| |||||||||||||
| |||||||
| Paylaşmak İstedikleriniz Bizimle ne paylaşmak istiyorsanız yazında bilelim hani. |
![]() |
| | LinkBack | Seçenekler | Stil |
| | #1 (permalink) |
| ηιﻮђt קяเภ¢єรร ![]() | ![]() adı henüz beli deyldi korkuyor du bu hayatan yanında ısılca konuşulacak birisi yoktu herzaman umutsuz belkide zamansız bi andı sahilde kardelen ler ve martılar uçuşuyor kıvılcım gipi oynuyorlar. bense yanlızca içime gömülmüş onlar oynuyor bense onlara bakıyorum çünkü çok yanlızdım benim babam yoktu yanımda avucunu açıp parmaklarını birbirinden ayırıp saçıma ovalasın ben orda çok yanlızdım bakıyorum etrafa herkes coşku içinde ben ise yapa yanlız sokaklarda durup onların mutluluklarını kendimce hayal ediyordum işte hayatım bu kadar da basitmiş meyerse baba sen olsaydın biliyorum kimseler bana kızmaz çünkü yanımda sen varsın o zaman güçlü olurum kimseler bana kızmaz baba benim babam adı gipi baba idi benim babam sözü gipi cömert idi işte benim babam söz edilir söz etmezdi kimseler şuan baba sen yoksun ben yapa yanlızım benim babam adı gipi bi baba idi işte baba ben gene yanlızım baba biliyorum beni duymicaksın ama senden başka kimse ile dertleşmek istemiyorum baba ben aşık oldum onu çok seviyorum baba tam senin istediyin gipi bi insan baba o kadar da acı çekiyorum ki baba beni afedrmisin seni orda yanlız bıraktım baba bende senin yanına gelicem yakın zamanda orda bana dermisin canım oğlum bana dermisin sen benim aslan lar gipi evaldım sın olsun baba demesende ben genede hiç bi yanlışlık yapmadım çünkü sen bana bunları öretin aslan babam o adam işte şanı ile namı ile o adam benim babam aslan lar gipi benim babam çalış övün derdin bana belki baba ben burda yanlızım ama bunu da demek istiyorum ben her zaman seninle olucam asla beni kimseler bozamaz seni seviyorum baba ne olursun en yakın zaman da gel baba seni özlüyorum aslanlar gipi benim babam alıntı |
| | |

| | #2 (permalink) |
| ηιﻮђt קяเภ¢єรร ![]() | ![]() Bugün yine seni aradım anne Seni andım. Kulakların çınladımı? Yine yalnızları oynadım Yine ağladım anne ve sen yine yoktun Haykırışlarıma,yalvarışlarıma rağmeN dumadın bile beni... Saçlarımı okşardın, Üşüdüğümde üstümü örterdin. Nedense hep uyurken öperdin. Kokunu özledim anne NERDESİN?... Bugün hava çok soğuk Şubat soğuğu... yine yağmur yağıyor ve ben yine üşüyorum... Pencerenin kenarında belki dönersin diye bekliyorum nerdesin anne? Çok üşüyorum gözlerim kulaklarım heryanım seni arıyor anne ama sen yoksun acilardayım anne. Bedenim sanki yarım nerde bir anne kız görsem tutamam gözyaşlarımı ağlarım.. Sensiz olmuyor anne Kanadım kırık Yüreğim buruk. Elma şekeri elinden alınmış çocuk gibiyim Gözyaşlarım pınar oldu Kan damlıyor yüreğimden... Sana şiirler yazdım Türküler ağıtlar yaktım dön diye nerdesin anne? artık bu şehir bu şehir sensiz çekilmiyor anne duy sesimi B en sensiz yapamıyorum. bu kirli dünyada yaşayamıyorum. DÖN NE OLUR! alagül.. |
