İnsanlar - Herşeyde biraz 2de1



Paylaşmak İstedikleriniz Bizimle ne paylaşmak istiyorsanız yazında bilelim hani.

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1 (permalink) Alt 19-04-2007, 11:47
İşi kavrayan 2de1'ci
 
innocentevil - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

-^^_yaLan_^^-
 
Kayıt: 13.04.2007
Yaş: 23
Mesajlar: 1.313
Rep gücü: 9
Rep derecesi: innocentevil Daha Yolun Başında

İnsanlar

 
Bazı insanlar size ilk tanışmada sıcak ve sevecen gelirler. Hemen oracıkta seversiniz. Birde öyle sıcak ve içten gülümser, gülerler ki içiniz de bir soba narlaşır yanaklarınıza ateş basar. Bazıları da elinizi ilk sıktığın da veya daha ilk söze başlar başlamaz sevmedikleriniz arasına düşerler. Saat o saattir onlar için, artık ne ederlerse etsinler, ağızları ile kuş da tutsalar bir işe yaramaz bu. Her girişim, her çaba nafile bir girişim olur.
Sevmezsiniz, sevemezsiniz. Sevmeyin canım, zorla değil ya…
Bu sevmediklerinize büyüteç ile baktığınızda, ortak özeliklerini hemen bulur ortaya çıkarırsınız. Bu o kadar zor değildir. Bakın bir kaçını hemen size sayayım…
İnsanlar vardır ağzı hep kulağındadır. Dişlerini saymaya kalksanız eksiksiz otuz iki dişini sayarsınız. Sırıtık, yılışık bulduğunuz insanlar arasına yazarsınız bunları. Oysa bir insanda itici olabilecek en son şey dudak kıvrımlarında açan güller ve yüze yayılan ak gülmelerdir. Ama onların gülmesi, gülümsemesi size bir şekilde samimi olmadığını anlatır.
Haklısınız. Uzak durursunuz bunlardan.
Haksız olmadığınızı yıllar içinde görüp kendinizle övünmeseniz de “Ne iyi etmişim” dediğiniz olur. Bir de çok konuşan kafa şişirenler olur. Dinleyeni canından bezdiren, uzun, sonu olmayan konuşmalardır bunlar. Dinlemeyi sevseniz de, katlanamadığınız konuşmalar başlayınca dinler gibi yapar, ikinci bir işkenceyi kendinize çok görüp uzak durursunuz.
Şu az konuşanlara ne demeli, rengini bir türlü çözemediğiniz sürekli dinleyen, ya da dinler gibi yapanlar, ağzı olup dili olmayanlar. Bir şeyleri saklama telaşı gezer gözlerinde. Sakladıkları kendilerine güvensizliktir. Bunu bilmeniz işe yaramaz. Onlar ortamı çoktan germişlerdir susarak. Biliyorum, uzak durursunuz bunlardan. Ama ben yine söylemeden edemiyorum; uzak, uzak durun bunlardan.
Sonra çok bilenler, dünyada olup bitenlerden haberdar olanlar. Bilmiş cehennemlikler. Her şey için bir anlatacak şeyi olanlar. Bunlar, bize yeni öğreneceğimiz, bilmediğimiz bir şey anlatmazlar, bilgi dağarcığımıza katacakları bir damlaları olmayanlardır. Çoğunlukla bizim bildiğimizi tekrarlar, bizim anlattıklarımızın bir sonraki gün, bize satanı olurlar.
Bir yerde okumuştum: Beş yüz kitap okuyan birinin her konuda diyecek bir sözü olurmuş. Ama keşke bu her şeyi bilenlerin, her konuda konuşanların hepsi beş yüz kitap okumuş olsa. Ancak ne yazık ki bizim bu çok “bilmişlerin” çoğu kitap okumayı seven değil, hatta “Okumak her şey değildir” diyenlerdir
Sesin cırtlak olması, derin kalın, bas bariton olması ile ilgili değildir sesin sizi kaçıran özelliği. Sesin kendisidir; ses ile konuşan arasındaki uyumsuzluk, ses ile bakışlar arasındaki uyumsuzluk... Ses ile mimikler ve jestler arasındaki uyumsuzluk yâda. Bazen kullanılan sözcükler, bazen sesin sahibinin kılık kıyafetidir size bir şeylerin eksik, bir şeylerin doğal olmaktan uzak olduğunu anlatan.
Nabıza göre şerbet verenler, sizle ilk ters düşüşte düşüncesini değiştirenler. Küçük, cari hesaplara çarkınıza kendini atıp sizle dönen, sizden iyisini bulunca diğerine koşan on paralık olup, kendini bin paraya satmaya kalkanlar…
Siz de mi başladınız kimlerden, neden kaçtığınızı düşünmeye. Durun bir tahminde bulunayım: Aklınıza yalan söyleyenler geliyor ve bir ayrım yapıyorsunuz hemen. Sevimli olanlar ve olmayanlar diyorsunuz. Sevdiklerim sevmediklerim diyebilirsiniz. Çekinmeyin.
