Cezmi Ersöz ' ün Tüm Eserleri - Herşeyde biraz 2de1


Herşeyde biraz 2de1 » Genel » Kültür / Sanat / Sinema » Cezmi Ersöz ' ün Tüm Eserleri

Kültür / Sanat / Sinema Sinema, tiyatro, kitaplar, şenlikler vb. tüm kültür etkinlikleri hakkında herşey bu bölümde..

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1 (permalink) Alt 05-04-2008, 19:52
ღ нαѕяєтιмѕιη!
 
Prenses - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

♥ YaKıŞıKLıM ♥
 
Kayıt: 12.09.2007
Yaş: 21
Mesajlar: 4.306
Rep gücü: 46
Rep derecesi: Prenses Bu Üyemiz Bizden Biri Kurcalama FazlaPrenses Bu Üyemiz Bizden Biri Kurcalama FazlaPrenses Bu Üyemiz Bizden Biri Kurcalama FazlaPrenses Bu Üyemiz Bizden Biri Kurcalama FazlaPrenses Bu Üyemiz Bizden Biri Kurcalama FazlaPrenses Bu Üyemiz Bizden Biri Kurcalama FazlaPrenses Bu Üyemiz Bizden Biri Kurcalama FazlaPrenses Bu Üyemiz Bizden Biri Kurcalama FazlaPrenses Bu Üyemiz Bizden Biri Kurcalama FazlaPrenses Bu Üyemiz Bizden Biri Kurcalama FazlaPrenses Bu Üyemiz Bizden Biri Kurcalama Fazla

Cezmi Ersöz ' ün Tüm Eserleri

 


Zarfını Ben Açardım Sana Yazdığım Mektupların

Beni kalabalık sandınız... Evimde hiç güneş batmaz, diye geçti aklınızdan... Oysa ben çoğu kez bana gelen mektuplarınız kadardım. Evimde güneşim çok battı. Mektuplarınızın içindeki sevgi ve merhametin ışığıyla çok gece geçirdim. Yalnızlıktan ölecek gibi olduğum anda tekrar tekrar okuduğum o mektuplar, beni sabaha çıkardılar... Unutulmak acısını sadece bu mektuplar hafifletecek gibiydi... Kitaplarımı, bilmediğim, tanımadığım kişilere yazıyordum. Belki de bir meçhule... Ama o meçhulden, yani sizlerden bana sevgiler akıyordu. Acılar, sırlar, çelişkiler, umutlar, yalnızlıklar; hayal kırıklıkları, gözyaşları, ölme isteği ve yaşama sevinci akıyordu... Bu kimsesiz incelikler ülkesine...



Yok Karşılığı Yüzünün

Senin Sana rağmen bir yüzün var herkesin ilk aşkına benzeyen beklemek kadar acı, anlamak zor nedensiz ölümlerin suskunluğu gibi yok karşılığı yüzünün Senin sana rağmen bir yüzün var herkesin ilk aşkına benzeyen yaklaştıkça imkansız uçurumlar nedensiz hayatların o büyük acısı gibi yok karşılığı yüzünün.



Yine Seninle Geldi Hayat

Hayat kitaplarda yazılan gibi değilmiş. Kitaplarda her kelimenin altında başka bir kelime gizliymiş. Her yüzün altına başka bir yüz... Böyle gidiyormuş, bunun sonu yokmuş.

Geç de olsa şimdi anlıyorum. Beni aşar bu kelimelerin altındaki kelimeler, bu yüzlerin altındaki yüzler... Ben içimdeki acıya bakarım. İçimdeki enayiliğe bakarım. Evet, kelimelerin altındaki kelimeyi, yüzlerin altındaki yüzü biliyorum ama, ben seni içimde hissederken, sana inanmışken şehrin her tarafında yanan bir ışık vardı. Yollarda, bahçelerde, hiç durmadan yanan bir ışık... Sen bu hayatta her şeyi benden iyi bilirsin. Öyleyse açıkla seni içimde hissettiğim her an hayatı aydınlatan bu ışığı... Yollarda, bahçelerde, evlerde gece ve gündüz durmadana yanan bu ışığı..

