Argionla Aşk ilgi Ufak Bir Yolculuk - Herşeyde biraz 2de1


Herşeyde biraz 2de1 » Hayatın İçinden » Paylaşmak İstedikleriniz » Argionla Aşk ilgi Ufak Bir Yolculuk

Paylaşmak İstedikleriniz Bizimle ne paylaşmak istiyorsanız yazında bilelim hani.

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1 (permalink) Alt 02-03-2007, 21:29
Banned
 
Argion - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Kayıt: 17.06.2006
Yaş: 24
Mesajlar: 2.061
Rep gücü: 0
Rep derecesi: Argion Biraz daha dikkatli olaması gereken bir üye

Post Argionla Aşk ilgi Ufak Bir Yolculuk

 


Suskun Yüreklim



Yağmurlu bir geceydi. Yine karşı karşıyayız… Başımı kaldırıyorum ve yüzüne bakıyorum. Gözlerinin koyuluğu içinde adeta labirentteymişçesine kayboluyorum.O kapkara kömür karası gözbebeklerinde masum,çocuksu bakışlar…Yüzünde ki tatlı tebessümler biranda her defasında daha da artarak aydınlık veriyor yüreğime…Gözlerin güneşin kavurgan sıcaklığı ortasında ferahlık veriyor bana.Gözlerin olabilmeyi isterdim.Bana bakan bakışları senin gözlerinle görebilmek…Hissediyorum ve görüyorum da başımı kaldırdığımda gözlerin gözlerimde..Neydi bu kadar içime umut veren.

Karşımdasın yine,bana gülümsüyorsun.Yüreğindeki güzellik gözlerinin ta içine oturmuş.Nasıl oluyorsa susuveriyorum bir şekilde.Konuşmuyorum,öylece durup seni seyrediyorum.Bana yaşattığın güzellikleri,tebessüm ettiğinde ki gamzelerini,gözlerinin içindeki gülüşleri..Bütün bunları yakalamışken kaybetmemek için susuyorum.Korkuyorum seni bulmuşken hazır değilim çünkü tekrar kaybetmeye.Hayalini karşımda bulmuşken kaybetmek istemiyorum.Seni seviyorum işte.Hiç kimse bilmiyor gönlümdeki bu sevdayı.

Ne garip değil mi? Sen yoksun ama ben senli hayaller kuruyorum. Senli sohbetlere dalıyorum. Neredesin, ne yaparsın haberim yok. Bildiğim tek şey yokluğunda bulduğum seni. Sonra seninle sohbete başlıyoruz. Geçmişten, gelecekten, yaşamış olduğumuz acılardan ve yaşayacak olduğumuz güzelliklerden konuşuyoruz. Bir ara gözlerine takılıveriyor gözlerim. Susuyorsun ve beni de susturuyor bakışların. Ve yine beynimdeki tüm sözcükler siliniyor göz bebeklerinin derinliğinde kelimelerim kaybolup gidiyor. Yaşadığım, yaşadığın tüm acılar silinip gidiyor. Masum bakışların ve suskunluğun kalıyor bana…

Çok şey istiyorum değil mi? Senin için imkansızı.Bana gelmeni,yüreğimi sevmeni yeniden..Düşüncemde beliren sohbetleri gerçekleştirebilmeyi.Ve daha bir çok şeyi.Oysa öyle güzel olacaktı ki.Sevmenin güzel bir duygu olduğunu senin için yaşadığımı tattıracaksın bana.Sonra da sevilmenin ne demek olduğunu yaşatacağım sana…

Ama nafile hep sustun,sustun….O kadar eminim ki senin artık dönmeyeceğinden.Biz istesek de mutluluğu yaşatmayacaklarından.Sohbetlerimizin gerçekleşmeyeceğini çok iyi biliyorum.Yüreğini susturacağını.Yüreğimi susturacağımı..Sevdamızı susturacağımızı….

Geceme yağmur ve sensizlik hakim! ...Köşeme çekildim başımı ellerimin arasına aldım.Ve suskunluğunu dinliyorum…Çünkü benim için suskunluğunun adı artık sevda.

ZATEN SUSKUNLUĞUNA SEVDALANDIMYA! ! !

Zeynep Sönmez
Argion Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
  #2 (permalink) Alt 02-03-2007, 21:30
Banned
 
Argion - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Kayıt: 17.06.2006
Yaş: 24
Mesajlar: 2.061
Rep gücü: 0
Rep derecesi: Argion Biraz daha dikkatli olaması gereken bir üye

 



Fırtınasız havalarda ve kısa mesafeli yolculuklarda o da mecbur kalınırsa kullanılabilecek ufacık bir yelkenliyle uzak denizlere açılmış sanki ömrüm....

Uçsuz bucaksız bir mavilikte ve ufacık bir karartı bile denemeyecek mekanında sallantıların en şiddetlisiyle alaboraya müsait bir akibetin kollarına düşmeme adına kanayan parmak uçlarındaki kırılan tırnaklarıyla tutunmaya çalışmakta belli belirsiz çıkıntılara.....

Kıyılar ve kayalar çok uzak olmalı ki hazır aşındırmaya müsait bir varlık bulmuşken var gücüyle bastırmakta, ağır aksak bir şarkının birlik notaları gibi yüzündeki porteye düşen rüzgara inat altını oymakta, altmış dörtlük notalı asi dalgalar..

