Alternatif Tip - Sayfa 2 - Herşeyde biraz 2de1


Herşeyde biraz 2de1 » Yaşama Dair » Sağlık » Alternatif Tip

Sağlık Hastalıklar ve şifaları yaşadığımız sağlık sorunlarımızı burada paylaşalım!

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #11 (permalink) Alt 17-11-2006, 20:35
Kendini aşan 2de1'ci
 
@izci@ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 17.899
Rep gücü: 45
Rep derecesi: @izci@ Biraz daha dikkatli olaması gereken bir üye

 
Uygulamalar

EFT uygulamaları bireysel seanslar, spesifik konulu grup uygulamaları (para kazanma, kilo, ilişkiler gibi…) ya da genel EFT eğitimi şeklinde yapılmaktadır. EFT ile ilgili olarak daha detaylı bilgi kurucusu Gary Craigin sitesi olan EFT Provides Impressive Physical and Emotional Freedom--New Discovery Often Works Where Nothing Else Will sitesinden edinilebilir. Bu site bu konu ile ilgili çeşitli konularda yapılmış olan uygulamaları ve sonuçlarını içeren dünyadaki en detaylı sitedir ve olağanüstü bir veritabanına sahiptir.

Konu ile ilgili Türkçe bilgi edinmek isteyenler hem Türkçe hem de İngilizce olan bir diğer site www.efturkey.com'u ziyaret edebilirler.


Neden kilo veremiyorsunuz ?
Aşağıdakiler size tanıdık geliyor mu?
* Benim metabolizmam yavaş.
* Ailemdeki herkes kilolu, ben de öyle: bu aileden gelen bir şey.
* Kilo versem de nasıl olsa bir süre sonra yeniden alıyorum. Bıktım kilo vermeye çalışmaktan artık.
* Ne yesem yarıyor.
* Ben böyleyim. Ne yapsam da kilo veremem.
* Sadece yemek yediğimde mutlu oluyorum.
* Hayatımdaki tek keyif veren şey yemek yemek. O da olmazsa ne olacak?
* Vücudum güzel olursa eşim beni kıskanır ve ilişkim zarar görür.
* Stresim çok fazla. Başka türlü üstesinden gelemiyorum.
* Aniden bazen gecenin bir yarısı bir şeyler yeme ihtiyacı hissediyorum.Nedenini de bilmiyorum.
* Bir türlü doymuyorum. Sabah kahvaltısında öğlen yemeğini, öğle yemeğini yerken akşam yemeğinde ne yiyeceğimi düşünüyorum. Bunun önüne geçemiyorum.


Yoksa kendinizi yiyeceklerle mi uyuşturuyorsunuz?
Bazı insanlar yiyeceği, alkol ya da uyuşturucu maddeleri kullananlarla aynı nedenle kullanır. Duyguları bastırmak ya da uyuşturmak için.
Kendinize sorun:
* En son istediğiniz kiloya indiğinizde hayatınızda ne oldu da yeniden aşırı yemeye ve kilo almaya başladınız?
* Günün daha çok hangi saatlerinde atıştırıyorsunuz?
* Aniden bişeyler yeme ihtiyacı bastırdığı sırada ne hissediyorsunuz? Bir başka deyişle daha çok hangi duyguya kapıldığınızda yiyeceklere yöneliyorsunuz?
* Yalnızlık
* Öfke ve kızgınlık
* Gelecek kaygısı
* Stres
* Can sıkıntısı
* Başka ne yapacağını bilememe vb……
Kendinize bir de şunları sorun:
Ben bedenimi mi besliyorum yoksa duygularımı mı?
Ben şu anda hangi duygumu besliyorum?


Diyetler neden işe yaramıyor?
Diyetler işe yaramıyor çünkü siz eğer yemek yemeyi belli bir duygunuzu yatıştırmak ya da bastırmak için kullanıyorsanız bu duygunuzu çözmeden yemek yemeyi bırakırsanız bir ihtiyacınızı tatmin etmemiş olursunuz. Bu da sizde daha fena bir huzursuzluk ve tatminsizlik yaratır. Uzun süre de bu huzursuzlukla yaşayamayacağınız için en nihayetinde yine yiyeceklere saldırırken bulursunuz kendinizi.

Eğer kaygı, stres, can sıkıntısı, gelecek kaygısı gibi baş edemediğiniz bazı duygularınızı yatıştırmak için çikolata, şeker, börek vb. gibi yiyeceklere saldırıyorsanız dünyanın hiçbir diyeti sorununuzu kalıcı olarak çözemez.

Belki bu diyetlerle kilo verirsiniz ama bir süre sonra yeniden alırsınız.

Ya da bir süre diyeti başarılı bir şekilde uygularsınız ama sonra bir olay olur ve yine kendinizi sabote edersiniz. Oysa hedef geçici olarak kilo vermek değil sağlıklı bir beslenme alışkanlığının edinilmesi ve sürdürülmesi olmalı.

İşin en kötü tarafı da defalarca böyle kilo alıp verdikten sonra bu durumun sizde “ben diyet yapmayı başaramıyorum” ya da “”nasıl olsa versem de alıyorum” gibi birtakım kısıtlayıcı inançların oluşmasına sebep olması.

Daha da kötüsü kilo vermeyi isteyip de bir türlü verememe zamanla özgüven sorununa da yol açar.

Oysa siz kapıyı yanlış anahtarla açmaya çalışmışsınızdır. Doğru anahtarı bulduğunuzda sorun çözülecektir.

Öncelikle sizin teselliyi yemeklerde aramanıza yol açan derindeki sorununuzu çözmeniz gerekir.

EFT neden farklı ?

EFT ile ve üzerinde çalışılır. Bazı rejimlere sıkı sıkıya uyup kendinizi strese sokmanıza gerek kalmaz.

EFT ile öncelikle en başta kilo almaya yol açan ya da kilo vermeye engel olan bilinçaltı faktörler, yeme ihtiyacını tetikleyen duygular gün ışığını çıkarılır bunların üzerinde çalışılarak temizlenir.

Çünkü aslında sorun kilo değildir. Kilo semptomdur: daha derinlerde yatan bir sorunun dışarıdan görünen belirtisi.

Sorunun kaynağını kökünden çözmek, kişinin iç dünyasındaki çelişkileri de ortadan kaldırdığı için rahatlama ve iç huzurunu da beraberinde getirir. Yani bir taşla iki kuş vurulmuş olur: Hem kilo verilir hem de bu vesileyle kilo almaya yol açan sorun (yani asıl sorun) çözülür.

Bazı insanlar da kilo verseler bile vücutlarından nefret ederler. Bu tip insanlarda da önce beden imajı üzerinde çalışmak gerekir. EFT ile bedenle ilişkilendirilmiş negatif duygu yükü ortadan kaldırılarak pozitif bir beden imajı geliştirilir.