| | |
| | #3 (permalink) |
| ηιﻮђt קяเภ¢єรร ![]() | ![]() Özledim seni baba! Anlattığın yerdeyim şimdi Görüşemiyoruz belki uzun zamandır,ayrıyız şimdi Sen her aklıma geldiğinde acıyor biraz içim. Biliyorum sende beni özlüyorsun,bütün üzüntümüz bunun için Özledim seni baba! Anlattığın yerdeyim şimdi Görüşemiyoruz belki uzun zamandır,ayrıyız şimdi Sen her aklıma geldiğinde acıyor biraz içim. Biliyorum sende beni özlüyorsun,bütün üzüntümüz bunun için Ama savrulduk bir yerlere,gene kırıldık Gene arada özlem,gene gözyaşı,gene hasret var. Gene çapa yapıyormusun,baba gene tarlayı suluyormusun Ahıra girip buzakları sevip okşuyormusun. Tavuklara mısır verip,bir cenaze olduğunda arkadaşlarınla Cemaati oluşturuyormusun.Kahvede otururken sana beni sorduklarında Hüzünlenip üzülüyormusun.Verdiğin cevapta için acıyormu. Neydiki baba hayırlı evlat,bir evlat dedesinin doğduğu yere giderse,hayırsız olurmuydu Neydi baba hayırsızlık.Ben evden çıkarken,anneme, gidiyor anne hayırsızın demedimki.. Veda’da etmedim.burası o kadar güzel’ki baba senin özleminle birleşince,şimdi daha İyi anlıyorum dedemi.Biliyormusun baba burada hiç kimsenin yüzü sana benzemiyor. Hiç kimsenin gömleği senin gömleğin gibi kokmuyor,ve çapa yaparken yediğin, banada bir parça verdiğin helvanın tadıda yok.Bide fındık toplarken benim kaçışlarıma hiç ses çıkarmazdın.Ablamlar ve abim bilirlerdi en küçük oğluna kızamadığını,bende bunu için kaçardımya hep..Hala verdiğin nasihatleri unutmuş değilim.kimseyle kavga etmiyorum. Beladan uzak duruyorum ve kimsenin hakkını yemiyorum….bayramlarda öpecek bir el arıyorum ama iki bayramdır bulamıyorum.Bulduklarımda senin yerini tutmuyor zaten. Kasketini ve fötörünü giydiğimde yüzündeki gülümsemeyide unutmuş değilim.Bizi ne zorluklarla okuttuğununda farkındayım. Annem nasıl baba,tartışıyormusunuz hala,kızdırıyormu seni,her şeye alışıyorumda annemin yemeklerinden ayrı kalmaya bir türlü alışamıyorum.En çokta neye üzülüyorum biliyormusun, Hani boynumdan rahatsızdımda,kendi başıma yataktan kalkarken zor birşekilde kalkıyordum ya ,,annemle birbirinize bakıp üzülüyordunuz halime,bu üzüntüyü size yaşattığım için kahroluyorum.Kendimi affedemiyeceğim.Annemede bir mektup yazacağım baba.aslında anneme mektup yazmama gerek yok.Zaten annemle,bu seninle konuşamadıklarımı,bu sana söyleyemediklerimi,rahatça konuşabiliyorum. Ama seninle konuşamadımki hiç,sen benim babamdın ve biz aileden abhaz’dık,bunlar ayıptı bizde.. Zaten okuyamıyacağını bildiğim için yazıyorum baba………Bekle beni babam,bekle,elbet geleceğim bir gün yanına elini öpüp sarılacağım boynuna.Sonra gömleğini koklayıp ciğerlerimi dolduracağım huzurla.Seni sonsuza kadar bırakmayacağım………… Küçük oğlun Murat BABAL MURAT |
| | |
| | #4 (permalink) |
