Hasan Sabbah Ve Haşhaşilik - Herşeyde biraz 2de1


Herşeyde biraz 2de1 » Hayatın İçinden » Kim Kimdir » Hasan Sabbah Ve Haşhaşilik

Kim Kimdir Padişahlar, Din Adamları , Alimler ,Sporcular , Mankenler , Ünlüler vs. vs.. Hepsinin Hayat Hikayelerini Burdan Okuya Bilirsiniz.

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1 (permalink) Alt 28-12-2007, 12:10
Kendini aşan 2de1'ci
 
Life_is_beautiful - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Kayıt: 13.06.2007
Mesajlar: 3.700
Rep gücü: 15
Rep derecesi: Life_is_beautiful Hızlanmaya Başladı Kim Tutar Seni BeaLife_is_beautiful Hızlanmaya Başladı Kim Tutar Seni BeaLife_is_beautiful Hızlanmaya Başladı Kim Tutar Seni Bea

Hasan Sabbah Ve Haşhaşilik

 
Hasan Sabbah Şiâ'nın Bâtıniye koluna mensup olup, Şiâ hareketinin gelmiş geçmiş en büyük bozguncularından biridir. Asya'da ilk defa kelimenin tam anlamı ile anarşizmi o kurumsallaştırmıştır. Alamut Kalesi'nde sistematik bir biçimde her türlü terör hareketlerini plânlamış, uygulama sahasına koymuştur.

Hasan Sabbah, "Selçuklu İmparatorluğu"nun imansız bir düşmanı idi. Amacı, Selçuklu İmparatorluğu'nu yıkmak, Şiâ fikriyatının gelişmesine engel olan bu güçlü devleti ortadan kaldırmaktı. Bu gayesini gerçekleştirmek için "Cennet tasvirlerine uygun" bir bahçe inşâ ettirdi. Bu bahçede göz kamaştırıcı köşkler yaptırdı. Bu bahçede ve köşklerde özel yetiştirilmiş şarkıcılar, Cennet hûrilerini andırır genç kızlar vardı.

Hasan Sabbah'ın adamları değişik bölgelerden yaşlarında cesaretli, atılgan gençleri toplayarak Alamut Kalesi'ne getirirlerdi. Bu gençlere önce Cennet ve Cennet'in zevk ve eğlenceleri anlatılırdı. Sonra bu gençler uyuşturucu maddeler ile uyutulur “Cennet bahçesine” indirilirdi. Orada ayılan gençler, gözlerini açtıklarında karşılarında muhteşem köşkler, huri gibi kızlar, rengârenk çiçekler, meyve bahçeleri görünce, Hasan Sabbah'ın müjdelediği Cennet'e girdiklerine gerçekten inanırlardı. Günleri zevk ve safa ile geçerdi. Bir müddet sonra tekrar uyuşturucu ile uyutulur ve cennet bahçesinden çıkartılırlardı. Artık bu gençlerin en büyük arzuları, Hasan Sabbah'ın bu Cennet bahçesine tekrar girebilmek olurdu. Şeyhü'l-Cebel Hasan Sabah bu dessas plânı ile birtakım gençleri kendine bağlamış, onları kendisinin “intihar timleri” haline getirmişti.

Şiâ Şeyhi Hasan Sabbah bir kimseyi öldürtmek istediği zaman, bu gençlerden birisini çağırır, “Git filân kimseyi öldür, bu işi başarır gelirsen seni Cennet'e gönderirim. Eğer ölürsen meleklerimi gönderir seni Cennet'e aldırırım.” derdi. Böylece Cennet aşkı ile yanıp tutuşan bu gençler, şeyhin bu emrini mutlak bir teslimiyetle yerine getirir, istenen adamı ne pahasına olursa olsun öldürürlerdi.

