Bir Pazar Sabahında Ölü Düşlere Otopsi - Herşeyde biraz 2de1


Herşeyde biraz 2de1 » Hayatın İçinden » Paylaşmak İstedikleriniz » Bir Pazar Sabahında Ölü Düşlere Otopsi

Paylaşmak İstedikleriniz Bizimle ne paylaşmak istiyorsanız yazında bilelim hani.

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1 (permalink) Alt 30-05-2007, 14:54
Kendini aşan 2de1'ci
 
!NC!PéR!S! - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

bLackpearL
 
Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 6.849
Rep gücü: 23
Rep derecesi: !NC!PéR!S! Biraz daha dikkatli olaması gereken bir üye

Bir Pazar Sabahında Ölü Düşlere Otopsi

 
Yüreğimin devrik hükümdarlığı isyanın eşiğindedir..Ve artık her şeyin boşluğunda salınırken,her şeyden tanım çıkarmaya ve anlam bulmaya zorlanırken yabancılar kolonisidir her bildik yüz...

Bir amaçsızlık yatağına varmaktadır her eylemimle içimde yükselen nehir...
Şimdi;
Her yaşadığım bir fotoğraftır... İncelen ve giderek soluklaşan her bakışta, kalbimde bir telaş hazırlanır yeni bir yaşama............

Yaşama ve aşka dair gizlerim ayaklandığında bir özlem parçalar sızlayan yüreğimin kapakçıklarını...

Nabız zorlar, çözerim gözlerimi,
kendimle oynadığınım oyunu bitiririm..
Gelmeye çalışırım gittiğim yerlerden zordur kendime dönüş, artık bilirim..


Şimdi, gecenin bir vakti, erken ve hesapsız devinimlerimde inceldiği yerlerden kopmasına izin verdiğim bir şeyleri bağlamaya çalışıyorum... Onarılması zor yanlarımı anestezik yazılarla uyuşturuyorum... Herkese bir şeylerin açıklamasını yapmaya çalışan ben, herkesin sorunlarının cevap anahtarlarını çoğaltmaya uğraşan ben, anahtarını kaybetmiş bir çilingir gibi dışarıdayım şimdi... Üşüyorum, sabah güneşinin aydınlığı ortaya çıkarıyor karanlığımı ve ben karanlıkta görebiliyorum ama üşütüyor beni görebildiğim her şey...Üflediğim zaman geçmişin tozlarını, geleceğin pasları ortaya çıkıyor sanki... Hiç tanımadığım insanlar hakkında bildiklerimi, kendime ait bilgisizliğe dönüştüren ne??? O bir türlü dindiremediğim en derinlere inebilme isteği mi??? Yoksa başkalarının yaşamlarını, aşklarını, acılarını paylaşırken, bir türlü kendi iç dökümünü kimseye yapamayan kalbim mi???
Nedir, içimi en acıyan yerlerinden mühürleyen?
Nedir insanı en yükseklerden kuytulara sürükleyen?


Ve konuşur içim, dudağımı ısırırken düşlerim:
"Aşk"; ihanetine bile ihtiyacım var...
Artık biliyorum... Yokluğunda çoğalıyor yokluklar..."


Şimdi ben, vaktin ağır aksak ivmesinde, bir sigara paketinin arkasına yazmış olduğum imlası alkollü şu satırları okuyorum:

"Gözlerimle kurşuna dizebilmek için seni, son bir hoşçakal ıssızlığını yaşayabilmek için geldim kapılarına korkma ; içeri girecek değilim sadece kapına asılı kalsın istedim dualarım, gözlerim ve tüm düşlerim..."

Bir "Hoşçakal" ıssızlığıyla kalmak nedir bilir misin bebeqim?....