Parlayan gözlerinde umuttan eser kalmamış... Bilinmeyen bir makamın taksimini geçmekte mırıldanışları.... Ağlamaklı bir kemanın en ince telinden çalınmakta sergüzeştinin şarkısı....

Yaş otuz iki... Dante’ye bile kavuşmak olası görünmemekte sanki...

Yelkeni yırtılacak.... hızla su alacak.... alabora olacak belli......

Dudaklarında ki acı tebessümle düşünmektedir bu son deminde..

‘’ Pişman değilim... iyiki sevdim seni..... iyiki daldım denizine.... iyiki varsın aşk...’’

Murat Avcı
Argion Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
  #3 (permalink) Alt 02-03-2007, 21:32
Banned
 
Argion - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Kayıt: 17.06.2006
Yaş: 24
Mesajlar: 2.061
Rep gücü: 0
Rep derecesi: Argion Biraz daha dikkatli olaması gereken bir üye

 







Bir gece ansızın gelir zalim,
Yüreğime oturur.
Yüreğime saplanır gibi,
Seyrelterek beni,
Seni bana hatırlatır.Herkesin düşleri var,herkesin rüyaları.Herkesin umutları,herkesin yaşamak istedikleri.Hani nerde dersin,olmasını istediklerim.Aslında sen nerdesin meselesidir bu, sen yanlış yerlerde mi koşuşturursun yaşamın.Ne ararsın ve ne beklersin.Nedendir bu zalim feleğin ettikleri,ağzıma çaldığı bir kaşık bal, sonrası yaşam boyunca görmediğim bir yüzü aramak.

Sen herkes gibisindir,her kes senin gibi,sen benim gibisindir,ben senin gibi.Sen ölü gibisindir hayatımda yokluğunu hatırlatarak.Ben ölü gibiyimdir,senin hayatında hatırlanmayarak.
Hep cenazelerde,mezar taşlarında ismini arar gibiyim.
İyi olan şeyler adına sen gelirsin aklıma,
Sen gelirsin bana
Yüreğini açarak,
Dokunaklı sözlerde bulurum seni,güzel şarkılarda,
Kendimi unutarak.
Düşünürüm bazen seni unutmak için.Anasına ağlayan çocuğun gözyaşlarında boğularak.
Yalın ayak koşuşturan çocukların,altına yüreğimi seripte,unutmak isterim arasıra seni.
Arasıra bakışlarımda ahengi kaybolur yaşamın,bağırmak isterim.Bağırmak isterim, yeter artık.
Zaman uzar,ölüm gelmeyecek gibi,sen gelmeyecek gibisin bana ve geceleri severim.
Seni sever gibi,seni sever gibi, geceleri severim.
Düşerim koynuna, kayan bir yıldızın ardından, kaybolan umutların ve rüyaların beni aldatışı,aldanışım gelir birden karşıma....
Hep tükendim,hiç çoğalmadım hayatım boyunca,
Kimse bilmedi,hiç kimseye söylemedim bunu,
Senden başka.


Güzel söze düşkündüm,.......şimdi sana....
Şimdi sana düştüm...bir rüyanın ardından
Bir rüyanın ardından,.............seni aradım.
Sana anlattığım,.....................anlamadığın.

Anlamadın ki beni,
Anlamadın ki,

Duymadın,
Duymadın ki beni.

Güzel söze düşkündüm,söylediğim gibi,
Şimdi düşkünüm sana,
Düşkünüm sana Rana.

Seni hiç görmedim,seni görmeden sevdim.Bir çiçeği sever gibi,yüreğini sevdim.
Hep rüzğarlar sana doğru, sana doğru esiyor.Sana doğru eğiliyor,yüreğimde başaklar.
Gezdiğin yerlerde gezdim.Bakışlarının dolaştığı yerlerde, bakışlarımı dolaştırdım.
Bakışlarının dolaştığı yerlerde dolaştım sensiz.
Halbu ki, sen oralarda, sen oralardaydın, sen oralarda,
Sen oralardaydın halbuki.
Seni, sen istemeden görmek istemedim ki. Sen istemeden bakışlarım sana dokunsun. Oralarda dolaştığım boş yere olsun.Olsun boş yere yakarışlarım.Hem değer bana göre, kadınca
Yüreğinden, erkekçe hayır deyişine......

Gözlerim kayıyor,uyku düşmekte gözlerime,
gece,
her gece sen düşmektesin,
sen düşmektesin düşlerime.
Oturur yüreğime,
seni hatırlamak.
Saplanırsın yüreğime,seni hatırlayarak.

Yine,

Gece saat on iki,ömrümün tam ortası.Saatler geçmiyor,bekliyorum sabahı.
Sokaklarda ışıklar,ölüm sarısı.Daha şimdiden geçti, ömrümün yarısı.
Daha ne kadar kalmış, bilmiyorum.Bana sorarsan,bilmekte istemiyorum.

Gece saat on iki,gecenin tam ortası.
Ay yok,umut yok,bu kimin hatası.

Sokaklar ölü bekliyor,sokaklar ölümü bekliyor.

