Bu kadar Basitti!!.. - Sayfa 2 - Herşeyde biraz 2de1



Paylaşmak İstedikleriniz Bizimle ne paylaşmak istiyorsanız yazında bilelim hani.

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #11 (permalink) Alt 05-07-2006, 15:25
Hırslı 2de1'ci
 
YaqmuR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

.. вιтιк ..
 
Kayıt: 06.06.2006
Yaş: 22
Mesajlar: 422
Rep gücü: 11
Rep derecesi: YaqmuR Biraz daha dikkatli olaması gereken bir üye

Ynt: Bu kadar Basitti!!..

 
Aşkın ömrü, yaşamın sebebi, huzurun yolları. “İşte geldik gidiyoruz şen olasın Halep şehri” diye bir söz vardı, yaşamın hızlı geçişini, bizleriz çekip gitmemize rağmen kalan şeylerin olduğunu anlatan güzel bir sözdür. Eskiden sık kullanırdım, uzun süredir kullanmıyordum bu sözü, uzun zamandır aynı yerlerde dolaşmışım demek ki. Yer değiştirmemişim, iş değiştirmemişim. Çok mu durağan kalmışım şu son on yıldır acaba. Durup beklemediğim halde, kalkıp gitmemişim de. Beden yer değiştirmese de, düşüncelerin yer değiştirmesi de “işte geldik gidiyoruz şen olasın eski düşünceler” şeklinde bir sözle veda etmeyi gerektirir mi? Hangi düşüncenin tamamı beni kendinde tutabilir ki, fanatik yapabilir ki? Çok zor, düşünceler, felsefeler de kıvırtıp durdukça, beyin de kıvırıp durmaz mı? Bu beyin o nedenle boğum boğum değil midir, her boğumunda eski düşünceleri boğsun öğütsün diye.

Sabah kalktığınızda her şeyi yeniden öğrenmeye başlayan bir insanın öyküsü anlatılıyordu. Her sabah karısına yeniden aşık olmak için çaba gösteren, onu ilk kez tanıyormuş gibi davranan adamın öyküsü. Güzel bir şekilde filme almışlardı. İşte bitmeyen aşk isteyenler için güzel bir çözüm. Sonsuz veya ölüme kadar sürecek her gün aynı kişiyi kendine aşık etmek için çaba göstermek, yatıp uyuyunca unutmak ve unutmuş vaziyette uyanmak.

Yaşamın süresi, ölüm olduğu sürece, sıfıra yakındır, çünkü geldiğimiz noktada sanki geçmiş yaşanmamış gibidir, ve geldiğimiz noktaya hangi hızla geldiğimizi anlamakta güçlük çekeriz.
Bu kadar kısa ve olmayan bir yaşam için ortaya koyduğumuz çaba şayanı takdirdir bence. Bu hırs, bu ihtiras, yaşam olsaydı veya ölüm olmasaydı ne boyuta ulaşırdı acaba.

Hayat yok aslında, ölüm var. Hayatı anlamak yerine ölümü mü anlamak lazım acaba? Çünkü asıl olan ölüm bu evrende, biz asıl olanı bırakıp tali olanla cebelleşiyoruz.

Ölümden gelip, ölüme giden uzun ince bir yolda, yeni ölümler, hızlı ölümler keşfediyor insanlık. Sanki yaşam varmış gibi, ölümü icat edip duruyoruz. Alet kullanmaya başladığımızdan beri, tekli ve toplu öldürme araçları icat ederek tabiatın gerçekliğine yardımcı oluyoruz.

Olmayan hayatta çok yer değiştirip, çok lezzetler tatmak belki ölüm gerçeğinin ağırlığını üzerimizden alabilir. Çünkü yaşamak ve yaşam başlı başına bir hediyedir, dünyaya gelmeyi, insan olarak şekillenmeyi beceren sperm ve yumurtaya. Çünkü bu ödül, olmayan bir yaşamın şekillendirilebilmesi için haz ve acı ile doldurulmuş bedenler ve bunu kontrol edecek beyinler arasına katıyor bizleri. Herkes genlerinden ve yaşadıkları yerlerden kazandıkları beceriler ile hem kendi huzur dünyalarını, hem de kendilerinden sonra geleceklerin güvenli dünyalarını oluşturmaya veya tersini oluşturmaya çalışıyorlar. İşte burada olmayan hayattan en fazla mutluluğu almak önemli. Ve bu her insan için farklı ihtiyaçların karşılanması demektir. Olmayan hayatta çıngar bu nedenle çıkıyor, farklı ihtiyaçların tam
doyurulamamasıdır çıngarın kök nedeni. Bunu düzeltebilecek, kaynaklara ve anlayışlara sahip olmadığımız için, olmayan hayat hiç çekilmez hale geliyor.