Hasan Sabbah, tam 33 yıl Alamut Kalesi'nde, bu kanlı faaliyetlerini sürdürdü. İran Şiîlerinin bu anarşist şebekesi, yüzlerce, binlerce Müslüman’ın kanına girdiler. Sosyal huzuru kaçırdılar, terör estirdiler. Dirayetli bir devlet adamı olan, Selçukluların dünyaca meşhur veziri, Nizâmülmülk'ü şehit ettiler. Şiîlerin yayılmasına mani gördükleri âlim ve fakihler, Hasan Sabbah'ın fedaileri tarafından katledildiler.

Şiâ Şeyhi Hasan Sabbah'tan sonra, halefleri de aynı yoldan yürüdüler. Selçuklu veziri Ebû Nâsır, bunlar tarafından katledildi. Halife Müsterşid de bu anarşistler tarafından şehit edildi. Bâtınilerin tarih boyunca yapmış oldukları tahripler yalnız masum ve müdafaasız insanları öldürmekle kalmamış, bunlar, aynı zamanda şehirler basmış, kervanlar yağmalamış, mukaddes beldelerde bile kan dökmekten geri kalmamış, katliâm yapmışlardır. Meselâ, Şiâ'nın Bâtıniye koluna mensup Cennabi oğlu Ebû Tahir, etrafına topladığı birkaç bin çapulcuyla hicri 311 yılında hacca gitmekte olan hacıları pusuya düşürerek çoğunu kılıçtan geçirdi, mallarını yağmaladı.

Hicri 317 yılında da aynı çete yine Hac mevsiminde Arafat'tan Mekke'ye dönen hacılara saldırarak hepsini kılıçtan geçirdi. Bu toplu katliâmdan kurtulan bir kısım hacılar Kâbe-i Muazzama'ya sığındılarsa da bu anarşistler, Kâbe'ye girdiler ve onları da Beytullah'ın içinde şehit ettiler. Hattâ bir kısmının cesetlerini zemzem kuyusuna attılar. Kâbe'nin örtüsünü yağma ettiler. Ebû Tahir, Kâbe'nin kapısını ve Hacerü’l-Esved'i söküp götürdü. Hicri 339 yılına kadar tam 22 sene Hacer-ü’l Esved bunların elinde kaldı. O zamanki Bağdat hükümeti bu gözü dönmüş Şiâ çapulcularından Hacer-i Esved'i geri almak için 50.000 altın teklif etti. Bu teklifi reddettiler. Nihayet Afrika'daki Fâtımilerin “Mehdi”sinin şiddetli tehdidi üzerine Hacer-i Esved'i iade ettiler.
Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet Editör

************************************************** ******************************

Hasan Sabbah (1054 -1124)