Bense yok yere.
Yüreğinden başka her yerde,

Ben ağlayan çocuk, sen bir ana,
Ne olur,ne olur beni kucakla kucakla

Ölüm sarısı yapraklarda,dökülmekte yüreğimden bahar kışa çalarak.
Seher getirmez seni bana,bilirim.Baharın son çiçeği,
Gidişin,ah o gidişin yokmu,beni ağlatarak.
Hiç mi merhamet etmedin,ben ölürken.
Hiç mi merhamet etmedin beni öldürürken.

Ben yüreği ellerinde,sana gelirken.
Ben yüreğim ellerimde sana verirken.
Ben yüreğim ellerimde seni severken.
Ah zalim,ah zalim.
Sen çoook iyisin.
Sen çoook iyisin.

Neyse bir başka bahara,ben yokken gelirsin.
Rahat ve huzurla gelirsin bir başka bahara,
Yine çiçek olarak,
Yine güzel olarak gelirsin.
Ellerinde tüm renkleri yaşamın,en umut dolu yanlarıyla
Belki güzel bir rüzgar olurum sana çaktırmadan,öper gibi yanaklarından geçerim.
Belki bir yağmur tanesi,gözyaşlarından bir tane,tam gamzenin üstünde ağlarım.
Sen habersiz,sen beni unutmuş.Farketmeden beni........uzaktan bakarım sana belki,
Bir tiryaki gibi.
Yani kaybolurum dumanında sigarımın,seni içer gibi.
Ben hiç bir şeye tiryaki olmadım,sana olduğum gibi.

İnsan olmak zor,yani dürüst,yani erkek,yani O’na kul.
Yani O’nun sözüne vurgun,yani O’nun sözüne uygun.Zor yani erkekçe,dürüst konuşmak.
Ne sevmek mümkün dürüstçe,nede yaşamak.
Bir kaldı erkekçe yanlızlık,birde ölmek.

Hep sevmek görmeden,görmeden sevmek.
Ufukta kaybolan hep O’mu,bakışlardan başka yetişemeyen.
Hani ezanı dinlerdin sabah vakti,O’na çağrı,gerçeğe çağrı,
Huzuru arardın bulmak için,her sabah, gecenin kucaklaştığı,
Bu vakitlerde getirecekti huzuru sana seher.
Ne işin var,bu yaban elinde, ne bu keder.
Baş ver,
Boş ver aslanım.Boş vermede sana seher,
Sen bir yabancı,sen bir yolcu,sen bir kayıp duyğulu mavi,
Güneşe vurulmuşşun,yanmaktan başka yok çaresi,
Çaresi yok,
Aşklar acıklı bir türküdür yemen önlerinde,
Bir türküsün sen,gönül gönüle, herkesin dilinde.


Hep gidişleri düşünürüm,hep yürek yakan.
Ne gidişler var,dönüşleri olmayan.
Ah yok mu o gidişin.
Erkekçe gidişin.

Gözlerimle görmedim seni,görmeden sevdim.
Sevdim ben seni,
patlamış mısır tazeliğinde kusarak öfkemi.
Sevdim ben seni, bir çiçeği sever gibi, yüreğini sevdim.
Suyu sever gibi içmek için.....

Hep İstanbul’da düşler kurardı,düşler kurar boğaza karşı.
İnadına en güzel mavi,en güzel mavi kalarak.
Yeşile vurğun yemiş bir mavi,yanlız uyuyan kadın gibi yatarak.

Sen bana gelmezsin,ben sana gelmem.
Gelmem anasını satayım sen istemeden.

Sen dikensiz bir güldün,dikenlenmeyi öğrettim sana,
Batsın diye yüreğime istemedim.
İstemedim aslında,
Öfkeyi öğrettim ben,öfkelenmeyi öğrettim sana,
Öfkelen istemedim.
İstemedim bana,




Ah yokmu o yanık buğday başakları,yok mu denizde susuzluk sanırsın.Yok mu gecenin ta orta yerinde çığlıklar,yok mu ölülerin sesizliğinde,acıklı türküler.
Hep sürgün yaşamak artık, yüreğimde sen.Hep mahpus bakışlarım bir yerlerde, sen.
Sen bir yerlerde savrulan toz tanesi,
ben bir yerlerde kayıp mavi.
Aslında her şey boş bir kandırmaca,sen bir aldatmaca,
ben bir aldatmaca,herkes aldanmada.
Sen yoksun ki,benim için.Ben yoğum ki, senin için.
Sen benim uydurmamsın,uydurmasın belki yanlızca.
Yanlızca ben varım her şeyden başka......
Gecenin ta orta yerinde,
birde Breda,
Ah zalim gülersin sen orda,
Rahat uyursun bilirim,bilirim rahat uyu Breda.
Engüzel çiçek senin koynunda.
Benim çiçeğim değil.
Rahat uyu,rahat uyu Breda.
Rahat uyut onu,
Hiç incitme ne olur,Breda.
Ah Breda.

Ama sen yokmusun be zalim,sen yokmusun.
Yaralı bıraktın beni,acı için de kan,kan içer gibi yaşamak.
Yaşamak acı içinde,seni görmeden,gözlerimde kan,yüreğimde kan.
Kan anasını satayım,yalanına dünyanın.
Kan yalancı sevdalarına zamanın.

