#25 (permalink)
15-05-2008, 11:24
|
İşi kavrayan 2de1'ci ズ-яєSSα|\/|
Kayıt: 15.05.2008 Mesajlar: 1.039 Rep gücü: 4 Rep puanı: 100 |  | |  | | | 
‘’Sabahlara kadar senin gözlerini düşündüm… Zaman kilitlenmişlikten geldi.’’ Göz göz oldu yüreğim...
Hızla kıyıya çarpan dalgalar ‘çılgın’ damgasını yedi; içimde karşılık buldu diye…
İşte bu da gökyüzü… İşte şimdi kızıl ! Yine canım yanıyor ! Olsun birde sen vur ne çıkar... Hep böyle işte…
Ya da gökyüzü mavi... Ya da kara! Fark etmez de…
Neden ama hep bir alaka? Neden hep bir tükenme bahanesi?
Neden yitiklik ? Yitirme korkusuyla bitirmek olurmu ? Hadi ölelim o zaman gelecek diye nasılsa ecel.. Desenki rüyaydı, desenki bir düş ; İnsaf bu kadarmı can yakardı bir rüyya...
Mesela uyandım, bulamadım kendimi. Sanırım bir şey ararken; sanırım yitik parçamı…
Allah’ım, yine her şeye bulaşmış o yangından! O kandan!.. O acıdan!...
Aaa, bu da ne:
Evlerde, sokaklarda, ağaçlarda, dağlarda, derelerde, denizlerde… Her şeyde!... Her şeyde bir numara, herkeste bir numara ! Rakkam rakkam olmuş yine kainat...
Çılgınım diyorum, deliyim diyorum, mecnunum diyorum; abartı olarak bilinen ifadeler cüce kalıyor anlatmaya.
Acaba bana kim yardım eder, acaba hangi el uzanır diyorum . Sen hiç el olmadınki bana, sen en yakınım sevdam yüreğimdin...
Ben neyin peşindeyim? Sevdiğimin mi? Bir de ‘Seviyorum’, diye bir yakarış buldum. Her neyse…
Ama o benim yitik parçam canevim, o beni kapsayan!
Yitik parçam da… Ama benden kopmamış… Dışımda da… Fakat beni kapsamış…
Yani o benim çelişkim!
Şimdi yolunda geçecek ömrüm derim de yol filan da yok ! Buna da kanmam ! Ol dedimmi olmaz, sar dedimmi sarmazki bilirim...
Yol değil evet ; ama ne ? düzensiz dağınık…
Yani o benim gerçekdışım !
O aramaya sevk eder; aramak, sonuçsuzluğa… (Çünkü aramak bulamamaktır.)
Diyeceğim şudur ki: Benim umudum var! Ben oyalanırım… Daima oyalar umut!
Oyalar; lâkin nasıl oyalar? Beni nasıl oyalar? İşte bu önemli…
İşte bu bir umut… Sesleniyor bak:
’’ Gün gelir çıkamam… Seslerin, renklerin içinden çıkamam… Bulutlardan çıkamam… Ağaçlardan çıkamam, yapraklardan çıkamam, çiçeklerden çıkamam… Gökyüzünden çıkamam… Kendimden çıkamam… İnsanlardan çıkamam… Kırma yıkma parçalama dahada dağınık beni... Haykırsam ölesiye ne yazarki takmassın belki ; Seviyorum diye seni... Şefkat aramıştım biraz ,neden deme sevdim demiştim ya... birkaç gün birkaç hafta birkaç ay yada birkaç yıl... Ahhh be yada bir ömür mutlu olsaydım ne çıkardı sanki ? Gözüne zamanda bende çokmu geldik ne ? Çokmuydu sanki bir ömür ? Çokmuydu bu ömür ? Halbuki sana uzun olan zamanda geldi bak şimdi … Bir ağıt yakarım, haykırırım sessizce utanmam ağlarımda belki...
İşte o zaman fazlalığım kalmaz;
İşte o zaman eksikliğim azalır… Senin kabrin olurum…’’ Sararım toprak gibi o zaman seni geç kalmış bir hesap gibi !'
Bak ey sevgili sandığım, bak ! Ve sıkı dur !
‘’BİL Kİ GÜN GÜNEŞLE GELMEZ! ANSIZIN ÇIKAR GELİR!’’   | |  | |  |
Konu qulahmet tarafından (15-05-2008 Saat 11:57 ) değiştirilmiştir..
|
| |