Düşünce deneyleri - Herşeyde biraz 2de1


Herşeyde biraz 2de1 » Eğitim » Üniversiteler » Düşünce deneyleri

Üniversiteler Üniversitelerdeki sorunlarınız, ödevleriniz, tezleriniz ve benzeri konularda paylaşımda bulunabileceğiniz bölüm...

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1 (permalink) Alt 23-02-2007, 05:18
Banned
 
NİRVANA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Kayıt: 10.11.2006
Mesajlar: 1.639
Rep gücü: 0
Rep derecesi: NİRVANA Biraz daha dikkatli olaması gereken bir üye

Exclamation Düşünce deneyleri

 
Bilim tarihinde yepyeni yapraklar açmış deneyler vardır.Bunların çoğu karmaşık laboratuvar düzeneklerine gerek duymadan gerçekleşmiştir.Bazı ünlü deneylerin “tarif1lerin ilkokul kitaplarında bile rastlayabiliyoruz.Kimilerini evimizde bulabileceğimiz basit gereçlerle yinelemek işten değil.Sözgelimi,Galileo’nun serbest düşme deneyini yapmak için,kütleleri farklı iki nesneyi yere bırakmak yeterli. Böyleyken bu deneyleri ilk kez akıl edip uygulayan beyinlere hayran kalmamak;dahası,yüzyıllar boyunca,böylesine basit deneylerle çürütülebilecek fikirlere bağlı yaşayanlara şaşmamak elde değil...

Bu gibi deneylerin birden bire gerçekleştirilmediklerini,bir çığ gibi büyüyen tarihsek bir ön hazırlık ve hummalı beyin jimnastikleri sonucunda ortaya çıktıklarını kabul edebiliriz.Acaba,tüm bu birikimden yola çıkarak,bazı bilimsel devrimler,keskin mantıksal çıkarsamalarla,deney bile yapmaya gerek duymadan gerçekleştirilebilirmiydi?Bu soruya kesinlikle “evet” yanıtını verebiliyoruz.İnsan aklından başka bir düzeneğe gereksinim duymayan “Düşünce deneyleri”,düş gücünün en güzel örnekleriyle dolu uçsuz bucaksız bir hareket alanı sunuyor.

Bu alan Maxwell’in cini,Schrödinger’in kedisi(anasayfadaki),Einstein-Podolsky-Rosen’in Alice ve Bob’u gibi düşsel yaratıkların cirit attıkları,bir fotona binip ışık hızıyla gidebildiğimiz,ya da,evrenin sınırlarına mızrak atabildiğimiz bir dünyanın görebildiğimiz bölümü...

Gelin biraz düşünce deneylerine takılalım bakalım bizi nereye götürecek.

STEViN’İN ZİNCİRİ
Düşünce deneylerinin güzellik ve eşsizlikleri,basitlik ve herkesçe anlaşılabilir olmalarıyla orantılı.Simon Stevin’ın 16.yüzyılda,çetrefil bir mekanik problemini çözmek için önerdiği zihin jimnastiği,tarihi en çok alkışlanan zihin deneylerinden biri oldu.

Sorun kabaca şöyleydi:Üçüncü kenarıyla A ve 2A açısı yapan bir üçgen kesiti ve bu üçgenin üzerine 2A açısı yapan kenara 2 tane A açısı yapan kenara 4 tane bilye gelecek şekilde bırakılmış bir zincir parçası var.Zincir tırnak makaslarının ucundaki zincirler gibi,küresel halkalardan oluşuyor.Zincirle bloğun arasındaki yüzeyin neredeyse sürtünmesiz olduğunu kabul edersek,acaba zincir ne tarafa doğru kayar?

Stevin zincirin,boşluktaki ucunun uzunca bir zincir parçasıyla uzatılıpalttan birleştirildiğini varsaymamızı istiyor.Bu uzatılmış kısım,düşey eksene göre simetrik bir şekil alacak ve kendi izinde dengeli hale gelecektir.Bu durumda,eğer üstte kalan parça bir yöne doğru kayma eğilimindeyse,tüm zincir bloğun çevresinde sonsuza kadar döner.

Termodinamik yasaları gereği,sürekli hareketin olanaksız olduğunu bildiğimize göre,üstte kalan parçanın da dengede olduğunu,kendi başınayken bile kaymayacağını kabul etmemiz gerekiyor.Aynı sonuca geleneksel matematiksel yöntemle ulaşmamız çok daha uzun sürecekti...

MAXWELL’İN CİNİ
Termodinamiğin ikinci yasasının bir sonucu olarak,yüksek sıcaklıktaki cisimler,ilişki halinde oldukları düşük sıcaklıktaki cisimleri ısıtabilirler;ama düşük sıcaklıktaki cisimler,kendilerinden daha düşük sıcaklıktaki cisimleri ısıtamazlar.Eş sıcaklıktaki cisimlerde,bu dengelerini dış bir etken olmadıkça,sonsuza değin korurlar.Söz gelimi masanın üzerine bıraktığınız bir fincan ılık kahvenin kendi kendine kaynamasını bekleyemezsiniz.