Temas (contact) filminde “eğer yaşam sadece dünyada ise, bu evren çok büyük bir alan kaybı” diyordu filmin kahramanı. Hayatın yalnızca bize verilmiş bir hediye olmadığı belli de, nerelerde olduğu meçhul, ve sınırlarımız başka hayatları görmeyi engelliyor, onu yalnızca kurguluyoruz. Ve hata bu olmayan hayatı o denli sevmişiz ki ölümü de hayata dahil edip, ölümden sonraki hayatlar üzerine hayaller kuruyoruz. Bildiği hayatı gerektiği gibi yaşayamayan insana ölümden sonra hayat verilse onu da eline yüzüne bulaştırmaz mı dersiniz? İnsan kendine sunulan bu dünyasal yaşamı alt üst ediyor, cenneti, cehennemi ne hale getirir acaba? Hiç düşündünüz mü?

Aşk, ölüm derken, insanın olduğu yerde huzurun olmayacağı gibi bir kural mı çıktı ortaya? Veya huzuru kaçıran mülkiyet midir? Mülkiyet olmayan bir dünya nasıl olur? Bunu tasarlamak, anlatmaya çalışmak ne kadar zor. Düşünün hiçbir şeye sahip değilsiniz ve sahip olma arzu ve hırsınız da yok. Sadece karnımızı doyurmak için çalışmak yetecekti. Hasta olunca ya ölecektik, veya yan komşunun bize verdiği otu yiyerek iyileşecektik. Beynimi zorluyorum mülkiyetsiz bir dünya kurgusu için. Merakımızı ne ve neler artırırdı? Kuşun niye uçtuğunu merak eder miydik? Tekeri icat edip yer değiştirmeye bir sebep kalır mıydı? Masum insanlar olarak yaşar ve ölürdük. Mülkiyet masumiyeti mahvetti mi demek lazım, mülkiyet yoksa akla gerek yok mu demek lazım?

Aklın okyanusuna yelken açtıkça, ortak anlayışlı bir huzur düzeninin mümkün olmadığını, böyle bir limanın hep ufukta kaldığını görüyorum. Ufukta kalan limanlara götüreceğim diyen kaptanların gemilerine binmek deniz ortasında mahzur kalmak demek. Veya ufka ulaşmak için umut yolculuğuna çıkarak mutlu olmak demek. Başkasına zarar vermeyen her hayat şekli kutsaldır. Bu düşünce, hayatların korunmasını gerektirir, çünkü yok olacak ve belki şu anda düşünürken yok olan şeyleri, yok etmek yanlıştır. Çünkü süresi sıfır olan bir yaşam ne kadar yaşanılırsa yaşanılsın hiç yaşanılmamış gibi olacaktır.

Bir insanın bilincine ulaşmadığınız sürece o yaşıyor sayılır mı? Diyorlar ki, bir insan adını en son söyleyen öldüğünde ölür. Adını iyi veya kötü diye andığımız onlarca insan yaşıyorlar mı şimdi. Yaşadıklarını biliyorlar mı? Bilinçlerine ulaşabiliyor gibi düşünmek bizi rahatlatıyor. Ölüden güç aldığımız anlar ne kadar çok. Nekrofil( ölü sevici) olmak böyle bir şey. Yaşıyor dediğimiz anlarda insan kıymeti bilmemek. Öldükten sonra “sen olsaydın” , “sen ne büyüktün” demek, “kör ölünce badem gözlü olur “ demek nekrofil toplumların davranışlarını yönlendiren sözlerdir. Oysa her yaşam, başkasına zarar vermeyen her yaşam kutsaldır ve yüceltilmelidir gibi canlı sevici davranışlar zor mu geliyor?

Sevdiğinizi söyleyin, sarılmak istediğinize sarılmayı geciktirmeyin gibi sözlerin altında yatanlar, yaşamı sevmenin, yaşayanı sevmenin sonucudur. Olmayan yaşamın tuğlalarında sevginin çok olması belki yaşamı sahiden var edecektir. Denemek çok zor olmasa gerek.

