| | “ Seni çok seviyorum ” dedi yine her zamanki gibi hüzünlü bir sesle...
Her söylediğinde, biraz daha uzaklaşmış oluyordum ondan,
Bu yüzden hep hüzünlüydü sanki sesi.
“ Ben insanları öpmeyi pek sevmem ” derdi eskiden,
Gözyaşları, kuru ve durgun yüzümü ıslattı öpüşleriyle.
“ Ben biraz fazla gururlu biriyim ” demişti bir keresinde,
Yalvarışları içimi acıtıyordu, kendimi çok suçlu hissetmeye başlamıştım.
“ Ben, başkaları gibi, aşklar yaşamadım!… İlk ve tek aşkımsın sen benim.
Teksin !... Bunu anlıyor musun ? Çünkü senden sonra da olmayacak ! ” dedi.
Hala öğrenememişti, onun acı çekmesinden asla zevk almayacağımı ve almadığımı…
“ Sen benim aşkım değilsin, aşk denen şey SENSİN benim için ! ” diye haykırdı.
“ Beni bırakıp gidersen aşksız kalacağım.
Başkalarını değerlendirirken hep senle kıyaslayacağım ve her defasında seni tekrar
özleyeceğim. ”
Neden onu terkedecek birini bu kadar çaresizce hala sever ki bir insan, diye düşündüm.
Sonra anladım ki; asıl terkeden ben değildim, o idi…
Küçük hatalarıma, hep büyük hatalarla cevap verirdi,
Ben kızgınlığımı bir bakışla anlatsam, o hakaretlerle savururdu öfkesini üzerime.
Beni bağışlamazdı, özür dilemezdi, çaresizliğimde yanımda olmaz, yalnızlığımda göğsüne bastırmazdı.
Ona çırpınarak koşuşlarımı, donuk bakışlarla izlerdi.
En kötüsü de, o girsin diye açtığım kalbimi yaralamayı iyi bilmesiydi…
Yıllar süren iç kanamalarım bu yüzdendi…
İçinde ve dışında savaşlar veren, bu savaşlarda kendini hep öne atıp en çok yara alan olmak,
Sonra da bir gün, yorgun ve yenik düşmek terketmek olamaz !...
Terkediş çok önceden gerçekleşmiştir ve terkeden ise yerde yatan o derin yaraların sahibine ıslak gözlerle bakan kişidir.
“ Bu gün seni son sevişim ” dedim. Gözlerim uzun zamandır ilk defa nemlenmişti.
“ Seni hep ulaşmak istediğim boyutta seveceğim bugün. Bunu çok arzuladım.
Sana rağmen, bugün çok seveceğim seni… ”
Çok sevdim onu. Bütün kalbimde hissettim.
Bana çektirdiği acıları, hakaretlerini, arkasını dönüp gitmelerini, ihanetlerini, yanaklarını,
şen şakrak konuşmalarını, boynuma sokuluşlarını, saatler süren sessiz sarılışları, ağlayışlarını,
benim dünyama hiçbir zaman girmeyişini deli gibi sevdim.
Kimisi okşadı beni, severken; kimisi de diken gibi battı yüreğime.
Ama hepsini, herşeyini sevdim bir günlüğüne… Ve gün bitti.
Vedalaşmamıştık… “Yarın da görüşelim” dedim sevgimin sarhoşluğu ile.
“Gelemeyebilirim” dedi.
İkimiz de inanmamıştık sonsuza kadar ayrıldığımıza.
“Biz yine beraber olacağız, buna eminim” dedi.
“Bana da öyle geliyor… Ama şu an hiç istemiyorum bunu.” dedim.
Bir daha hiç görüşmedik.
Vedasız bir ayrılık, inançsız bir bitişti…
Not:Alintidir | |