Sırtına da oturmalık, o gün canı çok yandı.

Ve o gün sırtında açılan yaralar, bir daha hiç kapanmadı.

Bir arabaya koşmuştu sahibi onu. Artık o-da çalışacaktı. Ve o çalıştıkça anası dinlenecek, bir daha yüke koşulmayacaktı.

Bir gün konuşurlarken duymuştu. Anne at artık yaşlanmıştı ve yük çekemiyordu. Ve bir gün yıkılmıştı iş başında.

O gün, annesinin gözlerinde hiç görmediği bir şeyi görmüştü…

..Ve o şeyi hiç anlayamamıştı…

Artık kendisi çalışıyordu ve bu durum onu mutsuz etmiyordu. Biliyordu ki o çalıştıkça yorgun ve yaşlı anası çalışmayacaktı.

Akşamları anasının yanında yorgunluğunu unutacaktı. Ve sahibi yiyeceklerini getirdiğinde, ana-oğul karınlarını doyurup,bir günün üstüne bir sayfa daha kapanacaktı.

“-öldü galiba!” diye bir ses duydu. “-Hayır..hayır yaşıyor!”

Siyah elbiseli biri iyice sokuldu yanına, başını iki yana salladı; geçip gitti.

“-Yolun kenarına çekin şunu” dedi birisi ve sonra beş-altı kişi geldi. Kaldırmaya çalıştılar. Vücudu kalkmak istemiyorcasına ağırdı ve amacı zaten yardım etmek olmayan insanların direnci ise onun yaşama karşı koyma direncine zayıf kalıyordu.

“-Belediye geliyor mu” dedi birisi. Ellerinde tespihi, kırçıllı sakallı birinin “geliyor, geliyor” dediğini duydu.

..Gözlerini kapadı..

Bir gün çok yorulmuştu. Sahibi de fena halde canını yakmıştı. Taşıdığı yükün çok ağır olduğu bir gündü. Zorlanmıştı…

Sahibi de ona yardımcı olmamıştı nedense. Üstelik sürekli kırbaçlamıştı. Bir süre sonra da kırbacın vurduğu yer

hissizleşmiş, acımaz olmuştu. Bacağının ise uyuştuğunu hissetmişti. O gün çok yorulmuştu.

Akşam, sahibi yiyeceklerini getirdiğinde yüzünü okşamıştı ve sırtını ve yelelerini ve yanaklarını ve onunla konuşmuştu…

Ne olursa olsun, iyi adam diye düşündü. Anasıyla beraber karınlarını doyurmuşlardı. Üstelik arpa yemiş, şekerli su da

içmişlerdi. Ve; aslında onu doyuran şeyin bu mutluluk kırıntılarının yaşandığı zamanlar olduğunu düşündü.

“-Geldi..geldi!..Belediyeciler geldi!” diye bağırdı bir çocuk.

Başını kaldırmadı bile…

Kalabalık ve meraklı bakışlar biraz daha artmıştı.

Acaba sahibi de burada mıydı? Onu bir görseydi, bir görebilseydi…

Kendisini kaldırmaya çalışsaydı, yardım etseydi.

Yattığı yerden kalkabilecek gücü verseydi. Konuşsaydı, yüzünü okşasaydı ve sırtını ve yelelerini ve yanaklarını…

Bir gece tuhaf sesler duymuştu.

Sahibinin sesiydi bu. Ve sahibinin yanında birkaç adam daha vardı. Ahırdan içeri girip kapıyı kapatmışlardı.

Ayın şavkı tahta duvarların arasından ve camsız taka penceresinin kirden kararmış naylon korunağının yırtıklarından içeri sızıyordu.

“-Bu mu?” dedi biri. Evet der gibi başını salladı sahibi.

Adamlar anasının yanına doğru yürümüş, sahibi ise ahırın ortasında hareketsiz öylece duruyordu. Yüzündeki çizgiler

daha da derinleşmişti sanki.

Adamlar, anasını yularından çekerek kapıya yöneldiler. Sahibi kapıyı açtı;

Ay ışığı tamamen dolmuştu içeri ve anasıyla göz göze gelmişti.

