| |||||||||||||

| | #12 (permalink) |
| Kendini aşan 2de1'ci ![]() Kayıt: 20 April 2006 Mesajlar: 10.557 Rep gücü: 38242 Rep puanı: 3822938 | BOLİVYALI KÜÇÜK ASKER Bolivyalı küçük asker, Bolivyalı küçük asker, sırtında tüfeğin, gidiyorsun tüfeğin Amerikan malı tüfeğin Amerikan malı Bolivyalı küçük asker tüfeğin Amerikan malı. Sinyor Barrientos verdi onu sana Bolivyalı küçük asker Mister Johnson' un armağanı kardeşini vurman için kardeşini vurman için Bolivyalı küçük asker kardeşini vurman için. Kim bu ölü, bilmiyor musun Bolivyalı küçük asker? Bu ölü Che Guevara, Arjantinliydi Kübalıydı Arjantinliydi Kübalıydı Bolivyalı küçük asker, Arjantinliydi Kübalıydı. En iyi dostundu senin, Bolivyalı küçük asker, yoksulların dostuydu doğudan dağlara kadar doğudan dağlara kadar Bolivyalı küçük asker doğudan dağlara kadar. Gitarım tepeden tırnağa Bolivyalı küçük asker yas tutuyor, ağlamıyor ağlamak insan işi ağlamak insan işi Bolivyalı küçük asker ağlamak insan işi. Sırası değil ağlamanın Bolivyalı küçük asker ele mendil yakışmaz şimdi ele tırpan yaraşır ele tırpan yaraşır Bolivyalı küçük asker ele tırpan yaraşır. Para veriyorlar sana Bolivyalı küçük asker alıp satıyorlar seni bu iş zalimin işi bu iş zalimin işi Bolivyalı küçük asker bu iş zalimin işi. Vakti geldi uyanmanın Bolivyalı küçük asker dünya ayağa kalktı erkenden doğdu güneş erkenden doğdu güneş Bolivyalı küçük asker erkenden doğdu güneş. Doğru yolu tutmaya bak Bolivyalı küçük asker kolay bir yol değil bu kolay değil, düzgün değil kolay değil, düzgün değil Bolivyalı küçük asker kolay değil, düzgün değil. Şunu öğrenmen gerek Bolivyalı küçük asker kardeş dediğin vurulmaz kardeşini vurmaz insan kardeşini vurmaz insan Bolivyalı küçük asker kardeşini vurmaz insan. Nicolas GUILLEN Çeviren : Ülkü TAMER ************************ BİR BARIŞ ŞARKISI F.P.R. için Dedenin başka dedelerden çaldığı o çiçekli California' nın portakal ağaçları altında düşlemiştin belki bir zamanlar başkanı olmayı ulusunun, onurlu bir yurttaş olmayı ya da. Dedenin dedesi İtalya' dan bir düş yüzünden kaçmıştı belki, bir ev, bir yuva ve yeni umutlar kurmuştu yeni bir ülkede, Kuzey Amerika' da. (Varsayım olabilir bunlar, ama sayfalarını okumaya çalışıyorum tarihinin, düşlerin gerçekleşmeyecek, o ülke mezarını kazdı çünkü portakal ağaçlarının çok uzaklarında.) Bilmiyordun belki de nerede olduğunu Vietnam' ın, şimdi her öldüğün yerin, yarıda kalmış çocukluğun orada yitirdi sağduyu adına ne varsa, -bilmiyorum neden, sen de bilmiyorsun- orada sarıldın sahici bir silaha, gölgelerle, ağaçlarla savaşıyorsun, yollar, kayalar, taşlar ve rüzgar ve tüten dumanı kendi ateşinin ve senin olmayan bir ormanın sessizliği, su, sıcak, yağmur ve kurşunlar, kendi getirdiğin kurşunlar senin karşında şimdi. Olamaz sanmıştın bütün bunlar, düş görmüyordun oysa, içinde bir şeyler kırılmıştı bir şeyler kırmıştı dallarını dedenin diktiği portakal ağaçlarının, orada olmak isterdin, uzaklarda, bir barış şarkısının gölgesinde, ama o şarkı kesildi şimdi, gelip yıktılar evlerini, yuvalarını, yeni umutlarını Vietnam adı verilen ülkenin, bu adı hiç duymamıştın belki seni yolladıkları o acı güne kadar dostlarında birlikte, hiç bir şey söylemeden, açıklamadan nedenlerini; yolladığın o topraklardasın yine ölüyorsun, ölüyorsun, her gün ölüyorsun kendi getirdiğin silahların altında. D. Fernandez