En sevimlileri pembe yalanlar söyleyenleridir. Hoş olurlar, sizi güldürürler. Daha söylerken anlarsınız yalan söylendiğini. Ve yakaladığınızda sizi eğlendirmek için yapılmış olduğu söylenir, ya da ima ederler. Mahcup, biraz da suçüstü halinin telaşı içinde kendisi de başlar yalanına gülmeye. Sevimli olduğu an da; bu andır. Sizin sevmediğiniz, uzak durduğunuz bu türden küçük pembe yalanlar söyleyenler değil; ''Kocaman, kırmızı, koyu kırmızı yalanlar söyleyendir'' diye düşünüyorsunuz.
Emin misiniz bundan?
Bir yalanı var eden nedenleri bilmeden, o yalandaki sizin payınızı çözmeden bundan emin olamazsınız. Kimse yalanı sevmez. ''Ben yalanı seviyorum.'' diyecek kadar yürekli biri çıkmış mıdır bilmiyorum. Doğrusunu söylemek gerekirse; olduğunu da sanmıyorum. Kısacası öyle bir kahramanımız henüz yok.
Kocaman, koyu kırmızı yalanlar daha çok zaman içinde renklerini bulurlar. Bazen pembe küçük bir yalan olarak başlarlar renk değiştirmeye. Bir yalan ile ulaşılanın güzelliği, hoşluğu, avantajı veya kârlılığı kısaca vazgeçilmezliği, yalanın renginin giderek koyulaşmasının asıl nedenidir. En koyu, en kırmızı yalan; hiç yalan söylemediğini söylemektir.
Ama bizim sözünü ettiğimiz ilk tanışmadaki kaçışlardı. Kocaman, koyu kırmızı yalan zaman içinde rengini kazandığına göre bunu geçmeliyiz. Üzerini çizin bunun…
Kimlerden kaçtığınızı, kimlerden uzak durduğunuzu sayarken toplumun dürüstlük, erdem, namus diye ifade ettiği değerlerin üzerini de çizin, listenizden çıkarın. Bunlarında yalan gibi bir özeliği vardır. Renklerini zaman içinde kazanırlar. Bunların hepsi bir süreç içinde bilinir ve anlaşılır şeyler olduğundan, ilk karşılaşmada asla kolay anlaşılabilecek şeyler değillerdir. Ama baştan biliyorsanız zaten hazırlıklısınızdır. Bu tür insanlarla bir araya gelmez, koyu renklerin bunaltıcılığı altında kalmazsınız.İlk karşılaşmada sizi rahatsız eden daha çok mimiklerde, jestlerde, giyimde, edilen sözde, duruşta, devinimde veya bunların bir birini izleyen anlardaki uyumsuzluğunda saklıdır. Bakmakla görmek arasındaki farklılığı ortaya çıkaran da bu uyumsuzluğu görebilmektir. Sezgisel, gizemli hiçbir yanı yoktur bakmaktan farklı olarak görmenin.
Doğada parça ile bütün, bütün ile parça arasındaki ilişki dengeli ve uyumlu bir ahenk içindedir. Hiçbir çiçeğin yaşam alanı ve renkleri ile uyumsuzluğunu görmezsiniz. Rengârenk bir kelebek içinde öyle…
İnsanda da böyledir ya da olmalıdır diyelim.
İnsanın her davranışı, her sözü, duruşu, devinimi pazılın parçaları gibi birbirini tamamlar ve bir bütünlüğe ulaşır. Bu parçalardan birinin eksikliği veya yanlış yerleştirilmesi resmin bütünlüğünü bozar. Bu bazen bir gülüş, bir söz, duruş devinim olabilir. Bazen ise; o eksikliğin ne olduğunu anlayamaz, arar bulamazsınız. Bu, hiç mi hiç önemli değildir. Karşınızdaki resmin bütünlüğünde bir eksik, renklerdeki uyumsuzluk, '' parmağım kör gözüne'' der ve kaçış başlar. Doğal olanı tanıyan, yaşama ilişkin olan ile ona eklektik eklemlenen arasındaki farkı bilen, görmesini de bilir…
Diyelim ki dalgın bir anınıza denk geldi. Baktınız, baktınız da görmediniz. Olmaz değil, olur şeylerdendir bu da. Korkacak, telaş edecek bir şey yok. Hayat, sizle yürümeyi hak etmeyenleri ayıklamasını bilir. Onlar, çıktığınız yoldaki yükünüz olduğu yerde, geride bir yerlerde anılarınızın arasında kalırlar.
innocentevil Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
  #2 (permalink) Alt 19-04-2007, 11:50
İşi kavrayan 2de1'ci
 
innocentevil - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

-^^_yaLan_^^-
 
Kayıt: 13.04.2007
Yaş: 23
Mesajlar: 1.313
Rep gücü: 9
Rep derecesi: innocentevil Daha Yolun Başında

