#1 (permalink)
15-05-2006, 04:53
|
Banned
Kayıt: 21.04.2006 Yaş: 22 Mesajlar: 1.560 Rep gücü: 0 Rep derecesi:  | Bir Ask Mektubu...  | |  | | | S E V G İ L İ Y E Ne zaman doğdun deseler kimliğime bakmadan konuşamam.
Ama artık biliyorum Bir Sonbahar sabahı doğdum ben. Yapraklar sarıya çaldığında,
ağustos böcekleri sustuğunda. Ben doğdum sustu her şey.
Çünkü Sen doğdun dünyama ve ben doğdum o gün. Bir sen oldun dünyamı dolduran.
Güneşe hasret otlar, çimenler, çiçekler gibiydim. Her şey durdu bir an.
Ama bir tek zamanı durduramadık. O aldı her şeyi. Her zaman olduğu gibi
yine her şeyin katili oldu zaman. Katil diyorum eğer o gün ben doğduğumda
dursaydı şimdi bunları konuşuyor olmayacaktım. Sitemim aslında zamana da değil kendime.
Hiç kendim olamadım 35 yıldır. Ne yemişim ne içmişim bilmiyorum.
Ama bana verilen bedene ruh giydirememişim. O sonbahar günü buldum ruhumu.
Ama zaman tekrar ruhumu çaldı benden. Bedenim çıplak kaldı yeniden.
Yeni yıl yeni umutlar derler sağlık dilerler. Bence palavra!.. Bana mutsuzluk
ve umutsuzluk verdi. Lanet olsun 2005 yılına!.. Sonu 5 olan hiçbir şeyi sevmiyorum artık.
Hatta plakasının sonu 5 olan yeni aldığım arabamı bile sattım. Oysa ne sözler vermiştik birbirimize.
Hatırladıkça gözlerim doluyor. Kan akıyor gözlerimden. Sen kan ağlamanın ne olduğunu bilir misin?
Ben bilmiyordum hiç de bilmek istemezdim ama sayende öğrendim. Her şeye rağmen o kadar özelsin ki
gönül bahçemde; kan ağlamanın ne olduğunu tatmanı istemem. İçimde kopan fırtınalar bende kalsın.
Ama verilen sözler edilen yeminler nerede? Bu muydun sen? Ya da yaşadıklarımız?
17 yıldır can yoldaşım olan sigaramı bile çaldın benden. O da terk etti beni.
Nedenini biliyorsun değil mi? Sana verdiğim sözlerden biriydi bu. Sen sözlerini
unutsan da unutmayacağım ben verdiğim tüm sözleri. Sigarammm…Keşke terk edemeseydi o anlardı beni…
Doğduğumu söylediğim güne kadar şarkılar anlamsızdı, filmler konusuzdu. Şimdi…
her şarkı senden bir parça bana, sanki her filmde sen. Bazen ağlıyorum yine kendi karanlıklarımda.
Kimi zaman uyanıyorum gece uykularından yanımda seni arıyor gözlerim. O zaman anlıyorum
ki aslında sen bir hayalsin. Hiç olmadın aslında. Ben yarattım seni kendi içimde, kendi dünyamda.
Gömeceğim seni o dipsiz kuyuya ve sonra üzerine taş duvarlar öreceğim. Bir daha hiç gören olması
diye, sevda çiçekleri ekeceğim üzerine. Bir de mezar taşı dikeceğim bu çiçekler arasına,
gözyaşlarımla kazıyacağım adını ve sevdamızı; Sevdasını yalnız yaşayanlar okusun diye
kuşlara vereceğim bir tek adresini mezar taşının…
Zaman, katil yine geldi başıma. Kör kurşunu sıksa da yüreğime, alsa canımı kurtulsam ben,
kurtulsan sen. Keşke kendi yoluma gidebilsem, özgür kalsa yeniden ruhum.
Yeni ruhlar bulabilsem yeniden. Ama olmuyor zaman beni öldüremiyor. Oysa sensiz olmaktansa ölmeyi yeğlerdim.
Rüyamı yaşamaya başlayalı bilmem kaç zaman oldu. Ama göremez oldum artık böyle duygu seli yüklü rüyalar.
Yaşadıklarım rüya mı ? Yoksa hayal ürünü mü? Bilemiyorum artık. Ne doğru ne yanlış? Bildiğim
birtek gerçek var ben seni gerçekten sevdim ve sen bana Yüce Allahın bağışladığı son KISMET sin.
Kısmetten de ötesi yok ne de olsa öyle değil mi?... | |  | |  | |
| |