Bilir misin ardından kapanan kapılara asılı kalan göz bebeklerinin inanılmaz harabeliğini? Tüm anlamlarını kaybetmiş bir alfabeyle, "Lütfen" kelimesini kekeleyebilir misin? Defalarca yutkunarak ve direnmeye çabalayarak gözlerini sürüklemeye hazır sele, nasıl "Kendine iyi bak" denir bilir misin?
"Sen de" dendiğinde çoktan dağılmış yanlarını saklayabilir misin?....
Aşkın ihanetini bile özleyecek kadar, Aşkı sevebilir misin?...

Aynaya baktığımda bu sabah, canlanmak için sabırsızlanan bir heykel duruyordu karşımda... Nedense bu sabah erken başladım içmeye, nedense erken uyandı, içimdeki kozasını kalın ören duygu sinsilesi. Kozasından çıkabilmek için tek kanadını feda etmeye hazır bir kelebek gördüm içimde bu sabah. Ve hatırladım ne kaldıysa dün geceden...Suskunluğum yeni cinayetler tasarlıyordu,
Eski tanıdıklar geçiyordu içimden...

Üçüncü tekil şahıs olarak, nesnesiz ve kimsesiz kurabildiğim tüm cümleler, tek tek yıkılıyor işte bu sabah... Kendimi düelloya davet ettim bu sabah. Senin için düello eden iki erkek, ikisi de benim...İkisi de ölecek ve sen gideceksin, ben kalacağım cesedimle, yine gömüleceğim içime, kendimi bulamayacak kadar derinlere... Oysa ne kadar huzurdun, ne kadar bendin, biliyorum belki uzaktın ama o gece uyuduğumda suydun, başucumdaydın..Uyandığımda yoktun devrilmişti bardak akmıştı su... İçimde; bir düşün yükseklerden düşme korkusu...

Okuduğun bu darmadağın yazı, darmadağın bir Pazar sabahında kendime özgü bir sen anlatımıdır sadece. Satır aralarında saklı hiçbir anlam kendimden sakladığım,yüzleşmeye korktuğum anlamları açıklayabilecek kadar cüretkar değil...


Seni özledim sevgilim...
Sana sevgilim dememi yadırgıyor musun sevgilim?
Çocuk yanlarımın kimliğini sana gösterebilmek isterdim sevgilim...
Aşkın ihanetine bile ihtiyacım olduğunu bilebilmeni isterdim, Sevgilim...


Çok eski bir zamanda ailesiz, oyunsuz, şaşkınlığını ve açlığını örtbas etmeye çalışan gözleriyle, kimseyle konuşmayan, baktığı her şeyi anlamaya ve küçük aklına sığdırmaya çalışan bir çocuk varmış. Üşümesini ve açlığını sıcacık düşleriyle örtermiş küçük çocuk... Susarmış susmasına, düşleri büyürmüş, bedeni açlıktan küçülürken yine de direnmeye çalışırmış küçük busesinden taşan yaşlarına... Bir gün düş tacirleri gelmiş küçük çocuğun büyük şehrine...
Büyük paralar veriyorlarmış büyük düşlere... Açlığından, üşümesinden bitkin düşen küçük çocuk daha fazla dayanamamış. Satmış düşlerini... Sahip olduğu tek varlığını da takas etmiş düş tacirleriyle.. Aldığı paralarla karnını doyurmuş, üstünü örtmüş küçük çocuk. Ama şimdi daha çok üşüyormuş..Şimdi midesi aç değilse bile içinde bir yerlerde bilemediği bir yanları acıyormuş tokluk açlığından...

Şimdi senden bana kalan ne bir resim ne de yüzünü anımsatacak bir hayal bıraktın zaman denilen ve senden olan şerefsizin işbirliğiyle...Ama sen unuttun mu yoksa şizofren oyununda sürükleyici bir sahne yaratma düşüncesi miydi bilmiyorum...

Seninleyken yap-bozundaki yanlış adlandırmalarına kurban giden soğuk benliğime ters kaynayan kalbimin alt katındaki eksik çocukluk geçiren mide ağrılarım seni hatırlamaya ve yaşamaya yetiyor. Onun için ülser krizim başladıkça sen daha bir sen oluyorsun ruhum tırmıklanırken midem ağrıyor ve kalbim aldanıyor yine aldatan sana...