Siz de kilo probleminden şikayetçiyseniz, yaşadığınız bu kısır döngüden sıkıldıysanız ve alternatif bir yöntem arıyorsanız EFT aradığınız yanıt olabilir.
@izci@ Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
  #12 (permalink) Alt 17-11-2006, 20:36
Kendini aşan 2de1'ci
 
@izci@ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 17.899
Rep gücü: 45
Rep derecesi: @izci@ Biraz daha dikkatli olaması gereken bir üye

 
EMF Tekniği

EMF Seansı Nedir?
The EMF Balancing Technique® kişinin kendi elektro - manyetik alanını ve bu alana bağlı modelleri deneyimlemesidir. Her seans bir saat kadar sürer. Alıcı masaj masasında yatarken , uygulayıcı Tai - chi'ye benzer zarif hareketler yaparak bu tekniği uygular. Hareketlerin çoğu Evrensel Uyum Kafesi içinde çalışmayı içerir ki - bu sistem insan enerji anotomisini 70cm. etrafından çevreler ve nüfuz eder. Seansın bazı bölümlerinde uygulayıcı eliyle nazikçe alıcıya dokunarak enerji akışını kolaylaştırır. Her seans Evrensel Uyum Kafesinin ( UCL ) güçlenmesine ve kafesin daha fazla elektrik enerjisi taşımasına yardımcı olur. Seansların yöntemi aynı olsa da, uyum ya da güçlenme kişiden kişiye değişir. Uyum alıcının içsel bilgeliği tarafından belirlenir ve bu bir özgün elektro-manyetik alanın kendini sunma şeklidir.

Her seans enerji alanınızın kısaca incelenmesiyle başlar. Böylece uygulayıcı enerji modelinizi hissederken çevre enerji modeliyle ve size yakın kişilerle etkileşiminizi anlar. Sizin için önemli olan herhangi birşeyi anlatabilir veya enerji modeliniz incelenirken sessiz kalabilirsiniz.

Her seansın kendine has bölümleri vardır. Enerji alanını dengeleme uygulaması, alıcının masaj masasına rahatça uzanmasıyla başlar.

Önce uygulayıcının ellerinden aktarılan evrensel enerji, sizin enerji anatominizi hazırlar. Bu seans sıcaklık, rahatlama ve karıncalanma hissi uyandırır. Bu enerji evrensel enerjidir, uygulayıcının kendi enerjisi değildir.

Sonra enerji liflerinin uzatılılmasıyla “temizleme” işlemi başlar. Burada enerji liflerinin çekildiğini hissetmek olağandır. Bu bölüm Evrensel Uyum Kafesinin ayarlandığı kısımdır.

Daha sonra “dengeleme” uygulamasına geçilir. Uygulayıcı ellerini farklı enerji merkezleri üzerine (çakra) koyar. Bu dokunuşlar sık sık vücut ısısında değişiklikler olarak algılansa bile, enerji seansının son ayarlarlamalarıdır. Bu zararsız işlemin en belirgin özelliği serin veya soğuk enerji akımıdır ki, bunu sıcak şifa enerjisi takip eder.

Niçin EMF Seansı Alınır?
İnsanların The EMF Balancing Technique ® almalarının çeşitli sebepleri vardır. Rahatlama isteği, şifa bulma isteği, kendi benliğini tanıma isteği, gerilimden kurtulma isteği…Her seans enerji anotomisinde güçlü bir denge sağlayarak, kendini muktedir kılma enerji modelini yani Evrensel Uyum Kafesini (UCL) harekete geçirir. Bu birleşik enerji alanı yada Kozmik Kafesle işbirliği içinde olmak için önemli bir nedendir. Birbirini takip eden dört aşamayı aldıktan sonra, istediğiniz bir aşamayı seçebilirsiniz. Her aşamanın belli bir yöntemi ve faydası vardır.

I. Aşama: Bilgelik ve Duygular
Bu seans stresten arındırır ve yeni bir özgürlük ve esenlik hissi yaratır. Baş ve kalp arasındaki enerji uyumu deneyimlenir.
II. Aşama: Kendini Yönetme ve Destekleme
Bu seans geçmiş diye adlandırdığımız enerji sınırlamalarının zerafetle salıverilmesini sağlar. Aynı zamanda kendini yönetme ve destekleme farkındalığını irdeler.
III. Aşama: Çekirdek Enerji Yayma
Çekirdek enerjinin yayılması, spiritüel zekanın günlük hayata daha güçlü bir şekilde akışını cesaretlendirir. Özgün ruhsal ifadeye yeni kavram ve anlayışlar katılması deneyimlenir.
IV. Aşama: Enerjisel Başarı
Bu dengelemede, Potansiyel Gelecek Prizması vasıtasıyla kişinin kendi geleceğine bir bağlantı ve iletişim kurulur. Bu iletişim potansiyel gelecek enerjisinin şimdiki zamanda birlikte - yaratma gerçeğine kanallanmasıdır.

Nasıl Faydalanılır?
EMF eğitimi ''enerjisel hassasiyetinizi'' yükseltir ve kişisel büyüme sürecinizi hızlandırır. Enerjisel dili öğrenip uygulamak engin ve yeni bir hizmettir ve dokunulmaz insan enerji zekasına açılan nazik, güçlü ve besleyici bir kapıdır. Eğitim sırasında, çalışmanın her aşamasına bağlı enerji modelleriyle ilgili direkt bir ''uyumlanma'' verilir ve bu güçlü uyum eğitimin kısa zaman içinde bitirilmesine olanak tanır. Eğitim; aile, arkadaş ve alıcılara uyguladıkça devam eder. Hassas elektromanyetik enerji akışına izin vermeyi ve yönlendirmeyi öğrenerek, alıcınızın enerji modelinin dengelenmesine yardımcı olduğunuz gibi kendi enerji modelinizi de dengelersiniz. EMF Dengeleme sizi, alıcılarınıza dört değişik enerji seansı vermeniz için hazırlarken, yeni ve yükselen bir kariyerin de habercisidir.
@izci@ Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
  #13 (permalink) Alt 17-11-2006, 20:38
Kendini aşan 2de1'ci
 
@izci@ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 17.899
Rep gücü: 45
Rep derecesi: @izci@ Biraz daha dikkatli olaması gereken bir üye

 
Feng Shui

Feng Shui Nedir?
3500 yıl önce ortaya çıkan Feng Shui (Fung Şuway) olarak okunur, çevreyi insana, huzur, mutluluk, refah ve sağlık getirecek şekilde düzenleme sanatıdır. Birçok bilimadamları tüm evrenin bir titreşime sahip olduğunu ve bir enerji gücü ile birbirine bağlı olduğunu kabul eder. Feng Shui, bu yaşamsal enerjiye Chi adını verir. Feng Shui'yi uygulayabilmek için öncelikle Çinlilerin Chi adını verdikleri kozmik yaşam enerjisinin ne olduğunu ve çevremizde nasıl hareket ettiğini anlamak gerekir. Feng Shui'deki düzenlemelerin amacı, ortamda denge, uyum ve doğru Chi akışını sağlamaktır.