Hadi böyle bir ışığın hiç olmadığına inandır beni. Enayisin de bana... Çocuklardan, sarhoşlardan, budalalardan bile daha enayi...



Şizofren Aşka Mektup

Bir şizofrendim artık... Yalanlar söylüyordum, hem sana hem de ona... Kendimi tanıyamaz olmuştum. Hangisi bendim? İçimdeki, o güzelliğiyle dünyayı elde etmeye kışkırtılmış, karanlık ve ilgi tutsağı kadın mıydım; yoksa uğruna hayatından vazgeçmeye hazır olduğu aşkına mahkum, ezilmiş, kapılarda bırakılmış, verdiği güven ve taşıdığı masumiyetle sana cazip gelmeyen o sevdalı kadın mı? İkisi de olmak istemiyordum. Ama ikisinden de vazgeçemiyordum. Sanki biri olmazsa diğeri yıkılacak gibiydi. Birbirinden nefret eden ve birbirinin varlığına tahammül edemeyen bu iki benlikle yalnız kaldğımda çıldıracak gibi oluyor, ağır ağır ruhumu öldürüyordum...



Şehirden Bir Çocuk Sevdin Yine

Yaktın masum hırslarını geliyorsun, oysa bir bilsen, seni ona taşıyan şehir saçını bağladığın iple bile alay ediyor Ah! Bir bilsen herkes tetikte; sense böyle hesapsız, böyle sevinçle

Ah! bir bilsen sadece güzelliğin tutuyor acımasızlığın kapılarını

Yaktın masum hırslarını geliyorsun, şehirden bir çocuk sevdin



Suçtur Umutsuzluğa Kapılmak

Buralarda ölüm çok farklı algılanıyor. Buralarda insanlar ölüme bir son gibi bakmıyorlar. Buralarda hiçbir şey kesintiye uğramıyor. Hayat, ölüm ve çocukluk, her şey kesintisiz bir biçimde, aynı büyülü nerhe akıyor. Her şey bir çember çiziyor sanki. Ölenler yeniden doğuyor... Yeniden doğanlar ölmeye başlıyor... Hayat ölüme, ölüm hayata aynı anda karışıyor...

Ve hayatta kalacak olanlarla ölecek olanlar birbirlerine öyle yoğun bir sevgiyle sarılıyorlar ki, işte o anda hayatla ölüm arasındaki o kesintisiz akışı görüyorum. Hayat ölümü alnından öpüyor... Ölüm hem gururlu, hem başeğmez, hem de küçük bir çocuk gibi utangaç ve masum... Ve her şey birleşip o büyülü nehre akıyor usulca. Ve o nehir sonsuzluğa akıyor. İşte bu yüzden korkmuyorlar birer birer ölmekten. Çünkü onlar bir kere sonsuzluğa inanmışlar. Binbir çeşit kentli kuşkunun pençesinde yaşayan ben bile işte o an inanıyorum: Bu çocuklar bir gün kazanacaklar.. Sonsuzluk tükenmez .



Son Yüzler

Cezmi Ersöz`ün röportajlarında, yapmak isteyip de yapamadığımız eylemleri yapan, korumak isteyip de koruyamadığımız değerleri koruyan, gerçekleştirmek tutkusuyla yaşayıp da gerçekleştiremediğimiz düşleri gerçekleştiren insanlara ve bu insanların hayat tarzıyla karşı karşıya geliriz. Yalnızlık, meslek, tutku ve değerlere dayallı hayat tarzı gibi dilekleri derinlemesine içselleştiren hayat tarzlarıdır bunlar. İşte, Cezmi Ersöz`ün, röportajların ayırıcı özelliği, söz konusu izleklerin anlamsal niteliğinden kaynaklanmaktadır. O halde, nedir bu izlediklerin anlamsal nitelikleri? Son Yüzler`i oluşturan kişiler mutlak bir yalnızlıkla aralanan bir toplumsal yaşantı içindedirler. Buradaki yalnızlık nitelemesi, bu kişilerin tercihli bir yanlızlığa mahkum olmalarından bir düzen oluşturmalşarına kadar geniş bir anlam alanını içermektedir. Ortega Y Fasset`in, "Hayat tümden yanlızlıktır" sözünün somutlaştığı bir içeriğe denk düşmektedir bu durum. Yani, kişinin belli bir durum ve zamanlarda yaşadığı yalnızlıktan çok, bütün bir hayatın yanlızlığıdır, burada söz konusu olan.