Kana kana içemezsin sen onun yanaklarını,göz yaşlarını silemezsin meselâ,
Meselâ bakamazsın gözlerine o istemeden,o istemeden tutamazsın ellerini.

Be zalim,
Sen çok iyisin.
Herşeye karşın,ben sana tutkun,herşeye karşın ben sana vurgun.
Her şeye rağmen ayakta ölmek,ayakta sevmek seni,
Seni yanlızca,yanlızca seni.

Bir yanımı aldın götürdün,götürdün beni de,giderken.
Giderken beni öldürdün.
Olsun be,
Ne ilk ölen ben,ne de son ölen.

Yada öyle bir şey,

Görmeden sevmek.
Öyle ölmek gibi,
Yanlız ölmek gibi bir şey.

Gecede ölüm sessiz gelir, ay çarpar yüreğime,sen çarparsın.
Gecede sen, Sezsiz gelirsin.
Başım dumanlı. Başım erciyese takılı.
Yüzünde yaşamak hayatı.
Yüzünde yaşamak sen giderken.
Olmaz olası
Olmaz olası,yüreğimde erciyes gibisin,ne gelirsin ne de gidersin.
Ne de seversin.

Bir gülü sevdim,birde seni.

Ben hiç bir şeye tiryaki olmadım,
Sana olduğum gibi.
Yok çaresi,
Ne bir ses var senden,nede bir umut,
Unut anasını satayım unut.
Aşklar acıklı bir türküdür yemen önlerinde,
Sen bir rüyasın,sen bir düş,yüreğimde gece.
Gece gece,her gece,atlılar koşturur,yüzleri olmayan gözleri olmayan.
Atlılar koşturur,ufuklara,yolları olmayan.
Atlılar koşturur yüreğimde, sen.
Sen,sen,sen,hep sen.
Gelişi olmayan,gidişi olmayan.

Sen.

Yada öyle bir şey,

Görmeden sevmek.
Öyle ölmek gibi,
Yanlız ölmek gibi bir şey.

Çok isterdim,çok istedim be kuş olmayı,bir çift kanat,bir yürek,uçmayı.
Kahrolası
Kahrolası yalan zamanın sevdaları,yalancı umutları.

Sen eski adam,sen zamanın eskitemediği,hüzünlü yanında derin denizlerinle,yorgun mavi,
Ay parlar yüzünde,yüreğinde güneş,yanarsın,
Yanarsın sende,
Beni de yakarsın.
Yan yüreğim yan,külünden belki bir anka kuşu doğacak,
Belki ay doğacak, yüreğine,yeni çocuklar besleyeceksin.
Yeni umutlar.
Yeni umutları taşıyacaksın yarınlara,
Herkes adına,O’nun adına ve onun adına,
Yan yüreğim yan,belki külünden bir anka kuşu doğacak.
Çilesi sadece yaşamın arta kalan sevdaları olmayacak.

Be hey yelkenler fora,be hey uzak denizlere,derin dalgalara sal beni,
Sal beni gecenin kucağından,al beni.
Kaldır beni,kanlı uykulardan,kanlı geçmişlerden sıyır beni.
Al beni götür,sevdiğim yaşamaktı sadece,seni yaşamaktı.
Mutlu sevmek,mutlu ölmekti.
Kelebek kanatlarında renkli rüyalar,rüyalar görmekti.
Hepsi o kadar,
Çok şeymi istedim,senin için. Mutlu olman için.
İntihar ettim yüreğinde,haberin yok.
Haberin yok ki senin,

Bir umuda yolculuktur heryerde,sevmek.
Sevmek inadına sevmek.Geceyi sevmek,gecede seni.
Seni sevmek,sevmek herşeyi.

Bilirim sen bilmezsin sevmeyi,
mahpusta gökyüzü,fakirde ekmek,çocukta ana,bende sen demeksin.
Sen bilmezsin bilirim,
görmeden sevmeyi.

Diaspora

Argion Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
  #4 (permalink) Alt 02-03-2007, 21:35
Banned
 
Argion - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Kayıt: 17.06.2006
Yaş: 24
Mesajlar: 2.061
Rep gücü: 0
Rep derecesi: Argion Biraz daha dikkatli olaması gereken bir üye

 


:::Geceye Sitem :::


Yine isyan ediyorum sana karsi, seni hatirlatan her seye karsi...
Verdigin tüm acilara inat haykirmak istiyorum adini, haykirmak istiyorum
"Seni artik sevmiyorum!"



Unutulmaz bir sevdanin ardindan kalan tek hatiran , ardinda yitik
biraktigin bu gözyaslari simdi. Yazik ki unutuluyorsun. Bir zamanlar en
degerli varligimken , simdi unutulmaya mecbur, unutulmaya mahkumsun!
Dün gece yine benimleydin. O en sevimli, o en unutamadigim halinle...



Ne zaman yanina gelsem, kaçiyordun benden , sanki suçluymusçasina .
Ardinda bir ben kaliyordum, birde yalniz bir sehir. Sokaklarda ariyordum
seni, kimsesiz, yalniz, karanlik sokaklarda. Bazi bazi karsima sarhoslar
çikiyordu. Korkmuyordum onlardan, ilgilenmiyordum. Ben seni ariyordum,
seni istiyordum tüm benligimle...