Chi dört farklı pusula yönünden dört farklı yaşamsal enerjiyi taşır.
Sheng Chi - doğu yönünün bilge enerjisi ·
Yang Chi - güneyin güçlendirici enerjisi
T'sang Chi - kuzeyin besleyici enerjisi
Sha Chi - batının yıkıcı enerjisi.

Atmosfer yaşamsal enerji hatlarıyla doludur. Bu enerjilerden bazıları olumlu pozitif, bazıları da zararlı negatiftir. Pozitif enerji olan Sheng Chi çok büyük şans, bolluk ve mutluluk getirir. Bulunulan mekana bu enerjiyi çektiğinizde şans ortaya çıkar. Negatif enerji ise Sha Chi'yi yaratır ki eğer eşyalar kayboluyor, sık sık hastalanılıyorsa, Sha Chi tarafından çevrelidiği düşünülür.

Feng Shui'nin Amacı
Chi her yerde mevcuttur. Hayatın tadını çıkarmak, başarılı ve zengin olmak, iyi bir aile ve aşk yaşamı için Sheng Chi'yi (pozitif enerjiyi) harekete geçirmek ve Sha Chi'den (negatif enerjiyi) uzak gerekir. Feng Shui çalışmasının amacı da budur.
Sokak kapınızı açtığınızda Chi içeri girer. Evinize canlılık ve yaşam getirir, her geçtiği yerden, artık enerjileri toplar. Eğer eviniz mezarlık, kasap gibi kötü manzaralara shipse acı enerjiyi çeker. Eğer eviniz güzel bir manzaraya karşıysa, doğal olarak Chi'de evinize güzelliği getirir.

Feng Shui'nin temel prensiplerinden biri de Tao'cu düşünceye dayanır. Tao'cu düşünceye göre yaşamın tümü birbiriyle bağlantılıdır ve bu bağlantı geleneksel Yin ve Yang sembolü ile temsil edilir. Yin ve Yang yaşamı şekillendiren ve dengeleyen iki kozmik güçtür. Yin, negatif enerjiyi ve karanlık alanları, Yang pozitif enerji ve aydınlığı sembolize eder. Tao'cular her bir bölümün içine de karşıtı alandan bir nokta koymuşlardır. Yin Yang sembolünde, siyahın içinde beyaz, beyazın içinde siyah nokta vardır. Zıt renkli noktalar, her şeyin kendi içinde zıddını da barındırdığının sembolüdür. Bu ikiz kavramda karşıtlık değil, tamamlayıcılık vardır. Çünkü her birinin var olabilmesi için diğerine ihtiyaç vardır..

Yin ve Yang arasında sağlanan denge ile aslında evrenin bütünlüğü simgelenir. Feng Shui'yi uygularken mutlaka mekanın Yin - Yang analizinin yapılması gerekir. Odanın boyutunu, yerleşimini, güneşli ve loş bölgelerini, nem ve kuruluğunu, parlak ve solgun renkleri ile, katı ve sıvı maddeler gibi konulara dikkat ederek uyuma bakılır. Fazlaca Yin enerjiye sahip mekanlar bolluğu getirmeye yetecek kadar yaşam enerjisi taşımadığından iyi değildir. Fazlaca Yang enerjiye sahip olan mekanlar da, enerji fazlası nedeniyle zarar verici olabilirler.

Feng Shui'nin Özellikleri
Feng Shui'nin aynı zamanda ateş, toprak, metal, su ve ağaç'la da ilintilidir. Çinliler, insanlar da dahil olmak üzere evrendeki herşeyin, bu beş elementten birine ait olduğuna ve birbirlerini etkileme biçimine göre yaşamlarını yönlendirdiğine inanırlar. Elementlerden her biri, Chi'nin ayrı bir yolla ifadesidir. Feng Shui uygulamaları, elementlerin ilişkilerine de büyük önem veriyor. Herhangi bir mekandaki objelerin ve yönlerin ait olduğu elementler, birbirine zarar vermemelidir. Feng Shui esasları çerçevesinde herhangi bir değişiklik yapmadan önce mutlaka elementlerin birbirleri ile yaratıcı ve yıpratıcı döngüdeki ilişkileri analiz edilmelidir.

* Elementler kendi aralarında iki tarz ilişki içindedirler. ·
* Elementlerin yaratıcı döngüsü: Ateş toprağı yaratır, toprak metali içerir, metal suyu tutar, su ağacı besler, ağaç ateşi besler.
* Elementlerin yıpratıcı döngüsü: Ateş metali eritir, metal ağacı keser, ağaç toprağı tüketir, toprak suyu emer, su ateşi söndürür.

Pa Kua (Ba Gua) sekizgeni (haritası), Feng Shui'nin en önemli sembollerinden biridir ve başlangıç noktası I Ching'dir. Ba Gua kelime anlamı olarak I Ching'i oluşturan sekiz temel ifadeyi tanımlar. Trigram adı verilen ve üç çizgiden oluşan her ifade; sağlık, servet, aşk, iş gibi "yaşam hazinelerini" simgeler. Ba Gua, Feng Shui'de kullanılan temel araçlardan biridir. Bu sekizgen sembolün işlevi, bir mekanda hangi alanın iyileştirilmeye ihtiyacı olduğunu belirlemeye yardımcı olmasıdır..

Bir ortamdaki Chi'yi iyileştirmek, kalıcılığını sağlamak, dengelemek ve fazlalaştırmak için yüzyıllardır kullanılan ve işlerliğini kanıtlamış bazı araçlar da vardır. Ba Gua haritasındaki bilgiler ışığında bu araçlar da kullanılabilir. Bunlar kişinin severek kullanacağı araçlar olmalıdır. Çevremize her baktığımızda hoşunuza giden şeylerle çevrili olmanız, bu sembollerin etkisini arttırır. Chi akışını düzenleyen sekiz araç şunlardır:
* Işık: Her çeşit ışıklandırma malzemeleri ve aynalar.
* Ses: Çanlar, ziller, su, müzik...
* Renkler:Kuvvetli, parlak renkler.
* Yaşam:Çiçekler, bitkiler, balıklar, evcil hayvanlar.
* Hareket: Rüzgar çanları, havada salınan hareket eden objeler.
* Durağanlık: Heykeller, kayalar, taşlar...
* Mekanik aletler: Her türlü elektronik alet.
* Düz hatlar: Bambudan yapılmış flütler, kılıçlar...