| ηιﻮђt קяเภ¢єรร ![]() | Dokunmasalar Bile Ağlarız (Annem'e) Güz gülleri dikmeye geldim ocağına.Küstürmek istemem ekşi nar ağacını. Hışırtısıyla avutulmuştu çocukluğum.Fısıltıyla paylaşmıştım gençlik sırlarımı. Sırtımı dayayıp yalnız gecelerde, ay ışığında eflatun düşler kurmuştum… Geç mi kaldım bilmiyorum.Sığınmaya geldim yorgun bedenine. Bir tatlı küfrünü duymaya geldim. Hani çok kızdığında bana “Seni seviyorum çocuk” der gibi “Ulan, onun bunun çocuğu” derdin. İlk kez söylediğinde, ne çok kızmıştım. Sonra kahkahalarla gülmüştük. Çünkü benim anam sendin… Yüreğinde taşımak yetmezdi sevdiysen. Uzaktan iyilik haberlerini almak yetmezdi.. Bir şairin dediği gibi; “Gül uzaktan koklanmaz” dı… Ne desen haklısın, bilmez miyim suçumu… Sırf, bu nedenle sus pusum. Bilirim, eskisi gibi değiliz. Kırılganız, yorgun nar ağacı gibi. Belli ki bir şeyleri kanatmış; acıları en derinlerde saklamışız. Ekşi bir damla düşse yanağımıza, dokunmasalar bile ağlarız… Şimdi uzansam çocukluk çağımın en delisine. Rengarenk papatyalar doldursam, yıllardır boş kalan kucağına … Her yaprağına ‘Seni seviyorum ” yazsam… Yırtıp atsam kırk yılın takvimini. Ağarmış saçlarını, dokunuşlarımla gençliğine boyasam. Bahçendeki gökyüzünden topladığım yıldızlardan “İyi ki anamsın” yazsam karşı duvara… Bir öpücüğü hak eder miydim, ekşi göz yaşlarımın süzüldüğü sol yanağıma… |
| | |
| | #5 (permalink) |
| İşi kavrayan 2de1'ci ![]() | ![]() Anne Kan ter içinde gece Kan ter içinde her yanım Her yanım bu gece vurgun içinde Kurşun yemişim, sürgün yemişim Bu sana ilk gelişim Vur emriyle düşmüşüm kapına Düşmüşüm kucağına, bu yara sıcak ana Yok elimde bir demet menekşe Yok elimde sevdiğin gül şekeri Yok işte sana bir şey Bilmem ki ne demeli Bir tek ağır yaralı özlemim Ve birtek gözlerine sürdüğün gözlerim Anne benim, aç kapıyı Oğulcuğun, küçük tavşanın, körolmayasıcağın Ölmeyesin, bitmeyesin Yürekyarısı gitmeyesin dediğin Anne benim, aç kapıyı İşte geldim, işte bu sana ilk gelişim |
| | |
| | #6 (permalink) |
| ηιﻮђt קяเภ¢єรร ![]() | Doğmamış Çocuğun Anneye Seranatı Ben daha doğmamış bir çocuğum Duyumsuyonum küçücük yüreğimde, annemin şefkat damarlarında akan sıcaklığını. Gözlerim güneşin ışıklarını görmedi daha, ama bir aydınlık parıldar umut sunan canında annemin. Kulağım bir ses duymadı daha, aşina değilim hiçbir sese. Ama sevgi nağmeleriyle bestelenmiş annemin sesi bir başka. Kulağımda estiği zaman o nazenin insanın müstesna sesi, küçücük yüreğim kıpır kıpır eder de hafiften bir tekme atarım. Bir daha söyle ne olur, bir daha anne, derim. Annemin bahar kokusu gül nefesiyle bir şiir sunarım. Bugün, her gün senin olsun, dileğiyle. Bugüne senin derler Adına türkü söyler diller. Gül demetleriyle bebeler Sana koşarlar, güzel annem Cennet soluğu benim annem. Ben daha doğmamış bir çocuğum Özgürlük nedir bilmem, ama annemin gönül deryasındaki yakamozlar bana özgürlük türkülerinin ilhamıdır. Annemin gözlerindeki özgür martıların kanatları, tanımadığım