O gece, annesinin gözlerinde hiç görmediği bir şeyi görmüştü.

..Ve o şeyi hiç anlayamamıştı…

Sabaha doğru sahibi gelmişti ve ona şefkatle yaklaşıp yüzünü okşamıştı ve sırtını ve yelelerini ve yanaklarını…

Şimdiye kadar ona mutluluk veren bu yaklaşım, bu sefer nedense onu mutlu etmemişti.

..Ve o geceden sonra, bir daha anasını görememişti…

“-Açılın, kamyon iyice yanaşsın!” dedi hırpani kılıklı biri.

Bir çöp kamyonuydu bu. Ne olduğunu anlamaya çalışıyordu. Yüreğinde ise bir acı durmadan sızlıyordu.

Sahibi neredeydi? Şimdiye kadar yanında olan sahibi?

Ümitsizlik ve yalnızlık tüm hücrelerine doldu ve bütün vücudu bu yangınla ürperdi.

İki – üç adam yanına sokuldu. Biri eğilerek diğerlerine “haydi” dedi. Kaldırmak için yapılan bu zorlamalar, isyan edercesine bedenine ağırlık veriyordu. Ve bu zorlamalar ise artık canını yakmıyordu…

Vücudunun her yanını dolaşan eller bitip tükenmek bilmiyordu. Bu acı yumağı ise onun yalnızca yüreğini yakıyordu.

Birden; “-Ne yapıyorsunuz?” diye bir ses duydu. Ve o sesin “-Atı bu haliyle çöpe atmanıza izin vermem” diyen gürleyişini duydu. Ne kadar sevecen bir sesti. Ve bu kalabalığın içindeki hiç kimseden, ve şimdiye kadar tanıdığı tüm insanlardan ve sahibinden şimdiye kadar hiç duymadığı bir sesti.

Ve anasının sesini duydu ve isyanının sesini duydu bu seste. Bir gayret göstermeliydi ve bu sesin sahibini görmeliydi.

..bir sakallı adamdı bu.

Ama; biraz önce gördüğü eli tespihli, kırçıl sakallı adama hiç benzemiyordu. Bir de kadın vardı, ağzını başörtüsünün ucu ile kapatıp geçip giden kadına benzemeyen.

Mutlu olduğunu hissetti. Buna benzer mutlulukları yaşamıştı önceden.

Çok soğuk ve karlı bir kış günüydü. Sahibi hastalanmıştı. O gün hiç dışarı çıkmamışlardı. Anasının yanına sokuluşunu düşledi ve onun kokusunu ve onun sıcaklığını…

..içinin acıdığını hissetti…

Bir bahar sabahı da sahibi onu daha önce hiç görmediği kırlara götürmüştü. Dere kenarında, alabildiğine uçsuz bucaksız ve suyu yalaksız ve otu kırnapsız ve güneşi ve havası tutsaksız. Mutluluktan kendinden geçmişti…

“-Kendine geliyor” dedi sevecen bir ses. O; sakallı adamdı bu ve o kadın ve onlar gibi olan insanlar.

Artık o caddede değildi ve artık o insanlar yoktu ve sahibini de aramıyordu;mutlu hissetti kendini...

Herkesin duygularını anlayabiliyorum, bakışlardaki sözcükleri, suskunluklardaki isyanı anlayabiliyorum dercesine bakmaktaydı ve yüzünde ve sırtında ve yelelerinde ve yanaklarında bir çok sevecen el dolaşmaktaydı.

Bu insanları mutlu etmek ayağa kalkmaktan geçiyordu. Ama...Yorgun bacakları, yorgun yüreği buna izin vermiyordu.

Birinin gözlerinde “-Kalk...Kalkmalısın...” diyen haykırışları; diğerinin, sırtında dolaşan ellerinde “-Atlar ayakta ölür,

kalkmalısın ve öleceksen bir at gibi ayakta ölmelisin” diyen fısıltılarını duyuyordu.

Ve onların gözyaşı dökemeden ağlayışlarını görüyordu...

