Bölüm Moderatörü Hąγąt Gúz£Ldi®
Kayıt: 07.02.2007 Yaş: 21 Mesajlar: 5.218 Rep gücü: 19 | Tükeneceğiz...  | |  | | |
-‘’Rengimi kaybettim…’’ Kulaklarında sayısızca ardıllanmış ‘’merhaba’’larımdan farklı bir ‘’merhaba’’ydı bu…
Ya da hep söylemeyi istemekten korktuğum birkaç harfin telaşlı koşuşturması…
Biliyorum… Bir tuval pürüzsüzlüğünde gece-gündüz demeden ve sadece ucuz birer fırça boyunda apansızca harcadım ben tüm renkleri…Sarıyı,kırmızıyı,turuncuyu,hakiyi ya da nefti yeşilini…
Çocukluğumda sanki başka hiçbirşey resmedilemezmiş gibi yaptığım,dağların arasında küçülmüş bir ev,göğün kumaşına ufak bir iğneyle tutturulmuş güneş,bir ‘’m’’ harfinden gölge almış martılar,dümdüz bir ovayı ortadan ikiye ayıran bir nehir,birkaç ağaç ve etrafında sıralanmış bir masayla,iki adet sandalye…
Tahmin etmek o kadar da zor değil,tüm saydıklarımın kuşanmış birer rengi vardı…Şimdi;umudu gözü kapalı bekleyen,küçük bir kız saflığında soruyorum sana :
‘’-ben aslında o küçücük ellerime zamansızca sürdüğüm kocaman renklerimde mi kaybettim düş’ümün 'tek' rengini…?
Bir şey daha biliyorum, Sorumun cevabı ''asla'' dudaklarının yolunda sarılmayacak ''umut'' denilen avuntunun kolllarına...Biriktirilmiş tüm zaman ve mekan mevhumlarının,ruhumun en derin köşelerini bu denli istila edeceğini bilseydim;hiç yaşamamış olmayı tercih ''de'' edebilirdim..
Her ne kadar;az önceki cümlemde yer almış ''de'' eki'nin sebebini hayatımın baş köşesine oturtmuş olsam da...
Sen'den sonra defalarca söz vermiştim halbuki kendime...''Bu yalanına dolanmış dünyanın,topuklanmamış tek bir santimini bile ardımda bırakmayacağım'' diye...
Gitmedim hiçbir yere...
On ay,üçyüz küsur gün ve bilmem kaç küsur saat hala senin sevgili şehrinde,oradan oraya dağılmakla meşgul...Paramparça'lıktan bile çok uzakta artık...Teni,kavrulmuş kül zerreciklerinde...
Sol yanımın kısa bir süreliğine,ki - az önce söylemiş olduğum an'lara tekabül etmekte - ;felç geçirmiş olabileceğini düşünüyorum...Kanıtsız ve ipe sapa gelmez bir iddia değil benimkisi...
''Yürek,nefes alamazsa,ruh bedenden ayrılırmış...''
Şahit olduğun gibi;''iki kere iki dört eder'' kıvamında...
Fakat,bir kez daha biliyorum ki;yine kısa süreli bir ayrılık bu...Aslında,çok doğal bir durum bile sayılabilir...Onca zam(an),tek bir sevdanın üzerinde hüküm sürmesi bağlamında...Biraz başıboş ve yek kalması,onun da en az bizim kadar hakkı sayılır esasında...
Her ne kadar,''o''nsuzluğumdan hala seni suçlu ve sorumlu tutmuş olsam da...
Arkasında adımlanan yargılardan,''adımı'' ilk andığın saniyeden beri haberin var...Sen de biliyorsun ki;hiçbir infaz(ım),tek bir yargısızlıkta sonlanmadı bugüne kadar...
Aklıma gelmişken;
Bana doğumgünümde hediye ettiğin karamel yapraklı bir defterim vardı ya...
Dün gece,bir kez daha hunharca öldürdüm kelamlarımı,son sayfasında da... ''Dördüncü mevsimin,ondokuzuncu düş'ünde bir kez daha doğmaya,üç ay kala;'sen' yoksun hala...'' ''Yok olabilmek,bu kadar zor mudur acaba...?''
Yanıtı,bir milat aralığının,kirişinde saklı galiba...Ya hiç açılmamış bir zarfın,ılık kokusunda ya da hiç yazılmamış bir şiirin yanaklarında...
Sihirli sözcüklere uzanacak kadar vaktim yok belki de...O yüzden;aradığım bir mucize... '' 'Git' desem de geride kalandır 'aşk'...'' demiştim hatırlasana...
''Git...'' diyorum,tadın dudaklarımda,kokun tenimde saklı hala... ''Aşk'';bir yüreğin ucunda...Med-cezir'lerle sallantıda...
Sezen söylüyor yine odamın her bir nüfuzuna...Parmak uçlarına sarılmış,kaçak ruhumun da...
Ellerini,yüreğine taşıyabiliyorsan hala;duyabilirsin belki,yanık kokmuş nakaratlarını da... *...bir an gelipte,küllenince
yüreklerimiz dinlenince
başka sevgilerde teselli bulunca
işte biz o gün düşüneceğiz
etrafımızı sarıverecek
bir boşluk ki asla bitmeyecek
herşey bir an'da
anlamsız gelecek
işte biz o gün ''tükeneceğiz''...*
Son bir kez defa biliyorum ki;zarfını hiç hatırlamadığım bir yerde saklı bu mektup,ulaştırmayacak harflerimi sana ''son bir kez daha''... İşte,tam da bu yüzden,yabancı ve hain bir özlemin can'ımı gri bir kurşun renginde ve üçyüz küsur günlük bir santimde delip,defalarca geçip gittiğini ve ''hala'' seni sevdiğimi söylemeyeceğim...(!)
Duru ve lal olmuş bir vedaysa,son tümcem sana: ''Dördüncü mevsimin,ondokuza uyandırılmış düş'ünün nihai lahzasında
Biliyorum ki; 'tükeneceğiz'...'' Alıntıdır | |  | |  | |