| | Aşk ve sevgi konusundaki isteklerimizi toplumun değer yargılarıyla o kadar çok boğuyoruz ki, kendimizi bu dünyada yaşamaya adapte ederken, ruhumuzu bu dünyadan dışlıyoruz. İçimizdeki çocuğu, ruhumuzu, yüreğimizi dinlemeliyiz, çünkü oralarda gerçek duygular var. Fakat görsel sanatlardaki aşklar öylemi, sanki filmlerdeki romanlardaki ölümsüz aşkları bir yerlerden çalmışlar, işte ben o yerlere gitmek istiyorum. Resimler, gülüşler, aşkın cilveleri, sevginin doyumsuz ürpertileri gizli dünyalarımızdan çıkmalı görsel sanatlardan çok yaşamımızda olmalı. İçimizde hep bir şeyler gizlidir, yüzümüzde yüreğimizde, kurduğumuz cümlelerde ama nedense hep içerde. Şimdi eski fotoğraflarıma bakarken bir yabancıyı görüyorum gibi geliyor, çok tuhaf değil mi, içinde ruh olmayan cansız bir görüntü kendim bile olsa yabancılaşıyor. Hergün gördüğümüz bedenlerde öyle oluyor, iç dünyalarına giremeyince bedenlerde üzerimize giydiğimiz elbiselere benziyor, az yada çok yaşantılarla ilgili ipuçları veriyor ama gerçek dünyaları saklı kalıyor. Gördüğümüz insanlara bazen içimiz ısınır bazen de tersi olur, ama aslolan ruhların sevilecek biri ruhu özlemesi, gözlerin seven bir çift gözü aramasıdır, bazende gördüğün şeyleri bir umut sanıp gülümseyerek kendini kandırıyorsun. Beni de dışardan görenler, sıradan bir insan manzarası olarak algılayacaklar, beklide bir resim kadar cansız ve ruhsuz. Ama içime bir baksalar, sen dediğim sevgimin sahibini bir görseler aynı şey mi düşünecekler. Daha önce sanal dünyada, yazılarımda okunanlar belki de gülüp geçinen aşk sözcükleri birden yeni bir anlama dönüşmüş olacak, içi kof gibi görünen sözcükler birden derinleşip hayal bile edilmeyen sevgiyi taşıyamayacak hale gelecek. Şu anda hala şaşkınlık içindeyim nasıl oluyor da aşkı bu kadar yakın hissediyorum kendime ve nasıl olduda rastladım bu aşkın sahibine. Artık seni tanımanın mutluluğuna bulanmış hasretin var kalbimde, insan kalbinde mutluluk ve özlem bu kadarmı yan yana gelirmiş. Meğerse seni tanıdıktan sonra yaşam yeniden şekillenirmiş artık ben bu aşkın ve sevginle hergün şekilden şekile giren bu yaşamı çok seviyorum. | |