Gecenin göğsüne gömdüm başımı
delip geçtim son perdesini ayrılığın
bir düş gördüm düş içinde
bir gelişin vardı tatmadığım,bilmediğim
çalınmadan kapım
aralanmadan göz kapaklarım
bir fısıltı çalar kulağıma öylesine tanıdık
buğulu bir sesleniş, yorgunca ve sıcak
hasretimin dayanılmazlığını
sevdamın anlatılmazlığını anlatacağım sana
söyle! yüreğini enginlerde açıp
sen mi geldin?
Koca bir çınar altı sığınağımız
şimşek kaçkınıyız karanlık gecede
yenemiyoruz korkumuzu gök gürültüleri arasında
sarılyoruz birbirimize titreşip sıkıca
yağmur damlaları kayıyor saçlarında boncuk, boncuk
düşüyor avuçlarıma yıldız parlaklığında
hak etmiyor sevdamız bu kadar hüznü
gözlerin çakılıyor bakışlarıma ağlamaklı
şaşkınım çaresizinim
söyle! zamanın ötesinden geçip
sen mi geldin?
….Sonra
yaklaşıyor ırmak boyunca bin atlı
bir atlı oluyor bin-i,toz bulutlarından aşıp
savuruyorsun yele boyunca saçlarını
ısınıyor hayallerim titreşiyor yüreğim
bir gülümseme,bir çakış göz bebeklerinde
tanıdık….
gece karanlık,hasretim büyük
doğmadan gün,bozulmadan büyü
söyle! hayallerimi biçip
sen mi geldin.....hep mi geldin...?
Ve Sen Gidiyorsun;
Bu koca şehrin suskunluğunu, çırpınışlarını, sessiz ve derinden çığlıklarını, haykırışlarını, kalp sancılarını arkanda öksüzce ve yetim bırakarak..
Ne olur söyleyin sevenler bana
Ayrılmak kanun mu aşk kitabında
Elele tutuşup gülmeden daha
Terketmek kanun mu aşk kitabında
Ümitlerim kırıldı bitti
Hayallerim yıkıldı gitti
Bu dert beni benden etti
Sevdim sevdim bak ne hale geldim
Her seven sonunda düşüyor derde
Bu aşk kitabının yazanı nerde
Bir aşık inandı çok sevdi diye
Terketmek kanun mu aşk kitabında