| | Erdoğan, Atatürk Defrerinden çıkarttığı yazıyı Bakanlara dağıttı. Bakanlar tümü yazının sahibine dava açacaklar. İşte Erdoğan'ın verdiği bol küfürlü mektubun tamamı
Selanik'teki Atatürk defterinde bulunan yazısı nedeniyle Başbakan Erdoğan'ın "Haddini bildirin" talimatı verdiği Fethi Dördüncü için bakanlar dava açmaya hazırlanıyor.
Başbakan Tayyip Erdoğan, Selanik'te bulunan Atatürk Evi'ndeki şeref defterine AK Parti'ye yönelik ağır ifadeler yazan 82 yaşındaki Fethi Dördüncü'nün peşini bırakmıyor. Başbakan Erdoğan'ın, Bakanlar Kurulu'nda "Fethi Dördüncü'nün yazdığı metni dağıtıp, "Okumanızı istiyorum. Böyle rezalet olmaz. Bunu yapana ve sorumlulara hadlerini bildirin" talimatı verdiği öğrenildi. Ardından hukukçuları konuyu incelemeye başladı. Avukatların hazırlıkları tamamlamasının ardından bugün dava açılıp açılmayacağına karar verilecek. AK Parti milletvekillerinin dava açması ise kendi iradelerine bırakıldı. Şeref Defteri'nden kopardığı metni hukukçularına ve Adalet Bakanı Çiçek'e inceleten Erdoğan'ın dava gerekçesini, "kişilik haklarına ağır hakaret ve Atatürk'ün manevi kişiliğine zarar verme" oluşturacak. Erdoğan, Dördüncü hakkında Göztepe Parkı'na cami yapılmasını eleştiren mektup nedeniyle dava açmıştı.
'İLLEGAL ÖRGÜT BİLDİRİSİ GİBİ'
Hükümet Sözcüsü Çiçek, Bakanlar Kurulu toplantısından sonra kamuoyunun metin tamamı hakkında bilgi sahibi olmadığını belirtti. Dördüncü'nün kaleme aldığı metni, "illegal örgüt bildirisi gibi" diye nitelendiren Çiçek, "Şeref defteri, önüne gelenin ziyaret ederek yazı yazacağı bir defter değildir. Buraya ancak temsil durumunda olanlar yazı yazabilir" dedi. Çiçek, şöyle devam etti: "Bunun ileride Türkiye'nin başına neler açabileceğini de görmemiz lazım. Buradan siyasi bir sonuç çıkarmaya çalışmak en başta Atatürk'e saygısızlıktır. Herkes elini vicdanına koysun, bir şeref defterinde yer alması gereken çok şerefli ifadeler midir bunlar? Açıklamayı ben yaptığıma göre ben de hırsız, kafir, sahtekar, alıp götüren insan durumundayım. Böyle bir insafsızlığı kimse üzerine alamaz. Herhalde bunun hesabını yargı önünde verecektir."
PAVLOV'UN KÖPEKLERİ ÖRNEĞİ
Hükümet, dava açarken, 1991 yılında Özal'ın başbakanlığı döneminde bir yazısında ANAP milletvekilleri için "Pavlov'un köpekleri" diye yazan Nazlı Ilıcak'a açılan hakaret davalarını örnek aldı. Adalet Bakanı Çiçek SABAH'a, Nazlı Ilıcak'ın bu dava nedeniyle yüksek miktarda tazminat ödemek zorunda kaldığını anımsattı. Ilıcak, 102 milletvekilinin açtığı dava sonucu o dönemin parasıyla 500 milyon lira tazminat ödemeye mahkum edilmişti. Ancak Ilıcak'ın ödediği yüklü tazminat eşinin sahibi olduğu Tercüman gazetesini büyük ekonomik sıkıntı içine sokmuştu.