İsmaili Devleti'nin kurucusudur. Büyük Selçuklu Devleti'nin baş edemediği örgütü ve eylemleriyle dehşet saçmış, aralarında meşhur Nizamülmülk'ün de bulunduğu devletin ileri gelenlerini, kendilerine özgü metotlar ve suikastlarla öldürtmüştür. Kurduğu örgütü ve kendine bağlı adamları ona olan bağlılıklarıyla dikkatleri üzerlerine çekmişlerdir. Selçuklular kendisi ile mücadeleyi devlet politikası haline getirdikleri halde yaşadığı süre boyunca onunla baş edememişlerdir. Risâle-i Nur'da, Afyon Mahkemesinde savcının iddianamesi vesilesiyle ismi anılmaktadır. Künyesi Hasan bin Ali bin Muhammed bin Cafer bin Hüseyn bin Muhammed es-Sabbah şeklindedir.
Hasan Sabbah'ın 1054 tarihinde Kum kentinde doğduğu rivayet edilmektedir. Eserinde verdiği bilgilerle soyunu Yemen'de hüküm sürmüş olan Himyeri krallığına dayandırmaktadır. İfadelere göre babası Yemen'den Küfe'ye göç etmiş, buradan Kum ve Rey şehrine geçmiştir. Ancak, Himyeri asıllı olduğu iddiası tartışmalıdır. Bunun dışında Rey şehrinde doğduğunu nakledenler de vardır.
Hasan, ilk derslerini babasından aldı. Baba, oğlunun eğitimiyle yakından ilgilendi. İlmi birikimi olup kelam, mantık, felsefe, fıkıh ve riyaziyat alanında önemli bilgileri kendisine verdi. Hasan'ın Büyük Selçuklu Devleti veziri Nizamülmülk ile arkadaş olduğu ve aynı hocadan ders aldıkları tarzındaki bilgiler, söz konusu şahısların doğum tarihleri göz önüne alındığında yakın bir ihtimal olarak görülmemektedir. Bu bilginin dışında, arkadaş oldukları halde sonradan aralarının bozulduğu, Hasan Sabbah'ın Nizamülmülk'ün desteğiyle sarayda görev aldığı da nakledilmektedir.
Yaşı ilerledikçe ilme merakı artan Hasan, eğitim amacıyla Rey şehrine gitti. Ailesinin etkisiyle Şiiliğin İmamiyye itikadına bağlı olmakla birlikte, daha sonra Fatimi müntesiplerinin etkisiyle İsmailiyye mezhebine bağlandı. Bir süre sonra Rey şehrinden ayrılarak İsfahan'a gitti. Burada iki yıl kadar kaldı. Daha sonra Azerbaycan, Musul, Sincar, Meyyafarikin (Silvan), Rahbe, Dımaşk, Sayda, Sur ve Akka şehirlerini gezdi. Akka'dan Mısır'a geçti. Kahire'de Fatımi halifesi ile görüştü. Halife kendisine yakın ilgi gösterdi. Bu arada dolaştığı beldelerde İsmaili itikadını yaymaya çalıştı.
Hasan Sabbah, Fatimi halifesi Müntasır Billah'tan sonra gelişen veliaht tayin işlerine müdahale etmeye kalkışınca yöneticilerle arası açıldı. Yaptığı muhalefetten ötürü önce tutuklandı, arkasından da ülkeden çıkartıldı. İskenderiye üzerinden ve deniz yoluyla Mısır'dan ayrıldı. 1081 yılında İsfahan'a vardı. İran'ın muhtelif şehirlerini dolaşarak yıllarca Batıniliği yaymaya çalıştır. İran'ın kuzey taraflarındaki dağlık bölgelerde yaşayan ve devletten bağımsız, kendi başlarına buyruk olan savaşçı bir kavimle yakın temasa geçti. Adamları vasıtasıyla giriştiği faaliyet sonucu buradakileri kendine bağlamayı başardı. Bu arada bölgede yaşayan halkı da önemli ölçüde etkiledi.
Kendine bağladığı güçlerle devlet için tehlike teşkil etmeye başlayan Hasan Sabbah'ın faaliyetleri Selçuklular tarafından dikkatle izleniyordu. Son gelişmeler üzerine Nizamülmülk, Hasan Sabbah'ın tutuklanması emrini verdi ancak, bu mümkün olmadı. Önce Kazvin'e ve oradan da meşhur Alamut Kalesi'ne giderek buraya yerleşti. Alamut Kalesi'ni karargah yaptı. Akabinde 1090 yılında İsmaili Devleti'ni kurdu. Sığındığı kalenin ele geçirilmesini önlemek için yeni savunma tedbirleri aldığı gibi, uzun süre kendilerine yetecek miktarda yiyecek stokunu da sağladı.
Hasan Sabbah bir süre Fatımilerle ilişkisini devam ettirdi. Fatımiler ikiye ayrıldıktan sonra imam olarak Nizar'ı destekledi ve adına hutbe okuttu. Kendi akidesini müridlerine öğretmeye başladı. Kendilerine karşı olanların öldürülmesinin dini bir vazife olduğu inancını aşıladı. Müritlerinin eğitimini kendisi üstlendi. Bunların eğitim ve öğretime tabi tutulmalarından çok, imamın rehberliğini ön plana çıkardı. İmamların masumiyetinden hareketle, her devirde bunların rehberliğine ihtiyaç olduğu, dini meseleler için aklın yeterli olmadığı, Allah'ı iyi tanımak için imamların yardımına gereksinim olduğunu bildirdi.