Bu araçlarla Chi'yi çekmek mümkündür. Örneğin; odalara yerleştirilen ışık, olumsuzluğu giderebilir. Aynalar, Feng Shui'de değişik amaçlarla sık kullanılan, ışık araçlarıdan biridir, önemli olan tek nokta aynanın kişileri kesik göstermemesi gereiğidir. Evinizin duvarlarında uygun renkleri kullanarak, salonunuzu güzel çiçeklerle süsleyerek, akvaryum koyarak veya evcil hayvan besleyerek Chi enerjisini en iyi şekilde kendinize çekebilirsiniz.
@izci@ Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
  #14 (permalink) Alt 17-11-2006, 20:39
Kendini aşan 2de1'ci
 
@izci@ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 17.899
Rep gücü: 45
Rep derecesi: @izci@ Biraz daha dikkatli olaması gereken bir üye

 
Gringberg Metodu

Grinberg metodu, dokunma ve hareketler yardımıyla bedenin kullanıldığı bir eğitim sürecidir. Size kişisel gelişem ve rahatlığınızı engelleyn fiziksel belirtiler veya tutumlarınızda değişim yaratmayı öğretir. Fiziksel belirtilerle, günlük alışkanlıklar veya sabitleşmiş davranışlar arasındaki olası bağıntıları inceler. Beden özgür ve her tür hareketi yapabilecek şekilde yaratılmıştır. Buna rağmen hayat boyunca edinilen alışaknlıklar bedenin özgürlüğünü ve hareketliliğini kısıtlayarak kronik arızalara yol açar. Böylece ağtılar, sıkıntılar ve benzer belirtiler ortaya çıkar. Örneğin kendini güçlü ve öz güvenli biri olarak göstermeye çalışan ve devamlı dik durmaya çalışan birinin zamanla sırt ve omuz ağrılarından yakınması olasıdır. Bu ağrılar bedenin kişiye bir şeyleri deiiştirmesi gerektiğini belirten sinyallerdir.
Grinberg metodu kimlere yöneliktir?
Migren, sırt ağrısı, kabızlık, alerji gibi kronik ve belirtileri olan nezle, iltihap, konsantrasyon eksikliği gibi sürekliliği olan problemler yaşayan çocuklara, fiziksel aktivite ve vücut dili ile ilgili meslek sahibi olup, bilgilerini geliştirmek isteyen kişilere, daha sakin, daha huzurlu ve daha keyifli bir yaşam isteyen kişilere yöneliktir.
Eğitim süreci
Bir gringberg metodu uzmanı ile yürütülecek özel seansta, kişi iyileştirmeyi ve değiştirmeyi arzuladığı bir durumu belirler ve bunu esas alarak kişisel programını uygular. İstediği sonuca nasıl ulaşacağını böylece öğrenir.
Sürecin amacı, beden bilincini geliştirmektir. Bunun değişik teknikler uygulanır. Vücut ve ayak masajları, çeşitli hareketler, nefes alma ve gevşeme teknikleri. Bedenin dikkatle ve yakından izlenmesi, bazı belirli davranışların bedeni nasıl etkilediğini ve bunun sonucunda belirtilen nasıl oluştuğunu keşfetmeye olanak verir. Bu durumları nasıl yarattığımızı algıladığımızda onları kontrol altına alabilir ve hatta onlara son verebiliriz.
Footwork seansları
Ayak masajının uygulandığı kısa bir öğrenim serisinden oluşur.(14 seans) Bu seanslar doğru nefes almayı, gevşemeyi ve suküneti öğretir. Özellikle strese bağlı belirtiler gösterem kişilere yöneliktir.
İyileştirme Süreci
Bu uygulama bedenlerinde rahatsızlık (migren, sırt ağrısı ve bunu gibi) hisseden kişilere veya herhangi bir ameliyat, kaza veya hastalık sonucu kaybedilen fiiziksel gücü yeniden kazanmak isteyenlere yöneliktir.
@izci@ Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
  #15 (permalink) Alt 17-11-2006, 20:39
Kendini aşan 2de1'ci
 
@izci@ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 17.899
Rep gücü: 45
Rep derecesi: @izci@ Biraz daha dikkatli olaması gereken bir üye

 
Hidroterapi

Çevremizde bulunan, her an gördüğümüz bazı maddeler hastalıklarımızın tedavisinde ciddi şekilde yardımcı olabilir. Bunlar keşfedilmeyen doğal ilaçlardır.

Dünyanın beşte dördü ve bedenimizin üçte ikisinin suyla kaplı olduğunu düşünürsek. Suyu çevremizde keşfedilemeyen doğal tedavi yöntemi olarak görebiliriz. Örneğin yüzme doğal tıp uzmanları tarafından fiziksel terapi olarak görülmektedir.

Bir takım hastalıklarda ve açık yaralarda suyun tedavi edici etkisi olabilir. Suyun en faydalı yönüde vücuda kazandırdığı enerjidir. Vücudunuzun sadece bir bölümünde su terapisi uyguladığınızda bu etkisini diğer bölgelerde de gösterebilmektedir. Vücutta bulunan tüm organların hatta hücrelerin vücudu toksinlerden temizleyebilmesi için suya ihtiyacı vardır. Su vücut ısısını dengede tutar.

Hidroterapinin ana maddelerini hareket ve tepki yasası oluşturmaktadır. Sıcak bir duş aldığınızda vücudunuz ısındığından kan aşağı doğru ilerler ve en uçta olan damarlara ulaşır. Soğuk suda sıcak suyun tam tersi tepki gösterir. bu defa kan yukarı doğru harekete geçer.

Suyun vücut üzerinde yarattığı etki ısısına göre değişir. Soğuk su enerji verir ve canlılık getirir. Vücuttan toksinleri atar, ateşi düşürmek içinde soğuk su faydalı olacaktır. Idrar yollarını açmakta, ağrıları dindirmekte ve kabızlık içinde soğuk su kullanılabilir. Buz ya da buzlu sularda kanamaları dindirir ve vücudun darbe almış bölümlerinde oluşabilecek olan şişlikleri önler.

Sıcak su vücudun rahatlamasını sağlar. Ağrılarda ve kızarıklıklarda da sıcak su kullanılması tavsiye edilir.

Ardı ardına yapılam sıcak ve soğuk banyolar kan dolaşımını hızlandırır. Sıcak su buharının gözenekleri açtığı, terlemeyi artırdığı ve göğüsteki kan basıncını da hafiflettiği görülmüştür.
@izci@ Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
  #16 (permalink) Alt 17-11-2006, 20:40
Kendini aşan 2de1'ci
 
@izci@ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 17.899
Rep gücü: 45
Rep derecesi: @izci@ Biraz daha dikkatli olaması gereken bir üye

 
Homeopati

Kutsal bir düşünce tarzı olan homeopati kişiyi, zihin ve beden olarak ikiye bölmez, tam bir bütün olarak ele alır. Homeopatiyi uygulamaya sokan ilk kişi Dr. Samuel Hahnemann’dır. Hahnemann’a göre hastalık belirtilerini yok etmeye çalışmak demek asıl nedenin ortadan kalkmasını sağlamayacak hatta tam tersi ciddi sağlık sorunlarının yaşanmasına neden olacaktır.

Hastalığın göstergesini oluşturan belirtiler hemopatide vücudun yapması gereken bir şekilde hastalığa karşı çıkmasıdır. Bu devrede yaşamsal güç devreye girer ve bedenin belli bir düzen içerisinde durabilmesini sağlamaya çalışır.

Vücut dış etkenlerden zarar görmeye başladığında yaşamsal güç devreye girerek hastalık belirtilerini dışa vurmaya başlar. Homeopati uzmanları kişilerin ateşlenmesi durumunda hastalığa karşı direnç gösterdiğini savunurlar. Homeopati uzmanları öksürüğünde vücudun dışarı atması gereken doğal bir durum olduğundan tedaviye ihtiyaç duymazlar. Gerekli olduğunda yalnızca ballı süt ya da bitkisel öksürük ilaçları verilmektedir.