dünyamda yol göstericim olacaktır. çünkü annem özgürlüğü, sevda şarkılarında bulmuştur. Ve ben de annemin aşkıyla büyüyonum. Ben daha doğmamış bir çocuğum Yüreğimde hissederim annemi. Sevgiyle okşayan elleri tanımadığım baharın tatlı esintilerinde gezdirir beni. Kuş cıvıltıları gelir, ninniye alışmış dilinden dökülen sözleri…ve ben kendimi hoş kokular yayan bir çiçeğe benzetirim, annemin bahar açmış gönlünde. Çünkü annem, bir bahçıvanın nazenin bir güle özen gösterişindeki hassasiyetiyle konur beni. Hissederim işte bunu, ta yüreciğimin en derinlerinde. Ve ben daha doğmamış çocuğu en masum yavrucuğu, şarkılar söylerim tanımadığım dünyadan esintilerle; Yıldızlar toplayayım sana Gök bahçesinden, güzel annem Taçlar öreyim saçlarına Gülen güllerden güzel annem Cennet soluğu benim annem. Ben daha doğmamış bir çocuğum İyilik nedir, kötülük nedir bilmem. Ama, annemin yeni çiçek açmış bir ağacın duruşundaki güzelliğini yansıtan gülümseyişinden iyilikler hissederim. Dolu vurmuş bir ağacın solgunluğunu kuşanmış yüreğinden ise kötülükler duyumsarım. Her şeye rağmen ben annemi iyilik meleği bilirim. Kötülük yaygıcısı iblisi, sevgi güneşiyle perdeleyen iyilik meleği…gök yüreğindeki rahmet bulutlarından indirdiği serinletici sularına, hiçbir kötülük ateşinin dayanmadığını hissederim. Ben annemin cennet soluğunda, iyilik meleğinin melodilerini duyarım. Ben daha doğmamış bir çocuğum Uzun bir yolculuğum olsa da yongunluk nedir bilmem. Ama annemin ahuların yürüyüşündeki ahengi andıran inceliğinin kaybolmasından yongunluklar hissederim. Bir çiçeğin sararıp soluşundaki hüznün yüzünden süzülüşünden hastalandığını anlarım. Ben de ona cennet soluğundan devşirdiğim bir buket şiiri sunarım. Canım annemin gül çehresine gökkuşağının renkleri parıldasın diye; Gül yüzü solmuş güzel annem Canımdan kan sunam can annem Güller feda olsun can annem Senin gibi gülşen canana Cennet soluğu benim annem Ben daha doğmamış bir çocuğum Acı nedir, üzüntü nedir bilmem. Ama anneciğimin göz semasındaki hüzün bulutlarından inen şebnemlerin serinliğinden, annemin kederlendiğini hissederim. Uykusuz geçen gecelerin yalnızlığında dert ontağı olurum. Ve annemin beni ne zonlukla taşıdığını anlarım. Kıymetini bileceğim anne, derim. Şebnemlerin hüznündeki serinliği duyumsayan küçük yüreciğimden. Daha tanımadığım dünyanın aydınlığını, karanlık bir dehlizde bana sevgi güneşiyle anneme umudun şarkısını anımsatırım, yüreğinin dayanıklılığını; Sabır taşıdır dinç yüreğin Gökkuşağı saklı dileğin Umutla büyüdü bebeğin Gönüllerdesin güzel annem Cennet soluğu benim annem Ben daha doğmamış bir çocuğum Tanımadığım dünyaya ilk göz kırpışımdaki ağıtımı, anneme mutluluğun güftesi olarak hediye ediyonum. Selam anne… Seyit Uzun |
| | |
| | #7 (permalink) |