Hikayelerim bittiği zaman, sana çocukluğumu anlatırım... Sıkılmayasın ve hüzünlenmeyesin diye başka çocukluklardan mutlu alıntılar bile yaparım. Aşkın, onurun ve iyi bildiğim her şeyin, çocukluk kütüphanemdeki kitaplarımda yazılı kaldığı zamanlarımı anlatırım sana. O kitapları okuyarak nasıl büyüdüğümü, büyüdükçe küçülmenin ne olduğunu anlatırım..



Alıntı:
"Çocukluğun bittiği zaman ne anlatacaksın?" diye sorma sevgilim...
Çocukluğum bittiği zaman kendimi terk ederim...



Bu yazı bir pul istemez sevgilim...
Bu Pazar sabahı hissettiğim her şeyin, bir ana fikir istemediği gibi...
Keşif atlaslarında ikimizi işaretlemeye kalkıştığım bu Pazar sabahında, bildiğim tüm gemicileri konuk ettim sana yazdığım bu yazıya...

İstedim ki bağlayabilsinler inceldiği yerden kopmasına izin verdiğim onca şeyi...
Amacım; en çözülmez düğümde buluşmaktı seninle...
Sonbaharın en inatçı yaprağıyla dalı gibi...




Şimdi uzaktasın
Yaşıyorsun kendi şehrini
Surlarında boşuna bekleme geceni
Bir Pazar sabahı şehrine geleceğim sevgilim
Gözlerimle kurşuna dizebilmek için seni....


artık Pazar değil, sabah da değil...
Kendinden bir şeyler çıkarmaya çalışmanın, en karanlık labirente girme cüreti istediği, birimi umursanmaz, bir dingin zaman şimdi...Seninle ve kendimle konuşmaya başladığım, giderek, tanımadığım insanlara şahitlik yaptığım zamanların, tutanakları bu harfsel coşku. Tahribatı yüksek, zaman ayarsız duygular sana yapmaya çalıştığım tarifler. Akan suyun, yatağını bulduğunu sanıp durgunlaşması, yatağından kovulup tekrar çağlaması bu sezinlediğin gel-gitler...
Aslında; gidilecek yerin aynı olması bu gelmeler...

Barındıracak anlamı bile olmayan yerlere sığınmayacak kadar cesur, sığındığı yerlerde fazla kalamayacak bir göçebe kadar korkak olmanın gel - gitleri siniyor kelimelere... Yine de bu yazıya başladığımda biliyordum keşif atlaslarında ikimizi işaretlemenin zorluğunu... Yırtılan onca yelkenime rağmen hazırdım fırtınalarının hırçınlığına....Kayıp adaları geçecektim,En derin okyanusları içecektim,Yeni kıtalarda oyalanmayıp bulacaktım şehrini, Gelecektim...
Gözlerimle kurşuna dizebilmek için seni...

Adressiz sorgulara bulaşmayan, hiçbir nedene ihtiyaç duymamasına rağmen, çok sebebini kendi içinde gizleyebilen, zamanı bazen birimsiz, bazen çekilmez bırakan, dibine kadar yaşanmasını kendiliğinden zorunlu kılan, duygusal bir coşkuydu yaşadığımız...

Göz ucuyla aşka bakarken gizliden gizliye,
Adlandırmaya çalıştığımız....


Yokluğun, ismi bile henüz konmamış bir çocuğun ağlamasıdır şimdi. Yine de o çocuk ödedi ne varsa aşkın vasiyetinde yazanı. Ve ben bir vasiyet gibi saklıyorum ne kaldıysa bana senle yaşanan özlemi...

Bir Pazar sabahı ansızın ve hiçbir şeyin hesabında olmaksızın çıkıp geleceğim geleceğim şehrine gözlerimi bırakacağım gözlerine ve birkaç kurşunu...