Homeopati yöntemi oldukça eski yıllara dayanmasına rağmen bir yan etkide bulunduğuna pek rastlanmamıştır. Bedenin kendine yararlı olabilmesi ve hastalığını kendi kendine tedavi edebilmesi gerekli enerjiye sahip olması gerektiği Hahnemann’ın bir teorisiydi.

Birbirlerine paralel belirtilerin olduğu hastalıklarda, hemen hemen aynı cevapları veren maddeler kullanıldığında vücut iyileşmek için direnç göstermeye başlıyor. Ayrıca hastalara verilen ilaçların dozajı da homeopatide oldukça az oluyor. Dozaj ne kadar az olursa tedavininde o kadar etkili olacağı Hahnemann’ın aldığı sonuçlar arasında yer alıyor.
Homeopatide hastalığın birden fazla bölgede görüldüğü düşünülmüyor, bunun yerine hastalığın belirtileri her ne olursa olsun tekbir tedavi yöntemi uyguluyor. Tedavi üç aşamada gerçekleşiyor. İlk olarak hastanın zihni olumsuzluklardan temizlenmeye çalışılıyor. Daha sonra hasta duygusal yönden ele alınır. Hastanın bedeni en son aşamada tedavi edilmeye başlanır.

Homeopati ciddi ve kronik hastalıkların tedavisinde olumlu yanıtlar vermektedir. Çok ciddi olmayan rahatsızlıklarda doktorunuzla görüştükten sonra kendi tedavinizi yapabilirsiniz. Tedavi için gerekli olan malzemeleri eczanelerden ya da aktarlardan elde etmeniz mümkün. Hastalığınız uzun süreli ve ciddi ise homeopati tedavisi görmek için profesyone yardım almalısınız.

Tıp doktorluğu mezunu olduktan sonra homeopati için lisans üstü eğitimi alan doktorlar bulunmaktadır. Homeopati tedavisi görmek istiyorsanız doktorunuz size bu konuda yardımcı olabilir.
@izci@ Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
  #17 (permalink) Alt 17-11-2006, 20:42
Kendini aşan 2de1'ci
 
@izci@ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 17.899
Rep gücü: 45
Rep derecesi: @izci@ Biraz daha dikkatli olaması gereken bir üye

 
Meditasyon

Doğu tıbbına inanan birçok insan bilir ki meditasyon ve değişik figürlerle hasta kendini tedavi edebilmektedir.

Uzak doğu sporlarındaki amaç kişinin kendi üzerindeki kontrolünü sağlayabilmesidir. Sert hareketleri benimsemeyen bir spor olan tai chi chuan insanların kontrol yeteneğini ortaya çıkarmalarını sağlamayı ve iş gücünü artırmayı amaç edinmiştir. Bu sporun hareketleri doğayı kendine bütünleştirmeyi sağlar, ölçülüdür ve herkesin bedenindeki chi’yi yakalayabilmesi için konsantre olması gerekmektedir. Chi’sini bulan ve bunu uygulamaya geçirmesini öğrenen insanlar sağlıklı kişiler olarak tanımlanırlar. Bunı yapabilmek ise uzun bir süre gerektirmektedir.

Doğu tıbbında kullanılan her yöntemde chi’nin yerini saptayabilmek sağlıklı olabilmek için ilk kural olarak kabul edilir. Chi-gong adı verilen meditasyon biçiminde de amaç aynıdır chi’nin yerini saptamak ve onu istenilen şekilde hareket ettirebilmek. Pelvik ya da karın bölgesinde bulunduğu düşünülen chi’nin hareketleri kontrol altına alındığında bedenin dengesini sağlanacaktır.

Tüm yöntemlerde de asıl istenilen kişilerin kendilerini yapılan uygulamaya bütünüyle vermeleridir. Doğu tıbbı bir çok koşullarda ve farklı tekniklerde zihinle beden arasında bağlantıyı kurar. Doğu inanışlarına göre sağlıklı bir beden ancak bu şekilde kazanılır.
@izci@ Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
  #18 (permalink) Alt 17-11-2006, 20:42
Kendini aşan 2de1'ci
 
@izci@ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 17.899
Rep gücü: 45
Rep derecesi: @izci@ Biraz daha dikkatli olaması gereken bir üye

 
Refleksoloji

Refleksoloji nedir?
Tıbbi sözlüklere göre "refleks" kelimesi dış etkilere bağlı olmak üzere istemsiz kas kasılması olarak tanımlansa da "refleks" kelimesi, bu terapinin içeriğinde, bütün organizmanın, kafanın, boynun ve gövdenin küçük bir ekran gibi görülen ayakta yansıması anlamına gelir. Refleksoloji, ayaklarda, bedenin tüm bölgelerine, organlarına ve sistemlerine karşılık gelen refleks noktalarına, el ve parmaklarla uygulanan bir baskı tekniğidir. Bu yöntemle bedenin kendi kendini tedavi etme mekanizması harekete geçirilir ve bedende fizyolojik bir rahatlama sağlanır.

Son yıllarda hastalıkların büyük bir çoğunluğu strese bağlı olarak doğar. Korku, üzüntü, endişe ve benzeri olumsuz duygu ve düşünceler bedende dengesizlikler yaratır ki dengesini yitirmiş beden verimli çalışaması söz konusu olmaz. İnsan bedeninin verimli çalışması için enerji akımının kesintisiz olması gerekir, refleksoloji de ayak noktalarına uygulanan basınçla, o noktalarla bağlantılı olan çeşitli guddeler, organlar ve hücrelerde ve sonuçta tüm bedende, serbest enerji akışı sağlanılamayı amaçlar.

Refleksoloji'nin Tarihi
Refleksoloji, Çin'de akupunkturun geliştiği zamanlarda doğmuş olmasına rağmen, bu yüzyılın başına kadar pek bilinmiyordu. Amerikalı Dr.William H. Fitzgerald tarafından yeniden gündeme gelen Refleksoloji'de günümüzde bir tür tedavi töntemi olarak uygulanmaya başlandı. Fitzgerald, çalışmaları sırasında bedeni, ayakta bulunan bazı basınç noktalarını kullanarak tedavi etme ihtimali üzerinde durdu. M.Ö 3000 yıllarında Çinlilerin yaptığı gibi buna "Bölge Terapisi" adını verdi ve bunu akupunkturla beraber kullandı. Vücudun bazı bölgelerine sıkıca bastırarak veya masaj yaparak oldukça uzakta olan diğer bölgelerinde etki oluşturabileceğini keşfetti. Fitzgerald geliştirdiği bu teknikleri ilgilenen kişilere öğretti ki Fitzgerald'ın öğrettiklerini 1930'larda geliştirip yalnızca ayak bölgesinde yoğunlaştıran da masöz Eunice Ingham'dır. Eunice Ingham ayağı inceleyerek, ayakta hassas bir nokta bulduğunda bu noktayı vücut anatomisi ile eşleştirerek, ayaktaki alanların vücut organlarıyla olan ilişkisinin haritasını çıkartmıştır. Sonunda ayaklar üzerinde tüm vücudun haritasını oluşturdu ki bu yöntem hala kullanılıyor.