| ηιﻮђt קяเภ¢єรร ![]() | Yabani otların arasında gizli saklı kalmış, üzerine düşmüş güneş ışıklarını içine hapsetmiş ebruli morun birbirinden güzel tonlarıyla bezeli kır menekşeleri. Koyu yeşil yapraklarının arasında büyük bir alçakgönüllülükle hafifçe eğik başları, yukarıya uzanmış narin gövdeleriyle çok güzeller. Ne kadar gizlenirse gizlensinler, burcu burcu yayılan mis kokuları onları ele veriyor. Sizler annemin mutluluk çiçekleri... Her an hoyrat bir ayağın altında ezilebilecek kadar korumasız, her tarafı kaplayan arsız otların arasında fark edilmek gibi bir kaygıları olmadan etrafa neşeli bir güzellik saçarak yaşıyorlar. Yaşama sevinciyle dolu, sevecen gözler gerekiyor onları görebilmek için… Dünyanın hiç bir parfümünün boy ölçüşemeyeceği güzellikteki kokusundan, görüntüsünden mutlu olabilmek için aşmış olmak gerekiyor bir çok şeyi. İlahi bir sevgi gerekiyor yüreklerde. Ve ne yazık ki, bu mutluluğu tüm benliğiyle, yüreğiyle hissetmek her insana bahşedilmiyor… Ne hercai, ne de Afrika, onlar hiçbir çiçekçi de satılmayan, yabani kır menekşeleri... Bir hıdrellez günü, yıllar sonra gittiğimiz dedemin kasabasında, küçük fakat suyu bol ve hızlı akan bir derenin kenarındaydılar. Söğüt ve kavak ağaçlarının altında, annemin onları fark ettiği zaman yüzüne yayılan aydınlık dolu kocaman gülüşüne neden olan güzelliklerdi onlar. O gün yabani kır menekşelerin onda uyandırdığı sevinç ve mutluluğun benim de yüreğime yerleştiği gün olmuştu. Fark edilmeyecek kadar küçük şeylerden mutlu olmayı annemden o gün öğrenmiştim. Küçük bir demet ne güzel olurdu. Eğildim koparmak için. Annem, “dur” dedi, “Sakın ha”... Mucizelere inanmazdım, ta ki yıllar sonra nereden ortaya çıktıklarına aklımın bir türlü ermediği kır menekşelerini annemin mezarında görene dek... Onları orada öyle kendiliğinden bitmiş görünce tıpkı yıllar öncesinin hıdrellez günündeki gibi kalbimi ısıtan sıcacık gülüşünü yeniden içimde hissettim. Taşıyamadığım ağırlıktaki hüznümün yerini gökyüzünde özgürce uçan bir kuşun kanadından dökülen, havada dans ederek yere iniyormuş gibi görünüp de aslında yere hiç düşmeyen bir minik tüy tanesi aldı. Annemin gittiği o yerlerde mutlu olduğunun, yalnız olmadığının bir işareti olarak gördüm onları ve bunun için tüm kalbimle Tanrıya şükrettim. |
| | |
| | #8 (permalink) |
| ηιﻮђt קяเภ¢єรร ![]() | SENİ ÖZLEDİM ANNE Yüreğim yerinde durmuyor,gözlerim ıslak,düşüncelerim başıboş hayallerim beni bırakmış...Gecenin ortasında sessizliği dinliyorum.İşte o an seni arıyorum anne.Ağaçlar yemyeşil,kuşlar cıvıl cıvıl,dağ tepe rengarenk çiçeklerle dolmuş,gökyüzü masmavi gülümsüyor.