Saçlarının Kardeş Kokusu

Birazdan sabah olacak... Para, tarifeler, beklentiler, randevular,taksitler, iş, anneler ve korkular başlayacak...Bunlar varsa ve bizim için geçerliyse aşk yoktur ve hiç olmamıştır sevgili. Birbirimizi kandırmayalım.

Hadi güne hazırlan. Yaşadıklarımızı unutmaya çalış. Aşk bize güvenip verdiği büyüsünü, sırlarını, cesaretini, bilgeliğini ve o ilkel, o yaban ağrısını geri alacak. Bunlar olurken içimiz bir an çok üşüyecek, sona geçecek...

Hadi, oyalanma birazdan yarın olacak...

Aşkta yarın yoktur sevgili...




Ölürsem Beni Seninle Ararlar Şimdi

İşte o zaman, sevgili diye, dünya diye, hayat diye baktığınız her boşluğu artık sadece sizin o yararlı benliğiniz doldurur. Nereye, hangi kalabalık şehre gitseniz peşinizden o ıssız, o karanlık ormanınızı birlikte götürürsünüz. Nereye gitseniz kendinizi orada kaybolmuş hissedersiniz. Yollarda kime rastlasanız, çıkartıp onun fotoğrafını gösterirsiniz. Bu insanı tanıyor musunuz, buralardan geçti mi, onu gördünüz mü, diye sorarsınız. aslında kaybolan o değil, sizsiniz; aslında o diye...




Kırk Yılda Bir Gibisin

Biraz Sabahattin Ali`nin "kürk Mantolu Madonna"sıydın; biraz ahmet Hamdi Tanpınar`ın "Huzur"da anlattığı Nuran, ve en çok da Nilgün Marmara`ydın. Ne yalan söylemeli; yine Tanpınar`ın "Yaz Yağmuru" hikayesindeki o büyülü, o uçarı kadında da senden çok izler vardı. Masum bir sevinç için ikbal yakan kadınlardan sen...

Bir cinnetin, bir karabasanın yaşadığı bu hayatta artık yoksun. İyi ki de yoksun diyorum; çünkü çok acı çekerdin. Beynindeki esrar da yetmezdi seni avutmaya.

Ölüme kadar, sana olan aşkımı bir sır gibi saklayıp, bu aşka o drin merhametinle bağlandığın için sana minnettarım. Çok yalnızım ve seni çok özlüyorum...




Kafka Market


Ben hayal kırıklığının kıyılarında dolaşırken, bu arada içeri Kafka Market`in sahibi girdi. Kahvede okey oynuyormuş, kasiyer kızlardan biri koşarak gidip çağırmış. Herhalde "Markete tuhaf biri geldi. Kafka diye bir romancıyı sorup duruyor," demiştir. Marketin sahibi yüzündeki teri silerken, "Buyurun beyefendi, sorun nedir?" diye sordu. "Efendim," dedim.

"Marketimize ünlü romancı Kafka`nın adını koymanız beni çok heyecanlandırdı ve sevindirdi, sizi tebrik etmek için geldim," dedim. Market sahibi zararsız bir deli olduğuma kanaat getirmiş olacak ki derin bir soluk aldı: "Yok kardeşim, ne romancı Kafka`sı diyorsun sen. Bu Kafka, Kafkas Kartalı`nın kısaltılmışıdır. O kadar. Ben esasen o kartalı çok severim de. Gökyüzünde öyle bir süzülüşü vardır ki, bir görseniz. Ah Kafkas Kartalı ah..."




