#1 (permalink)
18-12-2006, 01:24
|
Hırslı 2de1'ci
Kayıt: 21.04.2006 Yaş: 31 Mesajlar: 367 Rep gücü: 11 Rep derecesi:  | Bir Sözüm Var.  | |  | | | Dun gece yanlizdim hemde yapa yanliz. Aradim
ellerini bulamadim yoktun. Seni sensiz yasamaktaydim.
uzgundum uzgunlugumun seni kaybetmek gibi bir nedeni vardi
ama yikilmadim cunku birde sozum vardi. Ne
pahasina olursa olsun pes etmicektim. Biliyorum simdi
uzaklardasin ama yine biliyorum ki sen benim tam kalbimin
yanindasin ve hic ayrilmicaksin.
Sabahtan beri bulunduğum hayatın içinden yeni geldim küçük dünyama sanalıma geldim, karşındayım şu anda, hayat ne kadar karmaşık, aynı insanın yapısı gibi, hiç düşündün mü? Bir insanın iç benliğinde ne kadar çok dünya var. Dışarıda bir dünya ile baş edemezken içerde yaşadıklarımızla baş etmemiz mümkün mü? Bulunduğumuz ortam ve ortamın bize getirdikleri ile olan etkileşimimiz bizi ne kadar farklı şekillere sokuyor. Bütün hücrelerimle insancıl bir yaşamı savunur ve yaşarken, küsmem darılmam kızmam gereken insanlara, bu yönüm nedeniyle hiç bir şey yapamayıp, koridorda dahi karşılaştığımızda gülümseyiveren ben bazen çok bencil olduğumu hissediyorum.. Bende eleştirdiğim o insan olmayan yaratıklardan olduğumu hissediyorum Maalesef ki zamanın hiç önemi yok bazen saniyeler farkıyla da olsa bir sürü farklı ruh halleri yaşayabiliyoruz. Bulunduğu kabın şeklini alan su gibi değişken olabiliyoruz ama biz insanlarda gerçek anlamda bir değişim olamıyor. Hayat şartlarında bize verilen görevler, sorumluluklarımız ne ise ona göre rolümüzü en iyi şekilde gerçekleştirmeye çalışıyoruz. Nedense hayatta bize biçilen görev ve sorumluluklar hiç de adil değil, sanki bana onu sevmeyeceksin şunu yapmayacaksın gibi bir görev verilmiş. hep bir şeylere isyan eder gibiyim, ben sevmek istiyorum, rolüme uygun olsa da olmasa da yaşanmış anları bir kenara bırakıp sevdiğimle yaşamak istiyorum, hiç olmayacak şeyleri düşünsem de gerçeklerden gerçeklere bir
yol çizmek istiyorum, beynimizdeki gerçeklerden yüreğimizdeki gerçeklere geçmek istiyorum. Mantık ve sorumluluk sokaklarıyla dolu labirentin içinden aşk yolunu bulup elini tutmak istiyorum. İnsanların veya insana benzemeye çalışanların içinde değişken bir yapıda yaşamaya çalışsak da içimizdeki kimlik hep aynı ama bu iç dünyamızın asilliğini etkilememeli, elimizde tutunacağımız başka neyimiz var ki. Görünüş ve düşünüş farklı ortamlarda farklı yansıyor olabilir, etkilendiğimiz her insanın yanında kendimizi daha farklı hissedebiliriz, ama bu etkilenme yaşam felsefemizi etkilememeli, hep içimizde sakladığımız çocuk ruhumuza sahip çıkmalıyız aynada gördüğümüz yüze layık olmaya çalışıp sevgiden uzaklaşmamalıyız. yine yazacaklarımdan çok uzaklaştım güya bugünümü anlatıp sevgimi sunacaktım yine olmadı. Ben monitörü kapatıp labirentime geri döneyim, herkes peyniri arasın dursun, bana yol gösteren şiirlerimi bir koluma, slaytlarımı da diğer koluma alıp kendi yolumu
bulmalıyım | |  | |  |
Konu SUNRISE tarafından (18-12-2006 Saat 01:29 ) değiştirilmiştir..
Sebep: ekleme
|
| |