Atatürk'ün Anıları,Atatürk'lü Anılar - Sayfa 2 - Herşeyde biraz 2de1


Herşeyde biraz 2de1 » Genel » Mustafa Kemal ATATÜRK » Atatürk'ün Anıları,Atatürk'lü Anılar

Mustafa Kemal ATATÜRK Atatürk’ün hayatı, ilkeleri, inkılapları, özdeyişleri, anıları, resimleri, kronolojisi, Gençliğe Hitabe, Nutuk, Anıtkabir-Mustafa Kemal ATATÜRK - Ayrıca, Atatürk’ün kişiliği, düşünceleri, Onuncu Yıl ve Bursa Nutku, sevdiği şarkılar, O’nun hakkında bazı İngilizce yazılar ve daha pek çok kaynağa ulaşabilir, elinizdekileri bizlerle paylaşabilirsiniz.

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #11 (permalink) Alt 21-10-2007, 03:19
Kendini aşan 2de1'ci
 
^^DoLCe^^ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

... . .-. .--. .. .-..
 
Kayıt: 21.04.2006
Yaş: 25
Mesajlar: 7.765
Rep gücü: 27
Rep derecesi: ^^DoLCe^^ Yavaş Yavaş İlerliyor^^DoLCe^^ Yavaş Yavaş İlerliyor

 
GENELGEYLE DEVRİM OLMAZ

1924 yılının ilkbaharıydı. Erzurum ve Pasinler'de depremde birçok köyün evleri yıkılmıştı. Zarar gören halkla görüşmek için Pasinler'e gelen Atatürk, halkın içinden ihtiyar bir köylüyü çağırdı:
- Depremden çok zarar gördün mü, baba? diye sordu. Atatürk ihtiyarın şüphesini görünce, tekrar sordu:
- Hükümet sana kaç lira verse, zararını karşılayabilirsin? İhtiyar, Kürt şivesiyle:
- Valle Padişah bilir! dedi
Atatürk gülümsedi. Yumuşak bir sesle:
- Baba, Padişah yok; onları siz kaldırmadınız mı? Söyle bakalım zararın ne?
İhtiyar tekrar etti:
- Padişah bilir!...

Bu cevap karşısında kaşları çatılan Atatürk, Kaymakam'a döndü:
- Siz daha devrimi yaymamışsınız! dedi
Bu sırada görevini başarmış insanlara özgü bir ağırbaşlılıkla ortaya atılan tahrirat katibi:
- Köylere genelge yolladık Paşam, dedi. Atatürk'ün fırtınalı yüzü, daha çok karıştı:
- Oğlum, dedi, genelgeyle devrim olamaz!..."

Ahmet Hidayet Reel
^^DoLCe^^ Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
  #12 (permalink) Alt 21-10-2007, 03:20
Kendini aşan 2de1'ci
 
^^DoLCe^^ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

... . .-. .--. .. .-..
 
Kayıt: 21.04.2006
Yaş: 25
Mesajlar: 7.765
Rep gücü: 27
Rep derecesi: ^^DoLCe^^ Yavaş Yavaş İlerliyor^^DoLCe^^ Yavaş Yavaş İlerliyor

 
KÖYLÜ MİLLETİN EFENDİSİDİR

Bir gece beraber oturuyorduk. Yanımızda Siirt milletvekili Mahmut Soydan, şimdiki Macaristan elçimiz Ruşen Eşref Onaydın, bir de Soysallı vardı. Atatürk, ertesi günü Büyük Millet Meclisi'nde okuyacağı söylevi hazırlıyordu. Mahmut'la Ruşen Eşref not tutuyorlardı. Atatürk ara sıra bana da, "Ne dersin?" diye soruyordu. Ben ne diyebilirim? Hiç... Sonra Atatürk bana döndü ve dedi ki:

- Bu memleketin efendisi kimdir?

Düşündüm. Karşılığı o verdi:
- Türk köylüsüdür, dedi. Ve devam etti:

- Türk köylüsü "Efendi" yerine getirilmedikçe memleket ve millet yükselmez!...