İçime Gir Ama Sigaranı Söndürme

Birden fermuarını çözdü, pantalonunu aşağıya indirdi. Sonra da külodunu çıkarttı. Beni nasıl aşalıyaağını biliyordu, ama öfkesini kontrol edemiyordu da: "Hadi gel, gir içime, hadi hakkındır, beni evine aldın ya, beni o soğuk sokaklardan kurtarıp getirdinya buraya, gir içime hadi..." diye bağırmaya başladı... Karanlık yerimin bu denli zorlanması öfkeden deliye döndürmüştü beni. Ona tam, "yeter artık, yeter, bitir bu oyunu" diye bağırırken, cinsel organının çevresinde, kasıklarında, karnının altında derin sigara yanıklarını fark ettim... İşte o anda öfkem gülünç ve acınası... O ise, adeta acıyla kıvranarak ve soluk soluğa, kendiyle konuşmaya devam ediyordu. "Gir içime, ama sigara söndürme oramda, duyarlı yazarsın ya içime gir, hadi..." Yıllardır biriktirdikleri dökülüyor ağzından. Sesi kesildi öylece kalakaldı bir süre...

Yavaşça kuluna girdim. Yatağına kadar götürdüm. Hatırladığı her şey onu bitkin düşürmüştü. Pijamasını giydirdim. Üzerini örttüm, gözyaşlarını sildim... "Hadi içime gir, içime girmiyosan, gömleklerini ütülerim, bulaşıklarını yıkarım istersen," diyen dudaklarını susturdum. Yüzünü hiçbir zaman unutmamak için ona bütün benliğimle, ruhumla baktım. Sevdiğim kadınlara verdiğim bütün o "az zarar"lar onun yüzünde kaskatı, tesellisi imkansız bir acıya, acının gerçek, sahici imgesine dönüşmüştü. Eğildim ve o acıyı öptüm, dudaklarım parçalansın, bu acı beni ne yapacaksa yapsın ve ben artık böyle kalmalıyım, diye öptüm...




Hayat Bir Emrin Varmı ?

Nerede bir Cezmi Ersöz yazısı, şiiri görsem, önce okumak isterim. Neden? Nedenini de hem bilirim, hem bilmem.

Bilirim: Varlığı, bitimsiz muhalefettir onun.

Bilirim: Bir kaşiftir o.

Bilirim: Bir ``kendinde üslup`` tur o.

Bilirim: Yunus` un genleri vardır onda.

Bilmeme de: Benim sözcüklerle tanımlamaya kalkıştığım Cezmi Ersöz yazısı, o sözcüklerin dışına taşar sürekli.

Bilmem: Bildiğimi sandığım anda, vaha avlayacaktır beni...

Yaşamı ve öğrenmeyi seçtiğim için, bilmem.

Soruyor: ``Hayat. Bir Emrin Var mı?``




Hayallerini Yak Evi Isıt

Bir tek seni sevdiğim doğruydu... Ve bu doğru yüzünden hayatım yalana battı... Sen beni dışladığından beri beni sevenlere bir hayalet hediye ettin...

Tepeden tırnağa aşka, tepeden tırnağa özleme batmış bir hayalet...

Bu hayaletin çinde beni değil seni gördüler hep. Çoğu bu hayalete dayanamayıp çekip gitti...

Kimisi senin beklettiğin kapıda, beni bekledi. Seni beklemekten yorulur, onunla birlikte çekip giderim diye buralardan...

Ve ben en çok onların sevgisine inandım. En çok onlara derinden üzüldüm. Ve hep mrak ettim, karşılıksız ve onca yıl bir hayaleti nasıl böylesine sevebildiler diye...

Dünyanın iyi bir yer olduğuna ve yaşamak için çok sebep bulunduğuna, bu insanların bir hayalete duydukları o akıl almaz, o sonsuz sevgileri yüzünden bir kez daha inandım...

Seni unutmak için başladığı her aşkı, yine seninle aldatan bir hayalete...

Seninle kendini, bütün hayatını, düşlerini, çocukluğunu, yaşadığı bütün acıları aldatan bir hayalete...

Bir tek sana duyduğu sevgisi doğru olan, bu yüzden bütün hayatı bir yalan olan hayalete...