Hatta; birinin “-Aptal hayvan, sen kendine yardımcı olmazsan ben nasıl olabilirim? Lütfen ayağa kalk!” serzenişi bile çok mutluluk vericiydi...

Ama yıllar, yorgunluklar ve acılar ve zorlanmalar, vefasızlıklar ve sırtındaki nasırlaşan yaralar bu yüreği artık susturacaktı.

Ve bu yüreğin bir köşesinde, birkaç mutlu zamanın fotoğrafı ve ne zaman, nerede ve nasıl karşılaşılacağı bilinmeyen dostların çaresizce bakan gözleri kalacaktı...

Yattığı yer artık onu üşütmüyordu. Dizlerindeki ve sırtındaki yaralar da hiç acımıyordu. Artık yorgun da değildi ve artık mutsuz da değildi...

..ve artık; annesinin gözlerinde gördüğü ve bir türlü anlayamadığı şeyi, anlamıştı...
PeRi Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
  #2 (permalink) Alt 04-07-2006, 20:52
Kendini aşan 2de1'ci
 
Deli_Sibz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Kayıt: 04.05.2006
Yaş: 19
Mesajlar: 3.182
Rep gücü: 0
Rep derecesi: Deli_Sibz Daha Yolun Başında

Ynt: Beyaz aT....

 
ELLERINE SAGLIK ARKADAS
Deli_Sibz Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
  #3 (permalink) Alt 05-07-2006, 10:36
İşi kavrayan 2de1'ci
 
PeRi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

kanatsıZ meLek (:
 
Kayıt: 05.06.2006
Yaş: 24
Mesajlar: 1.804
Rep gücü: 14
Rep derecesi: PeRi Daha Yolun BaşındaPeRi Daha Yolun Başında

Ynt: Beyaz aT....

 
saoL senin göslerine sağLık
PeRi Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
  #4 (permalink) Alt 07-07-2006, 17:33
Hırslı 2de1'ci
 
tweety - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Kayıt: 23.06.2006
Mesajlar: 349
Rep gücü: 10
Rep derecesi: tweety Daha Yolun Başında

Ynt: Beyaz aT....

 
ellerine sağlık canım
tweety Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Kategori Cevaplar Son Mesaj
beyaz ve o chernobiil Fotoğrafçılık ve Resimler 13 18-01-2008 01:10
Beyaz Saray, beyaz perdeyi de kararttı Kr㣠Son Dakika Haberleri 0 04-11-2007 11:10
Beyaz Dua fatihk Hikayeler ve Efsaneler 0 09-09-2007 18:26
Beyaz GüL ... PaçoSS Şiir Köşesi 3 15-08-2007 18:18
Beyaz atlı prenslerin yerini beyaz 'nick'li prensler aldı **Zerd@** Bilelim Öğrenelim 0 25-09-2006 09:14


Bütün Zaman Ayarları WEZ +4 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 03:26 .

Powered by vBulletin Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO

Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
Herhangi bir konuda (şikayet, eleştiri, öneri, vb.) bizimle iletişime geçmek için tıklayın.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557 558 559 560 561 562 563 564 565 566 567 568 569 570 571 572 573 574 575 576 577 578 579 580 581 582 583 584 585 586 587 588 589 590 591 592 593 594 595 596 597 598 599 600 601 602 603 604 605 606 607 608 609 610 611 612 613 614 615 616 617 618 619 620 621 622 623 624 625 626 627 628 629 630 631 632 633 634 635 636 637 638 639 640 641 642 643 644 645 646 647 648 649 650 651 652 653 654 655 656 657 658 659 660 661 662 663 664 665 666 667 668 669 670 671 672 673 674 675 676 677 678 679 680 681 682 683 684 685 686 687 688 689 690 691 692 693 694 695 696 697 698 699 700 701 702 703 704 705 706 707 708 709 710 711 712 713 714 715 716 717 718 719 720 721 722 723 724 725 726 727 728 729 730 731 732 733 734 735 736 737 738 739 740 741 742 743 744 745 746 747 748 749 750 751 752 753 754 755 756 757 758 759 760 761 762 763 764 765 766 767 768 769 770 771