Dine davet eden ve "dai" olarak adlandırılan adamları vasıtasıyla faaliyetlerini sürdürdü. İnsanları etkilemek için farklı yöntemlere başvurdu. Böylece Batınilik Hasan Sabbah'ın şahsında yeni bir kimlik kazandı. Dailer önceleri insanları, masum imam adına davet ederken, yeni bir gurup ortaya çıkmaya başladı. Sabbah'a bağlı bu gurup "Haşşaşin" adıyla anılmaya başlandı. Liderlerine olan bağlılıkları haşiş (esrar) içmiş gibi gözü kapalı kabullenmeden ötürü bu isimle adlandırıldıkları belirtildiği gibi, gerçekten de bunlara söz konusu uyuşturucunun verildiği de iddia edilmiştir.
Hasan Sabbah'ın adamlarına cennet vaat ettiği ve bu cenneti dünyada da yaşamaları, mutluluğu tatmaları için esrar içirttiği ve bu yolla her türlü emrini yerine getirttiği ifade edilmektedir. Dini mahiyetten çok siyasi bir örgüt gibi çalışılarak, fikirlerini zorla kabul ettirme yoluna gitti. Çıkardıkları olaylarla insanlar arasında dehşet saçmaya başladılar. O zamana kadar görülmemiş bir tarzda, devletin en üst kademesinde bulunanlara varıncaya kadar, kendilerine özgü metotlarla suikast girişiminde bulundular.
Hasan Sabbah'ın adamlarıyla mücadele, Melikşah tarafından devlet politikası haline getirildi. İlmi noktada mücadeleyi sağlamak için Nizamiye medreseleri vasıtasıyla Sünniliğin takviye edilmesine ve batıl inançlarla bu şekilde mücahede yoluna gidildi. Diğer taraftan da Alamut Kalesi'in alınması için girişim başlatıldı. Ancak, bir netice alınamadığı gibi meşhur Selçuklu veziri Nizamülmülk Sabbah'ın bir adamı tarafından öldürüldü.
Melikşah'ın ölümünden sonra Selçuklularda taht kavgalarının çıkması, haçlı seferlerinin başlamasıyla birlikte Müslümanların yaşadığı bazı bölgelerin işgale uğraması, Hasan Sabbah'ın işine yaradı. Fırsatı değerlendirerek faaliyetlerine hız verdi. Önemli bazı kaleleri ele geçirmek suretiyle konumunu güçlendirdi. Bu arada propaganda faaliyetlerine de hız verdi. Ayrıca, Selçuklu ordusuna sızmak suretiyle taht kavgalarına fiili olarak dahil oldu.
Hasan Sabbah'ın adamlarının korkusundan, din ve devlet adamlarını herkesin gözü önünde öldürmelerinden dolayı, devlet ileri gelenleri elbiselerinin altına zırh giymeden sokağa çıkamaz oldular. Selçuklular ve Hasan Sabbah arasındaki mücadele uzun süre devam etti. Birkaç kez Alamut Kalesi kuşatıldığı halde alınamadı.
Hasan Sabah, 1124 yılına kadar Alamut Kalesini elinde tutmaya ve faaliyetlerini sürdürmeye devam etti. Birçok bilim dalında önemli birikime sahip olması, teşkilatçılığı, kurduğu düzenli örgütü ile dehşet saçan bir duruma geldi. 1124'de Alamut Kalesinde öldü.
Bediüzzaman Hazretleri'nin maruz kaldığı ilginç olaylardan bir tanesi Afyon savcısının iddiasıdır. Ömür boyu Peygamber Efendimizin sünnetini ihya etmeye, bizzat bunu hayatına tatbik ederek yaşamaya çalışırken, Sünnilik konusunda büyük hassasiyet göstermesine rağmen savcının iddiasına akıl erdirmek mümkün değildir. Çünkü, iddiaya göre, Hasan Sabbah Ehl-i Sünnete karşı giriştiği siyasi faaliyetiyle nasıl siyasi sarsıntıya yol açmışsa, Bediüzzaman da benzer bir siyasi sarsıntı meydana getirmek istemektedir. Savcının bu asılsız iddialarına karşılık Bediüzzaman, mahkemeye verdiği savunmasında, kendi şahsına yönelik on beş sayfadan oluşan iddianamede, iddiacının seksen bir yanlışını oraya koyarak karşılık vermiştir. (Şualar, 1994, s. 351-369)
Life_is_beautiful Çevrimiçi   Alıntı ile Cevapla
Life_is_beautiful için teşekkür edenler 2 kişi.
Jan (13-08-2008), SeVDaNıN_ReNGl (28-12-2007)
  #2 (permalink) Alt 28-12-2007, 22:39
Banned
 