Haritanın Yırtılan Yeri

Yıllardan sonra hapisten çıkan genç adamlardan biri, "dışarıya" göre "hücresinin daha iyi olduğunu" söylüyor, bir başkası, "sanki her şey düşman, ama ortada düşman yok," diyordu. Büyük umutlarla üniversiteye giren bir genç kızın, "boğazında bir hıçkırık var"dı "ama tam olarak anlatamıyor"du. Bir başka üniversiteliye göre "bu üniversite ortamı normalse kendi gibiler şizofren çocuklar"dı. Diyarbakır`da bir öğretmen, "devlet bizim üzerimizi kırmızı kalemle çizmiş," diye yakınıyordu. Ailesini silahlı çatışmadan koruyabilmek için pencerelerine duvar ören Cizreli bakkalın açıklaması, "Güneş bizim neyimize!" idi. Şırnak`ta bir öğretmen yaşadığı o felaket gecesinin ardından aklını oynatmış, "Yaşasın Türk ordusu!" diye haykırarak sokağa fırlamıştı. Cizre`de, henüz bir erkek arkadaşıyla bir akşamüstü parkında el ele oturmamış bir genç kız, dağlara çıkıp gerilla olmaktan söz ediyordu o saklayamadığı hüznüyle.

Bir şair, "Duygularımız meydanı kuşatması altında," diye şikayet ediyrdu. "Bir süre sonra hiçbir şey hissetmez hale gelebiliriz."

Ve kalplerimizdeki, şehirlerimizdeki haritalar ne acı ki durmadan yırtılıyordu... Haritaların yırtılan yerinde, o karanlık ve umutsuz ormanda küçük ve çaresiz çocuk bir an önce kurtarılmayı bekliyordu. Bekliyor...




Derinliğine Kimse Sevgili Olamadı

Kimi sevsem, onun hep uzakta bir sevdiği vardı, unutamadığı ilk aşkı ya da onu terk edip giden sevgilisi... Kimi derinden sevsem, o bir başkasını derinden hatırlardı. Öylesine çok sevdim ki onları, başkalarına duydukları sevgiyi anlatmalarını sessizce, içim acıyla kanayarak dinledim. Beni yitirmekten hiç korkmadılar; çünkü onlara göre fazla iyidim; bu yüzden ilk anda vazgeçilebilirdi benden. Beni terk edenlerden tek bir isteğim olurdu. ``Ne olur, bir daha beni aramayın! Çünkü ben kolay unutamıyorum. Çünkü ben size duyduğum o akıl dışı aşk yüzünden keder bahçemi dağıtıyorum. Çocukluğumun o güzel bahçesini.`` Böyle derdim onlara ama yine de ararlardı beni... Soluksuz ve umutsuz kaldıkları bir gece mutlaka akıllarına ben gelirdim...





Bana Türkçe Bir Ekmek Ver

Bir yanımı, burada, bu insanlara bıraktım. Korktum onların yanında kendimi ele ermekten. Yanlarında ruhumu, düşüncelerimi, duygularımı, taslaklarımı içine yerleştirdim. Çerçeveledim... Bir yanım çekip gitti, o ibret verici karanlık öykülere. Bu yüzden, bu ikiye bölünmüşlük ve hiçbir yere tam ait olmayış yüzünden, çok aşağılandım kendimi, çok kınadım...Ama farkındayım her şeyin. Ne kadar çelişkiye düşersem, ne kadar çok hissedersem parçalanmışlığımı, aşk o kadar çok birikiyor içimde... Aşk, ölüm gibi bakıyor bana. Her geçen gün güzelleşen bir ölüm gibi... Karanlık öykülerin aydınlığına bakttıkça...




Annelik Oyunu Bitti

Sanki bütün bunları kendine söylüyor, kendinle konuşuyor gibiydi. Doğruldu, semederini su bardağının içinden usulca alıp göğsüne yerleştirdi. Semenderin kulağına yavaşça, "Sakin ol bebeğim, sakin ol, yok bir şey," dedikten sonra yaktı, sonra da bakışlarını gece lambasının gölgelere boğduğu odasının tavanında bir noktaya dikerek konuşmaya devam etti:

"Biliyormusun, fotokopiyle çoğaltılmış gibisiniz. Duygularınız hep önceden kurgulanmış. Bana benzer şeyleri söyleyip sonra da benimle sevişmek isteyen, ama göğsümdeki semenderi görünce hemen hemen aynı tepkileri gösteren o kadar çok erkek oldu ki, artık her şeyden ve herkesten umudumu kestim... Gece aldıkları alkolün etkisiyle benim için ölmek istediklerini söylerler, buradan giderken de cüzdanlarını kontrol ederler, yerinde duruyor mu diye..."