Prof. Mahmut Esat BOZKURT

Kaynak: Tan Gazetesi, 10.11.1942
^^DoLCe^^ Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
  #13 (permalink) Alt 21-10-2007, 03:20
Kendini aşan 2de1'ci
 
^^DoLCe^^ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

... . .-. .--. .. .-..
 
Kayıt: 21.04.2006
Yaş: 25
Mesajlar: 7.765
Rep gücü: 27
Rep derecesi: ^^DoLCe^^ Yavaş Yavaş İlerliyor^^DoLCe^^ Yavaş Yavaş İlerliyor

 
KAHRAMAN TÜRK KADINI

17Mart 1923 Tarsus:

Mustafa Kemal İstasyon'dan şehre doğru, bir süre yaya olarak yürüdü. O'nu görmek için sabahtan itibaren yolları dolduran Tarsusluların arasından neşe ile selamlar vererek, ilerledi. O sırada ansızın bir olayla karşılaştı.

Milli Mücadele'deki çete giysili bir kadın, Atatürk'ün yolunu keserek ayağına kapandı. Gözyaşlarıyla şöyle haykırıyordu:
- "Bastığın toprağa kurban olayım Paşam!"
Mustafa Kemal onu yerden kaldırmak için eğilirken kulağına bu kadının Kurtuluş Savaşında cephelerde çarpışmış olan (Adile Çavuş) olduğunu fısıldadılar.

Gözlerinden iki damla yaş düşen Mustafa Kemal, bu güneşten yüzü yanmış kadının elinden tutup ayağa kaldırdı ve ona şöyle seslendi:
- "Kahraman Türk kadını! Sen yerlerde sürünmeye değil, omuzlar üzerinde yükselmeye layıksın."

Taha TOROS


^^DoLCe^^ Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
  #14 (permalink) Alt 21-10-2007, 03:21
Kendini aşan 2de1'ci
 
^^DoLCe^^ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

... . .-. .--. .. .-..
 
Kayıt: 21.04.2006
Yaş: 25
Mesajlar: 7.765
Rep gücü: 27
Rep derecesi: ^^DoLCe^^ Yavaş Yavaş İlerliyor^^DoLCe^^ Yavaş Yavaş İlerliyor

 
GÖMÜLECEĞİ YER

Atatürk'ün gömüleceği yer ve toprak:
O'nun kabri Ankara'da olacaktır. Fakat bu şehrin neresinde? Çünkü O' nun en son kuvvetli isteği bir an önce Ankara'ya dönebilmekti. Biri Büyük Millet Meclisi'nden İstasyon'a inen cadde üzerindeki yuvarlak yer, diğeri Çankaya'daki yeni köşkün mermer havuzu. Bu yerler şu nedenle konuşulmuştur:
Bir akşam Atatürk'ün etrafında toplananlar arasında, O'nun ölümlü oluşu üzerinde durulmuş ve özellikle kendisi 1926 suikast girişiminden sonra söylediği cümleyi tekrar etmişti. "Benim naçiz vücudum bir gün elbette toprak olacaktır. Fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır." dedikten sonra "Milletim beni istediği yerde yatırsın, yeter ki beni unutmasın," demişti. Meclisin altındaki yuvarlak yeri ortaya atan kişiye ise, "iyi ve kalabalık bir yer, fakat ben böyle bir arzumu milletime vasiyet edemem". Ancak, gene o akşam ileri sürülen bir fikrin kendisini çok duygulandırdığını, bugün bile hatırlıyorum.
Memleketin bütün sınır boylarından getirilecek toprak üzerinde yatmak. Recep Peker, hararetle bu fikrin sembolik savunmasını yapmıştı.

Atatürk, böyle bir fikrin uygulanmasından ancak, ölümlü vücudu için hoşlanacağını ve gurur duyacağını anlatırken bana bakarak: "Bunu unutma!" demişti.

Prof. Dr. Afet İNAN

Kaynak: Ulus Gazetesi, 25.06.1950


^^DoLCe^^ Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
  #15 (permalink) Alt 21-10-2007, 03:22
Kendini aşan 2de1'ci
 
^^DoLCe^^ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

... . .-. .--. .. .-..
 