Yığılıp kalabilmek için ellerine...
!NC!PéR!S! Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
!NC!PéR!S! için teşekkür edenler 6 kişi.
Angelina@ (30-05-2007), eLFiDa (30-05-2007), MoRiaNTeS (31-05-2007), Notheart (30-05-2007), SuPeRiSi (30-05-2007), zuzu (30-05-2007)
  #2 (permalink) Alt 30-05-2007, 15:18
Kendini aşan 2de1'ci
 
SuPeRiSi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

'_bÜyÜk iNsaN_'
 
Kayıt: 20.12.2006
Mesajlar: 3.443
Rep gücü: 15
Rep derecesi: SuPeRiSi Hızlanmaya Başladı Kim Tutar Seni BeaSuPeRiSi Hızlanmaya Başladı Kim Tutar Seni BeaSuPeRiSi Hızlanmaya Başladı Kim Tutar Seni Bea

 

İşte yine bir cuma akşamı. Adı diğer cumalardan farklı değil aslında ama ne ben o eski cumalardayım nede bu cuma onlardan biri...

İnci tanesi kar serpintisini görünce çıkardım kendimi dışarı sahil boyu yürürken hani film şeridimi derler? Öyle geçti pek çok sahne...

Bir kemandan çıkan nağmeler eşliğinde. İlerden gördüm çınarın kollarını yaklaştıkça daha bir büyüdü hani bazen uzaktan bakıp gözünüzde büyüttüğünüz bir şeyi yaklaşıp tanıyınca büyüklüğünden eser kalmaz bu çınar tam tersi yaklaştıkça büyüdü, büyüdü....

Sahilden esen sert,soğuk fırtına dallarında kar bırakmamış bugün. Gerçi görmeyeli çok uzun zaman olmadı ama daha bir ağırlaşmış gördüm heybetli vücudunu. tam dallarının altında ki bankla nasılda özdeşleşmiş sanki o bank orda olmasa çınarda olmayacak ya tersi.

Ah! bugün geç kalmışım bankın üstünde tek el olmuş iki çift el, omuzlara yaslanmış iki baş çınarın kolları altında seyr-i endam etmekte...

Seneler öncesi geldi aklıma, o zaman mekan aynı mekan saat sanki bu sıralar ama figüranlar farklıydı. Uzaktan göz kırptım çınara dallarını hafifçe eğerek anladım der gibiydi. Çayımı yudumlarken boğazımda kısa süre bir şeyler düğümledi. Sigaradan olsa gerek zaman zaman içiyorum işte. çayla birleşince de bir başka oluyor meret.

Çınar dallarını hafif sallayarak üzerindeki karları çiftin üzerine indirmek üzereydi. Nede olsa onlar bana göre yabancıydı çınara, yada sadece biri...
Bardağı bankın üzerine bırakırken elim bir şeye dokundu, irkildim. Sonra bakınca gördüm bizim küçük çiçekçi çocukmuş. Usulca yanıma oturmuş elinde yine kırmızı gülleriyle…
Üşümüş ellerinin tekini cebine sokmuş yanaklar ve burnu kızarmış aynı şekilde. Birden hızla kalkıp çifte doğru yöneldi yeni görmüştü sanırım, sadece gülleri uzattı sessizce, ama eli havada kaldı erkek elinin tersiyle git işareti yaparken o çoktan dönmüştü geriye. Alışıktı bunlara…

Gel şeklinde işaret ettim sonra yanıma geldi bir bana birde çifte baktı dikkatle bir daha, bir daha..

Kurtarıp kendisini soru işaretlerinden elindeki kırmızı güllere bakarak koşarak uzaklaştı az sonra nefes nefese elinde bu sefer bir beyaz gülle geldi bakıştık, gözlerimi kaçırdım gözlerinden. Gidip çiftin yanına hiçbir şey demeden gülü bayanın kucağına bırakıp hızla uzaklaştı. Ne bana baktı nede başka bir yere...

Bir şeyler karaladım bir parça kağıda sonra sordum kendime yüreğin var mı yazdıklarımı okumaya? Fakat şimdi değil...