CHERICIAN (Küba, 1940) Çeviren : Ülkü TAMER ***************** ASKER Uykusuz geceler bunlar dağ başlarında, nöbette. Uzakta, çok uzakta, tek tük ışıklarını seçtiğin şehir sokaklarında kısık sesle şarkılar söylediğin. Cevat ÇAPAN ********************* YENİ ER Savaş çıkmıştı Orduya aldılar onu Tüfek verdiler Mermi verdiler Süngü verdiler Bomba verdiler Gaz maskesi verdiler Tanımadığı adını bilmediği Bütün gereçleri verdiler Dağ başında gözcüydü o Aşağıda ırmak sanki bir gelin- Sanki bir kuş - yeryüzünde akan bir kuş Orman koyu yeşil - yeşil - açık yeşil Sanki bilgeler arası çağsal toplantı Ki mavi söylencelere benzemektedir Yarısı görünen göl İşte başaklar sallana sallana Sürezi yenilemekte evrensel bir devinim Hepsi bir severlik içinde sessiz Ötelere ulaşmaktadırlar kendi varlıklarından Baktı yeni er üstüne başına mırıldandı: Peki niye Bunca güzelliklere karşı Böylesine çirkin giyinmek Fazıl Hüsnü DAĞLARCA |
| | |
| | #13 (permalink) |
| Kendini aşan 2de1'ci ![]() Kayıt: 20 April 2006 Mesajlar: 10.557 Rep gücü: 38242 Rep puanı: 3822938 | GAZİ Gövdesi çelik, yüzü çocuksu yiğitlik ve sevinç doluydu aç kurtlar gibi saldıran düşmanı öldürmek için yola koyuldu. Altı azizler gibi parladı askerde alçakgönüllü her yana koştu birinci atıldı savaşa sonuncu bıraktı. Arkadaşları yaydı ününü dört yana dağlar, ovalar hep onu alkışladı. Karanlık ve korku diyarında yıllarca bir hayvan gibi yaşayan bir kahraman şimdi bir insan paçavrası, Yüzü sapsarı saçları omuzlarında baktım sanki bir zafer anıtı. Çakılıp kalmış yolun ortasında sağ eli koltuk değneğine dayalı. İncil' den barış ve sevgi üstüne bir söylev dinliyordu sırıtarak el yerine ceketinin boş kolunu sallayarak. Markos ÇİRİMOKOS (Yunanistan, 1872-1938) Çeviren . Boz / Refik Durbaş |
| | |
| | #14 (permalink) |
| Kendini aşan 2de1'ci ![]() Kayıt: 20 April 2006 Mesajlar: 10.557 Rep gücü: 38242 Rep puanı: 3822938 | HÜCUMDAN ÖNCE Ölüme giderken şarkı söylenir, Ama önce ağlayabilirsiniz gönlünüzce, Çünkü hücumdan önce o bekleyiş en korkunç olayıdır savaşın. Ve siyah bir tozla kirlenen Bir maden gibidir kar Patlayış! ve bir dost öldü işte. İşte beni görmeden geçti ölüm. Ama şimdi sıra bende. Benim, avcıların önündeki tek av parçası şimdi. Semyon GUDZENKO |
| | |
| | #15 (permalink) |
| Kendini aşan 2de1'ci ![]() Kayıt: 20 April 2006 Mesajlar: 10.557 Rep gücü: 38242 Rep puanı: 3822938 | HARP ÇOCUĞU Devran değişti çocuğum! Son savaşta oldu bu kötü işler: Kiminin göğsü kabardı, kudurdu: Çoğunun gözü doldu. Devran değişti çocuğum! Baba, batan bir gemide öldü: Bir esir kampında kardeşleri, Anasını zaten bilmiyordu. Devran değişti çocuğum! Ekmek kokulu sevgi nerde? Masal dünyamız bu mu? İki gözü iki çeşme. Oğuz TANSEL |
| | |
| | #16 (permalink) |
| Kendini aşan 2de1'ci ![]() Kayıt: 20 April 2006 Mesajlar: 10.557 Rep gücü: 38242 Rep puanı: 3822938 | KIBRISLI BİR ASKER KEDERLİ TÜRKÜLER SÖYLÜYORDU Kıbrıslı bir asker kederli türküler söylüyordu yalnız başına yaşayan dağlardan çok uzak yıldızlara sesleniyordu yükseliyordu hep aynı ezgi yükseliyordu karanlıkta ağlayan bir ağıt inleyen yakarış gibi. Kıbrıslı bir asker kederli türküler söylüyordu hiç bir zaman öpülemiyecek bir sevgiliydi çağırdığı adları unutulmuş özlemlerden sözediyordu belki onun türküsü, küçük bir askerin çalınmış gençliğiydi kimbilir belki, hiç yaşanmamış bir hayattı anlattığı. Kıbrıslı bir asker kederli türküler söylüyordu telörgüler üzerinde yaralı bir kuş ötüyordu duydum onu yüreğimin en derin yerinde sesi çırpınarak yıldızlara uçuyordu yağıyordu yıldızların gçzyaşları ışış ışıl yağıyordu. Söyle kederli türkünü küçük asker, söyle aksın gözyaşlarımız bu hazin ezgilerle gözyaşlarımız yıkasın, kardeş kanına bulanan ellerimizi silsin savaşın ve aldanışın izlerini gözyaşlarımız temizlesin bizi. Mehmet YAŞIN |