Ne kadar zaman geçmis bilmiyorum. Soguk , üsüyorum, ariyorum,
ariyorum... Geçmiste eksik kalan bir sey var aradigim. Bilmedigim bir
yerdeyim. Kimseler yok. Etraf çok karanlik, hani korktugun türden.
Sessizve issiz, bir tek köpeklerin sesleri var uzaktan gelen. Bir seyler
dolaniyor etrafimda, gölgen gibi ama göremiyorum. Hissediyorum. Kokun
sinmis her yere, o güzelim parfüm kokularin. Biliyorum sen yani
basimdasin ama sana ulasmak imkansiz.

Avucumun içindesin, dokunamiyorum, sicaksin. Ellerim yaniyor, yüregim
yaniyor, dokunamiyorum. Biliyorum ki! sen benimsin, avucumun içindesin,
kim ne derse desin, benimlesin. Çok soguk donuyorum, avucum sicak,
sicacik. Sen varsin ellerim arasinda ama seni tutamiyorum. Kayiyorsun
usulca parmaklarimin arasindan, cansiz , ruhsuz. Bakiyorum sana öylece,
anlamsiz, öylece duygusuz. Gülüyorlar seni sevmeyenler, beni
sevmeyenler. Agliyorum, agliyorum...

Ve bir an olsun geçmiyor saatler. Günler yok, aylar yok, zaman yok!
Heryer yagmur, her yer islak. Insanlar aciyor bana. Çocuklar alay
ediyor. Tekmeleyenler, lanet edenler... Bitkinim, halim yok yürümeye. Ne
zamandir bu haldeyim bildigim yok. Pismanim seni kaybettim. Ne olur
affet beni. Geri dön, dön ne olur. Dön, dön, dön!...

Belki seni tekrar yasatirim, belki de bende yanina gelirim. Artik çaresi
yok sensizligin. Pismanlik, gurur anlamini yitirdi çoktan. Bir sen
varsin, bir de askin! Dün gece yine seninleydim, yine benimleydin. "Seni
seviyorum". Bir rüyaydi , seni kaybettigim, bir hayaldi gerçeklesmesini
istemedigim. Sükürler olsun ki uyandim, sükürler olsun ki yanimdasin!"

Ilker TÜZEMEN
24.02.2003
Argion Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
  #5 (permalink) Alt 02-03-2007, 21:37
Banned
 
Argion - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Kayıt: 17.06.2006
Yaş: 24
Mesajlar: 2.061
Rep gücü: 0
Rep derecesi: Argion Biraz daha dikkatli olaması gereken bir üye

 


Sana Seni Yazıyorum ...

Güneşin başka iklimleri aydınlatmaya, başka gönülleri ısıtmaya gittiği şu saatlerde, kâğıdı, kalemi elime alıp, seninle dertleşmek, yalnızca sana yazmak ve yalnızca seni özlemek geçiyor içimden. Sana yazmak. "Sana Seni Yazmak".

Seni ve yüreğimde anlam bulan duyguları. sana ait yüreğimin derinliklerinden kopup gelen artçı şokları anlatmak. ve toprağı alnından öperken yağmur taneleri, tüm benliğimle sana yağmak istiyorum.

Bu gece dudaklarımdan dökülen her kelimede sen varsın ve yine sen varsın, yarım kalan sevdamın eksik taraflarında. bomboş ve sessiz kaldırıkmlarda yürürken seni haykırıyorum sensizliğin inadına. bu sensizlik gecesinde sevdamın en ücrâ köşelerine seni yazıyorum.

Bu gece gene yağmur yağıyor. Yağmur yağıyor gönlümün sensizlikle yanan her yerine. Yağsın, yağsın ki saklasın sensizliğimde döktüğüm gözyaşlarımı. Ve yine saklasın sensiz geçen bomboş hayatı.

İşte seni haykırıyorum sensizliğe alışamamış sine-i püryanıma, işten seni yazıyorum.

Bu gece gene yağmur yağıyor. sen yoksun oysa biliyorum ve üşüyorum sensiz kaldığım saatlerde. göz yaşlarımı efkârıma kattım bu gece. sevdamı, umudumu ve seni kızgın bir sel gibi kalbime akıttım.

Bu gece yağmurla birlikte göz yaşlarım yağıyor ve ismini yazıyor sensizliğin acısı ile kıvranan kaldırımlara. süzülen her damlada sen vardın ve yine sen vardın gecenin en karanlık anında. O, doya doya bakamadığım gözlerin, gözlerimin içine bir kez daha değseydi ve tebessümünden bir gül açsaydı yanaklarında, yetmez miydi? Bir bakışın bir ömre değmez miydi, ey!

İsmini kazıdığım kaldırımlara sanki sen yağıyorsun yağmurla birlikte ve sevgin yağıyor yüreğime. yalnız ve bomboş odamda sen varsın hâlâ. Hâlâ sensizliğim duruyor yanıbaşımda.

Bu gece gözyaşlarım yağıyor sensizliğimle birlikte kaldırımlara. Seni arıyorum, erimekteyim. karanlık geceye inat ay bu akşam gökyüzünde.

Ve gökyüzü, yüreğimde..