Ancak Benzerim Öldürebilir Beni

Artık daha fazla böyle yaşayamazdı. İçindeki o sadece ve sadece kendisine ait olan özü ortaya çıkarmak ve onu yaşatmak istiyordu. Çünkü böyle, birden fazla ve kendisinin olmayan ve gerçek mi sahte mi olduğunun ayırdına varamadığı kişilikleri taşıyordu, sıkıntılı bir yük gibi... Peki, gerçek ve sadece ona ait bir özü var mıydı onun? Varsa neredeydi ve kimdi o? Öylesine çok maske kullanmış, öylesine çok değişik kalıplara girmiş, şekil değiştirmek zorunda kalmıştı ki, gerçek niteliğini yitirmiş olarak duruyordu. Belki de hiç olmadığı korkusuna kapılıyordu arada bir. Sık sık o gerçek özünü bulabilmek, ona ulaşabilmek için eve kapanıyor, günlerce hiçbir arkadaşını, yakınını aramıyordu. Kendisine yeni bir koza örmeliydi ve gerçek özünü bulduğunu sanıp, `artık insanların içine çıkabilirim, onları gerçek kişiliğimle görüp, hissedebilirim` diye düşünüyor, yanlarına sevgi ve hasretle koşuyor, ama biraz konuştuktan sonra, konuşmanın yine kendisine ait bir öz olmadığını görüyordu. Bir başkasıydı sanki o. Ya da kimseye ait olmayan birinin özüydü taşıdığı. Unutulmuş, tesadüfen bulunmuş ya da korkudan, kaygıdan alelacele oluşturulmuş yapma bir şeydi. O ânı kotarması için, ilişkileri geçiştirebilmek, kendini orada o an için var edebilmek için yarattığı sahte bir kişilikti sanki...




Açıkla Bana Bu Işığı

Hayatı anlamak için, tıpkı yazmaktan vazgeçtiğim zamanlarda olduğu gibi başımı bir suyun içine sokuyor, tam boğulacağım sırada başımı yukarı kaldırıyor, can havliyle nefes alıyor, o anda yaşadığımı ve hayatımı anladığımı hissediyorum. Yazmak, budur benim için. O boşluğu başım suyun içindeyken bir kez daha görür, kimsesiz kalmış ve hep kalacak olan sevgimin kanında boğulmamak için yazmaya koyuluyorum. Bir daha soracak mısınız bana o siyah önlüklü çocuk neden yazıyor diye? O zaman güneşe bakın ve açıklayın bu ışığı!

Kaynak = www.cezmiersoz.com
Prenses Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Prenses için teşekkür edenler 4 kişi.
MaviAskim (25-08-2008), melankoliasi (21-07-2008), Safak (09-04-2008), tess (14-07-2008)
  #2 (permalink) Alt 07-04-2008, 20:35
İşi kavrayan 2de1'ci
 
SeaBoy - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

Yeni 'Papatya'lar aldım kendime =)
 
Kayıt: 22.07.2007
Mesajlar: 1.504
Rep gücü: 16
Rep derecesi: SeaBoy Bir Hareketlilik Söz Konusu SanırımSeaBoy Bir Hareketlilik Söz Konusu SanırımSeaBoy Bir Hareketlilik Söz Konusu SanırımSeaBoy Bir Hareketlilik Söz Konusu SanırımSeaBoy Bir Hareketlilik Söz Konusu SanırımSeaBoy Bir Hareketlilik Söz Konusu SanırımSeaBoy Bir Hareketlilik Söz Konusu Sanırım

 
Güzel bilgiler teşekkür ederim =) ... Bi de e-kitap olarak bulabilirseniz... Süper olurdu... (:
SeaBoy Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
  #3 (permalink) Alt 08-04-2008, 23:19
ღ нαѕяєтιмѕιη!
 