Özlediğiniz her şeyi seviyorsunuz demektir. Onlara sevdiğiniz zaman zaman söyleyin, kaybedeceğiniz bir kelimenin yerini binlercesi dolduracaktır.

Çünkü “işte geldik gidiyoruz, şen olasın yaşam” gibi bir sözle gerçeğe doğru gitmek ne güzel olur.
YaqmuR Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
  #12 (permalink) Alt 05-07-2006, 20:29
Kendini aşan 2de1'ci
 
aSi MeLeq - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

Bildiğin Meleq İşte :)
 
Kayıt: 20.04.2006
Yaş: 21
Mesajlar: 8.502
Rep gücü: 28
Rep derecesi: aSi MeLeq Biraz daha dikkatli olaması gereken bir üye

Ynt: Bu kadar Basitti!!..

 
Alıntı:
Yüreqine saqLık yaqmur..
Beni sevgilerinin ölümsüzlüğüne inandır,
korkulardan, şüphelerden kurtar.
Hiç aldanmamışların o engin iç rahatlığına hasretim.
Ayıkla, arıt beni...
Bütün insanlar aldanıyormuş, sürekli bir aldanmaymış yaşamak...
Ne çıkar? Ben artık aldanmak istemiyorum ya!
Sen ona bak...
Onun için seni erişemeyeceğin bir yere çıkarmayacağım,
olduğun gibi seviyorum seni. Olmanı istediğim gibi değil...
Hiç olamayacağın gibi değil... Neredeysen orada dur... Nasılsan öyle kal...

Bütün mevsimleri bir günde, bütün yılları bir mevsimde yaşamaya razıyım seninle.
Yanımda olduğun zamanlar nasıl apaydınlık oluyorum,
nasıl içim huzurla doluyor, görmüyor musun?
Gözlerimin derinliğine bakma; başın dönmesin
çııÖÖçşGelecek günleri düşünme, korkma büyük hazlar yaşamaktan.
Erişemeyeceğin hiç bir mutluluk yok.
"Yaşadım" diyemeyeceğin hiç bir günün olmayacak benimle...

Hiç aldatma beni, hiç yalan söyleme...
Bir gün aldatsan bile; aldandığımı senden öğrenmeliyim önce.
O zaman ölsem de mutlu ölürüm, inan... Biraz da olsa inanmış ölürüm.

Aldanmak...
En büyük yıkıntısı iç dünyamızın...
Aldanmak...
Ses veren üç telimizden birinin kopması...
Aldanmak...
O en son fakat en kesin kabullendiğimiz gerçek...
Sen hiç aldatma ne olur!..

Yıkılışım da sevgim kadar büyüktür benim.
Bırak, kalbimden ses veren bütün teller ben yaşadıkça sana inanmayı söylesin.
Sana kayıtsız, şartsız inanmak olsun; bütün kazancım yaşamaktan.
O zaman her şeye katlanırım.
Korkulardan, endişelerden uzakta her saniye yaşadığımı bilirim.
Çaresizlikler beni korktumaz.
Şu aşağılık dünyanın hiç bir acısı seni sevmeyi unutturamaz bana artık.
İnanmak; seni düşündükçe söylediğim bir şarkı olmalı dudaklarımda...
İnanmak; gökyüzünün en karanlık zamanında bile görebileceğim bir yıldız olmalı...
Dağlardan, denizlerden esen serin rüzgarlar gibi,
senden gelen bir şey olmalı inanmak.
Kimi gün kalem olmalı parmaklarımda, kimi gün kulağımda musuki, gözlerimde ışık olmalı.
İçtiğim suda, yediğim ekmekte sana tüm inanmanın tadını duymalıyım.
Her sabah ilk ışık, sana inanarak yaşayacağım mutlu bir gün getirmeli bana.
İşte o zaman yokluğuna bile dayanabilirim, özlemlerim daha derin bir anlam kazanır.
Seni beklerken şüphelerin o kahredici zehiri ile, geciktiğin her saniye bir defa ölmem.

Artık aldanmak istemiyorum.
Seni aldatmak zevkinden sonuna kadar mahrum edeceğim.
Beni aldatmanın acısını da, sevincini de hiç tattırmayacağım sana.
Çünkü, aldattığın zaman; yemin ediyorum yeryüzünde olmayacağım.
İnanmışlığım ölüme kadar sürsün, bırak...