SeVDaNıN_ReNGl - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

ღ Son MoHiKaN ღ
 
Kayıt: 29.08.2007
Yaş: 24
Mesajlar: 2.541
Rep gücü: 0
Rep derecesi: SeVDaNıN_ReNGl Biraz daha dikkatli olaması gereken bir üye

 
teşekkürler bilgiler için
SeVDaNıN_ReNGl Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
  #3 (permalink) Alt 29-12-2007, 00:03
Çalışkan 2de1'ci
 
alpertunga - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Kayıt: 21.07.2007
Mesajlar: 119
Rep gücü: 5
Rep derecesi: alpertunga Biraz daha dikkatli olaması gereken bir üye

 
payla$im ve bilgiler icin tskler.
alpertunga Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
  #4 (permalink) Alt 16-07-2008, 13:06
İşi kavrayan 2de1'ci
 
azizuzu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Kayıt: 30.12.2006
Mesajlar: 1.040
Rep gücü: 9
Rep derecesi: azizuzu Daha Yolun Başında

 
herkesin aklı insanlara iyilik için çalışacak değil ya, hasan sabbah da zekasını kötülük için kullananlardan.. paylasım için cok saol..
azizuzu Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
  #5 (permalink) Alt 08-08-2008, 00:26
Çalışkan 2de1'ci
 
hicaz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Kayıt: 20.10.2007
Mesajlar: 124
Rep gücü: 4
Rep derecesi: hicaz Biraz daha dikkatli olaması gereken bir üye

 
hasan sabbah ın hayatına amin maaluof un semerkant kitabında oldukça yer verilmişti
güzel kitaptı orada da farklı bakış açıları var

saol
hicaz Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Kategori Cevaplar Son Mesaj
Hasan neden ŞAŞtı? Kr㣠Son Dakika Haberleri 0 04-12-2007 10:10
Yarbay Hasan Bey Raid_IRON İslami Download 0 14-08-2007 20:48
I'm ircpOLiCe - Hasan ircpOLiCe Üye Resimleri 47 13-08-2007 20:13
Sör hasan kimdir KaLpsiz Resimler ve Karikatürler 13 31-05-2007 15:39
Hasan seferber @izci@ Galatasaray 0 06-02-2007 10:07


Bütün Zaman Ayarları WEZ +4 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 16:56 .

Powered by vBulletin Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO

Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
Herhangi bir konuda (şikayet, eleştiri, öneri, vb.) bizimle iletişime geçmek için tıklayın.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557 558 559 560 561 562 563 564 565 566 567 568 569 570 571 572 573 574 575 576 577 578 579 580 581 582 583 584 585 586 587 588 589 590 591 592 593 594 595 596 597 598 599 600 601 602 603 604 605 606 607 608 609 610 611 612 613 614 615 616 617 618 619 620 621 622 623 624 625 626 627 628 629 630 631 632 633 634 635 636 637 638 639 640 641 642 643 644 645 646 647 648 649 650 651 652 653 654 655 656 657 658 659 660 661 662 663 664 665 666 667 668 669 670 671 672 673 674 675 676 677 678 679 680 681 682 683 684 685 686 687 688 689 690 691 692 693 694 695 696 697 698 699 700 701 702 703 704 705 706 707 708 709 710 711 712 713 714 715 716 717 718 719 720 721 722 723 724 725 726 727 728 729 730 731 732 733 734 735 736 737 738 739 740 741 742 743 744 745 746 747 748 749 750 751 752