Gözlerimde yaşlar kaldı ayrılıktan. Gamzelerim geçen günlerde yavaş yavaş doldu. Her sabah ayrı bir evde uyandım senden sonra. Yüreğimde ki kum saatinde ki kumlar aktı. Sen gittin. Üstelik kendini sensizlikle ters düz ederek. İçimde, günlerdir yokluğunla kalbi kupkuru kalmış çocuğu sevginle emzirmek için delirdiğim şu 1-2 saatin içindeki yüzlerce "an"ı "anı"ya dönüştürerek gittin. Önce ruhum tattı öksüzlüğü, sonra bedenim. Evimin rutubetli duvarlarında adın kaldı sen gittikten sonra, kokun kaldı. Kokun sinmişti onlara, bana. Evimizin ortasına bir çığ gibi yığılmış onlarca anıdan birini seçip dondururduk. Sen gidince en çok gözlerim değişti. Yeşil vadilerin kupkuru çöllere döndü. Yaşam kalmadı içimde. Ben en çok burun buruna olduğumuz anları deli gibi severdim. Seni sevmek tanıklık etmekti aşka. Aşkın var olduğunu kanıtlamaktı tüm dünyaya. Dudaklarıma bir öpücük kondurur biraz daha kal derdin. Gidemezdim. Seni sevmek bütün işlerimin arasında sana sonsuz vakitler ayırabilmek demekti. Ama sen iki yürek arasında kalıp gidince kalbim kırıldı. Seni sevmek bir araya geldiğimizde nereye koyacağını bilmediğin çocuk ellerinin kendini ele veren heyecanına inanmaktı. Seni sevmek yaşamaya direnmekti. Senin inanmaktan vazgeçeli çok zaman olan sevgimizi herkese anlatmanın tek kanıtı olmaya direnmekti sevmek. Ruhunun besini olan kaleminden seni mahrum etmeye yeltenmek demekti kıskançlığım. Ansızın kapında belirdiğimde içeri giremediğim o gün var ya, o gün yalanlarla başkasının duygularını koruduğunu gördüğümde yalanlarını kıskandım. Avuntularımda senin gibi terk edip gitti o gün beni. Neden dürüst olmuştun o gün bana. Niye beni gerçeklerle yüz yüze bırakmıştın. Ben senden yalanlar dinlemeye razıydım. Seni yaptığın tercihten koparmak, en gerektiği anda seni nefessiz bırakmaktı. Dayanamazdım buna. Bu nedenle yalan dolana hiç başvurmadım. O güne kadar hep çekip giden ben olmuştum. Ama o gün ilk defa çekip giden sen oldun. Sen dönmeyecektin, oysa ben hep dönerdim sana. Sen benim sığınağımdın. Yüreğini ezen şey kırılamaz onurumdu belki. Ama ezilen tek yürek senin değildi. Asilce bir aşkla sevmiştim seni. Sende benim asilce aşkımı sevmiştin. Hatam seni sahiplenmek miydi acaba? Bu nedenle mi dayanamadı yüreğin bana? Bu nedenle mi başka bir yüreği daha sığdırdı içine? 1 yürekte iki aşkın oldu . Sonra… Sonra birini tercih edip gittin. Ne çok düşündüm bu soruların cevaplarını. Bulamadım. Seyyah olup yüreğine seyahat etmek istedim. Yüreğini keşfetmek istedim. Sen benim dönüp dönüp okuduğum bir romandın. Öyle çok hırpalamıştın ki seni, sayfaların yavaş yavaş sararmaya başlamıştı. Hangi romanı okursam okuyayım, hangi romanı seversem seveyim senin gibi sıkılmadan defalarca okuyamadım, onları her hatalarıyla sevemedim. Yağan yağmurlarda beni çok yalnız bırakmıştın. Ama çoğu kez de yanı başımdaydın. Başka bir evde uyandığım her sabah içimde bir pişmanlık oluyordu. Aldattığım sen değildin de çocukluğum, hayallerim ve kendimdim sanki. Ama olmazdı. 2 kadın 1 adamla bu hikaye süremezdi. Dayanamazdı onurlu yüreğim. Ama ne yapabilirim ki seni sevmek kendi aşkımda delirmek oldu. Anlayacağın aşkın bana eziyet oldu. Taşıyamadı yüreğim seni. Sen olmayı denedi, olamadı. Ben yollarımın sonlarını hep sana bağlamıştım. Tek istediğim öyle ya da böyle sana varmaktı. Ama sana gelmek isterken labirentlerin içinde kayboldu yüreğim. Oysa ben öyle çok istemiştim ki sana gelebilmeyi, olmadı. Öyle yanlış bir yerde kaybolmuştum ki çok karanlıktı. Sen bilirsin sevdiğim, bu deli kız da, bu deli kızın yüreği de karanlıktan korkar. Sanırdım ki karanlık beni içine çekecek. O nedenle korkardım. Ama artık korkmuyorum. Çünkü ben bugün sensiz olmanın karanlıktan daha da korkutucu olduğunu keşfettim. Sen olmayınca sıradan bir insan olduğumu anladım. Ellerini hissedemiyorum burada. Dizlerinin yamacında üşüyorum. Yani anlayacağın beni artık ısıtamıyorsun. Fazla mı uzaksın bana? Ya da sen yakınsın ama kalbin mi uzak? Bilmiyorum. Bildiğim tek bir şey var artık o da gidiyorum. Ölümle randevum var da bugün sevgilim. Üzülme sakın arkamdan. Vicdanın rahatsa mutlu ol. O kızı çok sev sevgilim ama bizim birbirimizi sevdiğimiz kadar değil. Güle güle sevdiğim. Ayrılma vakti geldi artık mini minnacık yüreğinden.
-aLıntı-