Nasıl Uygulanır?
Hastadan rahat bir yatağa ayakları çıplak olarak yatması istenir. Refleksolog, ayaklara dokunarak, hangi organın hastalık tarafından etkilendiğini teşhis eder. Bir refeksolog, ayağı, içinde varolduğuna inanılan kristalleri bulana kadar dokunmaya devam eder. Tedavi, başparmak ya da başka bir parmağın kenarıyla basınç uygulanarak saat yönünde döndürülmesinden oluşur. Bir veya bir kaç tedavi seansından sonra belli refleks noktalarındaki acılar, zaman içinde vücudun kendi iyileştirme kuvvetleri fizyolojik dengesizliği giderdikçe ortadan kalkar. Refleksoloji uygulayan kişi, anatomi ve fizyoloji bilgisine sahip olmalı, hastalıkları da tanımalıdır. Reflekslere verilen tepkileri yorumlamak ciddi bir eğitim ve uzmanlaşma gerektirir.

Nerelerde Kullanılır?
Refleksoloji, akupunktur gibi fonksiyonel hastalıklarda başarılıdır. Bir enfeksiyonu iyileştirmesi olası değildir ve fıtık, bağırsak düğümlenmesi veya kırık bacak gibi yapısal bozukluklar için yapabileceği hiçbir şey yoktur. Zihinsel ve bedensel stresi azalttığı bilinmektedir. Kas gerginliğini azaltıp, lenf ve kan dolaşımını yükselttiği için rahatlatıcı olabilir. Bedenden toksinlerin atılmasını sağlar. Kabızlık, astım, stres, mesane hastalıkları, başağrıları, böbrek ve safra taşları gibi hastalıklar da etkili olduğu düşünülmektedir.
@izci@ Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
  #19 (permalink) Alt 17-11-2006, 20:44
Kendini aşan 2de1'ci
 
@izci@ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 17.899
Rep gücü: 45
Rep derecesi: @izci@ Biraz daha dikkatli olaması gereken bir üye

 
Reiki

Reiki Nedir?
Reiki, binlerce yıllık geçmişi olan ve ilk olarak Tibetli Lama'ların RAKU-KEİ adı altında kullandıkları bir tedavi yöntemidir. Anlamı Genel olarak "Evrensel Yaşam Enerjisi" olarak tercüme edilir ancak daha derin olarak anlamı “Ruhsal Bilgelik Rehberliğinde Yaşam Gücü“ olarak ifade edilebilir. Anlamını “Rei”; tanrı bilincine sahip, bilgili, akıllı ve yaradılıştaki sevgi gücüne sahip anlamına gelir, Ki ise enerji demektir.

Reiki en temel şekliyle, bu enerjiye açılmış - uyumlanmış (inisiye edilmiş) bir kişinin ellerini bedenin üstüne koyarak kendine ya da başkalarına aktarılması ile kullanılır. Mutlaka bir Reiki Master tarafından inisiye olmayı - uyumlanmayı gerektiren özel bir tür yaşam enerjisidir. Bu enerji ve ilgili yöntemler 1920 yıllarında, Japonya'da Dr. Mikao Usui tarafından başlatılmıştır.

Aslında evrende varolan herşey bir enerji ve insanın da bir enerji boyutu bir de fizik boyutu vardır. Herşey aslında önce enerji boyutunda olup biter ve daha sonrasında da bizim anladığımız boyuta geçerek, fizik boyutuna ulaşır. Biz ailemizden bize taşınan genetik özelliklerle, kendi yolumuzla ilgili bilgilerle, bulunduğumuz ülkenin, evrenin bize yüklediği sorumluluklarla doğar ve negatif veya pozitif düşünce kalıpları ile, hayata dair seçimlerimizle de daha iyi veya daha sorunlu oluruz.

Reiki Ne İşe Yarar?
Reiki, karışmış ve dengesi bozulmuş enerji sistemine saf bir enerji olarak girer ve dengeyi oluşturmak üzere güç ve destek verir. Karaciğerden başağrısına, pankreastan psikolojik sorunlara kadar problem olarak gördüğümüz her türlü durumda enerji karışıklığı vardır. Fizik bedende nasıl damar ve sinir sistemi varsa, enerji bedende de enerjinin aktığı meridyen sistemi vardır ve sorunlu bir durumda karışan enerjilere, ellerimizi bedendeki önemli enerji merkezi olan ve "çakra" adı verilen noktalara koyarak enerji transferi yapıldığında anında enerji alanında bir dengelenme oluşur. Reiki kişiyi, bilincini, hayata bakışını değiştirerek, temelde denge yaratarak şifalandırır.


Evrensel Yaşam Enerjisi Reiki Hepimizde Var Mı?
Aslında hepimiz bu evrensel yaşam enerjisi ile doğarız, sadece ortaya çıkarmak için inisiyasyonzazyon sürecinin geçirilmesi gerekir. Evrende ne varsa evrenin küçük bir parçası olan bedenimizde de aynısı vardır. Mikrocosmos'u temsil eden DNA ile makrocosmos'u temsil eden sonsuzluk, aynı mantığa ve sisteme göre işler. Dolayısıyla küçükteki herşey büyükte, büyükteki herşey küçüktedir, bu nedenle Reiki için, bedenimizdeki frekansı harekete geçiriyor ya da sonsuzluktaki bir frekansla bağlantı kuruyoruz da diyebilirsiniz, hiçbir şey değişmiyor.

Fizyolojik Rahatsızlıklarda Çözüm Olabilir Mi? Mesela Bir Ur?..
Urlar, kronik olarak uzun zaman beklenmiş negatif düşünce kalıplarının, bloke olmuş enerji yapısının tezahür etmiş, bloke olmuş kitleleşmiş fiziki yapısıdır. Uzun sürede oluşan şeylerin tedavi süreçleri de uzun olur. Kaldı ki, enerji boyutu dahil olarak hiç bir şey ölüme çare olarak sunulamaz. Bizler canlı sonlu varlıklar olarak buna programlanmış durumdayız. Bir kanser hastası hayata küstüğünda, moralinin bozulup yaşam sürecinin kısalmasına neden olurken, moralini yüksek tutması bu süreci uzattığı gibi iç huzurunu sağlamasına da yarar. Yaratılan bu pozitif durum ve disiplinli bir şekilde uygulandığında Reiki kitlenin küçülmesini de sağlayabilir.

Eğitimi Nasıldır?
Reiki herkese açıktır. Her yaşta ve eğitim düzeyindeki kişi Reiki eğitimi alabilir. Eğitimi bir gün gibi kısa bir süredir. El vererek öğrenilir. Reiki master'ı olmak zor değil, belli bir süre sonra bunu yapmaya karar veren herkes master olabilir. El verme ritüelinin içinde neler yaptığımız bizim bildiğimiz bir şey. Kişi gözlerini kapatarak 15 - 20 dakika sakin bir
şekilde sandalyede oturur, o saate kadar dersin teorik kısmını zaten konuşmuş oluruz. Tavsiye edilen kişinin kendine uygulaması ve eş, dost, akraba hep sonra gelmesidir.


