#1 (permalink)
10-03-2007, 18:11
|
Kendini aşan 2de1'ci
Kayıt: 20.04.2006 Mesajlar: 6.850 Rep gücü: 24 Rep derecesi:  | KaRaFaTmAnIn GuNlUgU  | |  | | | arattım ama bulamadım umarım yoktur Dün gece yine ölümle burun buruna geldim.
Kendime bir zarar geleceğinden değil ama karim
Cemile ne yapar sonra.
Biz aksam yemeğimizi genelde saat 11-12 gibi
yerdik,ama ev sahiplerimizin
misafiri geldiğinden geç vakitlere kadar oturup
yatmadılar.
Neyse ki konukların gitmesiyle birlikte uykuya
daldılar. Bir süre ortalığın sakinleşmesini bekleyip, yiyecek
toplamaya başladım.
Bugün misafirler geldiği için menü çok zengindi.
Pasta ve börek kırıntılarına bayılırız.Her neyse ben nevaleyi toplarken birden mutfağın ışığı yandı ve "Aaaaaa! Karafatma" diye bir ses duydum.
Salak adam, ben bir erkeğim Fatma da nereden çıktı.
Benim adim İsmail.
Böyle şeyler delikanlıyı bozar. Hadi beni karımla
karıştırdın diyelim. Sen ne kadar
korkak bir adamsın. Benim kaç katım büyüklüğünde
olmana rağmen bu bağırış da ne böyle?
O korkunç sesin kesilmesiyle birlikte, sanki ben ona
bir bok yapmışım gibi beni kovalamaya başladı.
İnanın o kadar da dikkat ediyorum, tabak, çanak,bardak
üzerinde dolaşmamaya çünkü bu dingilin karısı çok
titiz. Bazen diyorum ki bu gıcıkların misafiri geldiğinde
git ortalarda dolaş,böylelikle utanılacak duruma
düşsünler ama yapamıyorum iste. Ne olursa olsun,
ekmek yediğin tekneye kötü gözle bakmamak gerekir.
Ben eve geldiğim ilk yılları hatırlıyorum da ne
güzeldi o günler. Rahmetli kayınbabam ve kayınvalidem beni evlerine
kabul etmişlerdi.O zamanlar rahattık,
çünkü ev sahibimiz Rıza amca kördü. Bu sebeple evin
her yerinde serbestçe dolaşabiliyorduk.Hatta Rıza amcayla aynı sofrada
yemek yediğimiz günlerde oldu.
Gerçi bizleri görebilseydi nasıl davranırdı bilmem ama o hep
yüreğimizde yasayacak.
Rıza amcanın durumu pek iyi sayılmazdı, memur emeklisiydi.
Bu evde rahmetli
karısınınmış, bu yüzden yiyecek konusunda bu kadar
fazla seçeneğimiz yoktu.
Ama daha mutlu ve huzurluyduk.Rıza amca bir gün
görünmez kazaya kurban gitti.
Gerçi onun için bütün kazalar görünmezdi.
Rıza amcanın toprağa verildiği gün biz de oradaydık.
Karşı komşusu Osman Zeki bey bize geldiğinde ceketini asmıştı.
Biz de bunu fırsat bilip ceketin cebine girdik.
Ardından Osman Zeki beyle birlikte mezarlığa
doğru yola koyulduk.
Rıza amcanın üç tane oğlu vardı ama bugüne kadar sadece
nüfusta gözüküyorlardı.
Hayırsızlar daha ilk günden evi satışa çıkardılar.
Evi su anda oturan adam ve karisi satın aldı.
Eve ayak basmalarıyla kayınbabam ve kayınvalidemi öldürmeleri bir oldu.
Adam sonra iğrenerek cansız bedenleri kağıda sararak çöpe attı.
Sanki kendisi çok temizmiş gibi. Halbuki tuvaletten çıktıktan sonra
ellerini yıkamadığına defalarca şahit oldum.
Şimdilerde kendine üzerinde rahmetli kayınvalidemin resmi olan
bir ilaç almış, durmadan üzerimize
sıkıp duruyor. Kayınvalidem Sultan hanim gençliğinde fotomodel olduğu için bu tür ilaçların üzerinde resmi bulunuyor. Hatta bir iki reklam
filminde de oynamıştı.Ama evlenince mecburen bıraktı.
Çünkü kayınbabam tam bir Osmanlı erkeğiydi.
Bugüne kadar rahmetli Rıza amcanın anısına bu evde
oturduk, artık daha fazla
dayanacak halimiz kalmadı. Ese dosta haber saldık.
Kendimize göre bir ev bulur bulmaz taşınacağız buradan.
Belki de sizin evinize
yerleşiriz hayat bu
belli mi olur? | |  | |  | |
| |