Durduğum yerden gördükLerim

 
Nereye kadar gidebilirim…
Sen beni durdurana kadar yürüyebilirim gizli dünyana giden yollarda.Bütün odalarına girsem de ne kadar bilebilirim seni, ne kadar?
Herkes kendi köşesine,kendi yarattığı köşede sadece kendinin bildiği bir ‘kendiyle’ baş başaHakkım var mı dahasını görmek için elimde kocaman bir cam parçasıyla daha derinlere gitmeye çalışmaya…Kim bilir hangi zamanları, kimleri ve neleri göreceğim içine bıraksan beni .Ne sırlarla yaşadın bunca yıl… Yanımda uyuyan adama bile bakınca göremediğim neler var kim bilir? Ben, kendimi ne kadar biliyorum,kim bilir?...
Ben bilmiyorum,bilemem…
Bilemeye çalışmak da bütün dengeleri bozacak . Biz bu gizli ağlarla ,örgülerle bağlı duran bir zemin üzerinde yürüyoruz.Elimizde merak bıçaklarıyla sökersek bu sırları , ne üzerinde yürüyeceğimiz bir yol, ne içine sokulup uyuyacağımız bir ağ kalır bize… Duyduğumuz , dokunduğumuz kadarıyla yetinmeli ; söylenenlere inanmalıyız. Diplere doğru gitmeden; gittiğimiz dip bizi içine alıp bir daha bırakmayabilir çünkü…Durdurulduğumuz yerde durmayı , oradan dinlemeyi öğretmemiz lazım kendimize…
Sadece kendime bakarak bütün insanlık tarihin anlayabilirim.Benim ne çok gizemim var dokunulmasını istemediğim; dokunulduğunda patlayıp beni parçalayacak; beni ve yakınımdaki herkesi…
Senin de var;yanındakinin olduğu gibi…Sen ne kadarını bilmeni istiyorsam o kadarını bileceksin, ben de…
Yan yana gelip ,iç içe durup temas edelim birbirimize; dokunduğumuzda patlayacak bombalara basmadan yürüyelim derinlerimize; böylesi daha iyi…
innocentevil Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
  #3 (permalink) Alt 19-04-2007, 12:06
Kendini aşan 2de1'ci
 
!NC!PéR!S! - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

bLackpearL
 
Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 6.839
Rep gücü: 25
Rep derecesi: !NC!PéR!S! Daha Yolun Başında!NC!PéR!S! Daha Yolun Başında

 
merhaba...


payLasmak istedikleriniz kurallarına göre her üye günde sadece 2 baslık acabildiğinden konularınız birleştirilmiştir

teşekkürLer

iYi paylasımlar[/b][/b]
!NC!PéR!S! Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Kategori Cevaplar Son Mesaj
TaŞ Kesİlen İnsanlar kalem20 Paylaşmak İstedikleriniz 4 23-02-2008 22:50
Köpekler Ve İnsanlar sancaktar Resimler ve Karikatürler 2 11-09-2007 21:55
>>>>>İnsanlar<<<<< RoSe_Lu Fotoğrafçılık ve Resimler 1 27-04-2007 19:37
İnSaNLaR ve KaR TaNeLeRi **Zerd@** Paylaşmak İstedikleriniz 2 23-02-2007 03:48
ınsanlar:( okyanuss Nefret Ediyorum 0 27-09-2006 02:24


Bütün Zaman Ayarları WEZ +4 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 09:12 .

Powered by vBulletin Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO

Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
Herhangi bir konuda (şikayet, eleştiri, öneri, vb.) bizimle iletişime geçmek için tıklayın.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557 558 559 560 561 562 563 564 565 566 567 568 569 570 571 572 573 574 575 576 577 578 579 580 581 582 583 584 585 586 587 588 589 590 591 592 593 594 595 596 597 598 599 600 601 602 603 604 605 606 607 608 609 610 611 612 613 614 615 616 617 618 619 620 621 622 623 624 625 626 627 628 629 630 631 632 633 634 635 636 637 638 639 640 641 642 643 644 645 646 647 648 649 650 651 652 653 654 655 656 657 658 659 660 661 662 663 664 665 666 667 668 669 670 671 672 673 674 675 676 677 678 679 680 681 682 683 684 685 686 687 688 689 690 691 692 693 694 695 696 697 698 699 700 701 702 703 704 705 706 707 708 709 710 711 712 713 714 715 716 717 718 719 720 721 722 723 724 725 726 727 728 729 730 731 732 733 734 735 736 737 738 739 740 741 742 743 744 745 746 747 748 749 750 751 752 753 754 755 756 757 758 759 760 761 762 763 764 765 766 767 768 769 770 771 772 773 774 775 776 777 778 779 780 781 782 783 784 785 786 787 788