Prenses - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

♥ YaKıŞıKLıM ♥
 
Kayıt: 12.09.2007
Yaş: 21
Mesajlar: 4.306
Rep gücü: 46
Rep derecesi: Prenses Bu Üyemiz Bizden Biri Kurcalama FazlaPrenses Bu Üyemiz Bizden Biri Kurcalama FazlaPrenses Bu Üyemiz Bizden Biri Kurcalama FazlaPrenses Bu Üyemiz Bizden Biri Kurcalama FazlaPrenses Bu Üyemiz Bizden Biri Kurcalama FazlaPrenses Bu Üyemiz Bizden Biri Kurcalama FazlaPrenses Bu Üyemiz Bizden Biri Kurcalama FazlaPrenses Bu Üyemiz Bizden Biri Kurcalama FazlaPrenses Bu Üyemiz Bizden Biri Kurcalama FazlaPrenses Bu Üyemiz Bizden Biri Kurcalama FazlaPrenses Bu Üyemiz Bizden Biri Kurcalama Fazla

 
Rica ederim E-kitaplarını da araştırırım bir, bulabilirsem paylaşırım tabi ki

Konu Prenses tarafından (08-04-2008 Saat 23:26 ) değiştirilmiştir..
Prenses Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
  #4 (permalink) Alt 09-04-2008, 02:20
Hırslı 2de1'ci
 
c1gl1k - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

~...FIRARI...~
 
Kayıt: 20.02.2008
Mesajlar: 623
Rep gücü: 6
Rep derecesi: c1gl1k Yavaş Yavaş İlerliyorc1gl1k Yavaş Yavaş İlerliyor

 
ben severim bu yazarin yazilarini
sagol paylasdigin icin prenses apla
c1gl1k Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
  #5 (permalink) Alt 09-04-2008, 02:24
уαℓηızℓıк ραуℓαşıℓмαz
 
Safak - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

Ben Sosyal Bir Belayım.
 
Kayıt: 24.10.2006
Mesajlar: 2.014
Rep gücü: 18
Rep derecesi: Safak Bir Hareketlilik Söz Konusu SanırımSafak Bir Hareketlilik Söz Konusu SanırımSafak Bir Hareketlilik Söz Konusu SanırımSafak Bir Hareketlilik Söz Konusu SanırımSafak Bir Hareketlilik Söz Konusu SanırımSafak Bir Hareketlilik Söz Konusu Sanırım

 
Ellerine Saglık
Safak Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
  #6 (permalink) Alt 09-04-2008, 16:28
Hırslı 2de1'ci
 
tutsak - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

ba$ım sızlıyor... yüreğim sersem...
 
Kayıt: 03.01.2008
Yaş: 21
Mesajlar: 797
Rep gücü: 10
Rep derecesi: tutsak Bir Hareketlilik Söz Konusu Sanırımtutsak Bir Hareketlilik Söz Konusu Sanırımtutsak Bir Hareketlilik Söz Konusu Sanırımtutsak Bir Hareketlilik Söz Konusu Sanırımtutsak Bir Hareketlilik Söz Konusu Sanırımtutsak Bir Hareketlilik Söz Konusu Sanırım

 
seviyorum bu adamı da ya...(:

zaman zaman anlamakta biraz zorlansam da ho$uma gidiyor yazdıkları...

güzel payla$ımdı,, eline sağlık...
tutsak Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
  #7 (permalink) Alt 08-07-2008, 21:42
ღ нαѕяєтιмѕιη!
 
Prenses - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

♥ YaKıŞıKLıM ♥
 
Kayıt: 12.09.2007
Yaş: 21
Mesajlar: 4.306
Rep gücü: 46
Rep derecesi: Prenses Bu Üyemiz Bizden Biri Kurcalama FazlaPrenses Bu Üyemiz Bizden Biri Kurcalama FazlaPrenses Bu Üyemiz Bizden Biri Kurcalama FazlaPrenses Bu Üyemiz Bizden Biri Kurcalama FazlaPrenses Bu Üyemiz Bizden Biri Kurcalama FazlaPrenses Bu Üyemiz Bizden Biri Kurcalama FazlaPrenses Bu Üyemiz Bizden Biri Kurcalama FazlaPrenses Bu Üyemiz Bizden Biri Kurcalama FazlaPrenses Bu Üyemiz Bizden Biri Kurcalama FazlaPrenses Bu Üyemiz Bizden Biri Kurcalama FazlaPrenses Bu Üyemiz Bizden Biri Kurcalama Fazla

 
Rica ederim arkadaşlar.
Prenses Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
  #8 (permalink) Alt 18-07-2008, 15:10
Hırslı 2de1'ci
 
denizci - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

ÖZLÜYORUM SADECE...
 