Üç aşamalı bir eğitim süreci var:
Reiki 1
Reiki birinci derece inisiyasyonu kişiyi evrensel yaşam gücü enerjisine açar. Kişinin üstteki 3 çakrası ile ellerdeki çakraları Reiki 'ye uyumlanarak ellerin şifa niyetiyle bir varlığa dokunulması ile yüksek bir enerjinin o varlığa aktarılması sağlanır. Reiki I temelde fiziksel düzeyde şifa uygulamaları içindir. Öğrenciler kendilerine, başkalarına, yemeklere,hayvan ve bitkilere enerji verebilirler. Sorunlu olabilecek bölgeleri hissedebilmek için bedeni tarama yöntemi öğrenilir. Reiki I ilerideki tüm seviyelerin temelidir ve en sıklıkla kullanılan dokunarak şifanın öğrenildiği düzeydir.

Reiki 2
Reiki ikinci derecede üç kutsal sembol ve bunların kullanımı öğrenilir. Bu semboller Güç sembolü, Duygusal - Zihinsel Sembol ve Uzağa Reiki Gönderme Sembolüdür Reiki 2 inisiyasyonu - ayarlanması kişinin şifa için aktardığı enerjiyi artırır ve öğrenciler öğrendikleri semboller aracılığı ile uzaktan şifa gönderme ile zihinsel ve duygusal şifa yöntemlerini öğrenirler. Ek yöntemlerin kullanımı bu düzeyin inisiyasyonu sırasında öğrencinin uyumlandığı Reiki sembollerinin çizilmesiyle mümkün olur.

Reiki 3
İleri Reiki Eğitimi (Advanced Reiki Training-ART)
Bu aşamada öğrenci Master sembolüne inisiye olur ve Reiki sembolleri ile yapılan ek şifa çalışmalarına dair bilgiler öğretilir. Bu derece, geleneksel Reiki sisteminin bir parçası değildir. Bu derecede öğretilen yöntemler Reiki Öğretmeni William Rand tarafından, yoğun şifa etkileri kanıtlandıktan sonra, Reiki Master olmaya hazırlığın bir parçası olarak veya öğretmenlik yapmak niyetinde olmayıp yalnızca şifa yeteneklerini artırmak isteyenler için eğitim sürecine eklenmiştir.

Öğretmenlik (Reiki Master)
Reiki Master'ı olmak zor değil, belli bir süre sonra bunu yapmaya karar veren herkes master olabilir. Bir Reiki Master olmak ve sistemi öğretmeye başlamak Reiki Master için önemli bir adım ve sorumluluktur. Zor vakalar ya da beklenmedik tepkiler karşısında tecrübe kazanmalıdırlar. Reiki Master/Öğretmenlik eğitimi, Reiki Terapistinin diğer kişileri tüm Reiki derecelerine inisiye etmesine hazırlar ve sınıf yönetme, yazılı malzeme oluşturma, dersi öğretme ve öğretmen-öğrenci ilişkileri konularında yol gösterir.


Reiki Modern Tıbbın Yerini Alabilir Mi?
Enerji beden ve fizik beden hiç ayrılmadan birlikte hareket ettiği için, enerji bedenindeki tedaviyle batı tıbbını birbirinden ayırıp, birbirinin yerine koyamayız. Birbirlerine alternatif değil, birbirlerinin tamamlayıcısı olarak kullanılması gerekir.

İnsanın fiziksel bedeninin etrafında, onu kuşatan bir de enerji bedeni vardır. Bu enerji bedende çakra adını verdiğimiz 7 adet de enerji merkezi vardır. Doğduğumuz zaman temiz ve açık olan bu çakralar, dünyada yaşarken öfkelerimizle, kıskançlıklarımızla, hırslarımızla, egolarımızla kirlenip dengelerini kaybedip kapanır. Kapalı olan enerji merkezleri, evrendeki varolan kozmik enerjiyi bedenimize aktaramaz. Enerji bedendeki çakra sisteminin bulunduğu yerler fizik bedendeki Endokrin sistemlerin bulunduğu yerlerdir. Soruna neden olan enerji dengesizliği Reiki ile çözülmeye başladığında zaten fizik bedendeki sorunun da değiştiğini deneyimleriz. Şimdi hekimlerin bunu kabul edip, hasta destek birimleri kurup birlikte hareket etmesinde fayda var.

Bioenerji'den Farkı Nedir?
Bioenerji, uygulayanın kendi Ki alanını kendi isteği ve kontrolü ile kullanması ile şifa verir. Konsantrasyon gerektirir.Karşıklı enerji alışverişi sözkonusudur. Reiki de ise enerjiye sadece kanal olunur, soruna konsantre olmanız gerekmez. Hatta konsantre olunmaması gerekir.


Reiki Master: Mine Dural
@izci@ Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
  #20 (permalink) Alt 17-11-2006, 20:45
Kendini aşan 2de1'ci
 
@izci@ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 17.899
Rep gücü: 45
Rep derecesi: @izci@ Biraz daha dikkatli olaması gereken bir üye

 
Renklerin Güç ve Potansiyelleri

Renk ailesi yaşamımızda, güçlü ve etken bir biçimde yerini almıştır. Açık mavi bir görüntü, hepimize huzur, güven, memnuniyet verirken, kara bulutlarla kaplı, koyu, sisli bir gökyüzü içimizi karartıp, stresli ve karmaşık bir ruh hali yaşatabilir.

Güneşin güzel ışığı bizlere sevinçli, mutlu anlar yaşatırken, yılın her mevsimi bize değişik bir duyguyu yaşatır.Gece gökyüzünde dolunay gördüğümüzde bazılarımız heyecanlı anlar yaşarken, bazılarımız olumsuz duygulara kapılabilir. Renk terapide, vücuda enerji kazandırmak için kırmızı astral bedene denge ve ahenk vermek için yeşil, potasyum sodyum arasındaki dengeyi yeniden kurmak için menekşe rengi tercih edilir.

Kırmızı: Sağlık, Kuvvet, Dinçlik, Tehlike

Genel anlamda: Sağlığı muhafaza etme, güç, fiziksel enerji, dinçlik, seksüel tutku, şehvet, tehlike ve cesareti temsil eder. Ateş elementinin rengidir. Kanla, dolayısı ile hayat ve ölümle, doğumla, volkanlar ve yoğun duygularla bağlantılıdır. İlkel kabilelerde kırmızı kutsal varlıklarla ve en üst sosyal sınıflarla bağlantılı kutsal renktir

Kişilik: Kırmızı insanlar çok aktif, dinamik ve hayati enerji taşıyan kişilerdir. Fiziksel anlamda dinç ve kuvvetlidirler, sağlıklarını kolay kaybetmezler. Meydan okunmayı sever ve hayatı hızlı yaşarlar, tutkulu ve cesurdurlar . Duygularını yansıtırlar ve irade gücü gösterirler ancak aynı zamanda hiper aktivite kızgınlık ve öfke taşırlar.