Kayıt: 21.04.2006
Yaş: 25
Mesajlar: 7.765
Rep gücü: 27
Rep derecesi: ^^DoLCe^^ Yavaş Yavaş İlerliyor^^DoLCe^^ Yavaş Yavaş İlerliyor

 
BENİM ADIM ATA DEĞİL

Atatürk'ün sinirlendiği önemli bir nokta vardı. Gazetelerde, kendisine "Ata" denildiğini okudukça şöyle dedi:
— Benim adım Ata değil, Atatürk'tür! Bazı gazeteler neden böyle yazarlar?

Şükrü KAYA

Kaynak: Dünya Gazetesi, 10.11.1953

^^DoLCe^^ Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
  #16 (permalink) Alt 21-10-2007, 03:25
Kendini aşan 2de1'ci
 
^^DoLCe^^ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

... . .-. .--. .. .-..
 
Kayıt: 21.04.2006
Yaş: 25
Mesajlar: 7.765
Rep gücü: 27
Rep derecesi: ^^DoLCe^^ Yavaş Yavaş İlerliyor^^DoLCe^^ Yavaş Yavaş İlerliyor

 
ATATÜRK VE ÇOBAN ÇOCUK


ATATÜRK, Antalya'ya giderken yolda verdiği bir mola esnasında bir çocuğun söylediği türkü sesi duyar.Türkü ilgisini çekince türküyü söyleyen kişinin yanına getirilmesini emreder.Atatürk'ün yanındakiler türküyü söyleyen kişiyi bulurlar.Genç bir çoban çocuk türküyü söylemektedir.

ATATÜRK

- Türküyü sen mi söylüyorsun? diye sorduktan sonra

- Burada da söyle de dinleyelim der.

Genç çoban türküyü bitirince Atatürk çocuğu alkışlar ve

- Biis... biis, diye bağırır.

Genç çoban ve yanındakiler anlamayınca ATATÜRK biis' in ne olduğunu izah eder.

- Biis demek, beğendim, tekrar söyle demektir.

Çoban bunun üzerine türküyü tekrarlar. ATATÜRK'te, cebinden elli lira çıkararak çobana verir. Çoban paraya bakar ve

- Biis... biis diye bağırır.


ATATÜRK, bu zeki cevaptan o kadar memnun olur ki, bir elli liralık daha çıkarıp verir ve yanındakilere dönerek o dönemde sürekli Türkiye'ye sataşan İtalyan diktatörü Mussoloni için

- İmkân olsaydı da, Musolini şu sahneyi görseydi ve cevabı işitseydi, hangi millete nutuk
söylediğini anlardı der.
^^DoLCe^^ Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
  #17 (permalink) Alt 21-10-2007, 03:25
Kendini aşan 2de1'ci
 
^^DoLCe^^ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

... . .-. .--. .. .-..
 
Kayıt: 21.04.2006
Yaş: 25
Mesajlar: 7.765
Rep gücü: 27
Rep derecesi: ^^DoLCe^^ Yavaş Yavaş İlerliyor^^DoLCe^^ Yavaş Yavaş İlerliyor

 
Yürüyen Köşk

Atatürk bir gün Yalovadaki çiftliğe gittiğinde, Köşk'ün hemen yanındaki çıınar ağacının dallarını kesmeye
çalışan bir bahçıvana rastlar . Hemen bahçıvanı yanına çağırarak bunun nedenini sorar.
Bahçıvanın ağacın dalları uzamış ve binanın duvarlarına dayandığı için kestiğini söyler.Atatürk, Bunun üzerine ağacın kesilmeyip binanın yerinin değiştirilmesini emreder. 8 Ağustos 1930 tarihinde önce bina çevresi kazılır. İstanbul'dan getirilen tramvay rayları döşenir.Santim , santim çalışılarak bina yapı altına sokulan raylar üzerine oturtturulur ve bina yaklaşık 5 m kaydırılır ve ve çınar ağacıda kesilmekten kurtulur.
^^DoLCe^^ Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
  #18 (permalink) Alt 21-10-2007, 03:26
Kendini aşan 2de1'ci
 
^^DoLCe^^ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

... . .-. .--. .. .-..
 