Keman çaldı ben yürüyorum.
Nereye mi ? Bilmiyorum..

SuPeRiSi Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
  #3 (permalink) Alt 30-05-2007, 16:22
Bölüm Moderatörü
 
eLFiDa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

Hąγąt Gúz£Ldi®
 
Kayıt: 07.02.2007
Yaş: 21
Mesajlar: 5.246
Rep gücü: 22
Rep derecesi: eLFiDa Bir Hareketlilik Söz Konusu SanırımeLFiDa Bir Hareketlilik Söz Konusu SanırımeLFiDa Bir Hareketlilik Söz Konusu SanırımeLFiDa Bir Hareketlilik Söz Konusu SanırımeLFiDa Bir Hareketlilik Söz Konusu SanırımeLFiDa Bir Hareketlilik Söz Konusu Sanırım

 
Barındıracak anlamı bile olmayan yerlere sığınmayacak kadar cesur, sığındığı yerlerde fazla kalamayacak bir göçebe kadar korkak olmanın gel - gitleri siniyor kelimelere... Yine de bu yazıya başladığımda biliyordum keşif atlaslarında ikimizi işaretlemenin zorluğunu... Yırtılan onca yelkenime rağmen hazırdım fırtınalarının hırçınlığına....Kayıp adaları geçecektim,En derin okyanusları içecektim,Yeni kıtalarda oyalanmayıp bulacaktım şehrini, Gelecektim...
Gözlerimle kurşuna dizebilmek için seni...


çok güzeldi canım yüreğine sağlık
su perisi seninde yüreğine sağlık

buda benden olsun sizinki kadar olmasada (:

“Hâlâ”dır Aradığın!..

Sana kırgın olmak isterdim zaman zaman... Sana kırgın olmayı hakedecek kadar hukukum olmasını yani üstünde!

Ve; “Unuttuğumu zannetme” diyemeyeceğin mesafelerde olmak isterdim sana...
Yani; beni “unutma ihtimalinin” bile olamayacağı mesafelerde!


Bilirim, seversin beni.

“Bilirim” sadece, çünkü öyle söylersin!..
Ama soluyamam... Ama dokunamam... Ama yaşayamam...


Bilirim, seversin beni;

Odandaki lambanın açma anahtarına iliştirdiğin bir kartpostal gibi!..

Ben, güze bakan ağaçlar gibi meyvelerimi dökmeye başlamışsam dibime...

Ve ben de “senin gibi” sevmeye başlamışsam artık...
Ve ben de sana demeye başlamışsam; “Ben de unutmadım seni!..”
Bir mevsimi tüketmiş demektir tarlalar; ekilmeden, dikilmeden, sulanmadan ve gübrelenmeden...


Halbuki kısır mevsimlere gebedir tüketilmiş her mevsim!

Yıllar, kenarda bekler; geceye doğru giden trenleri gözleyen çocuklar gibi...

Yollar, dürmededir artık kendini!


Ve hatıralar süpürülmededir hafızalardan; “artık” paylaşılmayanlara yer açılsın diye!..

Bilirim tabii ki unutmadığını...
Unutmayışımdan bilirim.


Bilirim, seversin hâlâ beni; çünkü sevmek
“Hâlâ”dır işte, hâlâ aradığımız delîl


Sana kırgın olmak isterdim aslında, zaman zaman...
Yani üstünde, sana kırgın olmayı hakedecek kadar hukukum olmasını!
Ve; “Unuttuğumu zannetme” diyemeyeceğin mesafelerde olmak isterdim sana...


Yani; beni unutma ihtimalinin bile olamayacağı mesafelerde!