Turuncu: Teşvik, Yaratıcılık, Cazibe, Uyum Yeteneği

Genel anlamda: Cesaretlendirme, konsantre olma kabiliyetini güçlendirme dikkat çekme, uyum yeteneği, stimülasyon ve teşvik etme yeteneğini temsil eder.

Kişilik: Turuncu insanlar aktivite ve düşünceyi birleştirirler. Yaratıcı, zeki ve ayrıca artistiktirler. Uyum yetenekleri ve konsantre alabilme kabiliyetleri sayesinde yaptıkları işte başarılı olurlar. Güç, pozitiflik, hırs ve macera duygusu taşırlar. Bu özellikleri ile etrafındakileri çekerler ve cesaretlendirirler. Koyu turuncu kişilikler yorgunluk, depresyon ve gerilim yaşarlar.

Pembe: Aşk, Dostluk, Acıma, Cömert Duygular, Gevşeme

Genel anlamda: Kırmızının yoğunluğunun hafifletilmiş halidir. Hassas duyguları ve duygu karışımlarını, rahatlama ve gevşemeyi, ahlak ve şeref duygularını, genel başarıyı temsil eder.

Kişilik: Pembe insanlar, kötülüklere karşı direnen ve üstesinden gelebilen kişilerdir. Ahlak ve şeref duyguları gelişmiştir. Aşk ilişkilerinde çok duygusaldırlar Stres altında dahi gevşemeyi bildiklerinden ve kin duygusunu asla taşımadıklarından genelde başarılı olurlar. Çevrelerindeki insanlara karşı duygularında cömerttirler ve ruhani iyileştirme özelliğine sahiptirler.

Sarı: Çekicilik, Hareket, Bilgi, Neşe, Konfor

Genel anlamda: Sarı hava elementinin rengidir. Güneşi, hububatı ve düşünce gücünü temsil eder.Akıl, hareket, seyahat, iletişim, kehanette bulunma ve güveni temsil eder.

Kişilik: Sarı insanlar, zeka ve akıl yolu ile elde ettikleri bilgiyi çevrelerine aktarırlar ve ikna yeteneğine sahiptirler. Neşeli ve kıskanç kişilerdir. Mükemmel bir analitik zihne sahiptirler ve olayların çözülmesinde güvenilir kişilerdir.Kehanette bulunabilirler. Hareketlidirler ve seyahati severler. Ancak koyu sarılar patronluk taslayabilir, kontrol arzusu ve egoizm gösterebilirler.

Siyah: Karşı Durma, İnkar, Yok Etme

Genel anlamda: Evren ve uzay boşluğunu temsil eder, siyah renklerin yokluğudur. Bazı kültürlerde bilgeliği temsil eder. Siyah şeytani bir renk değildir. Negatif anlamda şaşkınlık, karışıklık, üzüntü, kayıp ve yas tutma anlamları taşıyabilir.

Kişilik: Siyah insanlar olayları kendi süzgeçlerinden geçirip değerlendirirler ve sistemlere uymayan şeylere karşı büyük direnç gösterirler. Bu sessiz bir karşı koymadır, büyük reaksiyonlardan önce gizli inatçılık güderler. İnandıkları şeyler için sonuna kadar uğraşır ve asla yılmazlar, ancak ifadelerinde hep bir parça yakınma, hüzünlenme ve hayıflanma saklıdır.

Kahverengi: Yoğunlaşma, Telepati, Büyü, Şüphe, Hayvanlar

Genel anlamda: Kahverengi, yeryüzü, toprak ve bir anlamda da dünyanın bereketliliğini temsil eder. Ev hayvanları, hayvanlarlada bağlantılıdırlar. Kayıp eşyaların büyü yolu ile bulunmasında, telepati ve tanıdıkların korunmasını temsil eder. Negatif anlamda kararsızlık, şüphe, enerji emmeye kadar anlamlar ifade edebilir.

Kişilik: Kahverengi insanlar tanıdıklarına çok bağlıdırlar ve onları korumaya çalışırlar. Ev hayvanlarını sever ve bakarlar. Telepati özellikleri vardır. Koyu kahverengi kişiliklerde aşırı şüphe ve her konuda kararsızlık görülür ve genelde eneji tüketirler.

Yeşil: Para, Şans, Hırs, Tutuku, Kıskançlık, Büyüme

Genel anlamda: Parayı şansı, finansal alanda başarı, bereketliliği, hasadı ve iş birliğini temsil eder. Yeşil toprak elementinin rengidir ve gezegenimizin bereket ve verimliliğinin yanısıra hayatın kendisini temsil eder.

Kişilik: Dengeli ve oturmuş, tabiatla barışık ve bağlantılı bir kişiliği temsil eder. İş ortamlarında grup çalışmalarına yatkındırlar, hırslıdırlar ve parasal anlamda şansları yüksektir. Hayırsever ve iyileştirme gücüne sahiptirler. Biraz kıskançtırlar. Koyu yeşil kişilikler uyumsuzluk, aşırı kıskançlık ve aşırı tutku gösterebilirler.

Mavi: Barış, Sabır, Onur, Sadakat, Akıl, Gerçek, Mutluluk

Genel anlamda: Su elementinin rengidir. Okyanus, uyku, alacakaranlık ve gökyüzünü sembolize eder.Açık mavi anlayış, sağlık, barış, mutluluk, ruhani uyanıklılık ve sabrı temsil ederken, koyu mavi depresyon, aksilik, talihsizlik ve düşüncesizce hareketi temsil eder.

Kişilik: Mavi insanlar, iç huzuru ve dengesi yerine sakin, içten, samimi, onurlu ve anlayışlıdır. İnançlı ve derin duygulara sahiptirler, algılama güçleri keskindir. Sevdiklerine sadık ve inançlarına bağlıdırlar. Koyu mavi kişilikler içine kapanık, korku, endişe ve ihtiyatlı olma ihtiyacı hissederler, çok değişken tepkisel, depresif ve boyun eğici davranabilirler.
@izci@ Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Kategori Cevaplar Son Mesaj
3. alternatif Rigobert Song @izci@ Beşiktaş 0 25-03-2007 10:34
300 spartalı alternatif dialoglar :D :D swindler Mizah & Eğlence 11 23-03-2007 18:08
Carlos'a alternatif Gilberto Haberci Spor haberleri 0 16-03-2007 04:20
Antibiyotike alternatif ilaçlar @izci@ Sağlık 0 03-03-2007 21:10
Çocuklara alternatif beslenme @izci@ Anne ve Çocuk 0 10-06-2006 00:08


Bütün Zaman Ayarları WEZ +4 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 00:10 .

Powered by vBulletin Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO

Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
Herhangi bir konuda (şikayet, eleştiri, öneri, vb.) bizimle iletişime geçmek için tıklayın.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441