#1 (permalink)
16-07-2007, 00:18
|
Yeni 2de1'ci
Kayıt: 06.07.2007 Yaş: 20 Mesajlar: 1 Rep gücü: 0 Rep puanı: 10 | Gİtme  | |  | | | Gitme
Kolay mı? Kolay mı hiçbir şey demeden çekip gitmek? Beni böyle bilmediğim sokaklarda tek başıma bırakmak?
Bana bir kum tanesi kadar hakikat bırakmadın giderken...
Şimdi ben içimdeki bu kederle, bu kırılmışlıkla nasıl çıkarım bu aşkın yangınından, bu gurbet yalnızlığından?
Seni değil Tanrı'yı beklemeliyim ben. Sen kendi yıldızlı ve çiçekli bahçelerine dön. Ben bu yırtılmış ruhumla Tanrı'yı beklerim....
Bilmiyordum ki!... Bilmiyordum işte suskunun bu kadar büyük bir suç olduğunu. Oysa sana söylenmemiş sözcüklerimle itişip kakışırken ben, sen elsiz ağızsız bırakıp gittin beni. Öyle uzağa gittin ki o sessizlikte bile duyuramadım sesimi sana...
Ne kadar kolay gidiyorsun sen, ne kolay yıkıyorsun giderken geçtiğin yerleri.
Karanlık, ahşap kokusu ve duman; birde içimde söndürdüğüm sigara izmaritleri....
Eni konu insanım işte anla! Seni geç sevdim ben. Bu suç değil...Yazgım sadece.
Adresini kaybetmiş ve yıllarca sahibini arayan bir mektup gibi ellerinde okunmaya açılmıştım. Okudun da...
Gördün de nasıl çırılçıplak, şırılşıplak aktığımı sana.
Biliyorum; gün gelecek okuduktan sonra parmaklarının arasında buruşturulup atılacağımı.
"Gönül bu, elbet yandığı yere kadar..."
Biliyor musun? Hayatı sevdiğim yalandı; çünkü gerçekler o kadar acıtıyor ki... Ve biliyormusun; yaşamak kadar büyük bir kederim olmadı hiç.
Geceyi sevdiğim de yalandı; çünkü geceleri kanlı bir elbise giyiyor ve binlerce kez ölüyordum...
Oysa ben menekşelerime su veriyordum sen sustuğunda. Suskunluk en büyük suçtu aramızda....
Bana düşen gölgendi sadece; sen suskunluğunla gidiyordun, benimse kahve fincanım yerine yüreğimde ki cozzzz sesleri...
Suskunluk belki aramızda en büyük aldanmışlığımızdı bizim. Seni üzdüğümü düşünüp ağlamıştım. Bu Eylül gibi bir şeydi, hüzünlü...
Çünkü ben; senden başka SEN'ler çıkarıyordum. Bir yandan da sevme gücümü keskinleştiriyordum, sadece sana ait olduğumu ve senin de bana ait olduğunu düşündüğüm SEN'le..
Biliyor musun? Bazen yalan gibi geliyor her şey. Hangimizin burnu daha çok uzuyor anlamıyorum da...Ahh!.. gözlerini görebilseydim eğer. Gözlerin burnu yok ki uzasın...
Bak! Böyle değildim ben. Ben menekşeleri seviyordum bir de çocukları. Bir de Tanrı'yı bekliyordum.
Sen geldin...
Beni sevmediğini biliyorum ama!... Ben nasıl görmek istiyorsam öyle bakıyorum sana ve tüm zamanlarımda sadece SEN olmalıymışsın gibi...
Yani yalan da olsa sevdanın adı, öpücükler yalan değildi...tenler yalan söylemez çünkü.
Birlikteliğimizin gerçekle örtülü elbisesinin eteğini kaldırdığımızda gecenin bacakları arasından kan sızıyor hep... Çünkü ben bedenimi çiziyorum suskunluğun ve gecikmişliğin bıçağı ile kendime ne acılar veriyorum bilsen. Kendimi kanatıyorum, geceye kanımı akıtıyorum.
Ya sen?
Gidiyorsun....
Gitme!
Kimselere söylemiyorum ki seni... İlk yalanımsın sen.
Sorsalar söylemem seni sevdiğimi. Gitme.
Adını yalan koyarım...Üzülme.
Sen bil yeter... Yalansız yaşayamayacağımı. | |  | |  | |
| |