Zarımı son defa senin için atıyorum!..
Ey benim doğmayan sabah yıldızım
Geceler mi uzak sen mi uzaksın?
Ne zaman bitecek bu yalnızlığım
Umutlar mı uzak sen mi uzaksın?

aSi MeLeq Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
  #13 (permalink) Alt 05-07-2006, 22:45
ewa
Kendini aşan 2de1'ci
 
ewa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 6.850
Rep gücü: 24
Rep derecesi: ewa Biraz daha dikkatli olaması gereken bir üye

Ynt: Bu kadar Basitti!!..

 
Ellerin üşümeye başladığında anlamaya da başlayacaksın. Tokalaşmak için aranan bahanelerin, artık bahane olarak dahi tanınamayacak hale gelmesi; şüphesiz ellerin beraberken daha sıcak

ÇOK GÜZELDİ CANIM YÜREĞİNE SAĞLIK ...SADECE BU DEĞİL HEPSİ ÇOK GÜZELDİ

SAĞOL
ewa Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
  #14 (permalink) Alt 05-07-2006, 23:20
ηιﻮђt קяเภ¢єรร
 
Gecem - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

"G£c£_£$iNTİ$i "
 
Kayıt: 20.04.2006
Yaş: 21
Mesajlar: 10.265
Rep gücü: 53
Rep derecesi: Gecem Mübarek Bune Hız Az Nefes AlGecem Mübarek Bune Hız Az Nefes AlGecem Mübarek Bune Hız Az Nefes AlGecem Mübarek Bune Hız Az Nefes AlGecem Mübarek Bune Hız Az Nefes AlGecem Mübarek Bune Hız Az Nefes AlGecem Mübarek Bune Hız Az Nefes AlGecem Mübarek Bune Hız Az Nefes AlGecem Mübarek Bune Hız Az Nefes AlGecem Mübarek Bune Hız Az Nefes AlGecem Mübarek Bune Hız Az Nefes Al

Ynt: Bu kadar Basitti!!..

 
sevgi bu akdar basitmiydi

ya sözlerr...

yaaa bakıslar...

seviyorum işte kahretsin...

ama...

sevilmeye dayanamam


saolun arkadaslarrr paylasım için
Gecem Çevrimiçi   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Kategori Cevaplar Son Mesaj
Bu KaDaR SeveBiLiRmiSiniz ? ... LÜTFEN SONUNA KADAR OKUYUN ......! PaçoSS Hikayeler ve Efsaneler 15 03-12-2007 23:08
İncitmeyecek kadar uzak, Üşümeyecek kadar yakın.. KãRdé£éN Hikayeler ve Efsaneler 2 03-08-2007 22:12
Hayat Kadar Yalan, Ölüm Kadar Gerçektik NowomanNoCry Paylaşmak İstedikleriniz 7 07-02-2007 14:11
'Ne kadar çok dış yatırımımız varsa, o kadar çok ihracat cephemiz var demektir' Haberci Son Dakika Haberleri 0 28-01-2007 18:00


Bütün Zaman Ayarları WEZ +4 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 19:47 .

Powered by vBulletin Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO

Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
Herhangi bir konuda (şikayet, eleştiri, öneri, vb.) bizimle iletişime geçmek için tıklayın.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557 558 559 560 561 562 563 564 565 566 567 568 569 570 571 572 573 574 575 576 577 578 579 580 581 582 583 584 585 586 587 588 589 590 591 592 593 594 595 596 597 598 599 600 601 602 603 604 605 606 607 608 609 610 611 612 613 614 615 616 617 618 619 620 621 622 623 624 625 626 627 628 629 630 631 632 633 634 635 636 637 638 639 640 641 642 643 644 645 646 647 648 649 650 651 652 653 654 655 656 657 658 659 660 661 662 663 664 665 666 667 668 669 670 671 672 673 674 675 676 677 678 679 680 681 682 683 684 685 686 687 688 689 690 691 692 693 694 695 696 697 698 699 700 701 702 703 704 705 706 707 708 709 710 711 712 713 714 715 716 717 718 719 720 721 722 723 724 725 726 727 728 729 730 731 732 733 734 735 736 737 738 739 740 741 742 743 744 745 746 747 748 749 750 751 752 753 754 755 756 757 758 759 760 761 762 763 764 765 766 767 768 769 770 771 772 773 774 775 776 777 778 779 780 781 782 783 784 785 786 787