Muammer Erkul
eLFiDa Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
  #4 (permalink) Alt 30-05-2007, 19:49
Kendini aşan 2de1'ci
 
Angelina@ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

°° asiL sen böyLe cesurLardan kOrk °°
 
Kayıt: 18.02.2007
Yaş: 21
Mesajlar: 2.790
Rep gücü: 17
Rep derecesi: Angelina@ Bir Hareketlilik Söz Konusu SanırımAngelina@ Bir Hareketlilik Söz Konusu SanırımAngelina@ Bir Hareketlilik Söz Konusu SanırımAngelina@ Bir Hareketlilik Söz Konusu SanırımAngelina@ Bir Hareketlilik Söz Konusu SanırımAngelina@ Bir Hareketlilik Söz Konusu Sanırım

 
İstedim ki bağlayabilsinler inceldiği yerden kopmasına izin verdiğim onca şeyi...

keske baglanabilse geri ....
emeginize saglik arkadaslar icimi titrettiniz yine bu güzel paylasimlarla
Angelina@ Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
  #5 (permalink) Alt 30-05-2007, 23:52
мαн_ι яαнşαη
 
sweet_ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

★.HayaL MahsuLü.★
 
Kayıt: 25.06.2006
Yaş: 23
Mesajlar: 7.607
Rep gücü: 31
Rep derecesi: sweet_ Bir Hareketlilik Söz Konusu Sanırımsweet_ Bir Hareketlilik Söz Konusu Sanırımsweet_ Bir Hareketlilik Söz Konusu Sanırımsweet_ Bir Hareketlilik Söz Konusu Sanırımsweet_ Bir Hareketlilik Söz Konusu Sanırımsweet_ Bir Hareketlilik Söz Konusu Sanırımsweet_ Bir Hareketlilik Söz Konusu Sanırım

 
Ellerinize sağLIk hepsi birbirinden güzeldi
sweet_ Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
  #6 (permalink) Alt 31-05-2007, 09:53
Kendini aşan 2de1'ci
 
!NC!PéR!S! - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

bLackpearL
 
Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 6.849
Rep gücü: 23
Rep derecesi: !NC!PéR!S! Biraz daha dikkatli olaması gereken bir üye

 
saolun arkadaslar yOrumlarınızı esirqemediqiniz için
!NC!PéR!S! Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Kategori Cevaplar Son Mesaj
Bir Pazar Sabahında Ölü Düşlere Otopsi "16" Resim - "Tek" Öykü| sweet_ Paylaşmak İstedikleriniz 15 17-01-2008 13:37
Küçükberber'in cesedine otopsi yapılacak Kr㣠Son Dakika Haberleri 0 02-09-2007 23:30
otopsi nedir ? nasıl yapılır? denizchi Bilelim Öğrenelim 0 20-06-2007 09:33
Acıyan Yerlerimle Düşlere Sığınma Vakti @G@NT@ Paylaşmak İstedikleriniz 1 24-12-2006 19:22
Düşlere Uyuyorum,uyandirma Artik Nolur...! M'LANCOLY Paylaşmak İstedikleriniz 8 30-10-2006 09:53


Bütün Zaman Ayarları WEZ +4 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 17:06 .

Powered by vBulletin Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO

Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
Herhangi bir konuda (şikayet, eleştiri, öneri, vb.) bizimle iletişime geçmek için tıklayın.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557 558 559 560 561 562 563 564 565 566 567 568 569 570 571 572 573 574 575 576 577 578 579 580 581 582 583 584 585 586 587 588 589 590 591 592 593 594 595 596 597 598 599 600 601 602 603 604 605 606 607 608 609 610 611 612 613 614 615 616 617 618 619 620 621 622 623 624 625 626 627 628 629 630 631 632 633 634 635 636 637 638 639 640 641 642 643 644 645 646 647 648 649 650 651 652 653 654 655 656 657 658 659 660 661 662 663 664 665 666 667 668 669 670 671 672 673 674 675 676 677 678 679 680 681 682 683 684 685 686 687 688 689 690 691 692 693 694 695 696 697 698 699 700 701 702 703 704 705 706 707 708 709 710 711 712 713 714 715 716 717 718 719 720 721 722 723 724 725 726 727 728 729 730 731 732 733 734 735 736 737 738 739 740 741 742 743