James Clerk Maxwell bu yasayla ilgili tartışmaları boyut kazandırmak için bir düşünce deneyi önermişeneyinde dış dünyayla ısı alışverişi tamamen kesilmiş,birbirlerinden de yalıtkan bir duvarla ayrılmış iki oda düşlememizi istiyor.Odaların sıcaklıkları başlangıçta eşit.

Düşünce deneyimize göre,aradaki duvarın ortasında minik bir kapı var ve bu kapıya bekçilik yapan minik birde cin:”Maxwell’in cini”...Cin kapıyı sürekli açık tutacak olsaydı odaların sıcaklıkları hiç değişmeyecekti.Ancak Maxwell’in cini ortamdaki hava moleküllerini inceleyerek hızlarını sürekli karşılaştırıyor.Soldaki odadan kapıya doğru gelen hızlı bir molekül gördüğünde kapıyı aniden açıp kapayarak,sağdaki odaya geçmesine izin veriyor.Cin bu işi sürdürecek olursa,sağ taraf gitgide ısınacak sol tarafta soğuyacaktır.

Maxwell’in cinini termodinamiğin 2.yasasını çiğnediği ortada.Cinin çok küçük olduğunu ve işini,hareket için neredeyse hiç enerji harcamadan yaptığını düşünürsek,bunu nasıl başarıyor?Maxwell deneyini tartışmaya yol açacak şekilde tasarlamıştı ve cini bugüne değin farklı yerlerde farklı biçimlerde tartışıldı da.

İki oda ve ortadaki cini bir sistem olarak ele alabiliriz.Termodinamik açısından bu sistemin tuhaflığı,giderek daha düzenli hale geliyormuş gibi göründüğüdür.Teknik ifadesiyle”bu sistem entropi üretmiyor.”gibi görünüyor.Bu sonuca sadece moleküllerin dağılımına bakarak varıyoruz.Sorunun yegane çözümü,cinimizin sistemin geri kalanının aksine çok fazla entropi ürettiği sonucuna varmaktır.Bunun bir açıklaması cinin,tüm moleküllerin hızlarını aklında tutup ortalamanın üzerinde hıza sahip olanlarla diğerlerini ayırdetmeye çalışırken beyninin çok fazla çalıştığı ve bu sırada çok fazla entropi ürettiğidir.O kadar fazla ki,sonuşta,sistemin bütünüde entropi üretiyor duruma geliyor.

GAMA IŞINI MİKROSKOBU
Belirsizlik ilkesi,modern fiziğin en önemli yapıtaşlarında biridir.Heisenberg,ortaya attığı belirsizlik ilkesini savunmak için 1927’de,en az desteklediği ilke kadar ün kazanacak olan Gama-ışını Mikroskobu düşünce deneyini kurgulamıştı.

Heisenberg’in belirsizlik ilkesinin çürütülebilmesi için bir parçacığın,sözgelimi elektronun yer ve momentumunun aynı anda tam olarak saptanabilmesi gerekiyor.Heisenberg düşünce deneyinde,bu amacı gerçekleştirebilecek düşsel bir mikroskop kurguluyor.

Bir parçacığın yerinin saptanabilmesi için,kullanılacak ışının dalga boyunun,parçacığın boyutlarından daha küçük olması gerekir.Bu nedenle,görünür ışıkla çalışan mikroskoplar(1/1000000 ) metreden daha küçük şeyleri gösteremezler.

Heisenberg,bir elektrona mikroskopta bakmak için dalga boyu (1/10000000000)dan daha küçük olan gama ışınlarını kullanmayı önermişti.Ne var ki,bir parçacığın momentumu dalga boyuyla ters orantılı olduğu için bu seferde gama parçacığının momentumu elektronunkinden çok daha yüksek olacaktı.Bir elektrona bir gama parçacığı çarpacak olursa,elektron önceden kestirilemeyek bir yöne fırlayıp gider.Bu yüzden,mikroskobun çalışması,en uygunmuş gibi görünen gama parçacığı kullanılıyor olsa bile olanaksızdır.

FOTON TARTISI
Einstein,Heisenberg’in belirsizlik ilkesini akla yatkın bulmuyordu.Belirsizlik ilkesini çürütecek tartışma götürmez bir düşünce deneyi kurgulayabilmek için çok uğraşmıştı.Bu süre zarfında belirsizlik ilkesinin savunucusu Bohr’la defalarca karşı karşıya gelmişlerdi.