İşte o an seni arıyorum anne ve seni özlüyorum içten içe... Her şey güzel,her güzel sana benziyor.Bütün güzellikler sevgi kokuyor anne,tıpkı sen gibi.O güzellerden güzel karanfilleri,gülleri kıskandıran kokunu özledim anne... Artık geceleri beni öpmeye gelmiyorsun.Aynı öpücükle uyandırmıyorsun sabahları.Karanlık gece de,cıvıl cıvıl sabah da bana seni hatırlatıyor anne.Hani hep sabahları erkenden güneş göz kırparken dağların ardından,saçlarımı örer onlara beyaz kurdelalar takardın ya nerede o kurdelalar,nerede o şefkatinle ısınan derin sabahlar anne? Güneş yine göz kırpıyor sabahları anne,tıpkı senin sevgiyle dolu gözlerin gibi.Hani ben küçük tahta beşiğim ve oyuncak bebeğimle evcilik oynarken bana gülerdin ya;işte ogülüşünü özledim anne.Gülüşünü,kokunu,ellerini,gözlerini...Her şeyini özledim anne. Öyle anlar oluyor ki anne;sadece sen oluyorsun aklımda,hayallerimde...Zihnimde her şeyin aleyhime yol aldığını zannettiğim o sıkıntılı anlarda,bir de hasret ateşi düşünce yüreğime özlemin içimi yakıp kavurunca bir sesin bile çağlayanlar gibi geliyor bana.Gönlüme serpilip içimin ateşini söndürüyor sanki ah o sesin işte o anda cennetlerden müjdeler getiriyor gibidir;sımsıcak,sevgi,şefkat dolu o latif sesin...O bile yetiyor anne biliyor musun?Sonra kapanıp dizlerine,tutup ellerini satlerce ağlamak geliyor içimden.Sımsıkı sarılıp hiç bırakmamak yüreğimi boşaltmak o deryalar yüklü sinene ve hiç ayrılmamak bir ömür boyu o sineden...O an bir misk_i amber olup tütüyor burnumda o kokun.Sevgi,muhabbet karışmış o kokun... Hadi anne tut ellerimi,sarıl bana hem de sımsıkı sarıl hiç bırakma.Yüreklerimiz birleşsin,gönüllerimiz buluşsun.Sinelerimiz muhabbete doysun.Kalplerimiz büyüsün,büyüsün tıpkı senin şefkatin gibi bir derya olsun.Sevinç gözyaşlarımız ile sen doyasıya öp beni,ben de o güzellerden güzel kokuna doyayım... Ne desem azdır,ne yazsam yetersiz seni anlatmaya anne...Sen bir şiiirsin yazamadığım;ölçüsüz,uyaksız.Sen göklerden bir bestesin söyleyemediğim;notasız,makamsız.Sen gözümün nuru,gönlümün sultanı,sen varlığımın vesilesi,sen cennetlerin bekçisi,goncanın gülüsün.Sen tacımsın başımdan hiç indirmediğim. "CENNETLER AYAKLARININ ALTINDA"dururken yeter mi şiirler,şarkılar,kelimeler seni anlatmaya,seni anmaya?Şüphesiz sen, yeryüzünü kaplayan güzelliklerin en güzeline,sevginin en derin ve en yücesine,şarkıların,türkülerin,şiirlerin en hoşuna.Çiçeklerin,gülücüklerin en tatlısına layıksın. Her şeyin en güzeli sanal ayık anne.Sana ne yazsam,ne söylesem,ne versem azdır anne.Senin o erişilmez duaların kadar mukaddes olmasa da bir duam var senin için.Bir de gönlümün derinliklerinden kopup gelmiş göz yaşlarım.Bilmem kabul eder misin? Allah SENİ BAŞIMIZDAN EKSİK ETMESİN SENİ ÇOK SEVİYORUM ANNE... alıntıdır arkadaşlar Ne mutlu annesiyle olanlara |
| | |
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Kategori | Cevaplar | Son Mesaj |
| annem babam ve ben | japonseno | Slaytlar | 0 | 01-02-2008 13:23 |
| Annem | japonseno | Şiir Köşesi | 3 | 10-28-2007 12:12 |
| ***AnNeM dİ bU*** | king lord | Paylaşmak İstedikleriniz | 3 | 09-14-2007 14:00 |
| Annem | blackangel | Paylaşmak İstedikleriniz | 14 | 12-13-2006 10:22 |
| Annem Siyah Giyer... | Notheart | Paylaşmak İstedikleriniz | 10 | 12-01-2006 18:11 |