25.02.2002

HakanMirzabey
Argion Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
  #6 (permalink) Alt 02-03-2007, 21:38
Banned
 
Argion - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Kayıt: 17.06.2006
Yaş: 24
Mesajlar: 2.061
Rep gücü: 0
Rep derecesi: Argion Biraz daha dikkatli olaması gereken bir üye

 



Kırıldım aşk'a ama onun haberi yok

Biliyorum, konuşacak bir şeyimiz kalmadı, paylaşacak hiçbir şeyimiz yok ortada. Yine de yüreğimden, gücümün yettiği yere kadar sana sesleniyorum, seninle konuşuyorum. Bugün sana olan kırgınlığımı rafa kaldırdım, sevgimi aldım avuçlarımın arasına, ona sığınıyorum. Cümlelerimi kısalttım, kelimelerim buruk, gülüşlerim istenmeyen evlat dudaklarımda. Bir ihtimal gelişine sığındığımı fark ettiysem de, engel olmadım gurursuz ama umutlu ve sabırlı hasretine. Anlık hayaller anlık mutluluklara gebe kalıyor..bugün gönlümü hoş tutmak istiyorum...imkansız olan her rüyaya inanasım geliyor. Bir çocuk gibi, isteklerimi bastıramıyorum. Çalmayan telefonuma elim gidiyor, sana hala bende olduğunu ısrarla yazmaya çalışıyorum. Bende olan seni hiç kırmadım, değiştirmedim ve hep korudum desem de, sendeki benin nasıl olduğunu, gülüp gülmediğini, anlamsız bir sıkıntıyla merak ediyorum. İçimdeki güzelliğine inanıp inanmamanı artık umursamıyorum..!

Bulutlar yağmurunu toprakla öpüştürebilseydi bugün, bana o verdiğin ama tutmadığın sözünü sahiplenerek, dans edebilirdim ıslaklığıma aldırmadan. Ki aslında ıslanan sadece yüreğim olurdu, bedenim değil...Üşüyorum, bu üşüme yalnızlığımdan geliyor ve sarıyor her tarafımı. Tutunabileceğim hiçbir güzellik yok, hatırlamaktan usanmayacağım anılarım dışında. Isınabilmek için onlara sarılıyorum. Anlamsız ve cevapsız sorular hınzırca sırıtıyor, ben görmemeye çalışıyorum.

Düşler uzak gibi görünüyordu ama yakındı. Belki de görmeyi istemek gerekiyordu. Gözlerini aç desem kapatacaksın ama kapatma gözlerini..! Biliyorum levrekler derinlerde ve dalgalı denizlerde yaşar. Levrekler uzak bir düş gibi zor yakalanır. Ama sen becerirsin düşleri yakalamayı, derinlere dalmayı, uzaklara kavuşmayı..Sahi, becerebilir misin..?

Kendime bir demet papatya aldım ama bakmadım falıma. Gözlerimi gelişlere verdim, gözlerimdeki hüzün bile seni özlemiş, kafayı bulunca itiraf etti sonunda. Düşüncelerim gururlu, hayallerim ve sevdam değil. Gelseydin; kendimi unutup sana akacaktım, susturacaktım içindeki isyanı, kavgaların ortasında bir güneş gibi doğup ısıtacaktım yüreğini, sevinçten ağlayacaktım bu defa, mutluyken hemen sarhoş oluşum gibi, dokunacaktım, kusacaktım birikmişliğimi, hasretimi ama gelmedin, gelmezdin, gelmeye hiç de niyetin yoktu aslında. Kendimi kandırdığımı anladığımda, ağlıyordum...

Eskiden kimi şarkıların ne kadar anlamlı olduğunu düşünürken, şimdi ayrılığın ardından çalınan her şarkı umutsuzluğumu ve sevgimi anlatıyormuş gibi geliyor. Sevdiğim ne çok şarkı varmış, bunu senin gidişin gösterdi bana. Her şarkıda sen varsın, her yerde, her gördüğüm insanda, denizde, gecede, uykumda...Nasıl beceriyorsun her yerde olabilmeyi. Bu bir marifetse eğer, niye benim yanımda değilsin ki...?

Göz yaşlarım asilliğini yitiriyor ve yenik düşüyorum sevdana. Gittin..belki de hiç gelmemiştin, ben geldiğini sandım. Ayak uyduramadım yorgunluğuna. Dudaklarına, düşlerindeki öpüşü konduramadım. Kimi zaman bir çocuk oldum gülüşlerinde şımaran, kimi zaman bir kadın dokunuşlarında kendini bulan. Ama en çok da imkansızın oldum, hırçınlığın, yirmi yaşın, gecikmişliğin...Her gelişimde bir kez daha gönderdiğin oldum. İnanamadığın, yenemediğin, üzerinden atlayamadığın korkuların oldum. Ağladığın, bağırdığın ya da sustuğun isyanın oldum. Aşk pazarında harcadığın mevsimler oldum, sessizce boşalan gözyaşların,birikmişliğin oldum. Son ses dinlediğin bir şarkının nakaratı oldum, dilinin ucuna gelip de söyleyemediğin kelimeler, ister istemez yaşadığın talihsizlikler oldum. Yüreğindeki kadın ben olmak isterken, yüreğine sığınan ve tozlanacak olan bir anı oldum. Hak etmediklerin, artık yeter dediklerin ve herşeyin olmak isterken belki de hiçbir şeyin oldum. Söylesene, ben gerçekte senin neyin oldum...? Sesin hep uzakları çağırıyordu, ben üstüme alındım, sana geldim. Bilseydim, bana ait olmayan bir seslenişi sahiplenir miydim..? Şimdi bir mevsimlik aşk kaldı avuçlarımda. Sadece bir mevsim yaşanan ama bir ömür gibi gelen aşk...Kalbime henüz söylemedim gittiğini. Öğrenirse onun da acı çekmesinden korkuyorum. Seni hala benimle biliyor ve seviyor ama ben kalbime ilk defa yalan söylüyorum.