Kayıt: 21.04.2006
Yaş: 25
Mesajlar: 7.765
Rep gücü: 27
Rep derecesi: ^^DoLCe^^ Yavaş Yavaş İlerliyor^^DoLCe^^ Yavaş Yavaş İlerliyor

 
GAZİYE PEYNİR GETİREN TEYZE

Gazi Çiftliğinde dolaşıp hava alırken oldukça yaşlı bir kadına
rasladık. Atatürk attan inerek bu ihiyar kadının yanına sokuldu.

- Merhaba nine
Kadın Ata'nın yüzüne bakarak hafif bir sesle;

- Merhaba dedi.

- Nereden gelip nereye gidiyorsun? Kadın şöyle birduralayıp,

- Neden sordun ki, dedi. Buraların sabısı mısın? Yoksa

bekçisi mi?
Paşa gülümsedi.

- Ne sahibiyim ne de bekçisiyim nine. Bu topraklar Türkmilletinin
malıdır. Buranın bekçisi de Türk milletinin kendisidir. Şimdi

nereden gelip nereye gittiğini söyleyecek misin? Kadın başını

salladı.

- Tabii söyleyeceğim, ben Sincan'ın köylerindenim bey,

otun güç
bittiği, atın geç yetişdiği kavruk köylerinden birindeyim. Bizim

mıhtar bana bilet aldı trene bindirdi, kodum Angara'ya geldim.

- Muhtar niçin Ankara'ya gönderdi seni?

- Gazi Paşamızı görmem için. Başını pek ağrıttım

da....Benim iki
oğlum gavur harbinde şehit düştü. Memleketi gavurdan kurtaran

kişiyi bir kez görmeden ölmeyeyim diye hep dua ettim durdum.

Rüyalarıma girdi Gazi Paşa. Bende gün demeyip mıhtara anlatınca, o

da bana bilet alıverip saldı Angaraya, giceleyin geldimdi. Yolu

neyi de bilemediğimden işte ağşamdan belli böyle kendimi ordan

oraya vurup duruyom bey.

- Senin Gazi Paşa'dan başka bir isteğin var mı? Kadını
birden yüzü sertleşti.

- Tövbe de bey tövbe de! Daha ne isteyebilirim ki...O bizim
vatanımızı gurtardı. Bizi düşmanın elinden kurtardı.

Şehitlerimizin mezarlarını onlara çiğnetmedi daha ne isteyebilirim

ondan? Onun sayesinde şimdi istediğimiz gibi yaşıyoruz. Şunun

bunun gavur dölünün köpeği olmaktan onun sayesinde kurtulmadık mı?

Buralara bir defa yüzünü görmek, ona sağol paşam! Demek için

düştüm. Onu görmeden ölürsem gözlerim açık gidecek. Sen efendi bir

adama benziyon, bana bir yardım ediver de Gazi Paşayı bulacağım

yeri deyiver. Atatürk'ün gözleri dolu dolu olmuştu, çok

duygulandığı her halinden belliydi. Bana dönerek,

- Görüyorsun ya Gökçen, işte bu bizim insanımızdır...Benim köylüm,
benim vefalı Türk anamdır bu. Attan indim. Yaşlı kadının elini

tuttum anacığım dedim, sen gökte aradığını yerde buldun,

rüyalarını süsleyen, seni buralara kadar koşturan Gazi Paşa yani

Atatürk işte karşında duruyor.

Köylü kadın bu sözleri duyunca şaşkına döndü. Elindeki değneği
yere fırlatıp, Atatürk'ün ellerine sarıldı. Görülecek bir
manzaraydı bu. İkisi de ağlıyordu. İki Türk insanı biri kurtarıcı,
biri kurtarılan, ana oğul gibi sarmaş dolaş ağlıyorlardı. Yaşlı
kadın belki on defa öptü atanın ellerini. Ata da onun ellerini
öptü. Sonra heybesinden küçük bir paket çıkarttı. Daha doğrusu
beze sarılmış bir köy peyniri. Bunu Atatürk'e uzattı;

- Tek ineğimim sütünden kendi ellerimle yaptım Gazi Paşa, bunu sana hediye getirdim. Seversen gene yapıp getiririm. Paşa hemen orada

bezi açıp peyniri yedi. Çok beğendiğini söyledi.