1930 yılında Einstein katıldığı bir kongrede belirsizlik ilkesini çürütüyormuş gibi görünen bir düşünce deneyi önerdi.Bir yayın ucuna asılıp sarkıtılmış kapalı bir kutu kurgulamıştı.Kutunun yüksekliği yüksek duyarlılıkla ölçülebiliyor,böylece ağırlığı kolayca hesaplanabiliyor olacaktı.Einstein’in tasarladığı kutunun içi dışarı kaçmaya çalışan fotonlarla doluydu.Kutunun bir ucundaki,tek bir fotonun kaçmasına izin verecek kadar küçük bir deliği kapatan duyarlı bir zamanlama düzeneği düşlemişti.Saat belli bir anda kapıyı ancak tek bir fotonun kaçmasına izin verecek hızda açıp hemen kapayacaktı.Bu işlemin sonucunda kutunun yüksekliği değişecek,böylece kaçan fotonun enerjisi ve tam olarak hangi anda kaçtığı ölçülmüş olacaktı.Einstein’in kendi formülü =m.c^2 buna olanak tanıyordu.

Düşünce deneyi görünüşte inandırıcıydı.O gecenin Bohr’un en endişeli gecesi olduğu anlatılıyor...Ne var ki ertesi gün Bohr,Einstein’in kurgusunda bir hata yakalamış olmanın gururuyla,mutlu bir yüz ifadesiyle söz aldı.Einstein’i kendi görelilik kuramıyla çürütecekti.

Bohr,düzeneğin bir fotonun ağırlığını ölçebilmesi için çok esnek bir yaya asılmış olması gerektiğini açıkladı.Bununda ötesinde yay olağanüstü bir uzunluğa sahip olmalıydı ki,makro ölçekte ve duyarlılıkta ölçebilecek kadar hızlı bir harekette bulunacaktı.Böyle bir hareket,kutunun fotonun haricinde kalan kütlesinin ve saatin doğruluğunu Einstein’in kuramlarına göre tehlikeye sokacak ve kaçınılmaya çalışılan belirsizliği bizzat doğuracaktı.Einstein bu eleştiriyi kabullendi ve düzeneğindeki kusuru düzeltecek yeni bir çeşitleme bulamadı.



SCHRÖDİNGER’İN KEDİSİ
Kuantum fiziği tarihinin belki de en ünlü düşünce deneyi,Schrödinger’in kedi paradoksudur.Schrödinger,paradoksunda,kuantum mekaniksel bir parçacığın iki farklı durumu aynı anda eşit olasılıkla taşıyabilme yeteneğini kullanıyor.”İki halin üst üste gelmesi”makro dünyaya yansıtıldığında içinden çıkılmaz bir sorun meydana getiriyor.

Düşünce deneyinde,bozulup bozunmadığı dışarıdan bilinemeyecek,uyarılmış bir atom ile bir kedi aynı kutuya kapatılıyor.Atom bozunacak olursa bir tetikleme mekanizması aracılığıyla bir siyanür şişesini kıracak ve kediyi öldürecektir.Kuantum mekaniğin kapsamında son derece sıradan diye nitelendirilecek biçimde,atom,hem bozunmuş,hem de bozunmamış sayılabiliyor.Bundan yola çıkarak kendiside atomlardan oluşan kediyi de hem canlı hem ölü kabul edebilir miyiz?Henüz kimse bu soruya herkesi tatmin edecek bir cevap bulamadı.
NİRVANA Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Kategori Cevaplar Son Mesaj
ABD'nin insanlık dışı deneyleri Kr㣠Son Dakika Haberleri 0 23-11-2007 12:50
AĞlatan DÜŞÜnce kalem20 Dini Konular 3 10-10-2007 01:20
Bioenerji Pozitif Düşünce FoRuM_MeLeGi Bilelim Öğrenelim 1 03-08-2007 21:05
Brezilya deneyleri için uydu fırlattı Haberci Son Dakika Haberleri 0 20-07-2007 01:20
Aşk Suya Düşünce... Notheart Paylaşmak İstedikleriniz 7 15-06-2007 03:00


Bütün Zaman Ayarları WEZ +4 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 05:27 .

Powered by vBulletin Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO

Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
Herhangi bir konuda (şikayet, eleştiri, öneri, vb.) bizimle iletişime geçmek için tıklayın.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557 558 559 560 561 562 563 564 565 566 567 568 569 570 571 572 573 574 575 576 577 578 579 580 581 582 583 584 585 586 587 588 589 590 591 592 593 594 595 596 597 598 599 600 601 602 603 604 605 606 607 608 609 610 611 612 613 614 615 616 617 618 619 620 621 622 623 624 625 626 627 628 629 630 631 632 633 634 635 636 637 638 639 640 641 642 643 644 645 646 647 648 649 650 651 652 653 654 655 656 657 658 659 660 661 662 663 664 665 666 667 668 669 670 671 672 673 674 675 676 677 678 679 680 681 682 683 684 685 686 687 688 689 690 691 692 693 694 695 696 697 698 699 700 701 702 703 704 705 706 707 708 709 710 711 712 713 714 715 716 717 718 719 720 721 722 723 724 725 726 727 728 729 730 731 732 733 734 735 736 737 738 739 740 741 742 743 744 745 746 747 748 749 750 751 752 753 754 755 756 757 758 759 760 761 762 763 764 765 766 767 768 769 770 771 772 773 774 775 776 777 778 779 780 781 782 783 784 785 786 787 788