#1 (permalink)
11-10-2007, 21:13
|
σzℓємιмѕιη şeqeyimsin Bi BiBitanemsin
Kayıt: 20.04.2006 Yaş: 24 Mesajlar: 10.929 Rep gücü: 39 | IN, AT icinde  | |  | | | Şimdi “in” ve “at” preposition’ları (edat) hakkında bazı bilgiler vereceğiz.
IN: İçinde demektir. Sınırlı olan veya sınırlı olabilen bir yer için kullanılır.
Örneğin:
in my pocket. Cebimde (cebimin içinde)
in the hause. Evde (evin içinde)
in İstanbul. İstanbul’da (İstanbul’un içinde)
AT: de, da anlamı verir. Fakat içindelik bildirmez. Sınırı olmayan, sınırlanamayan veya sınırı olduğu halde, bizim için sınırı önemli olmayan yerlerde kullanılır. Buna göre büyük şehirler ve ülkeler için “in” semtler, mahalleler için “at” kullanılır.
Örneğin,
She lives in İstanbul at Taksim.
O, İstanbul’da Taksim’de yaşar. (oturur.)
Home ev, yuva, vatan anlamına gelir. Bu sebepten “home” için “at” kullanılır.
Örneğin,
He is at home.
O, evdedir.
House kelimesi de ev anlamına gelir. Fakat bu ev daha çok bina, yapı anlamı taşır. Bu sebepten “in” edatı ile kullanılır.
Örneğin,
He is in the house.
O, evin içindedir.
Ayrıca masa başında sandalyede oturan insanlar için de “at” kullanılır.
Örneğin,
She is at the table.
O, masadadır.
Bir de şöyle örnek verelim.
He learns English at school.
O, İngilizceyi okulda öğrenir.
Burada okulun binası değil de, genel anlamı kastedildiğI için “at” kullanılıyor, Fakat,
He is in the school.
O, okuldadır.
Örneğinde ise okulun binasını kastediyoruz ve onu okulun içinde gördüğümüzü anlatmak istiyoruz. Bu sebepten “in” kullanılıyor. Aslında bu kurallar hiç bir zaman çok kesin değildir. Sözün durumuna ve anlamına göre değIşebilir. Üniteler ilerledikçe bu kullanışları daha iyi kavrayacak ve doğru kullanmayı öğreneceksiniz.
Şimdi bu “in” ve “at” edatlarını (preposition) kullanarak çeşitli örnekler yapalım.
There are some flowers in the garden.
Bahçede bazı çiçekler vardır.
They work in the fields.
Onlar tarlalarda çalışırlar.
My sister drinks milk at breakfast.
Kız kardeşim kahvaltıda süt içer.
John lives in England, in London.
John İngiltere’de, Londra’da yaşar.
The children play in the street.
Çocuklar sokakta (caddede) oynarlar.
Not: Cadde veya sokak sınırlı bir yer olmadığı halde “in” edatı ile kullanılır.
Ali swims in the swimming pool every Sunday.
Ali her Pazar yüzme havuzunda yüzer.
Your books are in your bag.
Sizin kitaplarınız sizin çantanızdadır. | |  | |  | |
| |