OLAY ADAM KONUŞTU
AK Parti milletvekillerinin ve bakanların kendisine dava açmaya hazırlandığı emekli Yüksek Orman Mühendisi Mehmet Fethi Dördüncü, konuyla ilgili olarak SABAH'a şunları söyledi: "Başbakan demiş ki 'kim bu adam'. O kadar üzüldüm ki başbakanın bu sözüne. Halbuki, o 1954 doğumludur. O daha belediyede çalışırken ben Türkiye Cumhuriyeti'nin emrinde ve Türk milletinin hizmetinde en üst düzeyde hizmet yapıyordum. 'Bu adam kimdir' diye hakaret etmek istiyor. Ben de defteri yırttığı için dava açacağım. Bakanların ve milletvekillerin dava açmak istemelerini normal karşılıyorum. Çünkü bugün bakanların bile bir söz hakkı yoktur. Erdoğan emir vermiştir muhakkak."
İşte Kızdıran Küfürlü Metin
Adalet Bakanı Cemil Çiçek, "Yargıda hesap verecek" dediği Fethi Dördüncü'nün kaleme aldığı metni satır satır okudu. İşte o metin: "...Atam 4 yıl gibi kısa zamanda da 7 düvel düşmanları mağlup ederek muasır medeniyetler seviyesine çıkardığın Türkiye'yi ve Türk milletini Tanrı'nın zatialinizi yanına aldıktan 64 yıl sonra Türkiye'nin üzerine Türk milletinin dini duygularını yıllarca sömüre sömüre bir Akepe'si çöreklendi. İslamiyeti bir kalkan gibi kullanan bu insanların hakikatte kafir olduklarını, Hazreti Muhammed sakalı şerifini yerinden kaldırıp Atatürk Havalimanı'na getirip, Dubaili Arap'ın gözüne girmek için sattıkları İstanbul'un en güzel yerlerinden vazgeçmesin diye Muhammed'i bile oyuncak yaptılar. Bunların din anlayışı bu. Hepsi kafir.
Zamanınızda Osmanlı'ya ait dış borçları ödediniz. Recep Tayyip hükümeti nesiller boyunca altından kalkınmayacak şekilde borç altına girmekle kalmadı. Bir de mağlup ettiğiniz devlet ve hükümet başkanları ayağınıza kadar gelip saygılarını bildirirken, Başbakan Erdoğan Avrupa ve Amerika'nın uşaklığını yapıyor. Türkiye'nin maliyesi IMF ve Dünya Bankası'nın elinde. Dış siyaset Amerika'nın ve iç siyaset de Belçika'dan idare edilmeye kadar düştü. Tayyip, kendisi uşak olduğundan Türk milletini de uşak yapmak istiyor ama muvaffak olamayacak.
Uşaklığını yaptığı Amerika'da ev de satın aldı. Her yaptığı gayrimeşru iş gibi güya oğlu almış. 22. Dönem, 59. Recep Tayyip Erdoğan Hükümeti, başta kendisi olmak üzere bakanlar, AKP milletvekilleri, hayatları boyunca Atatürk ilke ve devrimlerini ve Cumhuriyet id****ini ortadan kaldırıp hilafet devleti kurma çabalarındalar. Ayrıca, en çok korktukları Türk ordusunu zayıflatıp iş göremez hale getirmek maksatları ile emellerine ulaşmaktır.
Ruhlarında uşaklık ve kölelik taşıyan bu güruh, emellerine muvaffak olamayacakları gibi aslında hükümet üyeleri hırsız, sahtekar, kafir, görevi kötüye kullanan, Uzakdoğu'da otel köşelerinde, Avrupa'da kimsenin haberi olmadan memleketi satıp doymayan açgözleri hırsla yalnızca küplerini doldurup memleketi satan vatan hainleri olduğundan maksatları kursaklarında kalıp tüyü bitmedik yetimlerin haklarını yiyeyiye sürünüp bir gün def olup gidecekleri yakındır." | |