Sonra birlikte köşke kadar gittik. Oradakilere şu emri verdi;

"Bu anamızı alın burada iki gün konuk edin. Sonra köyüne götürün.

Giderken de kendisine üç inek verin benim armağanım olsun."

İşte duygusuz(!) Atatürk'ün duygulu bir anısı.
^^DoLCe^^ Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
  #19 (permalink) Alt 21-10-2007, 03:27
Kendini aşan 2de1'ci
 
^^DoLCe^^ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

... . .-. .--. .. .-..
 
Kayıt: 21.04.2006
Yaş: 25
Mesajlar: 7.765
Rep gücü: 27
Rep derecesi: ^^DoLCe^^ Yavaş Yavaş İlerliyor^^DoLCe^^ Yavaş Yavaş İlerliyor

 
Ata'mızın Acı Bir Anısı


Yıl 1922. 14 Ocak gece yarısı. Mustafa Kemal’in özel treni Eskişehir’e doğru gidiyor. Bu yolculuk bir kamuoyu yolculuğu olacak ve Gazi, savaş sonrası Anadolu’sunda bazı şehirlerin nabzını yoklaya yoklaya İzmir’e gidip annesini görecek. Ve Latife’yi.

Ama o gece çok sıkıntısı var Mustafa Kemal’in ve bir türlü uyku tutturamıyor.

Ali Çavuş kompartımanın kapısı önünde sigara üstüne sigara içiyor. Kapıya dayanmış karanlığı seyreder ken bir yandan da kendi kendine mırıldanıp duruyor.

“Bu işin bu kadar çabuk oluvereceğini hiç düşünmedim.

İşte, sonunda şifreli telgraf geldi. Zübeyde anamızı yitirdik. Peki, ne duruyorum. İçeri girip onu uyandırmalıyım. Ama işe bak, giremiyorum. Kıyamıyorum paşama. Nasıl derim ki: ‘Anamız öldü paşam!’ diyemem. Onun yüreği anası için atar. Hep söyler. Vatanı kurtarmakla anasını kurtarmak aynı anlama gelir onun için. Kapıyı açsam, telgrafı uzatsam, ‘Paşam sen sağ ol’ desem ‘Eyvah demez mi?’ ‘Koca vatanı kurtardım ama anamı kurtaramadım demez mi?"

Ali Çavuş, anlattığına göre birden yerinden sıçramış. İçeriden bir ses geliyor. Mustafa Kemal sesleniyor.

Çavuş kompartıman kapısını açıp selam duruyor:

“Emret Paşam”.

Mustafa Kemal yatağa oturmuş soruyor telaş ile:

“Ne demeye kapıda bekliyorsun sen?”

“Uyku tutturamadım da Paşam”

“Annemden bir haber var mı?”

“Az önce bir telgraf geldi dediler, şifreyi çözünce size sunacaklar.”

“Boşuna kıvranma Ali, benden de saklamaya çalışma. Ben haberi aldım.”

Ali Çavuş bir şey yokmuş gibi durmaya çalışıyor ve merakla soruyor:

“Ne olan, ne haber aldın ki paşam? Hayır haber inşallah.”

Mustafa Kemal usul usul anlatıyor.

“Az önce dalmışım, rüyamda yeşil bir ovada anamla el ele geziniyorduk. Hep olduğu gibi bana birşeyler anlatıyordu. Birden bir fırtına çıktı. Bir sel bastırdı, anamızı aldı götürdü. Hiçbir şey yapamadım. Hiç, hiç!..”

Çavuşu bir titremedir almıştı. Derken.. Mustafa Kemal emri verdi:

“Çocuk! Al getir şu telgrafı, hemen!”

Ali Çavuş kompartımandan çıkar çıkmaz, çözümü getiren görevliyle karşılaştı.

“Ver onu” dedi. “Paşamız bekliyor.”

Kağıdı aldı, içeri girdi, selam durdu ve: “Sen sağol paşam” dedi.

“Millet sağ olsun.”

Gözünden iri bir damla göz yaşı akıvermişti. Çavuş “Ağlama paşam” diye yalvardı.

“Neden? Ben insan değil miyim? Anam öldü. Ben buna ağlarım. Ama, Anavatan kurtuldu. Bununla da te selli bulurum. Benim için ikisi bir.”