| | |
| | #17 (permalink) |
| Kendini aşan 2de1'ci ![]() Kayıt: 20 April 2006 Mesajlar: 10.557 Rep gücü: 38242 Rep puanı: 3822938 | SEVGİLİMİN TÜRKÜSÜ Sevgilimin türküsüydü deniz mavi sesine demir attı savaş sevgilim, ölü asker. Sevgilimin türküsüydü buğday altın bakışlarına kelepçe vurdu savaş sevgilim, ölü asker. Sevgilimin türküsüydü barış beyaz gülüşünü ikiye böldü savaş sevgilim ölü asker. Duyuyorum sevgilimi türkü söylüyor ölü asker, evimizin kapısını çalıyor mavi türküler. Duyuyorum, barış için en güzel türküleri söyler savaşta ölenler Mehmet YAŞIN (1959) |
| | |
| | #18 (permalink) |
| Kendini aşan 2de1'ci ![]() Kayıt: 20 April 2006 Mesajlar: 10.557 Rep gücü: 38242 Rep puanı: 3822938 | İKİ ASKERLİ MASAL İki asker vardı, birinin gözleri gök rengi maviş bebeklerin beşiğiydi gözleri. İki asker vardı, birinin kulakları kocamandı işitirdi yavrulayan cıvıldayan sesini İki asker vardı İki asker vardı - onlar ki düşmandı - Ve silahlar patladı ve silahlar patladı - Kocaman kulaklı askerin gözlerindeki beşiği kıyar mıydı maviş maviş yavrulara. - Şöyle soralım ya da - - Gökgözlü asker işitebilseydi eğer kocaman kulaklı askerin kulağındaki sesi kıyar mıydı cıvıl cıvıl yavrulara. Mehmet YAŞIN |
| | |
| | #19 (permalink) |
| Kendini aşan 2de1'ci ![]() Kayıt: 20 April 2006 Mesajlar: 10.557 Rep gücü: 38242 Rep puanı: 3822938 | ÇOCUK ASKERLERİN MASALI Vurulmuş çiçekli tarla kuşu nöbetteki küçük askerin dostu nergis tarlasına damlamış kanı şıp şıp gelincikler düşmüş şıp şıp yaralı küçük kuş yaşamak istiyormuş hüzünle bakmış görememiş hiçbirşey - Öldüm mü yoksa! - Elveda kardeşler, elveda... Gözyaşlarından bir nehir akıyormuş Kıbrıs' ın tam ortasındaasker çocuklar ağlıyormuş iki ucunda. Mehmet YAŞIN |
| | |
| | #20 (permalink) |
| Kendini aşan 2de1'ci ![]() Kayıt: 20 April 2006 Mesajlar: 10.557 Rep gücü: 38242 Rep puanı: 3822938 | KOLSUZ KAHRAMAN MASALI Dolaşır dururum panayırlarda Kemane çalarım tek kolumla Eskiden tüfek tutardım onunla - Tray lay lay la. Kollarım yerindeyken Kaldırırdım en ağır eşyaları Değiştirirdim yanan lambayı- Tray lay lay la. İnanmazsanız sorun karıma Onu nasıl sarardım kollarımla Severdim okşaya okşaya - Tray lay lay la. İyi nişancıydım ![]() kollarım varken Tetikler ne işe yarardı Benim kollarım olmasaydı- Tray lay lay la. Mehmet YAŞIN Konu DiLrUbA tarafından (03-13-2007 Saat 11:10 ) değiştirilmiştir.. |
| | |
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Kategori | Cevaplar | Son Mesaj |
| Amerikalı ninelerden savaş karşıtı eylem | Haberci | Son Dakika Haberleri | 0 | 02-04-2008 15:20 |
| Her Gece Aynı Savaş ve Her Savaş Başka Bir Yalnızlık... | Shef | Paylaşmak İstedikleriniz | 8 | 08-12-2007 22:56 |
| KıSa ŞiiRLeR | !NC!PéR!S! | Şiir arşivi | 354 | 01-21-2007 13:05 |
| Asi Yüreğimdeki Şiirler | univercity10 | Şiir arşivi | 78 | 09-06-2006 16:12 |
| GoLge'den şiirler | GoLGe | Şiir arşivi | 7 | 08-17-2006 20:48 |