Gittin...sevdamın öksüzlüğüne alışabilirim belki ama sesinin uzak yolların sonunda olması acıtıyor içimi. Suskunluğun en büyük silahındı, suskunluğunla vurdun beni. Ben alışkınım kendi yaralarımı kendim sarmaya. Asıl acı olan ve kanatan unutulmak aslında. Söylesene, unutulmak kime yakışıyor..? Unutan sen olsan da, sana bile yakışmıyor..Merak etme, üstüne giydirmedim bu duyguyu, unutulmayan olmak sende daha güzel duruyor. Görüyorsun işte, aşka ve sana ihanet etmiyorum ben, ki kırgınlığım aşka.Sen üstüne alındın...Bir sonbahar’da, güneş hala daha ısıtırken bedenimi seni çıkarttı karşıma. Sen “bitti” dediğinde yağmur yağıyordu, aşkın canı sıkıldı, seni aldı...

Pelin
Argion Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
  #7 (permalink) Alt 02-03-2007, 21:39
Banned
 
Argion - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Kayıt: 17.06.2006
Yaş: 24
Mesajlar: 2.061
Rep gücü: 0
Rep derecesi: Argion Biraz daha dikkatli olaması gereken bir üye

 



Ayrılık notları....


Yapraklar kımıldıyor.
Çok kımıldayanlar düşüyor.
Sonbahar...
Serin.
İnsan kar yağınca değil, böyle çapkın, birden geliveren
Sonbahar serinliklerinde yaşıyor soğuğu., üşümeyi..
Sonra hafif ateş yanaklarda...
O ateşin öyle bir hâli var ki; insanı içine döndürüyor.
Hayat sararırken, insan içindeki şöminenin başına çöküyor duygularıyla...
Orada nostalji var.
Sevgi var.
Sevgi niye var?
Niye hep hazır orada?
Isıtmak için.
Vefakâr sevgi...
Sevgiyi dost edinmek.
Sevgiyi çoğaltmak.
Arkadaşları çoğaltır gibi.
Yalnızlığı kovar gibi.
Raflardan eski, sıcak bir kitabı,
Tozlu ama sıcak bir kitabı çekip alır gibi...
Özlenen dosta kavuşur gibi...
Sevgi vefakâr...
Şimdi buralarda içime dönük, onca sevgiye rağmen yapayalnız...
Hüzünlere boğulmuş...
Hem de sonbahar...
Hem de yanaklarım üşürken...
Gönlümün bir köşesinde sıcacık bir şömine., bir köşesinde
Haykırışlar ki şiddetinden duyulmayan...
Yorgunum...
Bu ayrılıktan çok beklemenin, sabrın imtihanı...
Yorgunum...

Sevmek ölmekle başlar...Murat Başaran
Argion Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
  #8 (permalink) Alt 02-03-2007, 21:40
Banned
 
Argion - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Kayıt: 17.06.2006
Yaş: 24
Mesajlar: 2.061
Rep gücü: 0
Rep derecesi: Argion Biraz daha dikkatli olaması gereken bir üye

 



Aşk, Uydurduğumuz En Güzel Yalan!



Bir gün içimden gittin, anladım.
Nereye gittiğin değildi önemli olan...
Kiminle gittiğin, hangi havayı soluduğun, hangi şehrin,
hangi sokağında yürüdüğün önemli değildi.
Sen içimden gitmiştin...
İçimde ne varsa bana ait, seninle gitmişti.
Renklerim, ruhumdaki yaz, güneşim gitmişti.
“Bana kalan,Beni kalansız bölen bu şehir.
Ah! bu şehir, yalan şehir”demek isterdim; ama yalan olan sendin.
Benim yarattığım, inanmak için yıllarımı harcadığım
kocaman bir yalandın sen. Gerçek olduğunu gördüm.
Sen gittin...
Aslında içimden giden sevgili değildi.
Ben sadece, yalanıma inanmıştım.
O, gerçekti... Aşk bitmişti.
Düşünüyorum da acaba aşk, ruhumuzun derinliklerinde
yaratılan koca bir yalan mı? Şiirde, müzikte ya da
sözde, nerede aşk varsa orada bir de yalan yok mu?
Aşk ve yalan, güzel ile çirkin, iyi ile kötü gibi birbirini besleyen,
değiştiren ve dönüştüren;biri olmadan diğeri varolamayan ya da anlamsız kalan evrimin temel dinamiklerinden ikisi olabilir mi?
Ya da aşk, yalana sesdeş mi? “Seni seviyorum” derken,
aslında içimizde yarattığımız en güzel yalana övgüler
mi düzüyor, kendimize olan hayranlığımızı mı dile getiriyoruz?
“Bir gün içimden gittin, anladım.”
Aşk, uydurduğumuz en güzel yalan! Ve aşk, yalan varsa aşktı.
İnsanın doğasında var. Doğrular ne kadar da az cezbeder bizi.
Yasaklı ya da yanlış ne varsa, yaptıklarımız hanesine yazmak isteriz. Durduralamaz bir dürtüdür bu. Yalanı bazen istem dışı kullanırız.
Söyleyen biz değilizdir ama, söyleten ta kendimizdir.
İçimizdeki yasaklı kimliktir O:
Mülkiyet duygusu ve egosu olağanüstü gelişmiş;
ihtiraslı, doyumsuz ve aşka her zaman hazır.
Pembedir, mavidir ve daha çok kırmızı.
Cıvıl cıvıldır, yerinde duramaz. Yaz gibidir: Islak ve sıcak.
Zaafları vardır, yasak ve güzel olan herşeye.
O cennetteki en güzel meyveyi tadan, ilk ihaneti gerçekleştirendir. Kısacası O, yaşayan tarafımızdır.
En güzel anılarımız, en heyecanlı anlarımızdır...
Bir gün içimden gittin, anladım.
Nereye ve neden gittiğin değildi önemli olan...
Kiminle gittiğin, hangi havayı soluduğun, hangi şehrin,
hangi sokağında yürüdüğün önemli değildi.
Sen içimden gitmiştin...
İçimde ne varsa bana ait, seninle gitmişti.
Renklerim, ruhumdaki yaz, güneşim gitmişti.

