Sevimli 2de1'ci
Kayıt: 31.10.2007 Yaş: 60 Mesajlar: 60 Rep gücü: 3 Rep puanı: 10 | Kıskançlık  | |  | | | Kıskançlık       :mannak :   .gif) İkili ilişkilerde en büyük sorun kıskançlık. İkili ilişkilerde tamamen güvenle ilişkili olan kuşkular bir çok çiftin hayatını karartıyor. Aldatmanın bu kadar çok konuşulduğu çağımızda kimi zaman: "Acaba ben de aldatılıyor muyum?" demek hastalık değil ama bu acabaların dozu kaçırılıyorsa sorunlar başlıyor. Kıskançlık, özgüven eksikliğinden kaynaklanan bir duygu durumu, kişi kendisini yetersiz hissetmeye başlıyor ve bunun sonucunda elinde olanı kaybetme korkusuna düşüyor. Terk edilme korkusu şeklinde baş gösteriyor çünkü ilişkilerde kişi karşısındakini yüceltiyor, eksiğini görmüyor ve bundan dolayı kendisini de tamamlanmış hissediyor.   Hatta geçmişinden gelen tüm örselenmişliklerini burada onaraya çabalıyor. Fakat birden bu bütünlüğe karşı bir tehdit hissettiğinde, örneğin sevdiği insanın ilgisinin birine yöneldiğini sandığında ya da yöneleceğini gördüğünde, bir anda o kadar da mükemmel olmadığını, hatta kusurlu bile olduğunu düşünüyor ve ilişkideki büyü bozuluyor. "İşte bozulan bu büyü, ilişkinin rotasını birden kıskançlığa, ürküntüye, kaybetme korkusuna, yenilmişliğe, hırslara ve kimi zaman da cinnete çeviriyor. Kıskançlığın pençesine düşen kişi o andan itibaren ne yazık ki, mantıklı düşünmeyi başaramıyor. Kıskançlık ve evlilik   Bu sorunun daha çok evliliklerde yaşandığı da bilindiği için Prof. Dr. Psikiyatr Nevzat Tarhan, az miktarda kıskançlık duygusunun evlilikte tutkal etkisi yaptığını, hatta eşleri bir arada tutmak, evlilik bağlarını güçlendirmek açısından da yararlı olduğunu belirtiyor. "Yalnız şunun üzerinde durmak gerekebilir: İlişkiyi diri tutan, kişileri birbirine bağlayan az miktarda kıskançlık duygusu doğal olmakla beraber, çok ciddî olarak bir ilgiden, sevgiden yoksun kalma kaygısı taşınıyorsa bu hem kıskanan kişiye hem de ilişkiye zarar verir. Yoğun bir şekilde kıskançlığın yaşandığı evlilikler kıskanan için de kıskanılan için de çekilmez hale gelir. Her şeyden önce yersiz yere kıskanılan kişi kendisini kapana kısılmış gibi hisseder. Kıskanan ise zaten en büyük zararı kendisine verir. Çözümsüz kalan kıskançlık olayları da evliliğin temelini sarsar." Aşırı kıskançlık: Patoljik Kıskançlık !!! Jaluzik tip!    "Kıskançlık duygusunun öyle örneklerine rastlıyoruz ki; sabah evden giderken açılıp açılmadığını kontrol etmek için perdeleri işaretleyenler, eve gelince banyoyu, sabunu kontrol edenler, eşlerini kapıcı ile dahi konuşturmayanlar gibi hezeyan derecesinde kıskançlık hisseden hastalar var. Bu bir ciddî hastalıktır ve kesinlikle ilaç tedavisi gerekir." * Bazı kıskanç eşler, eşlerini eve bağlı tutmak için tehdit yolunu kullanır. Halbuki sadakat, tehditle değil ancak sevgiyle sağlanır. Eşini baskı-kontrol altında tutmaya çalışmak, her hareketini takip etmek, aşırı şüpheci davranmak, kıskançlığı öfke biçimde yansıtmak karşı tarafı daha çok uzaklaştırır.    * Olumsuz duygularla baş etmenin yolu, onların yerini olumlu duygularla doldurmaktır. Kişi sevdiği insana sevgiyle yaklaştıkça karşısındaki de ona aynı şekilde yaklaşacak ve belki de kıskançlığı doğuran nedenler ortadan kalkacaktır. * Güven duygusunu zayıflatan en önemli etken açık iletişimin olmamasıdır. Birbirlerine dolaylı, imalı mesajlar veren, kinayeli konuşan insanlar farkında olmadan düzeltmek istedikleri yanlışı daha da arttırırlar. Sorunların büyümemesi için kesinlikle açık iletişim şarttır. *** Kendine güvenmeyenler ve suçluluk duyanlar kıskançlık yapıyorlar!. Kıskançlık, hele de ikili ilişkilerde yaşanan kıskançlık, yaşamı cehenneme dönüştürür! Kıskançlığı yaşayan kişi, çevresindekilere ne kadar rahatsızlık verdiğinin farkına varmadan ve aslında bunu pek de umursamadan yaşar bu duygu fırtınasını. Ve ne yazık ki, kıskançlıkla süren ilişkiler pek uzun ömürlü olmaz. Bu nedenle uzmanlar kıskançlık krizlerine girenlerin kesinlikle tedavi olması gerektiğini belirtiyorlar. Kıskançlık onu yaşayanın patolojik durumunu mu gösterir? -Bu her duruma ve vakaya göre farklı yanıtlanır. Gerçekçi sebepleri olan birisinin kıskançlığıyla, akıl hastası bir kişinin marazi kıskançlığını aynı kefeye koyamayız. Gene de, aşırıya kaçan ve kişinin işlevselliğini, ilişkilerini bozan her türlü kıskançlık marazidir, yâni hastalıklıdır. Kıskanç insanlar nasıl bir psikolojik yapıya sahiptir? Özetle: Kendine güvenememe veya kendisinin suçluluk hissi, ve bunun muhatabına yansıtılması (projeksiyon) durumudur. Onun sadakatsizliğinden şüphelenme… Kıskançlık tedavi edilebilir mi?    - Paranoid, narsisistik ve sınırda kişilik bozukluklarındaki kıskançlık genellikle tedaviye dirençlidir; böyle kişiler tedaviyi de kolay kolay kabul etmezler. Kıskançlık paranoyası (yeni adıyla sadakatsizlik tipi sanrılı bozukluk) ise tedaviye nispeten daha iyi yanıt verir. Kendine güvensizlik tek başına kıskançlık için neden oluşturabilir mi? -Evet oluşturabilir!   Sanılanın aksine kıskanç insanlar kendini beğenmiş midir? - Narsisistler ve sınır vakalar için evet… Kıskanan insan özellikle eşini kıskananlar aldatmaya daha mı yatkındır? -Genellikle evet! Aldatan aslında kendileridir (!!!) * Kıskandığınız insanın sizi sevdiğini ve sevilecek kadar olumlu bir insan olduğunuzu unutmayın. Paranoya, parafreni, konjual paranoya, jaluzik tip, othello sendromu, paranoid tip, paranoid kişilik bozukluğu, paranoid şizofreni, sanrısal bozukluk, narsisistik kişilik, patolojik kıskançlık vd. bilgilerinizi buraya alıntılar iseniz seviniriz... ***Kıskanç eş; eşinin başında sürekli tokmak dövmekle kalmaz, daha da ileri akıl hastalığı boyutuna sıçrama yapan krizle; bela geliyorum demez gelir ve çekişle eşinin başını kırar ya da bıçakla keser-doğrar da(!!!) .gif) .gif)      Nesrin Savaş Kantarcı | |  | |  | |