#1 (permalink)
19-05-2006, 11:03
|
Kendini aşan 2de1'ci
Kayıt: 20.04.2006 Mesajlar: 17.899 Rep gücü: 45 Rep derecesi:  | Yüzünüzü güneşe dönün  | |  | | | Karanlık ve kasvetli kış günlerinin ardından nihayet yüzünü gösteren güneş içimizi ısıtmaya başladı. Ancak uzmanlar iyi korunmadığımız takdirde başta gözlerimiz ve cildimizi etkileyecek bir çok tehlikeli hastalığa karşı bizi uyarıyor. Hisar Intercontinental Hospital Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Faruk Eroğlu parlak yaz güneşi nedeniyle gözlerimizi bekleyen tehlikeleri ve korunma yöntemlerini şöyle açıklıyor:
Güneş ışınları gözlerimizi nasıl etkiler?
Güneş ışınları görülebilir ışık, ultraviyole (morötesi) ve infrared (kızılötesi) ışınlardan oluşmaktadır. Bunların arasında göz sağlımızı en çok etkileyen görülebilir ışınlardan mavi ışınlar ve ultraviyole ışınlardır. İnsan gözü dalga boyu 400-760 nm arasında olan ışınları görür. 400 nm’nin altında ultraviole, 760 nm’nin üzerinde ise infrared radyasyon başlar. Ultraviyole ışınların çoğu ozon tabakası tarafından, infrared ışınları ise atmosferde bulunan yağmur damlaları tarafından emilmektedir. Ancak özellikle son yıllarda bir çok kimyasal maddenin etkisiyle ozon tabakasında meydana gelen incelme nedeniyle sağlığımız için son derece tehlikeli olan bu ışınlar, yeryüzüne daha fazla ulaşmaktadır.
Mavi ışınlar ise atmosferde hiçbir engele takılmadan doğrudan yeryüzüne ulaşır, dolayısıyla mavi ışık, atmosfere ve doğal olarak insan gözüne hiçbir engel olmadan girebilir. Göze gelen ışınlar, gözün en dış tabakasını oluşturan camsı tabakadan (kornea) ve göz bebeğinin hemen arkasındaki göz merceğinden (lens) geçerek görmeyi sağlayan sinir tabakasına (retina) ulaşır. Ancak göze temas eden bu ışınların miktarı arttığı zamanlarda ve ortamlarda bu tabakaların koruyucu etkisi azalmakta ve hem kendileri, hem de sinir tabakası hasar görmektedir Bu ışınlar görünmez oldukları için farketmeyiz ancak bu ışınların gözlerimiz üzerindeki olumsuz etkileri ve uzun yıllar içinde yaratabileceği hasar en az deri üzerindeki etkileri kadar ciddidir.
Güneş ışınlarının zararlı etkileri hangi göz hastalıklarına sebep olabilir?
Özellikle yaz aylarında göze direkt temas eden bu zararlı ultraviyole ışınları korneada yanıklara ve sinir tabakasında görme merkezi hasarına (makula dejenerasyonu-solar makulopati) sebep olur. Atmosfer ışınlarının %5’ini oluşturan bu ışınlar mercekte bulanıklığa ve katarakt gelişimine neden olmaktadır. Vücudun diğer kısımlarında olduğu gibi göz kapaklarını kaplayan deride ve konjunktiva tabakasında kanser oluşumuna neden olduğu bilinmektedir. Ayrıca ciltteki güneş yanığının korneadaki karşılığı olan ağrılı fotokeratite ve uzun dönem kornea yüzeyinde bozulmaya da sebep olabilir.
Yüksek risk grubunu kimler oluşturmaktadır?
Güneşle temasta bulunan herkesin bu zararlı ışınlara karşı gözlerini koruması gerekmektedir. Ancak özellikle açık renk gözlüler, makula dejenerasyonuna genetik eğilimi olanlar, gözlerinden herhangi bir cerrrahi operasyon geçirmiş olanlar ve lazer tedavisi görmüş olanlar yüksek risk grubunu oluşturmaktadır. Çocukların göz merceğinin ultraviyole ışınları süzebilme yeteneğinin yetişkinlere göre az olması ve ileri yaşlarda ortaya çıkan makula bozulmalarının kişilerin geçmişte maruz kaldıkları güneş ışığı miktarıyla ilgisi nedeniyle çocuklar da yüksek risk grubuna girmektedir.
Gözlerimizi güneş ışığının zararlı etkilerinden nasıl koruyabiliriz?
Göz bu zararlı ışınlardan korunmak için bir çok doğal koruma sistemine sahiptir. Gözlerin koruyucu kemik yapı içine yerleşmiş olması, kaş, burun, yanaklar, göz kapakları ve iris tabakası gözün fazla ışıktan korunmasını sağlar. Ancak göze giren bu ışınların miktarının arttığı zamanlar ve ortamlarda bu tabakaların koruyucu etkisi azalmakta ve hem kendileri, hem de sinir tabakası hasar görmektedir. Gözlerimizi güneşin bu zararlı ışınlarından korumak için yaz aylarında ve açık havalarda güneş gözlüğü kullanılmalıdır. Özellikle güneşin dik geldiği 10.00–16.00 saatleri arasında güneşle direkt temastan kaçınılmalıdır.
Güneş gözlüğü seçerken nelere dikkat edilmelidir?
Kullanacağımız güneş gözlüğü mutlaka “ultraviyole (UV) engelleyici” özellikte olmalıdır. Bu özelliği olmayan güneş gözlüğü sadece fazla ışığın göz içine girmesini engeller. Ancak bu engelleme ışık kamaşmasını azaltma dışında hiçbir fayda sağlamaz, aksine zarar verir. Çünkü renkli cam takıldığında zararlı ışıkların göz içine dolmasını engelleyen göz bebeği küçülmez. Böylece ultraviyole ışınları göz içine bol miktarda girer. Her güneş gözlüğü ultraviyole ışınlarının geçişini engellemez. Bu nedenle gözlüklerin kaliteli ve belgeli olması gerekmektedir. Camın renginin koyu ya da açıklığından çok ultraviyole ışığını engeleyip engellemediği önemlidir. Ayrıca iyi bir güneş gözlüğünde camın rengi homojen olmalı ve bulanık görmeye yol açmamalıdır. Polaroid camlar ve fotokromik (kolormatik) camlarda yeterli UV blokajı sağlayabilir. Gözlüklerde çerçeve seçimi yaparken estetik özellikler yanında gözü tam koruyabilmesi için yeterli büyüklük ve uygun dizaynda olmalıdır. Göz kusuru ve gözünde başka bir hastalığı olanların göz doktoru tavsiyesine göre gözlük almaları göz sağlığı için daha uygun olur.
Op. Dr. Faruk EROĞLU
Göz Hastalıkları Uzmanı
Hisar Intercontinental Hospital | |  | |  | |
| |