Baki Kara
Argion Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
  #9 (permalink) Alt 02-03-2007, 21:41
Banned
 
Argion - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Kayıt: 17.06.2006
Yaş: 24
Mesajlar: 2.061
Rep gücü: 0
Rep derecesi: Argion Biraz daha dikkatli olaması gereken bir üye

 
GÜZELLİĞİ gözlerinde bir sır gibi saklayan...
..
Sen hep kışını yaşadığım bir hayatın ardından gözlerinle
getirdiğin bir baharla kalbimi araladın.
Belki hala direndiğimi, seni yalnızlığınla başbaşa bıraktığımı ve...
İnan böyle değil.
Sen ikiye bölündün sanki,
Bir mucize gibi.
Biri; kalbimde olan sen,
Biri de; kendini dışarda zanneden sen.
Şimdi düşünüyor ve soruyorum kendime.
Acaba dışarıdaki sen kalbimdeki senle birleşecek mi?
Yoksa dışarıdaki sen kalbimdeki seni geri mi isteyecek?
Acaba isteyecek mi?
İstese verebilecek miyim?
Kalbimdeki sen senin değil.
Benim o.
Bendeki sen senin değil,
İnan bana.

Meyra
Argion Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
  #10 (permalink) Alt 02-03-2007, 21:42
Banned
 
Argion - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Kayıt: 17.06.2006
Yaş: 24
Mesajlar: 2.061
Rep gücü: 0
Rep derecesi: Argion Biraz daha dikkatli olaması gereken bir üye

 



Ve yere düşen her bir damlanın çıkardığı hoş ve tatlı ses,
beynimin en ücra köşelerine kadar işliyor,
kalbimin taşlaşmaya yüz tutan noktalarına serpiyorum.
Sonsuzluğa dalmanın hazırlığı içinde bir an gözlerimi kapıyorum.
Gözlerimi açtığımda pencerenin kenarında,
karşı binanın çatısında kanatlarını açmış,
yağan yağmurla duş yapan bir kuşla karşılaşıyorum.
Daha da artan sağanak yağmura aldırış etmiyor.
İçimde bir an bir inkılap doğuyor.
Delicesine sağanak yağmurun altında koşmak.
Kime mi, neye mi, niçin mi? Hiç düşünmeden yokluğa, meçhule...
Nasıl ulaşacağımı bilmediğim özgürlük sevdası için.
Dalgalarıyla sahilleri döven deniz kadar sebepsiz.
Fakat bir anlık.
Karşı binanın duvarlarına senelerin tozları dökülmüş.
Her zaman münzevileşen, her zaman ölüme daha da yaklaşan bu bina.
Yağmur bu tozları yıkamak, silmek istiyor.
O da biliyor bunun imkansız olduğunu ama bir çaba.
Belki de bir sevda. O da biliyor Ferhat'ın dağları deldiğinin koca bir yalan olduğunu!
Yağ yağmur yağ! Gönül ister ki hiç durma.
Fakat her aşkın bir bitişi, her fırtınanın bir dinişi,
her mumun bir sönüşü olduğu gibi sen de bizi bırakacaksın.
Dirilttiğin anılar yeniden cesetleşecek.
Özgürlükmüş, sevgiymiş, aşkmış. sensiz hiçbir anlamı yok bunların.
Hepsi sana muhtaç.
Ben bile...
Argion Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Kategori Cevaplar Son Mesaj
Bir kaç ufak ders :) eedas Mizah & Eğlence 3 24-09-2007 22:42
UFAK BİR RİCAM OLACAK... prenses500 Genel Müzik Konuları 2 12-08-2006 18:05


Bütün Zaman Ayarları WEZ +4 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 09:17 .

Powered by vBulletin Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO

Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
Herhangi bir konuda (şikayet, eleştiri, öneri, vb.) bizimle iletişime geçmek için tıklayın.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424