Kayıt: 17.05.2008
Mesajlar: 628
Rep gücü: 13
Rep derecesi: denizci Bir Hareketlilik Söz Konusu Sanırımdenizci Bir Hareketlilik Söz Konusu Sanırımdenizci Bir Hareketlilik Söz Konusu Sanırımdenizci Bir Hareketlilik Söz Konusu Sanırımdenizci Bir Hareketlilik Söz Konusu Sanırımdenizci Bir Hareketlilik Söz Konusu Sanırımdenizci Bir Hareketlilik Söz Konusu Sanırımdenizci Bir Hareketlilik Söz Konusu Sanırım

 
gerçekten okumaya değer müthiş ya
denizci Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
  #9 (permalink) Alt 21-07-2008, 19:59
İşi kavrayan 2de1'ci
 
melankoliasi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

MeLaNKoLiM
 
Kayıt: 20.07.2008
Yaş: 19
Mesajlar: 2.350
Rep gücü: 17
Rep derecesi: melankoliasi Rep Yağıyor Sankimelankoliasi Rep Yağıyor Sankimelankoliasi Rep Yağıyor Sankimelankoliasi Rep Yağıyor Sankimelankoliasi Rep Yağıyor Sankimelankoliasi Rep Yağıyor Sankimelankoliasi Rep Yağıyor Sankimelankoliasi Rep Yağıyor Sankimelankoliasi Rep Yağıyor Sanki

 
ben bu yazarı cok severim 2 kitabını okudum biribrinde güzel kitaplardı digerlerinide okucam bilgiler için teşekürler elinize saglık............
melankoliasi Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
  #10 (permalink) Alt 06-08-2008, 16:04
Bölüm Moderatörü
 
Mahbube - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

LAw SEni Seviyorum ...
 
Kayıt: 28.09.2007
Mesajlar: 7.049
Rep gücü: 56
Rep derecesi: Mahbube Bu Üyemiz Bizden Biri Kurcalama FazlaMahbube Bu Üyemiz Bizden Biri Kurcalama FazlaMahbube Bu Üyemiz Bizden Biri Kurcalama FazlaMahbube Bu Üyemiz Bizden Biri Kurcalama FazlaMahbube Bu Üyemiz Bizden Biri Kurcalama FazlaMahbube Bu Üyemiz Bizden Biri Kurcalama FazlaMahbube Bu Üyemiz Bizden Biri Kurcalama FazlaMahbube Bu Üyemiz Bizden Biri Kurcalama FazlaMahbube Bu Üyemiz Bizden Biri Kurcalama FazlaMahbube Bu Üyemiz Bizden Biri Kurcalama FazlaMahbube Bu Üyemiz Bizden Biri Kurcalama Fazla

 
bana türkçe bir ekmek ver ve Derinliğine Kimse Sevgili Olamadı ikiside okuduğum güzel eserleindendi ama CEzmi ERsöz geniş düşünemeyen bir çok insanı kendi tarafına çekebilir ... Tehlikeli bir adam
Mahbube Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Kategori Cevaplar Son Mesaj
Uykunda öpüyorum seni - cezmi ersöz sweet_ Şiir Köşesi 9 02-09-2008 17:58
ŞİZOFREN AŞKA MEKTUP - Cezmi Ersöz / Gendaş Yayınları shaMarıq Kültür / Sanat / Sinema 8 24-02-2008 15:34
Kırşehir tarihi eserleri merveli Kırşehir 3 05-10-2007 15:07
caykaranın tarıhı eserleri firtina_cocuk Trabzon 4 02-03-2007 17:46
Da VinCi eserLeri ***görmeLisiniZZ..*** CeSaR Fotoğrafçılık ve Resimler 2 23-06-2006 14:43


Bütün Zaman Ayarları WEZ +4 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 17:31 .

Powered by vBulletin Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO

Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
Herhangi bir konuda (şikayet, eleştiri, öneri, vb.) bizimle iletişime geçmek için tıklayın.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487<