İşte ben bunun için:

‘Bulunur kurtaracak bahtı kara maderini’ diye cevap vermedim mi Namık Kemal’e? Birden Mustafa Kemal ile Ali Çavuş birbirlerine sarıldılar ve açık açık, hıçkırıklarla, içli içli ağlıyorlardı....
^^DoLCe^^ Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
  #20 (permalink) Alt 21-10-2007, 03:29
Kendini aşan 2de1'ci
 
^^DoLCe^^ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

... . .-. .--. .. .-..
 
Kayıt: 21.04.2006
Yaş: 25
Mesajlar: 7.765
Rep gücü: 27
Rep derecesi: ^^DoLCe^^ Yavaş Yavaş İlerliyor^^DoLCe^^ Yavaş Yavaş İlerliyor

 
1923 yılı Mart’ının On Beşi Pazar günüydü. Atatürk, Adana İstasyonu’nda trenden inmiş; sağı solu dolduran halkın coşkun alkışları, “Yaşa varol!” sesleri arasında yaya olarak kente giriyordu.

Yarı yolda karalar giymiş bir kadın kalabalığı göze çarptı; sonra onların arasından ikişer levha taşıyan dört genç kız çıktı; Atatürk’ün önünde durdular. Arkalarından bir kız daha göründü ve önüne geçti. Hıçkırıklar, iniltiler ve yalvarışlarla dolu bir nutuk söylemeye başladı. Bu genç kızın kişiliğinde henüz tutsak bulunan İskenderun’la Antakya Türkleri: “Bizi de kurtar” diye yalvarıyordu.

Herkesin gözleri yaşarmıştı, hıçkırıklarını tutamayanlar vardı.

Atatürk’ün de gözleri nemliydi ve başı eğilmiş gibiydi. Genç kızın nutku bitince Atatürk’ün alnı yükseldi; mavi gözlerinde ve pembe yüzünde bir çelik parıltısı görüldü. Her kelimesi üzerinde kuvvetle durarak:

- Kırk asırlık Türk yurdu yabancı elinde kalamaz! dedi.

On altı yıl sonra Hatay sorunun en heyecanlı günlerinde, hasta ve bitkin olmasına rağmen, Hatay’a yakın olmak için tekrar Adana’ya gitti. Dört saat ayakta durmak, birliklerin geçidini izlemek gibi olağanüstü bir dayanıklılık gösterdi. Hatay kurtuldu, fakat Atatürk’ü yitirdik.

“Hatay, Hatay! Seni kurtaran Büyük Türk, aynı zamanda senin şehidin oldu!”
^^DoLCe^^ Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Kategori Cevaplar Son Mesaj
Anıları kitap oluyor Kr㣠Son Dakika Haberleri 0 30-12-2007 00:41
Ünlülerin bayram anıları Kr㣠Son Dakika Haberleri 0 20-12-2007 03:20
Ünlülerin okul anıları Kr㣠Son Dakika Haberleri 0 24-11-2007 19:30
Kurnaz'ın Guantanamo anıları kitaplaştı Haberci Son Dakika Haberleri 0 30-01-2007 18:50
28 Şubat'ın utanılacak anıları @izci@ Son Dakika Haberleri 0 06-08-2006 18:33


Bütün Zaman Ayarları WEZ +4 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 12:33 .

Powered by vBulletin Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO

Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
Herhangi bir konuda (şikayet, eleştiri, öneri, vb.) bizimle iletişime geçmek için tıklayın.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557 558 559 560 561 562 563 564 565 566 567 568 569 570 571 572 573 574 575 576 577 578 579 580 581 582 583 584 585 586 587 588 589 590 591 592 593 594 595 596 597 598 599 600 601 602 603 604 605 606 607 608 609 610 611 612 613 614 615 616 617 618 619 620 621 622 623 624 625 626 627 628 629 630 631 632 633 634 635 636 637 638 639 640 641 642 643 644 645 646 647 648 649 650 651 652 653 654 655 656 657 658 659 660 661 662 663 664 665 666 667 668 669 670 671 672 673 674 675 676 677 678 679 680 681 682 683 684 685 686 687 688